11 Mart 2019 Pazartesi

SA7499/KY1-CÇ602: Kahkaha Kimden Yana?

 "Ne kabl'el milât meftunlarının ne kabl'el vukû sevdalılarının kahkahaları sahicidir. Varlıklarının sahici olmayışından ötürü bu böyledir."


‘Kahkaha benden yana.’ demiş düşünür. Kim kendisinden yana olmadığını söyler ki? Hangi bilinç? Kimimiz kabl'el milât düşkünü, kimimiz kabl'el vukû sevdalısı. Bu bir kâbus. Hazıra konma telaşının doğurduğu kâbus. An içinde olmaktan duyulan rahatsızlıktan kurtuluş umudunun doğurduğu. Anda bir dahlimiz olsun istenmeyişinin aksülameli. Anda, ana bir dahlimiz olursa -ister ister istemez- heveslisi olduğumuz şikâyetten uzak düşeceğiz. Şikâyetimiz yersiz olacak. Böylece kahkaha atmamızın önü alınacak. Bu yüzden olup bitmiş, yaşanmış dönemlere güzellemeler peşinde koşuyoruz.
Yahut ütopyalar icat ediyoruz. Kurgusal gelecek için övgüler düzüyor, mest oluyoruz. Her iki halde kâbusların yerleşmesine, yerinin sağlamlaşmasına neden oluyor. Böylelikle anın cehenneme çevrilmesine, anın cehennem olmasına karşı tuhaf bir aldırışsızlığın içinde debelenmekten kurtulamıyoruz. Kurtulma çabasında olanları da hor görmenin, bir vehim içinde, bir yanılsamanın, birsamın kurbanı olarak algılayıp algılatmanın uğraşını veriyoruz. Tüm cehdimiz bu. Anda olan tüm uğraş anı cehenneme çeviren tavrımızdan kurtulmamız için çırpınanların önünü kesmek. Anla ilintimiz, bağımız, bağlantımız yalnızca bu. Kolayımıza geliyor. Yergi ve övgü diliyle yetinmenin kolaycılığıyla hemhâliz. Özümüz alışkanlıklarımızın kurbanı oluyor böylece. Alışkanlıklarımız asli olan olmuş oluyor. Alışkanlıklarımızı sorgulamanın bir gereğini duymuyoruz. Zira kahkaha bizden yana. Gülmek dururken ağlamanın peşine niye düşülsün ki? Yeni bir dünya inşa etmenin çilesi niye çekilsin ki? Yeni bir dünya inşası için niçin bir eyleme geçilsin ki? Bir eyleyen olmanın yüküne niçin kalkışılsın ki? Düş kurmanın, geçmişin rüyasını görmenin albenisiyle sarhoş olup kahkaha atmak varken niçin anı kendisi olarak var etmeye kalkışsın ki? Zor sorular değil bunlar. Hem çetrefilli yanıtlara da sahip değiller. Bu varlık aleminde var olması tek yanıttır. Madem var ve varlığının bilincinde –soyut bir tartışmaya girmenin anlamı yok, her canlı gibi insan da, -etten kemikten bir canlı olan insan- acıkır, susuzluk çeker vb. bunların ayırdında olmayan bir insandan söz etmek olanaksızdır- olandır öyle ise kendisi olarak yaşamanın nasılı hakkında bir karar verecektir. Ya kaçışı seçecektir ya eyleyen olarak varoluşa katılacaktır. Doğumu ve ölümü elinde olmayan olması onu toplumsal varoluş çabasından geri durmasının gerekçesi olmayacaktır. Olamaz. Bu bakımdan kahkaha ancak kendisi olarak yaşadığı ana imzasını atanların hakkıdır. Ve ancak onların attığı kahkaha gerçek bir kahkahadır. Ne kabl'el milât meftunlarının ne kabl'el vukû sevdalılarının kahkahaları sahicidir. Varlıklarının sahici olmayışından ötürü bu böyledir.


Cemal Çalık, 11.03.2019,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Deneme, Sözcüklerin Düş Hâli


Facebook 



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı