29 Mayıs 2019 Çarşamba

SA7712/KY13-AO257: Türkiye Büyük Bir Tehdit Altındadır

"Emin olunuz bu millet bunları unutmaz.. Tarih ise hiç affetmez."


ABD, Türkiye’nin hava savunmasının güçlenmemesi için elinden geleni yaparken, etrafımızı topyekün kuşatıyor.

İddia edildiğine göre, Doğu Akdeniz’de savaş gemisi sayısı 200’ü aştı. İki yıldır Romanya ve Bulgaristan’a binlerce asker yığan ABD, şimdi de Yunanistan’da 60 km sınırımıza yakın bölgede 700 zırhlı araçla bin üzeri asker hazır kıta bekliyor.

Ayrıca, ABD sınırımızın dibindeki Dedeağaç limanına İstanbul Boğazı dahil tüm Batı bölgemizde hava, deniz ve kara hareketliliğini takip edip ses ve görüntü kaydı yapabilecek radar sistemleri kurdu.

İsrail de Girit Adasına tüm Akdeniz ve Ege’yi kontrol edebilecekleri bir radar sistemi inşâ ediyor. İngiltere ise Kıbrıs Rum kesimindeki tüm askeri üsleri aktif hale getirdi. Buraya toplamda 121 adet F-35B tipi savaş uçağı sevk edilecek.

BAE-Mısır-İsrail-Yunanistan-ABD ittifakı içerisinde ve birçok askeri anlaşmaya imza atıldı. Fransızlar da Akdeniz de ileri operasyonel nitelikli deniz üssü inşâ ediyor.

Özetle;

ABD, İsrail ve NATO güçlerini, Avrupa’yı, Akdeniz’de, Ortadoğu’ya olabildiğince yerleştirmeye çalışıyor. Bölgeye yığınak yapıyor.

Yapılan yorumlara bakıldığında bütün bu hazırlıklar İran’a saldırı hazırlığı için..

Oysa; İsrail/AB(D) planı Ortadoğu’nun tüm ülkelerini kapsıyor. ABD, bölgedeki devletleri parçalayarak,kendine uydu devletler üretmek projesini uzun yıllar önce devreye sokmuş ve bu plan çoktan açığa çıkmış durumda..

Bunun için ilk önce Irak’ı daha sonra da, Esed’i değiştirmek adına Suriye’yi parçalayarak Irak ve Suriye’de oluşturdukları yapıları entegre etmeyi hedeflemişti. Bu şekillendirmeyi yapmak İçin de kullanacakları ana güç bölgedeki Kürt’ler idi. Dört devlet içinde yer alan Kürt’ler ABD planları doğrultusunda yeni şekillendirmede aktif rol alacaktı.

Kürt’leri kimyasallarla yok etmeye çalışan Saddam’ı devirmekle işe başlandı... İran’la 7 yıl savaşan ve Türkiye’ye de tehditler savunan Saddam’ın devrilmesine karşı her iki ülkeninde desteği alındı. Saddam’ın devrilmesinde Kürt’ler önemli rol oynadı. Saddam idam edildi, Irak ABD’nin isteği doğrultusunda yapılandırıldı.

Irak’ın işgali tamamlanıp, Saddam iktidarı yok edilince, ABD’ye karşı olan Kürt’lerin de tasfiyesiyle Talabani ve Barzani Saddam sonrasının etkili isimleri oldu.. Marksist Talabani merkezi hükümete alınırken, sunni Barzani’ye Bölgesel Kürt devleti kurduruldu. Barzani, Türkiye ile yakın olabilecek bir isimdi ve sonuçta ABD planları doğrultusunda G.Doğu’da Kürt özerk bölgesi kurulmasına çalışılırken PKK’ya göre daha az tepki çekecek bir isimdi.

Barzani Kuzey Irak’a yerleşirken, PKK, ağırlığını Suriye’ye vererek,üzerindeki tepkiyi azaltmak İçin burada isim değiştirip PYD/YPG üzerinden örgütlenmeyi sürdürdü.

