27 Haziran 2018 Çarşamba

SA6395/ÇY11-HK25: Hedefleri Aynı: Milli Havacılığa Hizmet



Savunma sanayiye hizmet eden, tehlikeli operasyonlarda can kaybını ortadan kaldırmak amaçlı olarak kullanılan insansız hava araçlarına ülkelerin yatırım ve ilgileri her geçen gün artırıyor. Son yıllarda Türkiye’nin İHA’lar konusunda attığı adımlar, bu teknolojileri üretme konusundaki teşviki de artırdı. Savunma sanayinde önemli bir yer tutan İHA’lar, Mühendislik Fakültesi öğrencilerine dünya çapında yapılan yarışmalarda da önemli başarılar kazandırıyor.

Türkiye, savunma sanayinde İHA’larda atağa geçerken genç mühendis adayları da boş durmuyor. Mühendislik fakültesi öğrencileri, Türkiye’yi savunma alanında yurtdışında düzenlenen farklı yarışmalarda temsil edip önemli başarılar elde ediyor. 

Bu sene 18. kez düzenlenen, alanında en prestijli yarışma olarak nitelenen Uluslararası İnsansız Hava Sistemleri Yarışması’na (AUVSI SUAS) Türkiye’de öğrenim gören mühendislik fakültesi öğrencilerinin başarısı öne çıktı. 

Geçtiğimiz hafta ABD’nin Maryland eyaletinde düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Sistemleri Yarışması’na katılan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencileri tarafından elde edilen başarılar, savunma alanında gelecek vadediyor. Yarışmayı İTÜNOM ekibi 7, Lagari ekibiyse 8. sırada tamamladı. Birçok farklı ülkeden katılımcının yer aldığı yarışmada Türkiye’nin göğsünü kabartan bu iki üniversite takımının başarı serüvenlerini dinledik.

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ – İTUNOM EKİBİ

İTÜNOM nedir biraz bahseder misiniz?

Biz, İstanbul Teknik Üniversitesinin farklı mühendislik dallarında okuyan, meraklı, istekli ve  mühendislik anlayışı doğrultusunda bir şeyler tasarlamak, üretmek için bir araya gelmiş, edindiğimiz ve edineceğimiz bilgileri gelecekte kullanmak isteyen öğrencileriz. ITUNOM bunları amaçlayan öğrenciler tarafından 2014 yılında kuruldu.

İnsansız hava araçları alanında çalışmanızın özel bir nedeni var mı? Varsa nedir?

İHA’lar üzerine çalışmamızın iki temel sebebi var. İlki; son 20 yıldır dünya genelinde, son 10 yıldır Türkiye’de popülerleşen bir araştırma alanı olması, ikincisiyse gelecek vadeden çalışmalar içeren bir alan olarak bireysel kazanımlarımızı artırması. Takım ilk kurulduğu dönemden bu yana insansız hava araçları üzerine çalışmalar yapıyoruz.

Uzun zamandır yarışmaya katılıyorsunuz, size neler kattı?

Yarışmaya ilk katıldığımız günden bu yana aldığımız dereceler yükseldi. Geçen sene yarışmada 2. olarak büyük bir başarıya imza attık. Yarışmaya katıldığımız ilk 2 yıl dışarıdan aldığımız hazır dronelarla bu yarışmaya katılmıştık ve aracın mekanik aksamlarına çok müdahale edememiştik. Bu da yapabileceğimiz şeyleri çok kısıtlamıştı. Geçtiğimiz 2 yılda, yarışmada da ilgi çeken ve bizim de ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek 2 farklı tip drone ürettik. Takım kurulduğu günden bugüne kadar birçok ekip üyesi değişti ama bilgi birikimleri artarak bugünlere ulaştı. Bunlar bizim en büyük avantajlarımız.

Kaç kişisiniz, ekip nasıl bir araya geldi? İsim nasıl ortaya çıktı?

Takım 4 mekanik, 4 otopilot ve 3 görüntü aktarım ve işleme sistemleri üzerine çalışma yapan üyeden oluşuyor. Ekibimiz geçen yaz yarışmanın hemen ardından tekrar üye aldı. Yeni takım üyeleri yapılan başvurular arasından değerlendirilerek seçildi. Katıldığımız yarışmanın görevlerini otonom (insan müdahalesi bulunmadan) yapılması gerektiğinden ve bir ITU takımı olarak kurulduğundan ismimizi ITUNOM olarak belirledik.

FARKLILIKLAR ENERJİ VERDİ

Ekipte muhakkak farklılık vardır. Zorlukları aşmada nasıl bir yol izliyorsunuz?

Takımda birçok farklılık var. Türkiye’nin birçok bölgesinden, hatta Bakü’den gelen arkadaşlarımız var. Konuşma tarzından tutun da yenilen yemeklere kadar birçok farklı kültür burada bir arada. Bu durum zaman zaman küçük problemler ortaya çıkarsa da, birlikte çalışma duygusu ve ortak ilgiler sayesinde atölye ortamının enerjisi yükseliyor.

Fakülteniz ve üniversitenizden destek nasıldı?

Fakültemiz atölye temini konusunda büyük bir yardımda bulundu. Takımın çalışma alanın rahat olması ekip ruhunun diri kalmasında çok önemli. Maddi desteklerin kurum içi bürokrasiye takılarak takıma ulaşması çok fazla zaman aldığından, atölye ve araç masraflarını karşılama sürecinde zorlandık. Kendi çabamızla bulduğumuz destekler sayesinde bu sorunları da aştık. Bize güvenip, bizden desteklerini esirgemediği için, başta Turkish Technic ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı olmak üzere tüm destekçilerimize teşekkür ediyoruz.

Yarışma sürecinde en zorlandığınız an hangisiydi?

Bütün takımlarda en önemli sıkıntı maddiyat oluyor. İHA için aldığımız parçalar pahalı oluyor ve bunları yurt dışından sipariş etmek zorunda kalıyoruz. Herhangi bir parçaya ihtiyacımız olduğunda tedarik süresinin yanı sıra, kargo ve gümrükten geçip bize ulaşma süresi de zaman alıyor. Bunların yanı sıra sistemleri birbirine entegre edip mükemmel bir uyum içerisinde çalıştırmanız da gerekiyor.  Bu gecikmelerde ister istemez sizin performansınızı ve konsantrasyonunuzu etkiliyor.

Aldığınız dereceyi nasıl yorumluyorsunuz?

Açıkçası beklediğimiz gibi bir derece aldık. Yarışma öncesi hazırladığımız rapor ve hazırlık videosunda 7. olduk. Türkiye’den katılan 5 takım içinden en iyi dereceyi almış olsak da, daha iyi sonuçlar bekliyorduk. Görev ifa derecesinde ise yarışmada başımıza gelen şanssızlıklardan dolayı 9. sırada yer aldık.

YATIRIM DA VAR İLGİ DE

Rakiplerinizle kendinizi kıyasladınız mı?

Elbette, diğer takımların kullandığı ekipmanlar, tasarımlar ve yer istasyonlarını inceleyerek kıyaslamalar yaptık. Daha hafif ve kaliteli kamera kullananlar, daha güçlü, geniş menzilli antenler kullananlar ve farklı tasarım uçaklar dikkatimizi çeken noktalardı.

Farklı ülkelerden farklı takımları gördünüz, dünyadaki teknoloji trendini yakalamış durumda mıyız?

Yarışmaya katılan takımlar, bu alanda ciddi destek alan ve tecrübesi olan takımlardı. Birçok takım neredeyse 10 senedir bu yarışmaya katılıyor. Bu takımlar arasında Türkiye’yi temsil etmekten büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Türkiye, İHA alanında yapılan çalışmalara verdiği önemi son 4-5 yılda daha da artırdı. Aldığımız desteklere dayanarak böyle söylüyoruz. Türkiye, İHA alanında her ne kadar istediği yerde olmasa da bu alanda yapılan yatırımlar ve gençlerin ilgisi, gelecekte önde gelen ülkelerden olacağımızın göstergesi. Bunun bir diğer örneğiyse yarışmaya en fazla katılım yapan ülkenin 5 takımla Türkiye’nin olması…

Yarışmalarla başladığınız bu işi nereye taşımayı düşünüyorsunuz? Tecrübeniz de var, dünyayı da tanıyorsunuz gelecekte Türkiye için neler yapmak istiyorsunuz? Hedefleriniz neler?

Önümüzdeki yıllarda mevcut takım üyelerimizle irtibatımızı devam ettirip daha üst bir kuruluş haline gelmeyi isteriz. Takımdaki herkesin kendine ait farklı farklı hedefleri var ama genel olarak aklımızda İHA alanında uzmanlaşmak var. Gerek döner, gerek sabit kanatlı olsun çeşitli yarışmalara hazırlanıyoruz ve bu konuda edindiğimiz tecrübeler gelecek planlarımız için yön belirleyici oluyor. Gelecekteki Türkiye hedefimizse, tamamen yerli, başka ülkelere bağımlı olmadığımız askeri ve sivil havacılığın oluşmasına katkıda bulunmak.

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ – LAGARİ EKİBİ

Lagari ismi nedir, grup nasıl ve ne zaman kuruldu?

Ekibimiz 2013 yılında yine Amerika’da düzenlenen ancak konusu roketler üzerine olan Cansat yarışmasına katılmak amacıyla kuruldu. Lagari, ismini 4. Murat döneminde kendine roket fıçıları bağlayarak uçtuğu rivayet edilen Lagari Hasan Çelebi’den alıyor. Takım, başlangıçta roketler üzerine çalıştığı için Hasan Çelebi anısına bu isim verilmişti. 2016 yılında takımımızın çalışma alanını roketlerden insansız hava araçlarına değiştirmemize rağmen takım adını değiştirmedik.

Niye İHA? Daha önce çalışıyor muydunuz bu konu üzerine, ilginiz mi vardı yoksa…

2016 yılında dünya genelinde prestiji olan yarışmaları araştırırken AUVSI-SUAS yarışmasıyla karşılaştık. Mekatroniğin temelinde bulunan disiplinler arası bir mühendislik alanı olması ve uygulama alanının yazılım, elektronik, kontrol ve mekanik alanlarının tümü olması en iyi insansız hava araçları sistemlerinde de bulunmasından dolayı bu alanı seçtik.

Yarışmaya ilk girişiniz değil, bir tecrübe de var ilk günden bugüne ne değişti?

Bu yarışmaya ikinci kez katıldık. Bu sene de dâhil olmak üzere 2 yıldır İHA üzerine çalışıyoruz. “Havacılıkta kurallar kanla yazılır” diye bir söz vardır, yani havacılık hata affetmez. Havada meydana gelecek en ufak bir sıkıntıda aylarca üzerinde çalıştığınız proje paramparça olabiliyor. Geçen sene birçok düşüş ve kırım yaşadık. Geçen senenin bize en büyük katkısı; sorun çıkabilecek ekipmanları, yazılımları ve bağlantıları tespit etme refleksi kazandırması oldu.

Kaç kişisiniz, ekip arkadaşlarınız nasıl seçiyorsunuz?

Her yılın başında düzenlediğimiz toplantıyla başvuruları alıyoruz, gerekli şartları taşıyan adaylarla mülakat gerçekleştirip takıma alıyoruz. Bu sene 47 başvuru arasından 5 kişiyi ekibimize dâhil ettik.

İHTİMAL VARSA TEDBİRİ ALMAK LAZIM

Hazırlıkta ya da çalışma aşamasında en zor dönem hangisiydi?

Çalışmalar sürerken, Büyükçekmece Gölü’nün yakınında bulunan Hezarfen pistinde uçuş testlerimizi gerçekleştirdik. Bu testlerden önce hava aracındaki sorunları gidermemiz ve bazen gece sabaha kadar çalışıp uykusuz bir şekilde teste girmemiz gerekti. Bunun yanında vize-final haftalarında da çok zorlandığımızı söyleyebiliriz.

Yarışmaya hazırlanırken neler yaşadınız? Başarının yanında şansınızın yaver gittiği anlar da oldu mu? Hesap etmediğiniz neler geldi başınıza?

(LAGARİ ekip başkanı Tolgahan Akbulut) Bu alanda benim kişisel tecrübem şudur; hava aracındaki herhangi bir ekipman ya da sistemin sorun çıkarma ihtimali varsa genellikle sorun çıkarır. Yani ufakta olsa bir ihtimal varsa, sıkıntı oluşmadan tüm tedbirleri almak lazım. Biz hem hava aracında, hem yapılacak işlerin planlanmasında işimizi şansa bırakmamaya çalıştık.

Mesela bir keresinde ekip sabaha kadar uyumadan çalışıp aracı teste hazırlamıştı. Son anda fark ettiğimiz ve anlam veremediğimiz bir hareketten dolayı o gün yapacağımız testi iptal etmek zorunda kaldık. Sıkıntıyı daha sonra ortadan kaldırsak bile o gün yapamadığımız test, bizim 1 hafta geriden gelmemize neden oldu. Bunun gibi beklenmedik zaman kayıplarıyla çok karşılaştık.

Yarışma gününe dönelim… Klasik bir soruyla başlayalım. Bekliyor muydunuz?

Biz daha iyisini bekliyorduk… Rakiplerimizi çok iyi analiz ettik. Yarışmada rakiplerimizin yapmaya çalışacakları görevleri ve puan yüzdelerinin listesini bile çıkardık. Biz görevimizi başarıyla tamamlamak için Türkiye’de ve Amerika’da testler yaptık. Ancak yarışma gününden önce gönderdiğimiz takım videosu ve teknik raporda beklediğimiz sıralamada yer alamadık. Yarışma çok iyi geçmesine rağmen 8. sıraya yerleştik.

‘GÖRDÜĞÜM EN İSABETLİ ATIŞ’

Yarışma anı, heyecanlı bir bekleyiş… Nasıl bir his?

Görev uçuşu, gerçekten çok stresli bir durum. 1 yıllık çalışmanızı sadece 30 dakika içinde sergilemek durumundasınız. Yarışma sırasında alınacak yanlış bir karar ya da yapılacak yanlış bir hamle, tüm çalışmaları heba edebiliyor. Daha önceki deneyimlerimiz stresle baş etmemizde faydalı oldu. Hava aracının tekerleklerini yere koyar koymaz hepimiz çok rahatladık. Daha sonra yarışma hakeminin gelip “yaptığınız atış yarışma tarihinde gördüğüm en isabetli atıştı” demesi mutluluğumuzu daha da katladı.

Rakipleriniz yarışma esnasında ne durumdaydı? Kendinizi kıyasladınız mı onlarla? Onların artı ve eksileri nelerdi?

Rakiplerimizin çoğu bu yarışmaya en az 5 yıldır katılıyor. Yarışma tecrübesi olarak bizden çok daha öndeler. Çalışmalarımız sırasında tüm takımları çok iyi analiz ettik. Hava araçlarını, eski görevlerini inceledik ve çalışmalarımızı ona göre yaptık. Diğer takımlar, tecrübe ve maddi olarak bizden çok daha önde olmalarına rağmen, biz daha motiveydik. Yarışma komisyonunun verdiği değerlendirme raporu da bunu doğruluyor.

İHA alanında yarışmaya katılanların seviyesi ne durumda?

Yarışmacılar arasında bir karavan satın alarak onu yer istasyonuna çeviren, uçak yapacak kadar bütçesi müsait olan ekipler var. Ama çoğu daha kolay olduğu için hazır sabit ve döner kanatlı hava araçları almışlar. Bizim gibi hem uçağını üretip, hem iç sistemini tasarlayan ve kendi yazılımını yapan çok az ekip var. Bir de üretimi tamamen karbon fiberden yapabilen bir biz vardık, bir de İsrail takımı.

İHA konusunda bir yerden başlamış oldunuz. Gelecekte Türkiye için neler yapmak istiyorsunuz? Hedefleriniz neler?

Küçük yaşlardan itibaren ülkemiz için savunma sanayi alanında çalışan birer mühendis olmak istedik hepimiz. Takım olarak hep bu amaç ve bilinçle çalıştık. Aksi takdirde bu yoğunluk altında çalışabilmemiz imkânsız olurdu. Takım yönetimindeki son sınıf öğrencileri olarak mezun olduk. Bundan sonraki amacımız, ülkemizi diğer dünya ülkelerinin üzerine çıkaracak yüksek teknoloji ürünü yeni sistemler geliştirerek Türkiye’yi geleceğe taşımak.


Halime Kirazlı, 27.06.2018, Sonsuz Ark, Çırak Yazar, Özel Dosyalar

Özel Dosyalar


Halime Kirazlı Yazıları





İlk yayınlandığı yer: Gerçek Hayat



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı