24 Eylül 2018 Pazartesi

SA6866/KY58-GÖKA139: Mutsuzlara Yardım Kılavuzu (2)

 "Bizim asıl derdimiz, psikolojinin, kişiliklerin, insan ilişkilerinin önemini anlatabilmek. Bunu başardığımızda gerisi kolay…"


Mutsuz insanlar, çoğu zaman dertlerinden uzun uzun bahsederler ama sizden ne istediklerini dile getirmez, bunu sizin anlamanızı beklerler. Onu seviyor, ona değer veriyorsanız o söylemeden sizden beklentisini anlamanız gerekir diye düşünürler. Oysa en yetenekli olanlarımız bile karşısındaki açıkça söylemeden onun kendisinden ne beklediğini anlamaya her zaman muktedir değildir. Mutsuz yakınınız sizden isteğini açıkça söylemez siz de söylenmeyeni bilemez ve gereğini yapamazsınız. 

Sonuç, mutsuz kişinin hayal kırıklığı ve kendisini değersiz hissetmesidir. Sevgiyi kaybetmekten korktukları için küsmek yerine kaprisi tercih ederler. Sizi suçlamazlar, sadece değersiz oldukları için istediklerinin yapılmadığını düşünürler.

Mutsuz bir yakınınızla böyle sorunlar yaşarsanız öncelikle onu suçlamamaya dikkat edin. “Ağlamayan bebeğe meme verilmez”, “Derdini söylemeyen derman bulamaz” gibi sözlerle üzerine gitmeyin. Böyle yapmak yerine onu anlayamadığınız için özür dilemek daha iyi olabilir. Her zaman gerekli hassasiyeti gösteremediğinizi, bunun, ona özgü bir durum değil, birçok ilişkinizde yaşadığınız genel bir problem olduğunu belirtmek de işe yarayabilir. Ardından onu sorunlarını söyleme konusunda teşvik etmeye başlayabilirsiniz. “Ben senin kadar hassas biri değilim, hemen anlayamıyorum. Bana sorunları ve yapmam gerekenleri daha açık söyleyebilirsin” gibi ifadeler, çoğu zaman kilitli kapıyı açabilirler. Ama sizden isteklerini can kulağıyla dinlemek ve mümkünse yerine getirmek için elinizden geleni yapmak şartıyla…

Mutsuz yakınınızın sizden isteğini yerine getiremeyecek olsanız bile bunu ifade ederken oldukça özenli bir dil bulmanız gerekli. Aksi takdirde onda reddedildiği algısı doğar, hayal kırıklığı derinleşir hatta sizi zor durumda bıraktığı için pişmanlık, vicdan azabı gibi duygulara bile kapılabilir. Onun isteğini yerine getiremeyecekseniz, bunu yapmayı aslında çok istediğinizi ama elinizde olmayan şu nedenlerle yapamayacağınızı güzelce anlatın. Onun istediği şeyi başka bir zaman yapabileceksiniz bunu mutlaka söyleyin. “Bugün yapamam, ama yarın mutlaka yaparım” veya “Bugün yapmaya çalışırım, ama yapamayacak olursam başka bir gün yapmam senin için sorun olur mu?” gibi cümleler onun hayal kırıklığı yaşamasını engelleyebilir. Ama sakın yapamayacak olmanıza rağmen sırf o üzülmesin diye “Yaparım” deyip kurtulmaya çalışmayın. Yaparım dediyseniz mutlaka yapmanın bir yolunu bulmalı, “Nasıl olsa ileride bana tekrar hatırlatır, o zaman bakarız çaresine” dememelisiniz. 

Böyle bir tutum, mutsuz insanın derdini, sevilmediği hissini, kendine güvensizliğini daha da katmerleştirecektir. Mutsuz kişilikler için isteklerini tekrar dile getirmek neredeyse imkânsızdır ama asla unutmazlar. Mutsuzlar, nadiren birinden bir şey istediklerinde, bunu dikkatle takip ederler. Çünkü isteklerinin yerine getirilip getirilmemesi, aynı zamanda kendi değerlerini test etmelerine yarayan bir araçtır.

Mutsuzlar genellikle katı, kendilerine karşı acımasız bir vicdana sahiplerdir. Kendilerini kolayca suçlayıp utanç ve vicdan azabı duymaları bu yüzdendir. Doğrudan sorumlulukları olmayan olaylardan da kendilerine vicdan azabı üretmelerine yarayacak malzemeyi toplamakta şaşırtıcı bir ustalıkları vardır. Aşırı vicdan yükü altında ezilme, bazen uyumsuz telafi davranışlarını beraberinde getirir. Mutsuz bir yakınınızın belli bir olaydan ötürü yoğun vicdan azabı duyduğunu fark ederseniz ona kendisini bu kadar suçlamasının doğru olmadığını anlatmanız gerekir ama bu pek de kolay değildir. 

Vicdan azabının yoğun olduğu dönemlerde kendi kendine birtakım kararlar alıp uygulamasını engelleyin. Ona biraz daha düşünmesini salık verin. Vicdan azabıyla hareket etmenin kendine yönelmiş öfke ile hareket etmek gibi bir şey olduğunu, bu öfkeyle yapacağı davranışlarından ötürü ileride daha büyük vicdan azapları yaşayabileceğini üstüne basarak söyleyin. Kendini suçlaması ve vicdan azabı, geçmişteki bir olay nedeniyle ise, onu bugüne çekmeye çalışın. Herkesin hata yapabileceğini, geçmişi düşünerek bugün de birtakım görevlerini veya yapabileceği iyi şeyleri ihmal ettiğini anlatmaya çalışın. Unutmayalım ki, insan ilişkilerinde en sihirli formül, samimiyettir. Yakınınız için kaygılanıp samimiyetle elinizden geleni yaptığınızda, hemen o an olmasa bile çarenin tohumları da ekilmeye başlar…

Yavaşça bitirelim. Bu yoğun gündemde bakışımızı mutsuzluk gibi bir konuya çevirmekten elbette bir muradımız var. Bu murat, okuyucumuzu terapistliğe heveslendirmek değil. Her insan farklı bir kişiliğe sahip ve her gün başarıyla yerine getirdiğimizi sandığımız insan ilişkileri sanılandan çok daha fazla karmaşık ve güçlüklerle dolu. Mutsuz insanları çok görülen bir örnek olarak ele aldık. Bizim asıl derdimiz, psikolojinin, kişiliklerin, insan ilişkilerinin önemini anlatabilmek. Bunu başardığımızda gerisi kolay…-

Erol Göka, Prof. Dr, 24.09.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Uzaklardaki İnsan,
Erol Göka Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: Erol Göka Beyefendi'ye, birey ve toplum sağlığı açısından çağın sorunlarına  'iyi' geleceğini düşündüğümüz değerli yazılarını bizimle paylaştığı için teşekkür ediyoruz. Seçkin Deniz, 05.06.2017



İlk Yayınlandığı Yer; Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı