16 Temmuz 2017 Pazar

SA4595/KY35-YTK200: Herkesin Bir 15 Temmuz’u Var

"Şu sıralar bütün yazılarımın gelip dayandığı o sıkıcı şeyden bahsediyorum yani; daha üretken, daha kaliteli, daha demokrat bir toplum, millet olmanın yollarını kesintisiz arşınlamak."


Kimi terör saldırısı sandı. Kimi çabuk düşündü ‘darbe falan mı, bu ne acaba?’.

Kimi ‘30 Ağustos hazırlığıdır’ dedi kendi kendine.

Kiminin haberi bile olmadı uzun saatler boyunca…

Sonra işler ciddileşti. Sonra uçaklar, tanklar, mermiler…


Yaşananların herkes için kendince bir hatırası var.

Yaşayan kimse o geceyi unutmaz artık. Ne olduğunu, ne olabileceğini; kimlerin buna cüret ettiğini; ne planladıklarını; boşa çıkarılan şeyin ne büyük tehdit olduğunu unutmaz.

Aradan geçen bir yıl sonunda kiminle o geceyi konuşsanız herkesin kendince anlatacağı onca şeyi olduğunu görürsünüz… sokağa çıkanından işi görevi üzerinden elinden geleni yapmaya çalışanına kadar.

Hepsi tam bir yıl önce yaşandı.

O gecenin şaşkınlığına daha soğukkanlı bakmak için yetti bu süre. Bilinmeyen, anlaşılamayan nice şey bu bir yıl içinde yerli yerine oturdu; 15 Temmuz gibi bir facianın, bir büyük ihanetin başarısız olduğu halde açtığı hasar, verdiği zarar, iki yüz elli şehit, binlerce yaralı eğer biraz daha sürse veya Allah korusun başarılı olsa nelerle karşılaşacağımızı herkese gösterdi iyice.

Yazının başlığı “Herkesin bir 15 Temmuz’u var.” Doğru.

Ama sonunda hepimizin ortak bir 15 Temmuz’u haline dönüştü işte o tek tek bildiklerimiz, gördüklerimiz, acılarımız, sevinçlerimiz, heyecanlarımız, yaşadıklarımız, paylaştıklarımız, mücadelemiz.

Aslolan da bu zaten.

Bir milleti millet yapan, herkesi ilgilendirecek kadar büyük çaplı olayların sonunda herkesin ortak kaderi, anı, geleceğinde tuttuğu yerin ortaklığı.

Bu ortaklığı kalıcı hale getirmek, bunun hepimiz için nasıl önemli bir dönüm noktası olduğunu bilmek, unutmamak, hatırlamak gerekiyor.

Bunun da görebildiğim kadarıyla aslında sadece iki yolu var; birincisi FETÖ gibi uluslararası kullanışlılığı da yüksek organizasyonlara devlet içinde ayrı bir örgütlenme imkânını, kime olursa olsun vermemek.

Diğeri ise aslında bütün zaaflar ihanetler hastalıklar düşüşler için bilinen standart reçete; güçlü olmak.

Şu sıralar bütün yazılarımın gelip dayandığı o sıkıcı şeyden bahsediyorum yani; daha üretken, daha kaliteli, daha demokrat bir toplum, millet olmanın yollarını kesintisiz arşınlamak.

Arşınlarken de gittikçe tempoyu yükseltmek.

15 Temmuz, bir daha benzerini kimsenin hayâl bile etmesini önler ama başkalarına sizin varsa zaaflarınızı, zayıflıklarınızı başka yollarla da kullanabileceğini göstermeyi engelleyemez. İşgaller, iç savaşlar, bölünme senaryoları olmadı bildiğin küçük çaplı da olsa savaşlardan bahsetmiyorum; bir ülkenin milletin diğerlerinden toplamda daha geri kalması mesele.

İllâ ki herkes hazır kıta düşmanınız da olmayabilir. Ama herkes kendi toplumunu gençliğini çocuklarını daha iyi eğiterek, ürettiklerini daha kaliteli hale getirerek, üzerinde bayrağını dalgalandırdığı toprakları bütün insanlık için daha yanılır, daha örnek hale getirmeye çalışır teorik olarak.

Kimi bunu becerir kimi daha az becerir.

Anadolu ve üzerinde yaşayan millet olarak biz de bütün tarih boyunca bunu inişli çıkışlı da olsa yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.

15 Temmuz sadece bir dinî inancın nasıl kötüye kullanılabileceğini veya bir örgütlenmenin devlet içinde nasıl sorunlara yol açacağını ya da uluslararası operasyonlara nasıl devşirme yazılacağını göstermedi. Tersinden de sadece bir ihanete milletçe nasıl karşı çıkılacağını da ispatlamadı. Bunların yanında “millet olmaya” ve “millet kalmaya” devam etmek için de yüksek bir moral, ortak bir tahayyülü tekrar hatırlattı.

Hazır bu moral ve hatırladıklarımızla yolumuza devam etmek için yapacaklarımız sadece 15 Temmuzların tekrarından korumayacak bizi.

Çıtayı daha yükseğe çıkarmanın da yolu bu.


Yaşar Taşkın Koç, 16.07.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar
Yaşar Taşkın Koç Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: Yaşar Taşkın Koç Beyefendi'nin yazılarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Seçkin Deniz, 16.07.2015


İlk yayınladığı yer: Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı