26 Ocak 2026 Pazartesi

SA11828/SD3717: Türkiye'nin Levant'taki Benzeri Görülmemiş Stratejik Başarısı

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Beyrut'ta yaşayan, ana ilgi alanı kamu özgürlükleri, çatışmada liderlik olan, çeşitli romanların ve hukuk çalışmalarının yazarı, muhafazakar katolik avukat Peter Germanos'a aittir ve Suriye'de 8 Aralık 2024'te Beşer Esed'in devrilmesi sonrası kurulan Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye devletinin, terör örgütü PKK-YPG-SDG'yi Suriye topraklarından temizlemesinde büyük rolü olan Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin Levant bölgesindeki stratejik başarılarına odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 26.01.2026Sonsuz Ark 

Turkey’s Unprecedented Strategic Success in the Levant(*)

"Türkiye'nin son on yılda Suriye'de ve daha geniş anlamda Levant bölgesinde başardıklarının modern Orta Doğu'da tarihsel bir emsali yoktur."

2018'de Türkiye benzersiz derecede düşmanca bir stratejik ortamla karşı karşıyaydı. Güney sınırı etkili bir şekilde kuşatılmıştı: bir tarafta İdlib ve orta Suriye çölüne doğru genişleyen Rusya-İran-Esad ekseni, diğer tarafta CENTCOM'dan tam siyasi, askeri ve istihbarat desteği alan Batı destekli PKK/YPG varlığı. Benzer koşullardaki çok az devlet, güç dengesini tersine çevirmek bir yana, stratejik yenilgiden kaçınabilmiştir.

Ancak Ankara bu kuşatılmışlığı kapsamlı bir jeopolitik başarıya dönüştürmeyi başardı. Diplomasi, istihbarat servisleri ve askeri komuta kademeleri arasında nadir görülen düzeyde bir koordinasyon sayesinde Türkiye, herhangi bir büyük güçle doğrudan bir savaşı tetiklemeden her iki tehdidi de kademeli olarak ortadan kaldırdı. Moskova ve Tahran kalibre edilmiş diplomasi ve sınırlı güçle kontrol altına alındı; Washington'un Kürt projesi ise sürekli askeri baskı ve siyasi izolasyonla etkisiz hale getirildi.

En dikkat çekici sonuç ise Türkiye'nin sadece sınırlarını güvence altına almakla kalmayıp Suriye içinde meşru bir yönetim gücü oluşturmasıdır. Ankara tarafından eğitilen, silahlandırılan ve yapılandırılan muhalif gruplar, parçalı milislerden ülkenin hakim siyasi-askeri otoritesine dönüştü. Bu olağanüstü bir başarı: Ne İran, ne İsrail, ne de Körfez'deki hiçbir bölgesel güç bir vekilini komşu bir devletin egemen çekirdeğine dönüştürmeyi başaramadı.

Stratejik açıdan bakıldığında, Türkiye Levant bölgesinde benzersiz bir şey başardı: çökmüş bir devleti işgal ya da ilhak yoluyla değil, kendi güvenlik doktriniyle uyumlu yerel aktörler tarafından kontrollü devlet inşası yoluyla yeniden şekillendirdi. Suriye bugün artık bir tehdit vektörü değil, bir tampon ve Türk nüfuzunun stratejik bir uzantısıdır.

Rusya, İran ve ABD'nin bölgesel mimarisine karşı eş zamanlı olarak elde edilen bu başarı düzeyi, Türkiye'yi kendi kategorisine yerleştirmektedir. Türkiye sadece Levant bölgesinde faaliyet gösteren bölgesel bir güç değil; modern tarihte doğrudan emperyal bir yönetim olmaksızın çevresindeki siyasi düzeni yeniden tasarlayabilen az sayıdaki devletten biri haline geldi.

Peter Germanos, Beyrut, 21 Ocak 2026, Twitter-X

(Peter Germanos, Beyrut'ta yaşayan, ana ilgi alanı kamu özgürlükleri, çatışmada liderlik olan, çeşitli romanların ve hukuk çalışmalarının yazarı, muhafazakar katolik bir avukattır.) 

Seçkin Deniz, 26.01.2026, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar


Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark


(*) Original text 

Turkey’s Unprecedented Strategic Success in the Levant |Peter Germanos

What Turkey has achieved in Syria and the wider Levant over the past decade is without historical precedent in the modern Middle East.

In 2018, Turkey faced a uniquely hostile strategic environment. Its southern border was effectively encircled: on one side by the Russia–Iran–Assad axis expanding through Idlib and the central Syrian desert, and on the other by a Western-backed PKK/YPG entity enjoying full political, military, and intelligence support from CENTCOM. Few states in similar conditions have avoided strategic defeat, let alone reversed the balance of power.

Yet Ankara managed to turn this near-encirclement into a comprehensive geopolitical success. Through a rare level of coordination between diplomacy, intelligence services, and military command, Turkey gradually dismantled both threats without triggering a direct war with any major power. Moscow and Tehran were contained through calibrated diplomacy and limited force; Washington’s Kurdish project was neutralized through sustained military pressure and political isolation.

The most remarkable outcome is that Turkey did not merely secure its borders, it produced a legitimate governing force inside Syria. The opposition groups trained, armed, and structured by Ankara evolved from fragmented militias into the dominant political-military authority of the country. This is an extraordinary achievement: no regional power not Iran, not Israel, not the Gulf has succeeded in transforming a proxy into the sovereign core of a neighboring state.

In strategic terms, Turkey has accomplished something unique in the Levant: it reshaped a collapsed state not through occupation or annexation, but through controlled state-building by local actors aligned with its security doctrine. Syria today is no longer a threat vector but a buffer and a strategic extension of Turkish influence.

This level of success achieved simultaneously against Russia, Iran, and the United States’ regional architecture places Turkey in a category of its own. It is not merely a regional power operating in the Levant; it has become one of the few states in modern history capable of redesigning the political order of its neighborhood without direct imperial rule.


Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.



Seçkin Deniz Twitter Akışı