8 Nisan 2018 Pazar

SA5921/KY71-ATANTİK2: İslam'ın Genetiği İle Uğraşmak

"Sorun, dinin genetiği ile oynama sorunudur. Çünkü din, modernliğin ürettiği algıya muhalefet edecek bir potansiyeli harekete geçirebiliyor. "


Son dönemlerdeki haber akışına dikkat ederseniz hep dinin doğasına yönelik bir ilgisizliği çağrıştıran veya dinin doğasının yetersizliğini vurgulayan veya bunu hissettiren olayların baskın karaktere dönüştüğünü gözlemlersiniz…

Çocuk evlilikleri ile başlayan kadın giyiminin eleştiri konusu edilen haberlere yönelik tepkiler, kadına şiddetin muhafazakâr bir dille eleştirisinin maksadını aşan boyutu ile gündeme oturduğu haberlerin varlığı ve son camii de kadının yeri ve konumu üzerine kopartılan fırtına ile devam eden süreç…

SA5920/SD940: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 318 (26-31 Aralık 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Aralık 2015)  (Aralık 2015: 3.340 Tweet+Önceki Toplam: 181.362+3.340 = 184.702 Tweet)
 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Ne oldu ki? Irak'ın %40'na sahip DAEŞ'in bu yıl Tikrit, Beyci, Sincar ve Ramadi'yi de kaybettikten sonra ülkedeki varlığı %17'ye düşmüş

 ANADOLU AJANSI
@anadoluajansi
Bayırbucak Türkmenlerinden yardım çağrısı  fal.cn/KoOd pic.twitter.com/Oup8ZnMRtx
@Seckin_Deniz retweetledi

SA5919/KY35-YTK260: Soğuk Savaş Belki Şimdi Bitti

Yaşar Taşkın Koç'tan.... Di'li Geçmiş Zaman



19 Haziran 2015, Cuma

Bir felsefe terimi olarak değil ama olup biten her şeyi kendi çıkarına, kendi yararı için değerlendirme anlamında pragmatist sözcüğünü günlük hayatta da kullanıyoruz sık sık.

Benim için bu kavramın bir insanda vücut bulmasının adı Süleyman Demirel'di.

O yüzden hayatına ait artılar eksiler falan diye listeler yapılırken bu artı ve eksiler ne kadar birbirinin karşıtıydı acaba onun nazarında diye sormalı?

Yaptıklarının sadece sonuçlarına bakan, bunun ne fayda sağlayacağına bakan kişinin hangi ilkeyle hareket ettiğini sanmalıyız ki?

SA5918/KY69-EY69: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5917/KY37-AZ269: Amerika Yeni FETÖ’sünü Buldu!..

"Şu anda Muhammed bin Salman ve Şeyh Muhammed Abdülkerim el-İsa ile uyum içinde çalışacak yeni bir Türk (!) isim de ayarlıyorlardır, beklenmedik bir günde (tıpkı Öcalan olayında olduğu gibi) önemli bir paket alabiliriz…"


Fotoğraftaki şahsın adı, Şeyh Muhammed Abdülkerim el-İsa. 1965 doğumlu. İslam ilahiyatı hakkında akademik çalışmaları olan, özellikle hukuk konusunda uzman, bir dönem Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı makamında oturmuş bir portre. Şimdi, Müslüman Dünya Birliği Genel Sekreteri... 

Pensilvanya’dakine geçmiş olsun, Amerika’nın “ılımlı İslam, dinlerarası diyalog, İbrahimi dinler dayanışması vb” konulardaki yeni adamı bu!..

7 Nisan 2018 Cumartesi

SA5916/KY26-CA183: İnşaat İdeolojisi

"Yakın tarihimizde aldığımız dersler, gizleme yöntemleri konusunda öğretici olabilmeli. Hep abartılı konuşan, aşırı öven, her vesileyle güya daha bağlı, daha sadık olduğunu kanıtlamaya çalışan kişi, bir şeyleri örtmeye çalışmıyorsa da hak etmediği konumları kazanmanın uğraşını veriyor olabilir. Biz İslami duyarlık sahibi insanlar hele ki beytülmal bağlamlı hizmetler konusunda -partili olabilsek de- particilik yapmamalıyız."


Ekonomik gidişatı belirleyen inşaat sektörü neden hep İngilizce isimler seçiyor projelerine? “Yerli ve milli”lik vurguları hâkim toplumsal projelere üstelik. Anlaşılan projelerle ilgili sorunlar Türkçe olmayan isimlerle öteleniyor. Beri taraftan küreselleşmenin dayatılan büyüsüne de kapılar açık bırakılmış oluyor.

“Yerli ve milli” lafzı sıklıkla bu toplumun, bu zeminin çıkarına yürümeyen işleri örtbas için kullanılır oldu. Ne de olsa “yerli ve milli” vurgusuna karşılık şehirlerimizin İngilizce isimli devasa yapılarla betonlaşmasının sürmesine kimsenin bir itirazı yok.

SA5914/KY58-GÖKA89: ‘İnsanlık Hâli’

"Böyle şeyler konuşuyoruz İnsanlık Hâli’nde. Sizi de bekleriz."


Belki aranızda bileniniz, izleyeniniz vardır. Bir süreden beri, TRT Haber’de cumartesi geceleri 23.00’te kardeşim, meslektaşım Prof. Dr. Kemal Sayar Hoca ile birlikte, usta sunucu Seval Çöpür’ün moderatörlüğünde “İnsanlık Hali” adında bir program yapıyoruz. 

Yaşadığımız toplumsal ve psikolojik sorunları dilimizin döndüğünce konuşup dertleşmeye çalışıyoruz. İnsanlık Hali’nde “teknoloji çağında ana babalık”, “kanaatkârlık”, “çocuğu güçlendirmek”, “bolluk çağında mutsuzluk”, “kıskançlığın kıskacından kurtulmak”, “vicdan ve vicdansızlık”, “iyiliği çoğaltmak” gibi konular işliyor, izleyicilerden gelen sorulara cevaplar vermeye gayret ediyoruz.

SA5913/KY69-EY68: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5912/KY38-SevDur134: Ve Tarih Bizi Yeniden Hatırladı


Takdim

Yüz yıldır içine kapanmış, tarihin tozlu sayfalarına hapsolmuş, dosta düşmana kendini unutturmuş, varmış da yokmuş gibi bir profil çizen Türkiye’den, küllerinden yeniden doğan bir ülkenin iradesidir yeniden diriliş hareketi. “Afrin’le beraber şimdi diriliş hareketi yeniden başladı” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çok uzun yıllardır yokmuş gibi davranılan bu iradeyi siyasi olarak ortaya koydu. Millet olarak da bu irade takdir edildi ve tarihin tekerrür edeceği, fakat bu sefer bizi şahlandıran tarihin tekerrür edeceği gerçeği tüm çıplaklığı ile idrak edildi.

Gezi Parkı Eylemleri olarak adlandırılan iç kuşatma taarruzundan 15 Temmuz hainliğine kadarki süreç incelendiğinde, dahili ve harici vesayet odaklarının Türkiye’yi yok etmek üzerine incelikle çalışıldığı görülür. 15 Temmuz darbe girişimi son taarruzları oldu ve bu odaklar 15 Temmuz gecesi başarısız olarak kendilerini imha ederken, aslında devletin tüm birimlerini de küllediler.

6 Nisan 2018 Cuma

SA5911/KY28-ATA358: Kıbrıslı Türkler Rum mu Olmuş?

"Yazıklar olsun böylesi çirkin, aşağılayıcı ve yanıltıcı başlığı kullanan yazara ve buna onay veren editöre."


2 Nisan Pazartesi günü Türkiye’nin amiral gemisi olarak tanımlanan bir gazetesinde yer alan “Kıbrıs’ta 110 bin Türk Rum vatandaşı oldu”  başlıklı haber gerçekten de hem yanıltıcı hem de üzücü. Söz konusu gazeteyi kınıyorum. 

Başlığın devamında yer alan “110 bin 734 Kıbrıslı Türk, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kaynaklanan hakları nedeniyle Avrupa Birliği (AB) vatandaşlığı aldı.” cümlesi de gazete tarafından yapılan yanlışın ve bilgisizliğin ne boyutlarda olduğunu gözler önüne sermekte. Böylesi büyük isimli ve Kıbrıs davasına büyük hizmeti geçmiş bir gazetenin bu denli bilgisizce/araştırmadan yaptığı bu habere diyecek bir söz bulamıyorum zira Kıbrıslı bir Türk olarak benim kendi geçmişim, yazılanlara tamamen zıt ve bu habere konulan başlığa uymamakta.

SA5910/KY47-OE16: Kosova- Prizren; Rufâî Tarikâtı Zikri 1

Sonsuz Ark'ın Notu:
Sufi Rufâî Tarikâtı'nın zikri ve bu zikirdeki şiş, vb ritüellerin İslam Dini ile herhangi bir ilgisi, ilişkisi bulunmamaktadır. TDV İslam Ansiklopedisi, ilgili maddesinde bilgileri, herhangi bir eleştiri getirmeden tarikatın kendi kaynaklarından olduğu gibi aktarmaktadır. Kur'an'la ve İslam'la tamamen zıt bir şekilde "Ahmed er-Rifâî’ye nisbet edilen, “Eğer bir ateşe ismim anılacak olsa asla alev alev yanmaz”; “Ateşin alevleri yükseldiği esnada zikredince mahlûkatın rabbinin izniyle alevler benim için sakinleşir”; “Rabbim bana dedi ki: Sen yırtıcı hayvanlar üzerinde büyük bir hükme sahipsin” şeklindeki ifadelerden hareketle (Kenan Rifâî, s. 179-181, 228) şu ritüeller yapılmaktadır; "zikir meclislerinde genelikle Ahmed er-Rifâî’nin tertip ettiği evrâd ve ahzâbdan bir bölümü (sekizinci hizip) okunmaktadır. Ayrıca bazı gün ve gecelerde zikir sırasında “burhan” denilen kerametlerin izharı da söz konusudur. İsm-i celâl zikrinin hızlandığı bir sırada zikri yöneten şeyh kılıç, şiş, tığ, topuz gibi aletleri zikir yapan dervişler arasından seçtiği kimselerin yanak, karın, gırtlak, göz çukuru ucu gibi vücudun değişik yerlerine saplar. Dervişler vücutlarına saplanmış aleti elleriyle tutarken zikre devam ederler. Bunun yanı sıra şeyh yassı bir kaşık biçimindeki “gül” denilen, ateşte akkor haline getirilmiş demiri yalar veya dervişlerin belden yukarı çıplak bedenlerine temas ettirir. Bu tür gösteriler arasında ateşe girme, zehir içme, vahşi hayvanlarla oynama, ağızda cam parçalarını çiğneme gibi uygulamalar da zikredilebilir.Bu gösterilerle Allah dilemedikçe ateşin yakmasının, kesici aletlerin kesmesinin, yırtıcı hayvanların zarar vermesinin mümkün olmayacağı deliliyle ispatlanmak istenmekte, ayrıca bu yolla inkârcıların hidayete ermesi hedeflenmektedir."
Seçkin Deniz, 06.04.2018


Kosova Prizren'de bulunan tarikatlardan Rufai Tarikatı’nın 22 Mart 2018 günü yaptıkları zikri fotoğraflamak için oraya gitmiştim. Gittiğime değdiğini düşünüyorum. Kosova ilginç bir yer, 7 şehirden oluşan ülkede, Priştine, Yakova ve Prizren ile birkaç köyü görme şansım oldu. 


Ülke ağırlıklı olarak Müslüman bir nüfusa sahip, çok azda olsa Sırp asıllı Hristiyan bir nüfus da var. Etnik olarak da, Arnavut (büyük çoğunluk), Sırp, Boşnak ve Türklerden oluşan bir ülke. Arnavutlara ait işyerlerinde Kosova, Arnavutluk ve ABD bayrakları birlikte asılı olarak görülmekte; bunun nedeni olarak da Bill Clinton’ın Başkanlığı döneminde Nato’nun Kosova’ya müdahalesini sağlamış olduğu söyleniyor, ki onun da Başkent Priştine’de bir tane heykeli yapılmış durumda. 

SA5909/TG246: Irak'ta IŞİD'in Siyah Bayrağından sonra; 'Beyaz Bayraklar'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz bir dönem IŞİD'in varlığını duyurmaya hizmet eden benzer analizler gibi yeni bir terör örgütünün tanıtımını yapmakta ve bu örgüte tıpkı IŞİD'e yapıldığı gibi bir özgeçmiş üretmektedir. IŞİD bir CIA-Pentagon tasarımı olarak ortaya çıkmış, BMGK üyesi (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) ülkelerle birlikte, İran, İsrail, Almanya, Suudi Hanedanı, Ürdün kralı ve BAE emirliğinin stratejik, askerî, ekonomik  ve kiralık katil desteği ile gelişmiş, Irak, Suriye ve Türkiye'nin parçalanması için bu ülkelerin topraklarına salınmıştır.  Bugüne dek IŞİD-DAEŞ bahanesi ile Irak ve Suriye'de katliam yapan bahse konu ülkeler artık her şey gözününde yaşandığı için ve bütün oyuncuların insanlık suçu işledikleri kesinleştiği için, Türkiye'nin büyük direnişi ile parçalanan bu tasarım sonrası ABD, Suriye'den çekilmeyi tartışır hale gelmiştir. Ancak IŞİD'in Siyah Bayraklılarıyla bir anda algıları altüst eden ABD giderken bu kez yeni stratejileri için aynı yerel unsurlardan Beyaz Bayraklılar grubu oluşturmuştur. Dünyanın hiçbir yerinde ABD'den bağımsız ABD'nin üretmediği bir terör örgütü yoktur, olmamıştır; olmayacaktır.
Seçkin Deniz, 06.04.2018

 
After The Black Flag Of ISIS, Iraq Now Faces The White Flags

Hemrin Dağları’nda, Hiwa Chor komutasındaki eski IŞİD militanlarından oluşan ve ülkede yeniden terör estirmeye hazırlanan bir grup, Beyaz Bayraklar olarak tanınıyor. 


Kasım Ayının ortalarına doğru Hemrin Dağları’na gelen Chor ve adamları –sayılarının 500 ila 1000 arasında olduğu söyleniyor- yerel güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemeye başladı. Süleymaniye Eyaleti’ndeki Iraklı Kürt güçlerinin başında bulunan Resul Ömer Latif şöyle diyor: “Bölgeden IŞİD’in temizlenmesinin ardından dağlarda toparlanmaya başladılar. Bunlar IŞİD ama kendilerine yeni bir isim vermişler.”

SA5908/KY1-CÇ483: Sorgu

"Dönüp arkama bakmaya korkuyordum. Hem öyle böyle değil.."


Hilafı adet olarak akşam yemeğini hem geç yemiş hem de her zamankinden çok yemiş, yerken de "Etme eyleme.. çok oldu.. uykunu cehenneme çevireceksin!" Demiştim kendi kendime. 

Çok yediğim zamanlar hep öyle olur, öyle de oldu! Korkarak yatağa girmiş uyumak için çırpınmış ve;  "Allah’ım kabuslar görmeyeyim, rahat bir uyku uyuyayım sabah önemli işlerim var!" türünden dualar etmiştim ya.. olmadı. Uykuya daldım. Dalar dalmaz mı başladı kâbuslar, uykunun ilerleyen zamanlarında mı bilmiyorum. Ter içinde çırpınarak yatakta doğrulduğumda günün ilk ışıkları perdenin aralık kısmından içeri vuruyordu. Sanki bütün gece kâbus görmüş gibiydim. Sanki hiç uyumamıştım!

SA5907/ÇY4-DB124: Facebook İhlâli Netleşiyor: Veriler Düzenlenmeli

"Bu kabul edilebilir mi? Facebook, Cambridge Analytica'ya verdiği verilerin sonuçlarıyla yüzleşecek mi? Cambridge Analytica veya Trump kampanyası hesaba katılacak mı?"

The Facebook breach makes it clear: data must be regulated

Şirketler kendilerini kişiselleştirmek için kişisel bilgilerimizi kullanırlar. Bu uygulamanın düzenlenmesi uzun zamandır gecikmişti.

The Observer Cumartesi günü Cambridge Analytica'nın 2014 yılında bir araştırmacıdan 50 milyon Facebook profili satın aldığını bildirdi. Bu durum, Equifax'ten mali kayıtların ihlaline rakip olabilecek bir etkiyle tarihteki en önemli veri ihlallerinden biri olarak gözüküyor.

SA5906/KY57-AHCZD97: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 60: A'raf (44-54)

"Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. ”


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


A’RAF SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (44-54. Ayetler)[1]

وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقاًّ فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقاًّۜ قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ

“Cennet ehli cehennem ehline, "Biz rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk; siz de rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenir. "Evet!" derler. Ve aralarından bir duyurucu, "Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!" diye bağırır.” (A’râf Suresi,7/44.)

SA5905/KY69-EY67: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5904/KY48-SY48: Klip-Reklam

"Kafanızda yanmadan duran bir ampulün başarısız tesisatçısı oldum yine."


01 Haziran 2000, Perşembe

Kliplerin etkilediği bir nesle aşina değiliz! Onlar melâlimizi bilmezler. Hem gerçekten etkisi kaldı mı kliplerin. Yani en can alıcı hikâyenin anlatıldığı bir klip bile artık yarı-sürmenaje bir bıkkınlık zaviyesinden izlenmiyor mu? Herhalde evet.

Ancak reklamlar öyle mi? Değil. En azından bazı reklâmlar değil. Hele hele son birkaç reklâmın ortaya koyduğu zekâ düzeyi ve "hikaye" başarısı, beni öteden beri karşılaştırmayı düşündüğüm bu iki yayın türünden reklâm tarafına meylettirerek ona övgüler yağdırma noktasına kadar getirdi. (Bu son cümlenin geniş ve uzun olması beni de üzdü sayın okurlar -yalan!)

5 Nisan 2018 Perşembe

SA5903/KY70-ZK2: Bahçedeki Ot Acıdır

"Aşırı dozda anlam da anlamsızlık da yan yana duruyordu dünya denen bu çerçevede."


I.

O gece yeterince ışıklandırılmış masasında oturan ünlü bir romancı olsaydım mesela. Tam da insanların oluk oluk sokağa çıktığı saatlerde yemek masasında her şey yarım bırakılmış, domates doğrarken parmağı kesilmiş, ama yara bandı yapıştırmaya gerek duymamış yüzlerce kadın sokaktayken… 


O gece romanın en can alıcı bölümüne gelmiş bir romancı olsaydım .Odasının duvarında klavyesinin sesi yankılanan, dünya yansa umurunda olmayacak bir yazar. Kahramanlarından birinin başına büyük belalar açmış ve bundan haz alan mütekebbir bir romancı; karakter yaratan, büyük aşklar yaşatıp zavallıca mezara gömen.

SA5902/SD939: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 317 (21-25 Aralık 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Aralık 2015)  (Aralık 2015: 3.340 Tweet+Önceki Toplam: 181.362+3.340 = 184.702 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
<Kendini temsilci atayıp Suriyelilerin kanıyla pazarlık yapanlardan değil”.

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
<. Biz Suriyelilerin kanını satmıyoruz. Cenevre’ye gidenlerin Suriye halkının gerçek temsilcileri olması gerekir. >

SA5901/KY49-İTIĞLI97: Varna İttifakı mı?

"Türkiye, AB ile bu stratejik ittifakını kime karşı yapacak? Rusya’ya mı? Avrupa Birliği Türkiye ile Rusya’nın ilişkilerinin son dönemlerde gelişmesinden niye rahatsız?"


Geçen hafta Türkiye-AB zirvesi Bulgaristan’ın tarihi şehri Varna’da gerçekleştirildi. Zirveden önce Avusturya Başbakanının Türkiye’yi hedef alan sözleri zirvenin gergin geçeceği izlenimini verse de beklenen olmadı, tarafların endişelerini dile getirdiği yapıcı bir atmosfer ortaya çıktı.

Gerek Viyana gerek Varna Avrupa tarihi açısından olduğu kadar bizim açımızdan da önemli şehirler. Tarihte iki defa Viyana’yı kuşattık, ama son kuşatmamız bizim Avrupa karşısında geri çekilmemizi sağladı. 1444’de gerçekleşen Varna savaşı ile de İstanbul’un fethinin tohumları atıldı. Viyana ve Varna artık Avrupalılar açısından da bizim açımızdan da sembolik bir değerden öteye geçmiyor. Türkiye’nin yeni bir Viyana kuşatması veya Varna’da Avrupalıları yeniden bozguna uğratmak gibi bir derdi de yok.

Seçkin Deniz Twitter Akışı