15 Ocak 2018 Pazartesi

SA5483/KY60-ES45: Önemli Olan Gönül Yapmak




Altı ay önce Kadıköy Kaymakamlığı’ndan Tunceli Valiliği’ne atanan Tuncay Sonel, kendisi için resmi karşılama töreni yapılmamasını istediğinde farklı bir vali olacağının ilk sinyalini vermişti. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlilerin çalışmalarını aksatmalarını istemediğini söyleyen Sonel, sadece Tunceli Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Salih Karataş, Emniyet Müdürü Doğu Ateş ile Vali Yardımcıları tarafından karşılanmıştı. 

Tunceli belediyesine kayyum atandığı için valilik göreviyle birlikte kayyum görevini de üstlenen Sonel, daha önceki görev yerlerinde başlattığı devletin gülen yüzü olmayı Tunceli’de de devam ettiriyor. Evleri tek tek ziyaret ederek halkla iletişime geçen Sonel, işsizlik sorununa karşı ünlü firmalarla görüşerek Tunceli’de atölyeler açmalarını sağlıyor. En son şehirde yapılacak olan festivali iptal edip, bütçesiyle 1008 öğrenciye 200 lira burs vermesiyle gündeme gelen Tuncay Sonel’le çalışmalarını konuştuk.

Kaymakam/Vali olmaya nasıl karar verdiniz?

Çocukluğum İncilik Hava Üssü’nün yanındaki köyümde geçti. Uçakları gördükçe uçak mühendisi olmak isterdim. Lisede ise fikrim değişti. Yöre insanımıza, ailemize ana babamıza davranılmasını istediğimiz şekilde davranmak ve hizmet etmek bu yolla mümkündü. Siyasal Bilgiler istedim. Rabbim de nasip etti. Burada önemli olan dua almak.

Rol model olarak gördüğünüz kimse var mıydı?

Kaymakamlık stajımı Ceyhan’da Şükrü Kocatepe büyüğümüzün yanında yaptım. Yine örnek aldığımız, mekanı cennet olsun, rahmetli Recep Yazıcıoğlu büyüğümüz vardı. Bunlar bize ilham veren büyüklerimiz.

Kaymakamlık stajınız bitip ilk görevinize başladığınızda ne bekliyordunuz, neyle karşılaştınız?

Mesleğimi ve insanımızı sevdiğim için, nerede olursam olayım şevkim ve heyecanım hiç kaybolmadı. Çünkü birini mutlu ettiğinizde, bir garibin duasını aldığınızda, bir öğrenciye destek verip ileriki yıllarda onu güzel yerlerde gördüğünüzde bütün yorgunluğunuzu unutuyorsunuz. Mesleğin elbette zorlukları var ama onu düşünmeden ilk günkü aşkla çalışıyorum. Önceden kaymakamlık şimdi de valilik. Değişen bir şey yok. Bunun okulu da yok. Çocukla çocuk, büyükle büyük olacaksınız. Yetim, öksüzlerimiz, engelli vatandaşlarımızlar, şehit ailelerimiz, gazilerimiz, gariplerimiz önceliklerimiz. Bina yaparsın, yol da yaparsın, nitekim yaptık da…  Fakat bir garibi, bir yetimi, bir şehit annesini, bir ihtiyaç sahibini unutursan ne yolun ne binanın anlamı kalır. Önemli olan onların gönlünü yapmak. Allah’ın rızasını, onların gönlünü almak.

Nasıl ulaşıyorsunuz onlara?

Makamda oturmayacaksınız. Araziye çıkacaksınız. Mahalle mahalle, ev ev gezeceksiniz, en kenar mahalleye de gideceksiniz. Ekipler kuracaksınız. Yetim, öksüz, engelli vatandaşları, şehit aileleri, gazileri kayıt altına alacaksınız. Tunceli’ye geldiğimde 6 ay içinde 279 yetim öksüzümüze, 2529 engelli vatandaşımıza, 88 şehit ailemize, 55 de gazimize ulaştık. Yılın belirli gün ve haftalarında değil, fırsat buldukça şehit ailesine gideceksiniz, gazimize devamlı uğrayacaksınız. Ama ekibinizle… Şu an Tunceli’de de güzel bir ekibimiz var. Jandarmamız, emniyetimiz, başsavcımız, ağır ceza reisimiz, rektörümüz… Bu birlik beraberlik ve iş birliği ile araziye çıkıyorsunuz. Evlere gittiğinizde mahalleyi de görüyorsunuz.

Tunceli’ye geldiğinizde nasıl bir ortamla karşılaştınız?

Tunceli dendiğinde dışarıdaki algı maalesef terörle birlikte anılıyor. 6 ay içinde çok güzel bir ekip kurduk. Birlik beraberlik içindeyiz. Güvenlik güçlerimiz terörle mücadelede kahramanca çalışıyorlar. Çok ciddi mesafeler kaydettik. Valisiyle, başsavcısıyla, askeriyle, polisiyle, kurumlarıyla yöre halkına ineceğiz.

Siz Tunceli’de kayyumluk da yapıyorsunuz. Halktan tepki aldınız mı bu konuda?

