20 Haziran 2019 Perşembe

SA7768/KY13-AO266: İhvan ve Mursi

"Sonuçta büyük acılar yaşandı ve ABD köpeği Sisi’nin emriyle yüzlerce İhvan mensubu katledildi."


İnşaat mühendisi olan Üniversite profesörü Muhammed Mursi, İhvan-i Müslim’in (Müslüman Kardeşler) üyeleri arasında önemli bir isimdi. Arap baharı sonrasında 2012 yılında yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler’in cumhurbaşkanlığı adaylığında ilk tercihi değildi. 

Grubun hakimiyetinin ardındaki siyasi ve finansal güç olduğuna inanılan Hayrat Şatır, bir önceki yıl cezaevinden çıkmış olması gerekçe gösterilerek yarıştan diskalifiye edilince, Müslüman Kardeşler grubu onu aday göstermeye karar verdi.

O dönemde İhvan, seçime kendi adaylarıyla katılıp, katılmama konusunda ikilik içindeydi. Yapı içerisindeki bir grup İhvan’ın siyasi bir parti olmadığını, en azından bir müddet daha siyasetten uzak durmasını öneriyordu.

Ancak, Suud yanlısı Selefi grup seçime katılmaya karar verince İhvan da aday gösterme kararı aldı ve Mursi’yi aday gösterdi.

Seçimlerin ilk turu 23-24 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapıldı. Seçime olan ilgi oldukça düşüktü, katılım %46.42 düzeylerinde kaldı. İkinci turda ise toplam 25 milyon 577 bin 511 oyun geçerli olduğu seçime katılım oranın yüzde 51,85 olarak gerçekleştiği belirtildi.

Muhammed Mursi'nin geçerli oyların yüzde 51,3'ünü alarak cumhurbaşkanı olduğunu açıkladı.
İkinci turda yarıştığı eski rejimin son başbakanı Ahmet Şefik ise yüzde 48,7 oranında oy alabildi.
Seçime katılım oldukça düşük olması İhvan için önemli bir şans oldu.

Üyelerinin büyük desteğine rağmen 1. sıradaki Muhammed Mursi’nin Partisi olan Özgürlük ve Adalet Partisi ancak 5,764,952 oy alabildi. Onu takip eden 3 siyasi parti de buna yakın oy aldı.

Özetle; seçildiğinde neredeyse Mısır halkının 3/2’si Mursi’ye karşıydı.

Mursi, görev süresi içerisinde destek çemberini genişletmek için ilk olarak askeriyeye el attı. Askeri konsey üyesi Sisi’yi savunma bakanı yaparak, askeriyeden destek alabileceğini düşündü. Oysa halk askeri baskılardan bıkmıştı ve askeri güçlere tepkiliydi.

Mursi, İhvan’ın beklentileri doğrultusunda milli ve İslâmî bir politika izlemeye kalkınca ABD’nin tepkisini çekti. ABD, kendi kontrolünde olan Mısır ordusunu Mursi’ye karşı hareketlendirdi.

Mursi’nin Sisi’ye güvenerek orduyu kontrol edebileceğini hesap etmesi en büyük yanılgısı oldu.
Sivilleşme adına ordunun da gücünü azaltacak milli/İslâmî çizgilere dayalı bir anayasa yapmak istemesi ve bunda ısrarcı olması üzerine askerler karşısına dikildi.

Böylece karşısında olan seküler, Selefi ve diğer gruplara ordu da eklenince darbe için düğmeye basıldı. ABD’nin yetiştirdiği ordu kökenli kripto elemanı savunma bakanı Sisi, arkasında namaz kıldığı Mursi’yi darbeyle devirerek iktidarı ele geçirdi.

Böylece, 2012’de Mısır’ın cumhurbaşkanı seçilen Mursi, yalnızca bir yıl sonra kendi bakanı tarafından darbeyle iktidardan indirilmiş oldu.

Bir süre götürüldüğü, sağ olup olmadığı bilinmeyen Mursi, daha sonra tutuklandığı cezaevinde görüntülenince sağ olduğu anlaşıldı. Çıkarıldığı mahkemelerde kendisine casusluk dahil akla, hayale gelmeyecek suçlamalarda bulunuldu.

Diyabeti, hipertansiyonu ve karaciğer hastalığı vardı. Çok uzun süre hücre hapsinde tutuldu. Uygun şekilde beslenmedi ve bazen ilaçları bile verilmedi, hapiste ölümü beklendi. Çıkarıldığı son mahkemede ise baygınlık geçirdi ve yaşamını yitirdi.

Ölümünün ardından ne yazık ki sözde ABD karşıtı solcu geçinen kimi çevreler ona reva görülen bu zulme alkış tuttu ve neredeyse darbeci hain Sisi’ye bunun için teşekkür eder sözler söylediler. İşi daha da ileri götürerek aynı akibetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da beklediği yönünde imalarda bulundular, bu yöndeki temennilerini açığa vurdular.

İyi biliyoruz ki bu tür insanların soyu hiç tükenmeyecek.

Onları bir yana bırakarak, Mursi’nin hatalarına değinecek olursak; Mursi ne yazık ki, içinde bulunduğu toplum yapısına uygun bir politika geliştirme yerine kendi görüşlerine uygun çok yönlü bir değişimi hayata geçirmek istedi.

Toplumun büyük bir kesimi karşısında olmasına rağmen karalarında diretti ve bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde radikal kararlar almaya kalktı.

Sonuçta büyük acılar yaşandı ve ABD köpeği Sisi’nin emriyle yüzlerce İhvan mensubu katledildi.

Allah rahmet eylesin....



Adnan ONAY, 20.06.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı