16 Eylül 2018 Pazar

SA6827/KY37-AZ316: Küresel Aptallıkların Kanlı Serüveni

"Rutin tartışmalardan sıkıldım, patinajları sevmem, biraz geleceğe bakmakta yarar var."


Rusya ile Çin aralarına Moğolistan’ı da alarak 300 bin askerin katıldığı dev bir tatbikat başlattı. Verilen mesaj ne? Yüksek ihtimal Amerikan saldırganlığına, bir gövde gösterisiyle cevap vermek… 

Aslında bir aptallığı, başka bir aptallıkla cevaplamaktan başka bir anlam taşımıyor.

Ne yapacak yani Rusya ve Çin? Günü geldiğinde o 300 bin askeri 1 milyona tamamlayıp, Bering Boğazı üzerinden önce Alaska, sonra Amerika’nın tümünü işgal mi edecek, geçiniz. 

Yoksa, “eh bu kadar askeri, füzeyi, tankı, topu, savaş uçağını, bir araya getirdik, yola çıkmışken bari, şu Hindistan’ı ezip geçelim” mi diyecekler, saçma… 

21’inci yüzyılda aptallığın ana zemini şu: İnsanlık tarihinde savaş ilk kez, karlı bir yatırım alanı olmaktan çıktı, en büyük hesaplaşmayı kazansanız bile yalnız, kaybettiklerinizle baş başa kalmanızdan başka yol yok…

Bir yeri işgal edip kaynaklarını kullanmak için yürütülecek uzun soluklu mücadele veya işgal edilen yerin insanlarının üzerinden sağlanacak gelir, bırakın sizin refahınıza katkı yapmasını, maliyetini bile karşılamıyor.

Amerika’nın Irak-Suriye macerası ortada, trilyonlarca dolar döktüler, daha 1 kuruşluk gelirleri yok, bir de terör belasını azdırdıkları için, kendi topraklarında metroya binerken bile k.çları üçbuçuk atıyor… 

Rusya ile Çin, diyelim Amerika’yı işgal etti, orada gerçek anlamda ne bulacak? 44 milyon gıda kuponu ile hayata tutunan Afrika düzeyinde fakirlik yaşayan insanlar, 4 milyon evsiz, nüfusun yüzde 1’i hariç geri kalanı bankalara trilyonlarca borcu olan zayıf bir orta sınıf… Büyük bir savaş çıkması halinde bugün piyasa değeri 1 trilyon Dolar olan Amazon, yüksek ihtimal kepenk indirmiş olur, Amerikan bankalarının ekranlarında gözüken trilyonlarca doların yüzde 92’sinin karşılığı yok, yani üretilmiş para, bir sabah uyanırsınız, ekranlar simsiyah… 

Amerikan servetinin kaynağını oluşturan Silikon Vadisi’nin geliri, (Yuval Noah Hariri’nin de dediği gibi) silisyum ticaretine değil, bilgiye dayanıyor, bilginin önünü kestiğin an, oradan 1 kuruş bile alamazsın… 

Böyle bir dünyada yaşıyoruz ve insanlığa yön verme iddiasındaki tüm siyasi kadrolar, 19’uncu yüzyıl refleksleri ile hareket ediyorlar…

Dünya bir geri zekalıya mahkum oldu  

Mesela, Beşar Esed denilen şahsın hala iktidar peşinde koşmasının bu yüzyılın gerçekleri zemininde bir karşılığı yok. Esed, 20’nci yüzyılın insan kasaplarından Kamboçya’nın kanlı diktatörü Pol Pot gibi davrandığı an bitti, uzatmaları oynuyor. 

Tartışılması gereken, liderlerin, 20’nci yüzyıl artığı stratejik manevraların şehvetine kapılarak böyle bir geri zekalıyı neden hala Şam’da tuttuğudur.

Geçmiş yüzyılın alışkanlığı bugünün kanlı anaforunu doğuruyor, o kadar. 

Kurtulun şu tarihten  

İnsanlığın ana sorunu, teknoloji devriminin bütün yapıları/düşünceleri yıkıp geçtiği bir dönemde, devletlerin kendilerini yeni döneme uyduracak zamanı bulamamalarıdır.

Reform niyetiniz teknolojinin hızına yetişemiyor, çaresiz tarihe dönüyorsunuz, buralarda karşılığı yok,Trump gibi geçmişin güzel günlerine arayan bir meczup olmanız ise kaçınılmaz. 

“Yeniden Büyük Amerika” dediği şey, Detroit’teki dev otomobil üretimine dayanıyordu, Detroit bugün bir hayalet kent, terk edilmiş bir madenci kasabası gibi geçmişin güçlü anılarıyla karşımızda duruyor. 

Bu, Türkiye’nin bugünkü sorunlarının çözümü rotasında, 19’uncu yüzyılın önemli padişahı 2. Abdülhamit ile 20’nci yüzyılın devlet kurucusu Mustafa Kemal’i yarıştırması gibi büyük bir aptallık…

İkisinin de bugünkü Türkiye için yapabileceği bir şey yok, yapabileceklerini yaparak tarih oldular… 

Biz, tarihle uğraşmayı bırakıp, 21’inci yüzyılın, ekonomik-sosyal-siyasal yeni algoritmasını nasıl yakalarız, onu tartışmamız gerekiyor. 

Mesela, 21’inci yüzyılda, teknolojinin zorlamasıyla doğan profesyonel ordu gibi şeffaf, tüm yaşamı kamu denetimine açık, her kuruşun, her kararın hesabını anında verebilen profesyonel siyasi kadrolara mı devrede olacak? 

Ya da, belediye başkanı olarak dar çevresiyle kamu kaynaklarını hortumlayan bir rantiye bezirganını mı, yoksa, sosyal-çevreci programını hazırlamış yöneticilikte profesyonel deneyimi olan bir CEO’yu mu görmek istersiniz? 




Orijinali İçin >>




Ardan Zentürk, 16.09.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar
Ardan Zentürk Yazıları
 



Sonsuz Ark'ın Notu: Ardan Zentürk Beyefendi'nin çalışmalarının, 'bir bölümü verilerek kalanını ana siteye linkle yönlendirme' formatı ile yayınlanması için onayı alınmıştır.  Ek olarak aşağıda yazının kaynağı ve aktif linki verilmiştir. Seçkin Deniz, 06.09.2015



Yazının İlk Yayınlandığı Yer: Star Gazetesi:

http://www.star.com.tr/yazar/kuresel-aptalliklarin-kanli-seruveni-yazi-1384295/




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı