29 Mart 2019 Cuma

SA7544/KY1-CÇ609: Boşboğazlık

"Masaya içtiği iki çayın parasını bırakıp Yaşlı Adamın bir şey demesine fırsat vermeden kafeden çıktı."


- Gelmeyecek herhalde, dedi Yaşlı Adam.

- Kim, Godot mu? Dedi Genç Adam.

Ters ters baktı Yaşlı Adam Genç Adam’a. Hani kendini tutmasa okkalı bir tokat atardı atmasına ya.. başını sallamakla yetindi. Genç Adam yaptığının yanlışlığını çabuk fark etmiş, yersiz şakasının İhtiyar Adam için pek bir ağır olduğuna hükmederek durumu kurtarmak için çareler aramaya başlamıştı. Yaşlı Adam için söylenenler doğruydu. Şakayı pek hazzetmezdi –hatta hiç hazzetmezdi- hele görev başındayken yapılan en küçük şaka da bile küplere binerdi, ki şimdi de küplere binmişti. 


- Sarı hep böyle yapar, bilmez misin abi? Dedi Genç Adam.

- O zaman niye ilgisiz birini andın? Dedi Yaşlı Adam kızarak.

- Birden boş bulundum, dedi Genç Adam genzini temizleyerek. 

Yaşlı adam ağzına götürdüğü çay bardağını yüzünü ekşiterek sertçe masaya bıraktı. Öfkeli öfkeli tiksinerek baktı Genç Adam'a.

- Kaç kez bunu ulu orta yapma dedim sana, dedi. 

- Özür dilerim, dedi Genç Adam utanarak. Başını önüne eğdi. Yanaklarını oynattı. Dudaklarını ısırır gibi yaptı. 

Yaşlı Adam Genç Adamı utandırdığına pişman olmuş gibiydi. Bulundukları ortam zaten sinir bozucuydu daha da gerilmesine mahal vermenin anlamsızlığına hükmederek hafif hafif güldü. Genç Adam başını ağır ağır kaldırıp Yaşlı Adam'a baktı. 

Üzerine sinen utançtan çabucak sıyrıldı Genç Adam. İhtiyar Adamın neye güldüğünü anlamak için etrafına meraklı bakışlarla baktı. İki masa ötede yuvarlak yüzlü, gri şapkalı, sakallı otuzlu yaşlarında elindeki tablette okey oynayan adamdan başka gülünecek bir şey olmadığına karar verdi. Bu kararını onaylamak için,

- Kötü el, dedi gülerek.

- Ne eli? Dedi yaşlı adam müşfik bir sesle.

- Şu, dedi bakışlarıyla elindeki tablette okey oynayanı işaret ederek.

- Okey bilmem! Dedi Yaşlı Adam.

- Güldün ama! Dedi şaşkınlıkla Genç Adam.

- Aklıma, dedi Yaşlı Adam, Öztürk’lerin küçük oğlanının söz kesme töreni geldi de..

Genç Adam dudaklarını büktü başını iki yana salladı.

- Seni anlamak o kadar güç ki! Dedi.

- Ne oldu? Dedi Yaşlı Adam kaşlarını çatarak.

- Çevrene karşı çok duyarsızsın! Dedi Genç Adam.

- Daha neler? Dedi Yaşlı Adam. 

- Evet, dedi Genç Adam hışımla. Sesi beklenenden fazla çıkmıştı. Sesinin yüksekliği garsonun dikkatini çekmiş masalarına gelmesine neden olmuştu.

- Bir çay daha alayım, dedi Genç Adam, yarım çay dolu bardağı itekleyerek, biraz soğudu da.

Garson tuhaf tuhaf baktı Genç Adama. Yarısı dolu çay bardağını aldı.

- Sizinkini de tazeleyeyim mi bey amca? Dedi Yaşlı Adam’a.

Yaşlı Adam hızla bardağını alıp bardağında kalan çayı bir yudumda içip boş bardağı uzattı.

- Olur, dedi.

Bir süre sustular. Garson çaylarını getirdi. Bardakları yavaşça önlerine bırakıp diğer masalara yöneldi. Dağınık sandalyeleri masalara yanaştırdı. Yaşlı Adam bitkin garsonun birden canlanmasından çıkarılacak dersler üzerine düşünceye daldı. Genç Adam’ın ‘seni anlamak o kadar güç ki!’ siteminden daha anlamlı gelmişti garsonun hali üzerine düşünmek. 

Sıkılmıştı. Sıkkınlığı daha da artacaktı bu belliydi. Ad hoc hipotez denli belliydi bu. Oldum olası dadılıktan hoşlanmazdı. İşte yine bir dadılık göreviyle karşı karşıyaydı. Ve daha başından içine düştüğü sıkıntı giderek büyüyordu. Yarenliği hiç sevmez olduğu halde, her dadılığa benzer durumlarda kaçınılmaz olurdu bu yarenlik dedikleri boşboğazlık. Ne demeye hemen kabullenmişti şu bekleme işini? Hem ne diye ‘boşboğazın önde gideni’ dediği genci kuyruğuna takmıştı ki? Sıkıntıdan patlayacaktı. 

‘Başkalarının cehennem olduğunu çoktan öğrenen biri olarak yalnızlığın görkemini tatmış biri olarak bu hale düşmesi için elinden geleni yapmış olmak ne kötü be birader!’ diye geçirdi içinden. Garsonu gözleriyle izleyip rahatlamaya, boşboğazlığa fırsat vermemeye çalışsa da böyle kös kös oturulamayacağının ayrımındaydı.

- Demek çevreme karşı duyarsızım.. madem öyle söyle bakalım şuan bu kafede kaç kişi var? Şu anda? Dedi Yaşlı Adam..

- Şeyy.. dedi Genç Adam çevreye göz atma telaşına kapıldı, oldukça hızlı biçimde taradı kafedeki masaları, emin olmamakla beraber on bir kişi, diye sürdürdü konuşmasını.

- Acele etmeden say! Dedi Yaşlı Adam.

Genç Adam bu uyarı üzerine acele etmeden gözleriyle masalarda oturanları saydı. On beş kişi vardı hali hazırda. Kimi üçlü, kimi dörtlü gruplar bir de yalnız başına oturan tabletinde okey oynayan yuvarlak yüzlü, sakallı adam.

- On beş, dedi Genç Adam sevinçle.

- İyi saydın mı? On yedi kişi olmasın? Dedi Yaşlı Adam.

- Elbette iyi saydım, on yedi değil, dedi Genç Adam kendinden emin bir şekilde.

- Ya Ocaktaki kişi, ya garson? Dedi Yaşlı Adam gülerek.

- Ama onlar hep buradalar? Diye itiraz etti Genç Adam.

- İyi de ben kafede şuan kaç kişi var diye sordum, kaç müşteri demedim ki? Dedi Yaşlı Adam.

- Haklısın! Dedi Genç Adam utanarak.

- Şimdi söyle bakalım kimmiş çevresine duyarsız olan? Dedi Yaşlı Adam.

- Kafede müşteri sayısını bilmek mi duyarlılık? Dedi Genç Adam, öyle mi anlıyorsun duyarlılığı, diye sürdürdü konuşmasını.

- Konuşmaya ne kadar heveslisin, dedi Yaşlı Adam.

- Hiç de değil, dedi Genç Adam somurtarak.

- Oturduğumuzdan beri konuşuyorsun. Çevrene baktığını, kimin kim olduğunu, ne yaptığını merak ettiğini görmedim. Boş boş konuşuyorsun, dedi Yaşlı Adam.

- Hep böyle yapıyorsun, dedi Genç Adam gücendiğini belli ederek. İşin gücün beni aşağılamak. Ne zaman birlikte bir işe gönderilsek bir fırsatını bulup beni aşağılamanın yolunu buluyorsun! Diye sürdürdü konuşmasını.

- Sen de hep alınganlık peşindesin, alınmak için fırsat gözlüyorsun. Dedi Yaşlı Adam.

- Bilseydim gelmezdim, dedi Genç Adam.

- Neyi bilseydin? Dedi Yaşlı Adam alaylı bir edayla.

- Neyse ben gidiyorum, bu da son olsun! Dedi Genç Adam. Hızla ayağa kalktı. Masaya içtiği iki çayın parasını bırakıp Yaşlı Adamın bir şey demesine fırsat vermeden kafeden çıktı. Yaşlı Adam derin bir nefes alıp ‘Oh be.. dünya varmış!’ dedi. 



Cemal Çalık, 29.03.2019,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü

Cemal Çalık Yazıları







Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı