15 Mayıs 2024 Çarşamba

SA10750/SD3113: Mıra | Öznel Şeyler 14: Aranızdaki Fark

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Unutmamalısınız: atalarınızdan tevarüs ettiğiniz ve kendi yargılarınızla geliştirdiğiniz her şey sözlü dilinizle anlam kazanır, dilleriniz arasındaki fark bu anlamlar üzerinden size iyi ya da kötü olma-davranma hakkı verir."

Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir çağda ya da kıstırılmış bir zamanda, herhangi bir toplumda yaşayan bir insanla kendiniz arasında bir bağ kurdunuz mu hiç? Aranızdaki farklılıklara ya da benzerliklere baktınız mı?

Bakmadıysanız bakın; insanı görürsünüz, bütünüyle bir insanı. Ve onu anlarsınız; mimikleriyle, yüzündeki ifadelerle, kontrolsüz el hareketleriyle ve bakışlarıyla söylediği her şeyi hiç tereddüt etmeden, kuşku duymadan anlarsınız. Herhangi bir sözlü dile ihtiyacınız yoktur.

Baktıysanız, gördüğünüz şeyleri yeniden yorumlamanız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü o bakışınızda, bakarken zihninizdeki kalıplaşmış yargılarla bakıyor olduğunuzun farkında değilsinizdir. Yeniden bakın, kendinizi görene kadar, ısrarla bakın. Herhangi bir sözlü dilden size yansıyan yüklenmiş anlamlarla değil, önyargı ya da yargı ile kirletilmiş algılarınızla değil.

Kendiniz, herhangi bir günün sabahında uykudan uyanırken, yüzünüzü yıkarken, kahvaltı yaparken, işe giderken, çalışırken, evinize dönerken, yemeğinizi yerken, ailenizle iletişim kurarken, duş alırken ve uyurken nasılsanız o insan da öyledir. O sadece kendi diliyle sizin kendi dilinizle ifade ettiklerinizi ifade etmektedir; farkınız sözlü dilinizdir, ancak söylediğiniz hiçbir şey farklı değildir.

İhtiyaçlarınızı, isteklerinizi değiştiremezsiniz, doğal olarak sözsüz diliniz gerçeği olduğu gibi yansıtmanızı sağlar; ta ki sözlü diliniz araya girene kadar.

İşte bütün problemler burada, baktığınız anda konuştuğunuz dilde ortaya çıkar; sözlü dile yüklenmiş bütün her şey sizi o insana bakarken şartlandırır, onu haksız yere ve yanlış bir şekilde anlamanızı sağlayan şey sadece budur. Hak edilmemiş istekleriniz, ihtiyaçlarınıza yüklediğiniz sözlü ağırlıklar aranızdaki farkları ve iletişim biçiminizi kökten değiştirir. 

Diliniz, siz farkında olmasanız da atalarınızın sizde bıraktığı mirası bütün ayrıntılarıyla içerir; içinde yaşadığınız kültürün, alışkın olduğunuz inançların ve geçmiş tecrübelerinizin sizde bıraktığı bütün izler o insana bakışınızı doğal dilden ayırır. Onu kendinize ait yargılarla eleştirir, damgalar ve dışlarsınız ya da tam tersine onu eleştirilerinizden uzak tutar, benimser ve kendinize yakınsarsınız.

Sözlü dilinizin size öğrettiği şey sözsüz dillere karşı sizi sağırlaştırdığı için insana bakmayı unutursunuz, bir düşman gibi ya da bir rakip ya da dünyadaki size ait her şey için bir ortak gibi. Belki de sizinle aynı olduğunu düşündüğünüz için bir dost, arkadaş, ırkdaş ya da dindaş gibi. Ama ortaya çıkan her şey sağırlaşan bir insan gibi davrandığınız gerçeğini değiştirmez.

Her şey atalarınızdan tevarüs ettiğiniz ve kendi yargılarınızla geliştirdiğiniz sözlü dilinizle anlam kazanır, dilleriniz arasındaki fark bu anlamlar üzerinden size iyi ya da kötü olma-davranma hakkı verir.

İyi ya da kötü olmak sizin tercihinizdir; sözlü dilinizin sözsüz dilinizle ilişkisi zihninizdeki berraklıkla doğru orantılı olarak düşüncelerinizi ve diğer insanla ilişkilerinizi yönlendirir. Siz zihninizdeki berraklığı ancak ve sadece yargısız bakmayı, anlamayı ve size Allah tarafından konan sınırlara göre davranmayı seçtiğiniz zaman diri tutabilirsiniz.

Ki ancak o zaman bir diğer insana saygı göstermiş olursunuz.

Bir diğer insan yoksa insanın anlamı yoktur; insan anlam kazanmak için bir diğer insana muhtaçtır.

Ne var ki insan muhtaç olduğu her şeye karşı düşman olma çabasına girer çoğu zaman; diğer insanı yok ederek aslında kendisini yok ettiğini fark etmez. 

Unutmamalısınız: atalarınızdan tevarüs ettiğiniz ve kendi yargılarınızla geliştirdiğiniz her şey sözlü dilinizle anlam kazanır, dilleriniz arasındaki fark bu anlamlar üzerinden size iyi ya da kötü olma-davranma hakkı verir.

Sizin gibi doğan, sizin gibi büyüyen, sizin gibi acıkan, sizin gibi susayan, sizin gibi beslenen, sizin gibi karşı cinse ilgi duyan, sizin gibi hastalanan, sizin gibi uyuyan, sizin gibi rüya gören, sizin gibi uyanan, sizin gibi kavga eden, sizin gibi öfkelenen, sizin gibi seven, sizin gibi sevinen, sizin gibi barışan, sizin gibi yaşayan, sizin gibi yaşlanan ve sizin gibi ölen birine karşı tutumlarınızın farklı olması anlamsızdır; çünkü bunların tamamı aranızda hiçbir fark olmadığını gösterir.

İyi ve kötü olmak dışında hiçbir farkınız yoktur.

İyi ya da kötü olmak da sizin tercihinizdir, sözlü dilinizle sözsüz diliniz arasına uçurumlar koymak da.


<<<Önceki                           Sonraki>>>


Seçkin Deniz, 15.05.2024, Sonsuz Ark, Mıra | Öznel Şeyler


Mıra | Öznel Şeyler

Seçkin Deniz Yayınları




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

Seçkin Deniz Twitter Akışı