Bu arada Barzani, referandumla Bölgesel yönetimini, bağımsız bir federe devlete dönüştürmek istedi, ancak bunu başaramadı. AB(D)/İsrail bloğunun amacı, Suriye’de kurulacak PYD devletini, Barzani ile birleştirmek Akdeniz’e ulaşacak büyük bir koridor oluşturmak ve Barzani üzerinden G.Doğuyu da özerkliğe zorlamak olacaktı.

ABD, Irak ve Suriye’de hedeflerini tutturmaya çalışırken, G.Doğu’da da özerklik için silahlı çatışma başlatıldı. Devlet, PKK ve uzantılarını temizledi ve planlar suya düştü.

ABD, bu projenin gerçekleştirilememesi üzerine tek çare olarak PYD/YPG’yi, yani PKK’yi ağır silahlarla donatmaya başladı. Bu silahların aynı zamanda Barzani’ye transfer edilebileceğini de söylemek gerek.

Yapılan bu hazırlıklara, yığınaklara bakıldığında bunların sadece İran için yapıldığını düşünmek aptallıktır... Zira, YPG, gücünü İran karşısında heba etmek istemez. Zira bu durumda Türkiye de PKK’nın üzerine gidecektir. İran ve Türkiye’nin birlikte hareketiyle PKK yok olmakla karşı karşıya kalacaktır..

ABD, böyle bir planı devreye sokmaz. Nitekim Trump’un son açıklamaları İran krizini bastırmaya yöneliktir. O nedenle, bölgedeki kuşatmayla birlikte düşünüldüğünde PKK/YPG’nin bu derece silahlandırılmasının asıl hedefi Türkiye’dir.

15 Temmuz darbesi başarılsaydı AB(D), Nato güçleri PKK ile birlikte Türkiye’ye girecek,,G.Doğu işgal edip orada özerk bir Kürt yapısı kurulacaktı. Sonrasında Irak ve Suriye Kürt devletcikleriyle entegrasyon sağlanacak, İran son hedef olacaktı..

Bu genel tablo sağlıklı okunduğunda; İsrail/AB(D)’nin şimdiki tek hedefinin İran olduğunu düşünmek yanlış olur. Şartlara göre saldırı önceliği Türkiye’ye dönebilir. Zira; YPG ile birlikte AB(D) Türkiye’ye vurduğunda, bu durumda İran nötr kalabilir. Bu düşünüldüğünde Türkiye daha kolay lokma görülür..

Aksi halde İran’a vurulması halinde Türkiye’de oradaki Kürt yığınağının üzerine gideceği için ABD ana gücünü kaybedebilir. Evet; Türkiye bu derece büyük bir tehdit altındadır...

İktidar o nedenle gelişmeleri bir beka sorunu olarak halkın önüne koymaya çalıştı, çalışıyor. Tıpkı Boğaz harbi gibi, binbir çeşit (dost) düşman kapımıza yanaşmıştır..

İktidar, Türkiye’nin olası bir saldırıyı etkisiz kılmak için çaba sarf ederken, HDP yörüngesindeki birleşik muhalefet bu durumları görmemezlikten geliyor. Kapımızdaki tehlikeye göz kapatıyor ve bu konulara hiçbir şekilde değinmeyerek ABD’nin desteğini yanında tutmaya çalışıyor..

Ülke bu derece büyük bir tehdit altındayken birleşik muhalefetin bu tehlikelere karşı bir tek söz söylememesi, tek sorun olarak Erdoğan’ı görmesi esef verici.. Maalesef bu cepheyi, ne YPG ‘nin silahlandırılması, ne Yunan emelleri, ne AB(D)/İsrail üsleri, ne Akdeniz’deki yabancı savaş ve uçak gemileri, ne F-35, ne hava güvenliğimiz ve patriot vs hiçbir şey ilgilendirmiyor!

Üstelik bir de bunların bazıları yıllarca emperyalizm, bağımsızlık hikayeleri anlatan kişiler..

Bunlar, çevremizi kuşatan yabancı güçlere bir tek söz söylemedikleri gibi, yaşanacak bir savaş karşısında ülkeyi koruyacak olan S-400 alımına karşı çıkıyor, sağından, solundan eleştiriyorlar.

Emin olunuz bu millet bunları unutmaz.. Tarih ise hiç affetmez.


Adnan ONAY, 29.05.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı