21 Haziran 2019 Cuma

SA7771/KY1-CÇ641: Günahsız

"Sence benim böyle olmamda benim bir günahım var mı? Anam yengem bize öğürüp kusmak yerine rehberlik etselerdi böyle olur muydum? Sanmam!"


Benim bir günahım yok. Bak bu kendimi aklamak için –ki birçok zavallı bunu hep yapar, yapıp ettiklerini ya görünmez bir varlığa yamayarak ya içinde bulduğu topluma bağlayarak kendini aklama derdine düşer, ben bu düşünceden, bu tavırdan tiksindiğim kadar hiçbir şeyden tiksinmem dersem abartmış olmam- söylemiyorum. Bir günahım yok derken ta çocukluğumda yaptığım seçimlerin beni buraya getirdiğini söylemek istiyorum. Evet, hani çocuklar masumdur ya.. evet, evet masum olmadıklarını söylemiyorum, hayır, hayır öyle bir imada bulunuyor değilim. Evet, çocuklar masumdur. 

Ve fakat çocuklara ebeveynleri seçimlerinin kendilerini götürecekleri yeri bir şekilde söylemeleri gerekir. Gerekmez, diyen çıkar mı? Rehberlik etmeleri yaşama acemiliğinden kurtarmaz mı? Eğer rehberlik etmiyorlarsa ebeveyn olmanın anlamı ne? Şimdi boşboğazlık edip ‘aha.. ebeveynlerini suçlayacak!’ deme. Kesinlikle böyle bir yere gelme. Doğrudur. Ebeveynlerim doğru düzgün rehberlik etselerdi seçimlerim beni bu kodese, bu ine, bu cehenneme getirmezdi diye düşünüyorum. 

Bak şimdi! Dudak bükmenden, bakışlarından süzülen alaycılıktan, ayak değiştirmenden, kollarını tuhaf bir biçimde sallamadan sözlerime inanmadığını, inanmayacağını çıkarsayabiliyorum. Ama yanlış yolda gidiyorsun dostum. Doğru altı kişiyi kıtır kıtır kestim ve buraya bir cani olarak düştüm. Ve fakat bunları ebeveynlerimin vurdumduymazlığına bağlayacak değilim. O, eylemlerini üstlenmekten korkan korkakların, pısırıkların işi! Ben korkak, pısırık bir değilim. Yaşamımın hiçbir döneminde –ne ergenlik, ne gençlik ne orta yaş döneminde- öylesi tavırları sergilemedim. Bu yaştan sonra da sergileyecek halim yok! 

Bak iki yıldır buradasın. İki yıldır benim nasıl biri olduğum gördün. Çevremizdekilerin nasıl benden uzak durduklarını –gardiyanların, görevlilerin bile- gördün, tanık oldun. Benim yaptığım bir şeyi –diyelim kafası yarılmış bir mahkûm ya da kolu kırılmış bir gardiyan- inkâr ettiğimi söyleyebilir misin? Her ne halt ise! Yine de benim bir günahım yok derken ne demek istediğimi anladığını umarım. 

Daha çocukken yaptığım seçim.. beş ya da altı yaşındaydık. Bak bu işte bir ortağım da vardı.. benden bir yaş küçük kuzenimle birlikte. Bir fare.. lağım faresi ki, anam onlara ‘sıçan’ derdi. İri bir şey. Kurduğumuz kapanlara bile düşmezdi namussuzlar! Kediler, köpekler bile korkardı onlardan, anam korkarmış çok mu? Hala tiksinirim onlardan! Hala iğrenirim. Anamın, yengemin çığlıklarıyla eve koşmuştuk kuzenim ve ben. Annem ve yengem kendilerini büyük odaya kilitlemişlerdi. 

- Ne var ne oldu ana? Diye seslenmiştim korkuyla. Anam da;

- Gavurun sıçanı! Demişti 

Ben ve kuzenim hemen bodruma koşmuş oradan ben büyük el çekicini kaptım, kuzenim de keseri kaptı. Sıçan avına çıktık. Sıçan seslerden, bağırtılardan yukarı kata çıkmış olmalıydı. Evimiz kâgir bir evdi. İki katlı.. üst katta biz, alt katta amcamlar oturuyordu. Merdivenleri hızlı hızlı çıktık. Doğru tahmin etmiştik. Sıçan üst kata çıkmıştı. Sıçan kedi kadar bir şey. Hoş kedi kadar madar ama tekrar bodruma gitse bulamazdık. Kurtulurdu. Bizi görür görmez bir kapıdan diğerine gidip geldi. İkinci katta üç oda vardı. Kurtulamayacağını anlamış bizim ayaklarımızın altından kaçmaya yeltenmişti. 

Tetikteydim. Öyle bir tekme savurdum ki havalanıp merdivenlerden aşağıya sırt üstü düştü. Biz de peşinden. Kımıldıyordu. Çekicin geniş tarafıyla olanca kuvvetimle vurdum kafasına. 'Vık' diye bir ses çıkardı. Başına çöktük. Kuzenim bana ben kuzenime baktım. Başımla işaret ettim. Anlamıştı. İkinci hamleyi o yaptı. Bir o bir ben.. vurduk vurduk! Vururken ikimiz de kahkahalarla gülüyorduk. 

Annemle yengem çekiç keser seslerine odadan korka korka çıkmışlardı. Gördükleri manzara karşısında ikisi de öğüre öğüre neredeyse bayılacaklardı. Biz hala gülüyorduk. Şimdi de öyle.. ha sıçan ha bir insan.. kafasını parçalasam beni bir gülmek alıyor ki susma! Sence benim böyle olmamda benim bir günahım var mı? Anam yengem bize öğürüp kusmak yerine rehberlik etselerdi böyle olur muydum? Sanmam!



Cemal Çalık, 21.06.2019,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü

Cemal Çalık Yazıları











Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı