7 Mart 2016 Pazartesi

SA2582/KY13-AO55: Başkanlık Sistemi

"Yamalı bohça parlamenter sistemle halkın istikrar beklentisine darbe indirmek topluma demokrasi olarak sunulamaz.."


Bir siyasal sistem düşünün ki bir asır içerisinde onlarca krizlerle, darbelerle karşı karşıya kalsın ve çaresizlik içerisinde köşesine itilmeyi kabul etsin! Başkanlık sistemine karşı çıkanlar, aslında bu sistemin toplumsal bünyemizde açtığı yaralara da kayıtsız kalanlardır. 

Parlamenter sistem dediğimiz şey içerisinde yaşamadığımız gariplikler kalmadı ve hala bu sistemin devamından medet umuluyor. Milleti erken seçim ve kongre zırvalarıyla beyhüzar edenler sadece gündelik hesapların içerisinde toplumu sürekli kaoslara sürüklüyorlar.

Ortalık parti çöplüğüne dönmüş durumda ve parlamentoya adımını atanlar oradan edindiği gücü gerektiğinde ülkeye düşmanlık için bile kullanabiliyorlar. İktidarda olmasalar dahi, bu güçleriyle topluma etki yapabilenler varlıklarının bu minvalde devam etmesiyle de yetiniyorlar.

Şimdi sadece bu güne bir göz atalım; 

Parlamento içinde yer alan üç muhalefet partisinin de iktidar olabilmek için zerre şansları yok. Birisi kasetle iş başına gelmiş ve onu oraya getirenlerin politikalarını gütmek zorunda. Her girdiği seçimde iktidarın yarısı kadar oy alıyor ve öyle anlaşılıyor ki, birileri onu konuşlandırdığı bu pozisyondan memnun.

Bir diğeri ise Kandil'in belirlediği isimlerden oluşmuş bir listeyle meclise gelmiş bir parti ve tek amacı Kandil'in politikalarını, onun taleplerini yerine getirmeye çalışmak. İç savaş dahil her şeyi telaffuz ederek devlete savaş açmış bir parti.. Ömrü billah iktidar diye bir derdi olamayacak, sadece ülkeyi karıştırmaya yarayan bir parti..

Bir üçüncüsü ise sürekli iç kavgalarla, kongrelerle uğraşan, partili gençleri aparat diye kullanmak isteyenlerin iştahının kabardığı bir parti. Aslında bir çok bağlısı iktidara yakın görüş içerisinde ve de iktidar kadrosunun içerisinde yer almakta..

Şimdi bu tabloya bakarak,parlamenter sistem deyip, bu tablonun devamını arzulayanların haklılıklarını savunabilecekleri ne olabilir?

Bir kere daha belirtmekte yarar var; Millet partilerin kadrosuna değil, o partinin temsil ettiği ideolojiyle bütünleşmiş olan liderine oy veriyor. İyi bir kadro, kabul gören bir genel başkanla birlikte anlamlıdır. O nedenle halkın desteklediği bir liderin tümüyle kendi idari kadrosunu belirleme hakkı olmalıdır. Buna diktatörlük diyenler aslında halkın oyunu küçümsemekte, halka rağmen siyaset üzerinden yürütülen entrikaların devamına rıza göstermektedir.

Eğer, 14 yıldır Ak parti Erdoğan'ın vesayeti nedeniyle halkın gönlünde yer edinmişse, Erdoğan'ın ülkeyi yöneten kadroyu tek başına belirlemesi çoğunluğun hakimiyeti adına gerekli görülmelidir.

Yamalı bohça parlamenter sistemle halkın istikrar beklentisine darbe indirmek topluma demokrasi olarak sunulamaz..

Başkanlık sistemi halkın çoğunluğunun arzusu istikametinde bir yönetimin oluşması için ortaya konmuş bir irade tecellisidir. Buna itiraz, halkın iradesine itirazdır.



Adnan ONAY, 07.03.2016, Sonsuz Ark, Konuk Yazar

Seçkin Deniz Twitter Akışı