11 Ağustos 2019 Pazar

SA7896/KY74-SA4: Toplumumuzun En Büyük Sorunlarından Biri; Eleştiri

"Oysa eleştiri, küçüklükten eğitilen yabani bir tay gibidir. Mantıkla terbiye edilirse, hem sırtındakini hem çevresini zafere koşturur. Terbiye edilmemiş, hakkaniyetsiz eleştiri ise yabani bir kısrak gibidir. Agresiftir. Hem etrafına hem binicisine zarar verir."


Bana göre toplum olarak en büyük sorunlarımızdan biri, edindiğimiz yanlış eleştiri anlayışıdır. İkiye ayıracak olursak;

• Eleştiriye kapalı olmak.

• Eleştiride hakkaniyet gözetmemek.

Nedenini, basit ama büyük ders çıkarttığım bir anımla anlatayım:


Yine ABD’deki öğrencilik zamanlarımda bir gözlük standında çalışıyordum. 3-4 yaşlarındaki kızıyla beraber standa gelen bir anne, kendisi için gözlük bakmaya başlamıştı. Birkaç denemenin ardından beğendiği gözlüğü bana uzatınca, çocuk gözlüğün annesine yakışmadığını söyledi.

Anne, uzattığı gözlüğü benden geri alarak çocuğa neden beğenmediğini sormaya başladı. Çocuk, gözlüğün büyük olduğunu söyledi. Anne ise, kendi yüzüne göre normal olduğunu savundu. Çocuk, camın çok koyu olduğunu söyledi. Anne, güneşten korunmak için bilerek koyu seçtiğini anlattı. 


Bu şekilde en az on dakika tartıştılar, ancak çocuk ikna olmamıştı. Bunun üzerine anne, çocuktan beğendiği bir gözlüğü bulmasını istedi ve çocuk annesi için pembe bir gözlük seçip getirdi. Kendi beğendiği gözlüğü yerine koyan anne, çocuğun getirdiği gözlüğü alacağını söyledi.


Ben şaşkınlıkla gözlüğü paketleyip verdikten sonra anne-kız dükkandan ayrıldılar. Çıkarlarken, çocuk neşe içinde pembe gözlüğün annesine çok yakışacağını anlatıyor, annesi ise tasdik ediyordu.

On dakika geçmeden anne geri geldi. Kızını babasına verdiğini ve az önce aldığı pembe gözlüğü kendi beğendiği gözlükle değiştirmek istediğini söyledi. Neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, hayatımda prensip haline getireceğim bir ders almak üzereydim.


“Şayet fikrini dinlemezsem,” dedi anne, “Onun özgüvenini kırarım. Haliyle düşüncesine önem vermediğimi düşünür ve bundan sonra fikir belirtmekten kaçınır.”


O halde niçin tartıştığını sorduğumda ise, “Neden beğenmediğini mantıklı bir şekilde ifade etmeliydi.” dedi.


“Ama değiştiriyorsunuz sonuçta” deyince, anne gülümseyerek, “hatırlamayacak ki, o anlık bir fikirdi.” cevabını vererek uzaklaştı.


Hiç unutmadığım bu küçücük olayı, özellikle gerçek hayata atıldığımda daha iyi idrak ettim.


Buna göre, çıkartmam gereken dersler şunlar olmalıydı:


1- Yaşı fark etmeksizin fikir belirten herkese kulak ver. Özgüven aşılarsın.

2- Mantıklı eleştiriye açık ol. Sana yol göstersin.
3- Gelen eleştiriler ışığında doğru olduğuna emin olduğun şeyi yap. Başarıya ulaşırsın.

İşte bu yüzden toplumumuzun en büyük sorunlardan birine, “eleştiri” cevabını veririm. Çünkü insanı ve toplumu başarıya taşıyacak en önemli şeylerden biri olan eleştiri kavramına, hakkettiği değeri vermiyoruz / değerini bilmiyoruz.


Oysa eleştiri, küçüklükten eğitilen yabani bir tay gibidir. Mantıkla terbiye edilirse, hem sırtındakini hem çevresini zafere koşturur. Terbiye edilmemiş, hakkaniyetsiz eleştiri ise yabani bir kısrak gibidir. Agresiftir. Hem etrafına hem binicisine zarar verir.


Haliyle genelde ideolojik sebeplerle terbiye etmeden kullandığımız bu kavram, topluma inanılmaz zarar veriyor. Üstelik, karşıdaki insana “doğruyu gösterme” gerekçesiyle yapıldığı sanılan hakkaniyetsiz eleştiriler, o kişinin yapıcı eleştirilere bile sırt çevirmesine yol açıyor.


Yani, toplumsal başarı ve gelişimin önündeki en büyük engel, aslında sadece eleştiriye kulak asmayanlar değil, aynı zamanda hakkaniyetsiz eleştirilerle “umut ve potansiyel” katledenlerdir.


Nitekim tarihimiz bu tarz eleştiriler sonucunda çöpe atılmış projeler, değeri bilinmemiş ilim erbabı,  anlaşılamamış siyasetçi ve en önemlisi yok edilmiş potansiyellerle dolu değil mi?


Elbetteki, her şey ve herkes beğenilmek zorunda olmadığı gibi, eleştiri hakkı da adaletin şirazesidir ancak bunu yaparken kullanılan dil ise, toplumsal başarı ve mağlubiyetin kantar topuzudur. 


Bizlere düşen, şirazeyi düz tutup, kantarın topuzunu kaçırmamaktır..




Safvan Allahverdi, 11.08.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Medya, Basın, Haber-Analiz

Safvan Allahverdi Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Bu Çalışma Safvan Allahverdi Beyefendi'nin 10.08.2019 tarihli Twitter floodu temel alınarak hazırlanmıştır; çalışmasını bizimle paylaştığı için Safvan Beyefendi'ye teşekkür ederiz. Seçkin Deniz, 11.08.2019





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı