22 Mart 2019 Cuma

SA7531/KY1-CÇ607: Kaçak

"Necmi kendini okuldan dar atıyor. Karlara bata çıka koşuyor. Artık gözyaşlarını tutamıyor, hıçkıra hıçkıra ağlayarak gözlerden kaybolmanın hesabı içinde daha bir hızlı ve öfkeyle koşuyor."


Yıl 1972. Okul zamanı. Necmi ilkokul dördüncü sınıfa gidiyor. Kış. Boyu kadar kar var. Kara bata çıka okula gidiyor. Yürüme mesafesinde –evle okul arası on beş dakikalık bir yol- ne etrafında koşup giden, karlarda neşeyle oynaşan köpeklerden korkusu var, ne lastik çizmesinden içeri dolan karlardan yana kaygısı var. Ama kaygılı. Hem ne kaygılı, kaygısı kendinden büyük. Okula gitmekte kararsız.

Hangi şeytana uymuşsa öğretmenin ‘Sınıfımıza bir pano gerekli.. bir buçuk metreye bir metre pano.. kahverengi kadife kumaş olacak. Kim yaptırmak ister?’ sorusuna herkesten önce cevap vermiş adeta yalvarmıştı. Sonunu düşünmeden. Tamam, varlıklı bir aileydiler. Tamam, ailesi kentin varlıklı ailelerinden sayılırdı ve fakat ya cimrilik. Öğretmen ‘Tamam Necmi sen yaptırıyorsun. Pazartesi getirirsin.’ Demişti. ‘Tamam!’ demişti. 

Pazartesi olmuştu. Pano ortada yoktu. Suçu panoyu sipariş verdikleri ustaya atmıştı. Derken Salı, Çarşamba, Cuma.. pano ortada yok. Öğretmen kaşlarını çatıyor. Necmi boynunu büküyor. Pazartesi kesin olacak. İyi de Necmi ailesine söylememişti ki. Söyleyememişti ki. Söylese bir ton dayak yiyeceğini, ‘Senden başka akıllı yok muydu zevzek?’ deneceğini kurmuştu. Babasına haksızlık mı yapıyordu? Söyleyememişti işte. 

Ve yeni hafta. Bu kere ne diyecekti öğretmene? İki hafta geçmiş pano gelmemişti. Ne diyebilirdi? Evin haberi yok! Öğretmenin olan bitenden haberi yok! Necmi elinde kocaman çantası, başı önünde ağır adımlarla yürüyor. Kendisine yetişip geçen yaşıtlarını görmüyor. Çizmesine dolan karlar erimiş, ayakları şimdiden buz kesmiş. Duymuyor. Başı hep önünde. Yol bitmesin istiyor. Düşüp karlar içinde kalmayı diliyor. Başını kaldırıp beliren okula bakıyor. Ayakları geri geri gider gibi. Yüreği sıkışıyor. 

‘Keşke heveslenip atlamasaydım!’ diyor ağlamaklı. Ağlamak istemiyor. Ve fakat neredeyse ağlayacak gibi. ama ağlayamaz. Artık kocaman bir adam olduğu söylenmiş kendisine. ‘Deme.. demek dördüncü sınıfa gidiyorsun! La sen kocaman adam olmuşsun ya!’ nasıl ağlayabilir ki? Yanından hızla geçip giden yaşıtlarından biri görecek olsa ne der? 

Tutuyor kendini. Bu beladan kurtulmanın yollarını arıyor. ‘Babama deseydim, desem öğretmen mecbur sen alacaksın, senin baban koskoca bir tüccar!’ dedi, çok mu kızardı?’ diye düşünüyor. Başına geleceklerini az çok tahmin ettiği için atıyor kafasından geçirdiği bu düşünceyi. ‘Öğretmen bu kere usta yalanına inanmaz, kesin cezalandırır, bağırır çağırır, kötü kötü konuşur!’ diye geçiriyor içinden.

İçini çekiyor. Okulun bahçesinde duruyor. Önce sağ çizmesini çıkarıyor eriyen kar sularını boşaltıyor, sonra diğer çizme tekini çıkarıp onun da kar sularını boşaltıp ayağına geçiriyor. Sırtına çarpan kartopuna aldırış etmeden kararlı bir biçimde okuldan içeri giriyor. İkinci kata, sınıfının olduğu yere değil de alt kata, tuvaletlerin bulunduğu kata doğru gidiyor. Sabah sabah kimse olmaz orada bunu biliyor. Hızlı hızlı merdivenlerden aşağı iniyor. Etrafı kontrol ediyor. Kimseler yok. Merdivenlerden inen de yok. Hızlı hızlı önlüğünü çıkarıyor, çantasına yerleştiriyor. Çantayı karanlık merdiven altına sokuyor. Kendinden emin bir biçimde merdivenlerden tırmanıyor. Çıkış kapısına doğru hızlı hızlı gidiyor. Gülcan-Suna-Şule üçlüsüyle karşılaşıyor kapıda. Birbirlerini süzüyorlar.

- Hey önlüğün nerede? Diye soruyor Şule.


- Evde, diyor Necmi utanarak.


Üçlü bu söz üzerine gülüyorlar.


- Pano, diyor Gülcan alay ettiğini belli ederek.


- Onu almaya gidiyorum, bugün verecek usta, diyor Necmi başını eğerek.


- Yalancı, diyor Gülcan.. yalancı.. sana kimse inanmaz! 


Gülerek koşup gidiyorlar. 

Necmi kendini okuldan dar atıyor. Karlara bata çıka koşuyor. Artık gözyaşlarını tutamıyor, hıçkıra hıçkıra ağlayarak gözlerden kaybolmanın hesabı içinde daha bir hızlı ve öfkeyle koşuyor.




Cemal Çalık, 22.03.2019,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü

Cemal Çalık Yazıları







Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı