26 Mayıs 2026 Salı

SA12003/SD3806: İranlı Prof. Abdülkerim Süruş: "Bugün Biz İran'daki Şiiler Aşırıyız. Biz 'Gulüv' (Aşırılık) Ehliyiz"

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Humeyni'nin yol arkadaşlarındanHarvard, Princeton, Yale, Columbia, Leiden merkezli Uluslararası Enstitü, Modern Dünyada İslam Araştırması ve Berlin'deki Wissenschaftskolleg'da misafir profesör olarak görev yapmış olan, Maryland Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak çalışan, İranlı düşünür, filozof, kelamcı, reformcu ve Tahran Üniversitesi ve Uluslararası İmam Humeyni Üniversitesi eski felsefe profesörü Abdülkerim Süruş'ın yayınladığı videonun çözümüdür ve Şia'nın Aşırılığına odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 26.05.2026, Sonsuz Ark 


Iranian Professor Abdulkarim Soroush: “Today, we Shiites in Iran are extremists. We are followers of ‘Guluv’ (Extremism).”

Size şöyle arz edeyim; Şia ve Sünni, İslam'ın iki yorumudur. Başta size söyledim ki İslam tarihi, İslam hakkında yapılan yorumların tarihinden başka bir şey değildir. Sakın İslam Peygamberi'nin başarısız  olduğunu ve ondan sonra ümmetinin tamamen başka bir yola, onun sevmediği bir yola saptığını sanmayalım. 


Prof.Abdülkerim Süruş

Güya bir azınlık kalmış da onlar Peygamber'in doğru yolundan gidiyormuş... Hayır, Peygamber'in inşa ettiği bu ümmetin bugün %90'ı Ehl-i Sünnet, %10'u Şia'dır; bunların hepsi Müslümandır. Elbette İslam'dan kendi yorumlarına sahipler.

Şiilerin çok güzel bir tezi vardı. Elbette pratikte kötü işler de yaptılar; biz Şii olduğumuz için bunu bilmeliyiz. Şiilerin sözü aslında şuydu: 'Peygamber'i (öğretilerini) kaybetmemek için Ali'yi tutmalıyız.' 

Dinliyor musunuz? Bu çok güzel bir plandı, iyi bir sözdü. Hepsi bu temizlikte, bu berraklıkta ve bu aydınlıkta söylüyordu demiyorum; ama eğer sözlerinin özünü sempatik bir şekilde ifade etmek istersek şuydu: Madem Peygamber dünyadan gitti, Peygamber'e erişebilmemiz için hangi yol daha güvenilirdir?

Neticede iddia sahipleri çoktu, sözler çok fazlaydı. Tarihsel rastlantılar (contingencies) ve tesadüfi durumlar da ortaya çıkmıştı. Mesela Ali tesadüfen halife olamadı, Ebubekir tesadüfen halife oldu. 

Bunların hepsi başka türlü de olabilir, başka bir şekilde de gerçekleşebilirdi. Bu sebeple bunların hiçbiri inanç esaslarından (Usul-i Din) veya dinin rükünlerinden değildir. Bunların hepsi tarihin tesadüfleriydi; Ali'nin öyle öldürülmesi, Haricilerin meydana çıkıp öyle roller ve cinayetler işlemesi... Ama neticede gerçekleşti.

İşte bir grup kendi kendine düşündü: 

'Biz Peygamber'in takipçisi, Peygamber'in gerçek takipçisi olmak istiyoruz. Şimdi kimin kapısına gidelim? Peygamber'in öğretilerini daha sağlıklı, daha temiz ve şaibesiz bir şekilde nereden alacağımızdan nasıl emin olalım?' 

Teşhisleri şuydu: 

'Ali'ye müracaat edebiliriz. O bizi Peygamber'e daha kolay ve daha tehlikesizce ulaştırır.' 

Diğerleri ise başka bir yol seçti. Sözün özü buydu.

İmam Sadık'ın müritlerinden birine Şiiliğin ne olduğu sorulduğunda o da aynı şeyi söylemiştir. Demiş ki: 

'İhtilaf çıktığında, bu ihtilaflar arasında ben Ali'nin söylediği sözü tutarım.' 

Daha güvenilir bir yoldur, daha tehlikesiz bir yoldur. Gerçekten ben de şimdi size aynısını söylüyorum; Şiilik budur.

Geri kalan şeyleri unutun. İmamların masum olduğu, 12. İmam'ın olup olmadığı, şu veya bu... Bunların hiçbiri Şiiliğin kalbi değildir. İmamların masum olduğu meselesini, İmamlar kendi ashabının seçkinlerine (havas) öğretirlerdi. Aslında halktan böyle bir inanca sahip olmasını istemezlerdi bile. Kendi zamanlarında İmamların takipçilerinin çoğu, imamları 'takva sahibi alimler'  olarak bilirlerdi. Onlar hakkında bundan öte bir şeye kail değildiler.


Prof.Abdülkerim Süruş'un çözümü yapılan videosu

Bugün biz İran'daki Şiiler aşırıyız. Bunu aklınızda tutun. Biz 'Gulüv' (*) (aşırılık) ehliyiz. Maalesef Şiiliğin bu mirası bize ulaştı. Bir yerde yazdım; türbelerde okunan 'Ziyaret-i Camia-i Kebire' diye bir dua vardır. Bu, Gali Şiiliğin (aşırılıkçı) manifestosudur. Gali Şiilerin İmamlar hakkındaki görüşlerinin ne olduğunu bilmek için orayı okumalısınız. 

Orada 'yaratılanların rızkının onların elinde olduğu, kıyamet günü diriltildiğimizde onların huzuruna gideceğimiz, hesabımızı onların göreceği' yazılıdır; 'İyabü'l-halki ileykum ve hisabuhum aleykum' (Yaratılanların dönüşü sizedir ve hesapları sizedir) vesaire vesaire... 

Bu, Gali Şiiliğin manifestosudur.

Ve biz İranlılar Gali Şiileriz. Bunu unutmayın. Başlangıçta Şiilik bu değildi. Mutedil  bir yoldu. Temsilcileri vardı; bizim 'İmam' dediğimiz takva sahibi alimlerdi. Hem Şiiler hem Sünniler bu insanların tâhir (tertemiz) oldukları, pak oldukları konusunda hemfikirdirler. Hayatlarında tek bir leke yoktur. Alim idiler, sözleri kabul edilebilirdi. Onlara vahiy geldiği, ilham geldiği, masumiyetleri (ismet) olduğu, şu veya bu, gayb ilmine sahip oldukları... Bunları bir kenara bırakın. Bunlar Şiilikte yoktu. Bunlar sonradan çıktı. Bunları Gali (aşırılıkçı) Şiiler ekledi.

Bu sebeple başlangıçta Şia ve Sünni birbirinden pek de uzak değildi. Şimdiki gibi karşı karşıya durmuyorlardı; ya da Safevi döneminden beri gelen bu durum gibi değildi. Başlangıçta böyle değildi. 

İmam Ali bizzat çocuklarının adını 'Ömer', 'Ebubekir' koymuştur. İmam Cafer Sadık bizzat kızının adını 'Ayşe' koymuştur.

Bir arkadaşım vardı, diyordu ki: 

'Birinin minberde  olduğu bir meclisteydim. Şöyle anlatıyordu; müminlerden biri İmam Musa Kazım'ın yanına gitti ve İmam Musa Kazım ona hiç teveccüh etmedi. Adam dedi ki: Efendim, ben sizin müritlerinizden ve dostlarınızdanım, neden artık bana bakmıyorsunuz? İmam dedi ki: Çünkü yakın zamanda bir kızın oldu ve adını Ayşe koydun.' Sonra tarih okumuş olan bu arkadaşımız gitmiş o hocaya demiş ki: 'Hocam, siz bizzat İmam Musa Kazım'ın bir kızının adının Ayşe olduğunu biliyorsunuz.' Arkadaşımız diyor ki: 'O beyefendi bana öyle bir gazaplandı ki oturumun sonuna kadar benimle konuşmadı. Verecek bir cevabı da yoktu zaten.'

Bu laflar sonradan çıktı efendim. İmam Cafer Sadık bizzat Ebubekir'in torunlarındandır. Kendi büyükbabasına sövmeye, lanet etmeye gelir mi hiç?

Şiilik başlangıçta bu şekilde ortaya çıktı. İyi, mutedil ve rasyonel bir kökeni vardı. Herkesin bu berraklıkta konuştuğunu söylemiyorum ama şimdiki zamanın Şiilerine diyorum ki; böyle bir köken vardı ve böyle rasyonel bir fikir mevcuttu. Kimse de muhalefet edemezdi. Sonra yavaş yavaş savaş meselesi geldi, güç meselesi geldi ve 'Gulat' (aşırılıkçılar), yani bu Gali'ler geldiler ve suyu bulandırdılar; ki bugüne kadar da bulanık kalmıştır."

Videodan çeviren ve haberleştiren Gazeteci Ramazan Bursa, 8 Mayıs 2026, Twitter-X

(Abdülkerim Süruş (Farsça: عبدالكريم سروش) doğum adıyla Hüseyin Hacı Ferec Debbağ (Farsça: حسين حاج فرج دباغ; d. 16 Aralık 1945, Tahran), İranlı İslam düşünürü, reformcu ve Tahran Üniversitesi ve Uluslararası İmam Humeyni Üniversitesi eski felsefe profesörüdür. İran'ın dini entelektüel hareketinde en etkili figür olarak nitelenmiştir. Suruş şu anda Maryland Üniversitesi'nde misafir akademisyendir. Aynı zamanda Harvard, Princeton, Yale, Columbia, Leiden merkezli Uluslararası Enstitü, Modern Dünyada İslam Araştırması ve Berlin'deki Wissenschaftskolleg için misafir profesör olarak görev yapmıştır.)


Seçkin Deniz, 26.05.2026, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar


Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark


(*) GULÜV (الغلوّ): Kur’an ve Sünnet’e dayalı yaygın İslâm anlayışının sınırlarını aşan inanç ve telakkileri nitelemek için kullanılan bir terim. Sözlükte “haddi aşmak, itidal çizgisinin ötesine geçmek” anlamına gelen gulüv kelimesi, terim olarak “Kur’an ve Sünnet’in belirlediği genel İslâm anlayışının sınırlarını aşmak” diye tanımlanabilir. Gulüv sözde, davranışta, her türlü telakkide aşırılık gösterip mâkul sınırın ötesine geçmeyi ifade eden genel bir terim olmakla birlikte İslâmî kaynaklarda daha çok dinî alanda kullanılmıştır. Kur’an’da iki yerde gulüv kökünden türeyen fiiller yer almaktadır. (İslam Ansiklopedisi)



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.




Seçkin Deniz Twitter Akışı