13 Aralık 2015 Pazar

SA2185/KY37-AZ33: Rusya Yalan Söyledi, Püskürtülüp Bedelini Ödeyecek...

"Rusya ve İran’ın, Irak ve Suriye’deki zayıf rejimleri yanlarına alarak oluşturdukları bir ittifakla mücadele ediyoruz." 


Hayır, Türkiye ile DAEŞ petrolünü aynı kaba koyup, küresel algı operasyonuna kalkışmasından söz etmiyorum, zaten dünya bunu, yaşanılan sürecin “ufak kıtırlarından” saydı. Yalan politikası ile askeri güç sergileme hevesinin Ukrayna’da başlayıp Suriye ve Doğu Akdeniz’e kadar inmesi bugün dünyayı çok büyük bir savaş riskiyle karşı karşıya bıraktı, silahını kapan bizim buralara geldi, devamının ne olacağını da birlikte yaşayacağız.

SA2184/KY35-YTK42: Toptan ve Perakende

"Toptancılık bütün akıl oyunlarıyla kendimizi haklı çıkarmayı başarabileceğimiz bir vaka."


Çocukken tanıştığım bir kalıptı “toptan ve perakende”. Dükkân sayısı azdı, çoğunda rastlardınız metal levha üzerine el işçiliğiyle yazılmış genellikle standart renklere sahip bu tabelalara.

Sonra dükkânlar azalmadıysa da değişti. Perakendeciler doldurdu çevremizi. Toptancılar kaybolmadı elbet; kendilerine ait sitelere çekildiler iyice. Modern hayat, şehirleşme, tüketim biçimlerinin değişimi sessizce bu ayrımı derinleştirdi.

12 Aralık 2015 Cumartesi

SA2183/KY23-NN20: Nehir Nil Dubai'de

"Dubai, mimari adına ‘en’leri bulabileceğiniz bir şehir. Çölün ortasında yapılmış suni bir ‘cennet’. Şehir ile ilgili okuduğum en güzel yorum; ‘Sanki şehrin tamamını Donald Trump yapmış’.. "


İslam alemi en sıkıntılı çağını, belki de haritaların yeniden şekilleneceği bir geçiş dönemini, savaşlar, iç savaşlar, soykırımlar ve ekonomik sıkıntıların bezenmiş acı tecrübeler eşliğinde yaşıyor.. Mezhep nifakı ile birlileri, acımadan kardeşi kardeşe kırdırıyor.  

Bizler için bunlardan daha acı olan da; ülkelerinde meydana gelen her terörist saldırıya İslami bir kimlik yüklemeye çalışan batılıların ön yargısı ile mücadele etmek zorunda kalmamız, Müslüman olarak her an savunma mekanizmamızı devrede tutmamız veya ezik ezik İslamiyet'in bir 'Barış Dini' olduğunu içeren mesajlar göndermek mecburiyetimiz olması... 

SA2182/KY40-HF7: İdamlık Bir Şia Eleştirisi-Hüsameddin Ferzîzâde: İslâm’dan İslâm’a-Uydurulan İslâm’dan İndirilen İslâm’a Yolculuk 7

Sonsuz Ark'ın Notu:
22 yaşında Azerî kökenli İran vatandaşı bir Üniversite öğrencisi olan Hüsameddin Ferzîzâde Şiâ'ya yönelik sistematik eleştirisi yüzünden İran İslam Cumhuriyeti adı ile anılan Faşist Velayet- Ruhbanlık Sistemi tarafından idama mahkum edilmiştir. Aşağıda bu tertemiz delikanlının aziz hâtırâsına ve eserine dair tercümeyi bulacaksınız. Ona destek olmak için bu çalışmayı yayınlıyoruz. (Güncel Not: Hüsameddin Ferzîzâde kardeşimiz, 14.09.2020 günü yayınladığımız aşağıdaki çalışmasını paylaştığım Twitter hesabıma şu mesajı bırakmıştır: "Selam, Hayatımın zor günlerinde beni desteklediğiniz için teşekkür ederim. Husamuddin farzizade" Çalışmasını yayınladığımız zamandan bu yana 5 yıl geçmiş, bu zaman içinde, 1993 doğumlu olan bu genç kardeşimiz İdam'dan kurtulmuş, ancak üniversiteden atılmış, hayatı cehenneme çevrilmiş bir durumda. Umuyorum dost ellerimiz ona uzanabilir  Türkiye olarak. Seçkin Deniz)
Seçkin Deniz, 12.12.2015

Bismillahirrahmanirrahim

12 İmam’ın Masumiyeti ve İlm-i Ledün

Dikkat edilirse Şii olsun Sünni olsun bu tür hadisler Kur’ân’a değil, muharref Tevrat’a dayanmaktadır. Tevrat’ta bulunan 12 prens, Şiiliğe 12 imam olarak geçer.


İmamlık ve imamet anlayışının kökeni diğer taraftan da İslâm öncesi Sasani kültürüne dayanmaktadır. Peygamber soyunun kutsallığı ile Sasani soyunun kutsallığı özdeşleştirilmektedir. Hem Sasani şahlarının çocukları hem de Ali’nin çocukları masum ve ilmi ledunniye sahiptirler. Zerdüştlükte seçkin sınıflar kutsal kan ve soydan gelmektedirler. 

SA2181/KY27-ŞT32: Franz Kafka: ‘Bir Şeyden Yoksun’ Bir Yüzyılın Alınyazısı

"Adsız ve basamaklı bir dünyadır Kafka’nın dünyası. Ne anlamsız ne de saçmadır,  yapıtında anlamsız ve saçma olan ise insanın böylesi bir dünyada benliğini yitirerek ‘şey’ kişiliksiz ve garip bir ‘şey’ haline gelmesidir."


Hayatını, birbiri ardına geçen gündoğumlarını günbatımlarına ekleye ekleye adeta bir mecburiyetmiş gibi yaşayan bir insan için, dünya kesinlikle tahammül edilemez bir yer olur. Böylesi bir dünyada böylesine mecbur edilmiş bir yaşamı sürdürebilmek ise hiç kuşkusuz hem dünyayı hem de yaşamı kişisel bir mesele haline getirir ve insan varlığı er yada geç gitmekle kalmak arasında salınan bir inadın cenderesine sıkışıp kalır…

SA2180/KY32-YR24: Sessiz Tarihimizi Kayıt Altına Alan 'Nihayet'

"Kutlamadan çıktığımdan kayıt dışı bir tarihe el verildiğini, başka bir tarihin kayıt altına alındığını fark ettim." 



Zaman ne de çabuk geçiyor dedikçe sanki daha da hızlanıyor resmi geçit. 

İlk sayısı Ocak 2015’te çıkan Nihayet dergisinin bir yılı dolmuş bile. 'Bilgiye doymuş bir dünyada yaşama sanatı' mottosuyla çıkan gündelik hayat dergisi Nihayet, gelenekten süzülen bütün birikimi zamanın ruhundan geçirerek çağın hissiyatını yakalamayı başarıyor.

SA2179/KY26-CA32: Şehrin 'Engelli' Mimarları

"Engellilere, şehri onlar için yaşanılır kılmayı borçluyuz; aksi takdirde manevi sakatlanmalarımız sürüp gidecek."


Yazarlar, araştırmacılar, aslında zihnini bir konuya yoğunlaştıranlar bilir: Dünya birden o konu, o tema, o cümle üzerinden açılır önünüze. Tıpkı bir öykü, bir deneme yazarken olduğu gibi zihniniz o konunun seslerine, görüntülerine çekilir. Kitapları, dergileri karıştırırken konuya ilişkin cümleler okur, filmlerde görüntüler yakalarsınız. Görmek isterseniz eğer görürsünüz. “Gözün içinden görmek” diyordu Blake bir şiirinde.

11 Aralık 2015 Cuma

SA2178/KY20-MEK32: Beyhude

"Ölümün rengi de beyaz mıdır? Ya ayrılığın? Ayrılığın rengi çağla yeşili olsun isterdim, ucunda bir umut yeşereceği için… Ama o gün ayrılığın da rengi beyazmış, gördüm…"


Karlar geç geldi… İnsanda yaşama dair güveni yok eder şekilde geldi… O beyaz yumuşaklığın ne yaman bir tehdit olduğunu, nasıl insanı topraktan kopardığını, topraktan kopunca da nasıl insanın kimsesizleştiğini ifade etmekten acizim… 

Öyle dizler boyu, adam boyu kar değil, evlerin boyunca kar geldi… Kar geldi ve umut gitti… Baharın tekrar geleceğine, tekrar güneşin doğacağına, babamın tekrar eve döneceğine dair, okulun tekrar başlayacağına dair, kısaca göz uçlarımızı kısıklaştıracak denli, yüzümüzü serapa aydınlatacak denli, coşkulu ve dingin yaşamın damarda tekrar deveran edeceğine dair umut yitip gitti…

SA2177/TG167: Rusya’nın Suriye’ye Yönelik 19.YY Yaklaşımı

"Ve şimdi Fransa ile ABD, IŞİD’e karşı Putin’le ittifak yapmayı düşünüp taşınıyorlar. Nasıl da 19 yy.’a benziyor değil mi?"



Russia’s 19th-Century Approach in Syria

Obama Yönetimi, Rus Başkan Vladimir Putin’in dış politika maceralarında 19.yy politikalarını izlemekte olduğunu savunurken, Putin’in kaybeden tarafı oynamakta olduğunu ima ediyor. 

Obama Yönetimi, Putin’in 19.yy’a ait olduğunu söylemekte haklı ancak bu, küresel ölçekte daha fazla güç edimi için girmiş olduğu yarışta kaybetmeye mahkûm olduğu anlamına gelmiyor. Onu yenebilmek için Batının 19.yy, özellikle de bu devre ait Rus anlayışının nasıl olduğunu değerlendirmesi gerekmektedir.  

SA2176/Sonsuz Ark-YD-24: Prof. Dr. Atun: “İnsan hakları, ders olarak okutulmalı”

Prof. Dr. Ata Atun'un Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi'nde Yaptığı İnsan Hakları Konuşma Metni
10 Aralık 2015, Dünya İnsan Hakları Günü 



Prof. Dr. Ata Atun, KKTC’de, insan hakları konusunda büyük sıkıntılar olduğunu söyledi. “Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı yaygınlaşırken, para kazanma hırsı ile üretim sektörlerinde çeşitli kimyasalların kullanımı artarken, sağlıksız denilebilecek koşullarda üretim yapılırken insan haklarından bahsetmek zor” diyen Atun, insan haklarının devlet eli ile korunmasına, denetlenmesine ve sürdürülebilir olmasına gereksinim duyulduğunu ifade etti. “Hiçbir konu İnsan haklarından daha önemli olamaz” diyen Atun, İnsan Hakları konusunun ders kitaplarına dönüştürüp ilkokullarda okutması gerektiği vurguladı.

SA2175/KY29-YA46: Anastasiadis Yüzde 76’yı Nasıl İkna Edecek?

"Rum lider, Akıncı ile sergiledikleri “uyumlu imaja” halel gelmesinden çekinmeden, “Ben halkıma ‘evet’ dedirtecek bir anlaşma peşindeyim” diyebilirken, bizim Cumhurbaşkanımız da –en azından- kimi temsilen, kimin haklarını korumak için orada olduğunu unutmamalı. "



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, “Benim hedefim Annan planını reddeden yüzde 76’nın kabul edeceği çözüm, yani Kıbrıslı Rumların, itiraz etsem bile her zaman haklı bulduğum endişelerine cevap vermek peşindeyim” sözleri hayli ilginç.

Uzun vadede Kıbrıslı Türkler'in felaketine yol açacak Annan Planı’na “Evet” demeyenleri memnun edecek bir anlaşmanın nasıl olabileceğini düşünmek bile insanın canını sıkıyor.

SA2174/KY13-AO38: Boşanmaların Neo-Kapitalist Sistemle İlişkisi ve Ahlak

"Özgürlük; evet, ama ondan önce piyasayı da düzenleyen ahlaki değerlerimiz olmalı.."


Televizyonumuzda yayınlanan bir programla ilgili savcılık tebligatı nedeniyle yolum yine muhtarlığa düştü. Muhtarın önünde düzinelerce tebligat zarfı birikmişti. Dediğine göre bunların çoğu boşanma davalarıyla ilgiliymiş. Bunu garip üslupla söyleyen muhtar ardından da bu durumu yorumlamaya başladı..

"Bu insanların çoğunun ekonomik sıkıntısı yok. Eskiden eşler ekonomik nedenlerle boşanıyor derlerdi, şimdilerdeyse daha çok durumları iyi olanlar boşanıyor. Artık en ufak bir şeyde eşler ayrılıyor ve çoluk, çocuğunun, kendinin geleceğini düşünmüyor. Eğer, her yaşanan sorun için eşlerin boşanmak için mahkemelere koşması doğru olsaydı, anne, babalarımız onlarca kez boşanmış olurdu."

SA2173/KY28-ATA93: Rusya İflasa Sürükleniyor (3)

"Rus ekonomistler Ruble’deki düşüşün 2 puan daha artacağı ve enflasyonun da yüzde 17’e çıkacağı görüşünde hemfikirler. Hemfikir oldukları bir başka konu da Rusya’yı bu sıkıntılardan kurtaracak olanın gene Türkiye olacağı…."


Rusya Başbakanı Medvedev’in “Eğer biz Suriye’ye girmeseydik, önümüzdeki yıllarda Türkiye karşımıza devasa bir ülke olarak çıkacaktı” açıklaması ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılış sürecini başlatan Rusya eski Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’un “Rusya, Türkiye ile sürtüşürse kaybeden kendisi olur” sözü boşuna söylenmiş değil.

SA2171/KY33-YO56: Hendeği Taşerona Kazdırmak…

"Peki Ruslar ve İranlılar PKK’nın sadece medyalarını mı taşeron olarak kullanıyor? Ortada hiçbir gerekçe yokken, seçimlerden sonra Kürt şehirlerinin yoksul mahallerini niye ateşe verdi PKK?"


Geçen hafta TÜRK-İŞ genel kuruluna katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Rusya’nın doğrudan ailesini hedef alan IŞİD-petrol iddialarından bahsederken geçen yaz yaptığı ilginç bir telefon görüşmesini açıkladı ve şöyle dedi:

“Daha önce İran televizyonları yaptı. İran Devlet Başkanı ile bunu konuştum, dedim ki 'Bak, siz çok büyük bir yanlışın içindesiniz, eğer bu böyle devam ederse bunun karşılığı çok ağır olur, bedelini siz İran olarak çok ağır ödersiniz'. On gün filan sürdü, daha sonra sitelerinden bunu kaldırdılar. Niye Çünkü iftira, yalan, takiye üzerine kurulu sistemler bu işi daha çok kullanıyor..."

10 Aralık 2015 Perşembe

SA2170/KY42-HM1: Erdebil Tarikatı ve İlhanlılar: Tasavvuf ve Siyaset İlişkisinde Yeni Dönem 1

"İslam’da insan eşref-i mahlûk olmasına rağmen Hz. Peygamberden kısa süre sonra diğer kültürler ve medeniyetlerden etkilenerek putlaştırılmış ve İslam dünyasını da etkilemiştir. Böylece hem Şiî ve Sünnî mezhepler, İslâmî hükümetler ve güç peşinde olan hükümdarlar insanların putlaştırılması anlayışını kullanarak bundan yararlanmış ve bu gayrî İslâmî fikir ve İslâmî Tasavvufu da etkisi altına almıştır."
Hamidreza Mohammesnejad

Şeyh Safiyüddin İshak Erdebili (1252-1334) Türbesi , Erdebil

Özet: 


Safevîlerin, Tarikat Tekkesinden dünyevî güce nasıl ulaştığını anlamak için birkaç konuya açıklık getirmek gerekmektedir. Safevîlerin Atası Şeyh Safi ve Onun döneminin (İlhanlılar’ın) siyasi-içtimâî konumunu bilmek bize bu konuda yardım edecektir. 


Bunun yanı sıra İran’da dinin diğer bir ifadeyle mezhebi konumun ve tarihsel şartlara bağlı olarak İran’ın duraklama dönemlerinde mezhepsel dönüşümlerinin önemi büyüktür. İlhanlılar zamanında sufîlik hareketleri çok yaygınlaşmış ve hem toplumun hem de yöneticilerin dikkatini çekmiştir.

SA2169/KY41-KT2: Kadrolu Sanat

"Hem isteseniz bile, toplumlar bir sanatı ya da onun bir alt türünü desteklemiyor/sevmiyorsa onu kadrolar açarak yaşatamazsınız."


Başlık kulağa garip geliyor değil mi? 

Fakat bu bir realite… Birçok ülkede tamamen sivilleşmiş olan sanat unsurları ülkemizde devlet kadrolarını yahut teşviklerini ele geçirmiş durumdadır. 

Sanatın felsefesine aykırı olan bu abukluk onları sanat üretmekten ziyade, elde ettikleri statüleri potansiyel olarak tehdit edebilecek siyasi hareketlere ve elbette onları destekleyen kitlelere karşı nefret eylemleri yapmaya zorlar. Üstelik bu kesimlerdeki mevzi savunması o kadar iyidir ki, eylem yaptıkları zaman medya tarafından da desteklendiklerinden dolayı siyasiler duruma el atmaktan çekinirler. 

SA2167/KY1-CÇ171: Düşlerin İsyanı/Roman-Bölüm 1-II

"Yaşamım düş kurmakla geçti ya!"

“İyi yazarların iki ortak yönü vardır. 
Görünmekten çok anlaşılmayı yeğlerler ve sivri ya da fazla titiz okuyucular için yazmazlar” 
F.Nietzsche

Bölüm Bir
-II-


Böyle olmayacak.. darmadağın, karmakarışık. Evim gibi.. evim! Benimle yaşıt, yarı yatalak bir arkadaşla paylaştığım bir ev. Gazetede ilanını görmüştüm. “Kendime ait üç oda bir salon evimi masrafları bölüşecek biri ile paylaşmak istiyorum. Tercihen emekli..” Bir hevesle kalkıp kapısını çaldım. Yorulmuştum yalnızlıktan.

9 Aralık 2015 Çarşamba

SA2166/KY28-ATA92: Rusya İflasa Sürükleniyor (2)

"Dünya ham petrol fiyatlarında varil başına 10 Dolarlık bir düşüş Rusya Federasyonu’nun dış satım gelirlerinin 20 Milyar Dolar birden düşmesine neden oluyor."



Halen dünya üzerinde petrol piyasasında arz fazlası var ve bu nedenle de ham petrol fiyatları düşüş trendinde. Bu düşüş devam ettiği takdirde Rusya mali açıdan iflas aşamasına gelecek. 

Suudi Arabistan’ın “Daha gerçekçi fiyatlar görmek için elimizden geleni yaparız” açıklaması ve Libya’daki Shara petrol alanının üretime açıldığının ilanı dünya ham petrol fiyatlarını düşüş trendine soktu. Buna ilaveten Viyana’da yer alan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) toplantısında ilk kez ortak bir kararın alınamaması, mevcut durumun, yani günlük 30 milyon varil petrol üretiminin devam edeceğini teyit etmesiyle dünya petrol fiyatları düşüşe devam etti. Beklentiler bir müddet sonra ham petrol fiyatlarının varil başına 20 dolara kadar ineceği yönünde.

SA2165/KY37-AZ32: Türkiye’nin ‘Kalabalıklaşan’ Yalnızlığı (!)

"Türk dış politikasının kötü yönetilmesi sonucu Türkiye’nin “derin yalnızlık” yaşadığını söyleyenlerin Paris ve Brüksel’den gelen mesajları iyi değerlendirmesi gerekiyor..."


- DOHA-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Paris, hemen öncesinde Başbakan Davutoğlu’nun Brüksel’de gerçekleştirdikleri temasların Ankara’ya kazandırdığı rahatlık, Türk heyetinin Katar’ın başkentine intikalinde belli oluyordu.

Düşürülen Rus uçağı sonrasında beyinlerde -haklı olarak- oluşan bazı soru işaretlerinin net bilgilerle aydınlandığı bir hafta yaşıyoruz. Paris’teki görüşmelerin içinde yer alan kaynak, özellikle Obama ile yapılan görüşmeden bir cümlenin dikkatle not alındığını söylüyordu: Obama Türkiye’ye olan desteğini, yalnız bir NATO müttefiki olarak ittifakın işleyişinden değil, doğrudan Amerika olarak yanınızda yer alıyoruz, sözleriyle ifade etti. Bunu ikili ilişkilerin oturduğu zemin açısından dikkate aldık.

SA2164/KY35-YTK41: Hazar’ın Kıyısındaki Formüller

"Sonra toplantılar bitiyor yenileri başlıyor ve Hazar'ın zaten mevsime uygun kurşunîleşmiş suları akşam bastırdıkça yavaş yavaş kararıyor."


Eğer enerji uzmanlarına sorarsanız size onlarca (temeli atılmış ya da biraz ilerlemiş veya müstakbel) boru hattı haritası gösterip tek tek her birinin yaşanmakta olan çatışma ve krizin sebepleri arasındaki yerini söyleyeceklerdir.

Yok, eğer bir uluslararası ilişkiler uzmanıysa muhatabınız; önce Akdeniz, sonra Afrika, nihayetinde İpek Yolu eksenli bir stratejik açıklama zincirine hazır olun.

Seçkin Deniz Twitter Akışı