Vatandaş memnun. Kayyum olunca burada yıllardır konuşulan ama bir türlü faaliyete geçirilmeyen projeleri tespit ettik. Belediyenin bütçesinin yüzde 85’ini personele gidiyormuş. Demiroluk virajı yapılsa diye 20 yıldır konuşmuşlar. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, Bakanlarımızın katkılarıyla bu projeleri yapmaya başladık. Kısa sürede, yıllardır yapılacağı konuşulan Tunceli Pülümür Ardeşen güzergahına yaklaşık bir milyar lira aktarıldı. İnşaatı çok yakında başlayacak. Yol kenarına da 24 tane güvenlik kulesi yapıyoruz, yolun güvenliğini sağlayacağız. Doğu Karadeniz’i, Güneydoğu’ya, Doğu’ya bağlayan en kısa yol iyileştirilmiş olacak. Munzur diye bir su markamız var. Türkiye’nin en kaliteli sularından biri. PH derecesi 8,45. Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın da katkısıyla o suyu Tunceli’ye getiriyoruz. Munzur ve Pülümür kenarında 200 bin metrekare peyzaj alanı olan yürüyüş yolları, bisiklet yolları, marina yapıyoruz. Kent meydanımız yoktu. 84 dükkan yer altı çarşısında çok kötü şartlardaydı. Bunları yaptık. Aşevi açtık. Bin kişinin evlerine sıcak yemek servisi yapıyoruz. Hepsinden önemlisi valilik ve belediyenin kapılarını vatandaşa açtık. Daha önce hiç içeri alınmamışlar. Vatandaşların çok rahat gelmesi lazım. Ama onların gelmesi yetmez sizin onlara gitmeniz lazım. En uzak köye, mezraya kadar kenar mahallelere kadar. Vatandaş şimdi teşekküre geliyor. Bunlar madem yapılabiliyordu daha önce neden yapılmadı diye soruyorlar.

Kentte yapılacak bir festivali iptal edip ona ayrılan bütçeyi öğrencilere burs olarak ayırdığınızı öğrendik. Nasıl gelişti bu proje?

Öğrenciler bizim geleceğimiz. Festival 1 milyon liraya mal olacaktı. Festivali iptal edip üzerine hayırseverlerimizin bağışladığı 600 milyon civarında parayı ekledik. 1008 öğrenciye ayda 200 lira burs vermeye başladık. Kültürel etkinlikler yapmayı elbette önemsiyoruz. Fakat bunu daha uygun şartlarda yapmayı hedefliyoruz. Şimdi 1008 öğrenciyi mutlu ettik. Bunlar Tuncelili olup ailesi Tunceli ve 7 ilçemizde ikamet edenler. Bir de Munzur Üniversitesi’nde başka illerden gelip öğrenim gören öğrencilerimiz var. Rektörümüz “iki öğrenci bir kaptan yemek yiyor” deyince buradaki 1062 üniversite öğrencimize de günlük yemek desteği vermeye başladık. Kadıköy’de görev yaparken her sabah okulları geziyordum çünkü okul çoktu. Burada her pazartesi bir okula gidiyorum. Geçtiğimiz haftalarda bir liseye gittiğimde son sınıf öğrencileri bana İstanbul’daki üniversiteleri görmek istediklerini söylediler. Tunceli genelindeki bütün lise sonları göndermeye karar verdik. 632 lise son sınıf öğrencimizin uçak biletlerini ve otellerini ayarladık. İstanbul’da 3 gün hem İstanbul’u, Boğaz’ı hem de üniversiteleri gezdiler. Tabi bunları yaparken iş dünyamızın da katkılarını alıyoruz.

Bir de İçişleri Bakanlığımızın desteğiyle yaptığımız “Biz Anadolu’yuz” projesi var. Bu çerçevede de Afyonkarahisar, Aydın ve Denizli’ye 194 kişilik 3 uçak tuttuk. 582 öğrencimizi uçaklarla bu illere gönderdik ki çocuklarımız uçağa binsin, tarihi yerleri gezsinler, moral motivasyon olsun, vizyonları genişlesin.

Sosyal projelere sizin için çok önemli gözüküyor. Özel bir sebebi var mı?

Mezradan gelen çocuklarımızın servislerine kadar katkıda bulunuyoruz. Yetim ve öksüzlerimize birer mektup yazdık. Anne baban hayatta olsaydı ne isterdin diye sorduk. Kimi “babam hayatta olsaydı laptop isterdim, piyano isterdim” yazdı kimi “yeter ki babam hayatta olsaydı hiçbir şey istemezdim” yazdı. Engelli çocuklarımıza da hayallerini çizdirdik. Amacımız bu çocuklarla bir bağ kurmak. Bu çocuklar eğitim hayatları boyunca devletimizin himayesinde olacak. O çocukları devletin şefkati ile tanıştırmaya çalışıyoruz. Bu arada bu isteklerini de hem devletimizin imkanları hem dostlarımızın destekleriyle gerçekleştirdik.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabah erkenden kalkıp çiftçi gibi hava durumunu kontrol ediyorum, kar var mı, yağmur var mı?  Gidip inşaatları dolaşıyorum, makinalar çalışıyor mu kontrol ediyorum. Şu an 4 yerde iş makinalarımız çalışıyor. 8-9 yıldır gidilmeyen mahallenin yolları yapılıyor. Asfalt makinası yoktu belediyede düşünebiliyor musunuz? Asfaltı kürekle döküyorlardı. Asfalt makinası aldık şimdi. Sonra belediye ve valiliğin kapılarını açıyoruz. Her gün en az 3 ya da 5 ev dolaşıyoruz ekip olarak. İşimiz gücümüz vatandaşla halkla iç içe. Cem evlerini de ihmal etmiyoruz. İnsan odaklı çalışıyoruz. Bir garibin yüzündeki tebessümü gördüğümüzde ise yorgunluk falan kalmıyor.



Emeti Saruhan, 15.01.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Hayatın Sıcak Yüzü, 
Emeti Saruhan Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Emeti Saruhan Hanımefendi'ye çalışmalarını bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz. Seçkin Deniz, 06.07.2017


İlk yayınlandığı Yer: Gerçek Hayat





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı