24 Ekim 2016 Pazartesi

SA3571/KY33-YO140: Leyli Meccani ve Maalesef Acıklı...

"Sadece öğretici değil çok da hüzünlü. İnançlı olduğu için bir Genelkurmay Başkanı’nın başına sıkıntılar gelmesi mi, yoksa düzenli namazını kılan bir Genelkurmay Başkanı’nın bunu gizlemek zorunda kalması mı yoksa bununla iftihar etmesi mi daha trajik, karar vermek güç."


“Leyli meccani (yatılı ve parasız) bir okul var, buna gider misin?” diye soran bir arkadaşının tavsiyesiyle 1954 yılında askerî okula girmiş Turgutlulu hafız bir imamın torunu Hilmi Özkök.

Bursa Işıklar Askerî Lisesi’nden sonra Ankara’ya Harp Okulu okumaya gitmiş. Gerisini tam adıyla “Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi İle Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu”nda önceki gün şöyle anlattı:

SA3570/KY36-CK113: Niye Türkiye Musul Meselesine Müdahil Oluyormuş?

"Türkiye'nin bölgede çıkarı yapısal olarak istikrardan, demokratikleşmeden, kalıcı çözümlerden ve farklı etnik ve mezhep grupları arasında barıştan geçiyor."


Yanı başımızda ikinci dünya savaşından beri dünya tarihinin gördüğü en acı, en trajik hadiseler yaşanıyor.

Suriye diye bir ülke kalmadı ortada. Shakespeare'e bile ilham veren, yüzyılların ticaret ve medeniyet şehri Halep'ten geriye kalan harabeden başka bir şey değil.

Zalim bir rejimin şerri, bölgesel güçlerin parsa savaşından faydalanan iki terör örgütü Türkiye sınırını ele geçirmiş. Bir yandan Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit eden PKK ve DAEŞ, diğer yandan Türkiye'ye tarihi boyunca en kanlı yıllarından birini yaşatan saldırılarla Türkiye'nin şehirlerini kan gölüne çevirmiş.

23 Ekim 2016 Pazar

SA3568/KY35-YTK128: Balık Çocuk Savaş Gemisi

"Fazla Batı ve uzak Doğu'da başka bir dünya hızla yoluna devam ediyor özetle."


Kuzey Denizi Filosu'ndan uçak gemisi Kuznetsov'u beraberinde 7 savaş gemisiyle beraber Suriye açıklarına gönderiyormuş Rusya.

İnsan bu haberi görünce “az olmuş” diyesi geliyor, “bi elli altmış bin de paraşütle indirseydi bari!..”

Çin'in de yine bir uçak gemisini Akdeniz'in doğusuna gönderdiği haberleri çıkmıştı hatırlarsınız.

Arada sırada hemen altımızdaki bu tuzlu sularda “ne ararsan var” diyen haritalar grafikler yayınlanıyor, onları da görmüşsünüzdür.

SA3567/KY37-AZ125: Amerika Musul’a, Rusya Halep’e Saplanıp Kalır

"Çok masum öldürürsünüz, çok kayıplar verir/verdirirsiniz, sonunda geleceğiniz nokta, Milattan Önce 3’üncü yüzyılda Roma’ya karşı zafer kazanırken her şeyini kaybeden Yunan Kral Pirus’un “sözde zaferinden” başka bi’şey değildir..."


Şu anda çareleri yok, gelecekler, dertlerini dinleyeceğiz, ne yapabiliriz, nerede nasıl ortak işler çıkarabiliriz, elimizi kirletmeden nasıl yardımcı oluruz, bakacağız. Bu işler biraz zaman alır, o arada, Amerika Musul, Rusya da Halep’te ne hallere düşer, bilemeyiz.

Bu kanlı serüvenlere kalkışırken bize sordular mı, hayır, sonunda gelip bi’şey istediklerinde de memleket çıkarları doğrultusunda bir durup düşünmek gerekir...

SA3566/KY51-HA2: Dev Server'ları Kim Kapattı?

"Bu kadar büyük kapasiteli serverları hatta dünyanın farklı ülkelerinde bile yedekleri bulunan sunucuları kapatmak 3-5 Hacker'in veya grubun maksimum kapasitesi ile bile mümkün görünmüyor."


21.10.2016 tarihinde bir haber çıktı ortaya: "DDos saldırıları ile ABD'nin dev şirketlerinin serverları birer ikişer çöktü." 

Malum tarihte "Twitter" gibi bir çok sosyal haberleşme siteleri başta olmak üzere bütün büyük siteler, orta çaplı siteler ve ufak çaplı sitelere girenler "SERVER'A ULAŞILAMIYOR" hatası aldılar.

Peki bu kadar dev Server'ların "Ddos" saldırıları ile çökertilmesi mümkün müydü?

22 Ekim 2016 Cumartesi

SA3565/SD547: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 122 (06-10 Nisan 2013)


“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(06-10 Nisan 2013)  ( 600 Tweet)


Bilgi @KaliteliBilgi
10 Nisan
60.329. 5 kişilik bir aile her öğün sadece 1 bardak çay ve 1 simit ile beslense 675 TL eder. Son zamla birlikte asgari ücret ise 774 TL'dir.

Derya Yanık @DeryaYanik01
10 Nisan
Dumanı üstünde provokasyona gel! " @Seckin_Deniz: Eyüp'te 11 eve alevi evi diye boyayarak işaret koyan kişilerden biri DHKP-C üyesi "

SA3564/KY26-CA89: Müslüman Dünya: Yaralar, Çözüm Yolları…

"İçeriği itibarıyla sempozyum, Müslüman Dünya’nın problemlerinin ortak platformlarda daha kapsamlı içeriklerle konuşulmasına ihtiyacımız olduğunu düşündürüyor. Kültür ve sanat, dolayısıyla ifade alanında yoksullaşma, en büyük problem. Çünkü dil ve söylem yetmezliği nedeniyle birbirimize ulaşamadığımız gibi, dışarı tanım ve söylemler tarafından da istilaya açık oluyoruz."


Modern dünyada Müslümanların karşı karşıya bulunduğu farklı sorun ve açmazlar, geçen hafta başında, üç gün boyunca “Günümüz İslâm Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları” başlığı altında düzenlenen bir sempozyumda konuşuldu.  Mekân, Kartal’da bulunan Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’ydi. 

Yeni çıkan romanımın yayınına dönük uğraşılarım nedeniyle ancak kendi sunumumu yaptığım üçüncü gün katılabildim sempozyuma.  Tebliğler kitap olarak yayımlanacak, ancak tartışma bölümleri de gayet verimli konuşmalar gerçekleşiyor.  

SA3563/KY27-ŞT66: Bir İrfan Adamı; Cemil Meriç

"Bir kültür adamı olmaktan öte, bir irfan adamı olarak Cemil Meriç'in indindeki kültür, irfan'la karşılaştırıldığında oldukça katı, içerik yoksunu ve fakir bir kelime olarak çıkıyor karşımıza. Bütün tek boyutluluğu içinde ancak ve sadece tüketilebilir bir kavram olarak şekilleniyor."



İster bir kavram isterse bir kelime anlamında olsun kültür'ü, en önce kendi zihin dünyasından kovalayan Cemil Meriç'e göre kültür; 'Batı'nın düşünce sefaletini belgeleyen, kaypak, karanlık, samimiyetsiz bir kelime'dir. O kadar ki; tarımdan spor'a, eğlence dünyasından, avcılık, balıkçılık v.s. gibi güncel meşgalelere kadar hemen her şeye uyarlanıp her şeyin içinden geçen ve her şeyle haşır neşir hale gelmiş hünsa bir kelime bile diyebiliriz kültüre.

21 Ekim 2016 Cuma

SA3562/KY28-ATA219: DAEŞ Yolun Sonuna Geliyor

"Son elde edilen rakamlar, DAEŞ’in askeri gücünün neredeyse yarısının yok edildiğini göstermekte." 

  
DAEŞ, bir terör örgütünün ismi içinde “İslam” kelimesinin olamayacağına inanan kişilerin IŞİD terör örgütüne verdiği isimdir ve Arapça “Devletül Irak ve Şam” okunuşu ile “Irak ve Şam Devleti” manasındadır.  

IŞİD’in açılımı “Irak Şam İslam Devleti” veya da Arapça okunuşu ile DAİŞ (ad-Dawlah al-Islamiyah fil-‘Iraq wa ash-Sham”, İngilizce kısaltılmış adı ISIS olup açılımı da “Islamic State of Iraq and al-Sham”dır. 

Bu kısaltılmış isimlerin tümü de terör örgütü DAEŞ’i tanımlar.  

SA3561/TG210: ABD'nin Tetikçileri; Tacik Omon, Blackwater ve IŞİD

Sonsuz Ark'ın Notu:
IŞİD'in bir Amerikan projesi olduğuna dair, neredeyse tamamı batılı kaynaklardan yaptığımız çevirilerden oluşan birçok analiz yayınladık. Aşağıdaki The Guardian haberi, OMON olarak bilinen Tacikistan özel kuvvetler biriminin komutanı Albay Gulmurod Khalimov'un kendisini yetiştiren ABD'ye ve ekinde Rusya'ya karşı birdenbire IŞİD saflarına geçtiğini ilan ettiğini anlatıyor; haberin başlığı da ABD'nin baskıcı Tacikistan Rejimi'ne odaklanmış bir perspektifini yansıtıyor. Oysa olay açık; ABD, özel kuvvetler mensubu olarak yetiştirdiği her ırktan ve dinden askeri dilediği yerde istihdam ediyor, kimi zaman herhangi bir ülkenin Özel Kuvvet mensubu olarak istediği zaman Blackwater'da, istediği zaman kurduğu ve yönettiği El Kaide, IŞİD, Boko Haram, Eşşebab, FETÖ gibi veya yeni Şii Irak tandanslı vahşi örgüt Haşdi Şabi gibi herhangi bir terör örgütünde... Aksi halde ABD'de 11 yıl özel eğitim alan Tacik OMON Albayı Gulmurod Khalimov'un İslam'dan ve Müslümanlardan yana tavır alması için girmesi gereken en son yer bile değildir IŞİD... IŞİD'de yer alan eski Fransız generalleri, İngiliz SAS askerleri, eski Alman askerleri, Tacik Albay'ın da özel olarak görevlendirilmiş olduğu şüphesini güçlendiren delillerdir. ABD baskıcı rejimleri destekler ve onlara karşı çıkan sivil toplum kuruluşlarını örgütleyerek karşı savaşçı grubunu dizayn eder; böylece hem ülkeleri hem de dünyayı yönetmeye devam eder; bugün ABD imparatorluğunun çöküşünün yaklaştığını artık bu tür organizasyonların gizli kalamayışından anlayabiliyoruz.
Seçkin Deniz, 21.10.2016


Tajik officer's defection to Isis highlights US support for repressive regime
"Tacik Subay’ın IŞİD’e sığınması ABD’nin baskıcı rejime desteğini ortaya koyuyor"

Bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin ifadesine göre IŞİD’e sığınan kıdemli Tacik polis şefi, beş ayrı konuda Amerika’da eğitim almış. 

OMON olarak bilinen Tacikistan özel kuvvetler biriminin komutanı Albay Gulmurod Khalimov (Gülmurad Halimov), IŞİD tarafından yayınlanan bir videoda, kontrterör eğitimi için ABD’ye üç defa gittiğini, bu eğitimlere özel Amerikan güvenlik şirketi Blackwater’ın da dâhil olduğunu iddia etti.

SA3560/KY33-YO139: Bastırılmış Darbenin Direnişçisi Çok Olur

"Ama en azından yalanlara inana inana geldiğimiz 15 Temmuz’un hakikatlerini tekrar başka yalanlara kurban etmeye kimsenin hakkı yok. 15 Temmuz direnişinin şanını, bir türlü halka layık görmeyip, bu kadar uydurma haberlerle ve bu kadar kolay algı operasyonlarıyla içerideki ve dışarıdaki fırsatçılara peşkeş çekmeye ise hiç kimsenin hakkı yok..."


Darbe girişiminden 12 gün sonraki Sözcü gazetesinin manşetiydi

Gazetenin birinci sayfası dev puntolarla darbe gecesi Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’la Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen telefon konuşmasına ayrılmıştı.

Dündar: Ankara’ya gitmeyin. Sizi korurum, İstanbul’a gelin!

Erdoğan: Ben size nasıl güveneyim?

Dündar: Beni Bahçeli’ye sorun efendim.

SA3559/KY36-CK112: Musul Nasıl Kurtulur?

"Musul'u kurtarmak ancak, Musulluların desteği ile mümkün olur."


Soru: Bir bataklığı kurutmadan sadece o bataklıktan çıkan sinekleri öldürmeye çalışmanın sonu ne olur?

Bataklık olduğu yerde kalır. Daha dayanıklı, kullanılan zehre bağışıklık geliştiren sinekler çıkmaya devam eder... Bu bölgede ABD'nin Suriye ve Irak politikasının özeti bugüne kadar bu oldu.

Günü kurtarmayı hedefleyen, uzun vadeli, kalıcı çözümler üzerine düşünmeyen müdahalelerin sonucunu Orta Doğu'nun içinde bulunduğu mevcut kanlı durumda görmek mümkün.

20 Ekim 2016 Perşembe

SA3558/KY1-CÇ317: Düşlerin İsyanı/ Roman-Bölüm 8-IX

"Yaşamım düş kurmakla geçti ya!"

"
"Ayıbımı yüzüme karşı söyleyen bana zulüm etmemiş,
 aksine bana bir armağan getirmiş demektir."
Ferideddin-i Attar

Bölüm Sekiz
-IX-

Dosya Adı: Senaryo-Game, Konu: GÜNLÜKLER

1 Ağustos / Perşembe

Büyük Rumulus, canı sıkıldığında sakız çiğnemesini pek severmiş Ruh Doktorum. Karısı bunu öğrenince televizyon keyfine bir nokta koyacak kadar ileri götürmüş işi, sonrası bilinen hikaye. Bu yüzden sakız çiğnemek yasaklanmış, gecenin bir vakti ıslık çalarak yürümek, merdiven altlarında siyah kediler aramak, v.s. yasaklar listesi o yıllara göre ağırmış bu kadar.

SA3557/KY35-YTK127: Bırak Cetveli, Mikroskobu Kap Gel

"Musul nasıl mahalle mahalle Sünni Türkmen, Şii Türkmen, Şii Arap, Sünni Arap, Hıristiyan Arap, Şii Kürt, Sünni Kürt diye bölünebilir; kim kimle çapraz ilişki ve düşmanlık içinde analiz edilebilir… bulunduğumuz yer burası işte."


Yükseldikçe detaylar kaybolur. Daha yukarı çıkınca sınırları daha net görürsünüz. Ne kadar uzaklaşırsanız o kadar genel bir resme sahip olursunuz. Tarihte de geçerli bu.

Meselemiz Musul mu?

Geriye gidelim biraz; Irak'ın parçası bir vilayet. Daha geriye gidelim, Osmanlı'nın eyaleti.

Yaklaşıp düne bakalım tekrar; Fiilen parçalı haldeki işgal sonrası Irak'ının Kürt, Türk ve Arap yoğunluklu güzelim bir şehri.

SA3556/KY49-İTIĞLI18: Silahların Gölgesindeki Çocuklar

"Mali, Güney Sudan, Mozambik, Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Somali, Uganda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Nijerya, Kamerun, Çad ve Nijer’de çocuklar silahların gölgesinde yaşıyor. Fakat bu silahlar bu çocukları korumaktan ziyade onları istismar etme, öldürme görevi görüyor."


2000’li yıllarda hemen bütün dünyada yankı uyandıran “Sudan’ın Kayıp Çocukları” isimli bir belgesel film vardı. Ardından romanı yazıldı bu belgeselin, daha sonra da Amerikan film yapımcısı bir şirket konuya el atarak yüksek bütçeli bir film yaptı. Filmde yaşanmış bir olaydan yola çıkarak Sudan’daki iç savaşta Güney Sudanlı çocukların dramı anlatılıyordu.

Filmi izlemiş olanlar hatırlarlar. İç savaşta en fazla acıyı çocuklar çekiyordu. 700 bine yakın çocuk iç savaşta annelerini ve babalarını kaybetmiş, birçok çocuk, asker olmaya maruz bırakılmıştı. Filmin sonunda Sudan’daki Beşir yönetimine ustalıkla bir algı operasyonu oluşturuluyor, Sudan en nefret edilecek ülke haline getiriliyordu.

SA3555/KY26-CA88: Yalnız Ağacın Söylemedikleri

"Hayatı doğru yaşamak, faydalı bir iz bırakmak geride ve elimizi kolumuzu bağlayan bütün sebeplere, avareliğe vurmaya yol açacak bütün çağrılara karşılık oranın, ait olduğun yerin kıymetini dünyaya dağıtarak beslemek varlığı… Farkına varıp dile getirmek, farkına varıp şükretmek, hayreti ve haşyeti sürekli yeniden kazanmak; böyle söylediler usanmadan ve hâlâ söylüyorlar."


İki sanatçı, ben onları izlerken birbirlerini çağrıştırırlar bana. Galiba bunun ilk sebebi şehir içinde gezinirken can alıcı ayrıntıları görme istidatları. Kıyıda köşede kaybolmuş izbenin denizliğinde gülümsemeyi başaran sardunya saksısı, onlar için kuşakların yanılgısına düşmeme sebebi: “Hayır, her şey daha kötüye gidiyor diyenlere kanmayın, karamsarlık gibi bir lüksümüz olamaz, hayat devam ediyor, umut duyabiliriz.”

Sadelik ve duruluk arayışları değil sadece, etraflarına yaydıkları bereket açısından da benzer temalarla yol arıyorlar. Türkiye Müslümanlarını sinemaya geciktiren sebeplere karşılık Mustafa Kutlu kendi kuşağının arasından sıyrılarak merkezi bazı çalışmalara katıldı veya destek verdi.

19 Ekim 2016 Çarşamba

SA3554/KY38-SevDur30: Geri Gönderme Merkezi; Kumkapı’da Neler Oluyor?


Takdim

“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002’den beri üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de İslam coğrafyasının zulüm gören muhaliflerine kucak açmak oldu. İşgaller, baskı rejimleri ya da iç karışıklıklar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan binlerce muhalif siyasetçi, gazeteci, yazar, asker ve onların aileleri, Türk Hükümeti’nin sağladığı güvenceyle 13 yıldan beri ülkemizde ikamet ediyor. Ancak son bir yılda, hükümet politikasına aksi biçimde yüzlerce mülteci apar topar, çoğunlukla bir gerekçe dahi gösterilmeden sınır dışı edildi ya da edilmeye çalışıldı.”

Yukarıdaki satırlar Gerçek Hayat dergisinin 802. sayısındaki “Kapıyı açan Türkiye, evden kovan kim” başlıklı haberinden. 

SA3553/KY13-AO95: İnsan, Batı, Demokrasi, Adalet ve Kalkınma

"Adaleti tesis eden ülkeler güçlü ülke olurlar. Zira geride kalan her şey adım adım bunun üzerine inşa edilebilir."


Edilgen olmayı içine sindiremeyecek olgunluktan yoksun toplumlar mutlaka kendilerine bir kurtarıcı ararlar. Zira etkenlik onların sonu gelmez tabularıdır. Mitlerle yaşarlar ve hülyaları hakikatlerinin yerine geçer.

Oysa insan salt gerçekliktir. Kendini Tanrı'nın yerine koyabilecek kadar ahmak ve O'na halife olacak kadar seçilmiş. 

Etkenlik ve edilgenlik gelgiti toplumun akıl sağlığını ortaya koyan bir ölçüt,bir hakikat terazisi...

SA3552/KY37-AZ124: Bahçeli’yi Erdoğan Kadar Korumak Zorundayız...

"Devlet Bahçeli’yi en az Recep Tayyip Erdoğan kadar önemle korumak zorundayız, çünkü, emperyalizmin oyunlarını bozan bu siyasi aktöre Türkiye’nin ihtiyacı var..."


İki farklı ama, sonucu itibariyle “Türkiye’nin bekası” açısından önemli, aynı rotada birleşen siyasi davranışla karşı karşıyayız... Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onu, hiç bir krizde yalnız bırakmayan yakın siyasi kadrosu (burada tek tek isim de yazarım ama siyasetin o labirentinde tartışma açmak istemiyorum, her krizde ortada pek görünmeyenleri de ayrı bir defterde tuttuğumu belirteyim) “direniş/ taviz vermeden kararlı yürüme” stratejisi ile emperyalist saldırıları püskürtme becerisini gösteriyorlar...

MHP lideri Devlet Bahçeli ve yüksek disipline sahip partisinin kamuoyunda fazla dillendirilmeyen, aksine, siyaseti “dış güdümlü” yürütmeye çalışan çevrelerden ağır eleştiri de alan önemli bir özellikleri var: Emperyalizmin oyununu bozuyorlar!..

18 Ekim 2016 Salı

SA3551/Sonsuz Ark-YD36: 15 Temmuz Şehidi Suriye’deki Mazlumlara Umut Olacak

15 Temmuz Şehidi Yasin Naci Ağaroğlu, yardımlarla yaşatılıyor

Yasin Naci Ağaroğlu Suriye'ye yardım Afişi.jpg görüntüleniyor

15 Temmuz şehidi Suriye’deki mazlumlara umut olacak

TSK içinde bir grup askerin İstanbul ve Ankara’da başlattığı darbe girişiminde hayatını kaybeden Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Yasin Naci Ağaroğlu’nun adı Suriye’ye yardım kampanyasında yaşatılacak.

Ankara Genel Kurmay Başkanlığı önünde şehit olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ağaroğlu Suriye’deki mazlumlara yardımın masum yüzü oldu. Yasin Naci Ağaroğlu adına gerçekleştirilen yardım kampanyasına birçok özel ve tüzel kuruluş ve kişi de destek verdi. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı