30 Ekim 2015 Cuma

SA1973/KY13-AO32: Yeni Tip İmtiyazlı Cahillerden Tiksiniyorum

"O küçümsediğin, dudak büktüğün, Ak Parti'ye oy veriyor diye aptallıkla suçladığın halk yer yerinden oynasa o senin hala umut diye gördüğün partileri iktidara getirmez.."


Türkiye'de iktidarları elinde tutan siyasi kesim hep ortada, merkezde olan kesim olmuştur. Bunun nedeni sol ve genel /muhafazakar halk kesiminin pozisyon alırken kendini yeniliklere kapatması ve olaylara şartlı, sabit bir pencereden bakmasıdır.

Bu durumu ilk kez Ak Parti değiştirmeye zorladı ve kurduğu kadro ve hedefleriyle merkezle buluşurken, merkezi de kendisiyle bütünleştirmeye, kendi düşüncesine yaklaştırmaya çalıştı. Bunu yaparken de tabanını elde tutmayı başardı- ki tabanı protest/islamcı bir tabandı.-

Eğer sol ve dindarlar/geleneksel muhafazakar halk değişime ayak uyduramazlarsa bu tablo hiç değişmeyecek. Bu değişimi sadece vitrin değişikliğine indirgeyen partilere kitlelerin güven duyması ise hiçbir zaman mümkün olmayacak..

Bu kesimlerin özlerine yönelik değişim modelleri devreye sokulamaz ve bu doğrultuda yol alınamazsa halk sürekli aynı tahterevalliye binecek.. 

Halkı bütün olarak görüp, onu kendi iç dinamikleri üzerinden değiştirmeye kalkmadan onlarla hemhal olmadan onlar üzerinde etkili olabilmek imkansız.

Ya değişeceksiniz ya da kendine has iç dinamikleri olan değişimin oldukça ağır işleyen statikosuna ayak uyduracaksınız. Bunun başka yolu yok.

(Bunun nedenlerini bir ara uzunca yazmak isterim.)

***
"Başörtülü değiliz, ama yine de bizim gibilere hala aynı muameleyi yapanların kendilerinde bir vehim addetmesi kalbi tırmalıyor.."

Şimdilerde bu üstenci dile "ayrık otu"laşmakla farklı olacağını sanan dinciler de katılmış.. 

Bunlar öyle acınası durumda ki; PKK'lı, HDP'li, Ak Parti düşmanı olmakla itibar göreceklerini sanıyorlar ve her mahallede bu rol için pusuya yatmış durumdalar..

Bir kere şunun aynaya yansımasının üstünden yıllar geçti; Solcu sanılan bir kısım eski Kemalist ermene el vurmakla kendini hala imtiyazlı sanıyor, ama cilalarının döküldüğünün farkında olmayan zavallılar onlar..

Bu doğuştan alimler, vaktiyle de okuma numarası yapan cahillerdi. Hafif eşeleyince kolayca boyaları dökülürdü ve solmuş yüzleri ortaya çıkardı.

Şimdi hala onları önemseyenin var olduğunu sanmaları bir türlü ayılamamalarından..

Bunlarla uzun yolculuğa gerek var mı?

Buna hiç ihtiyaç duymamalı.. Ancak, hala bunların borusunun geçerli olduğu sanrısını yaratanlara, onlara suni teneffüs yapanlara da mı kızmamalı?

Hayır onlara hepimizin fazlaca kızmaya hakkı var.. Şahsen onlara daha çok kızıyorum ve bu yeni tip imtiyazlı cahillerden tiksiniyorum..

İnsanın tiksindikleriyle aynı kaderi paylaşması ne kadar kötü!

***
İnsan hiç olmazsa iğneyi kendine batırır.

Asırlık bir sol partinin başına kasetle, zerre siyasi geçmişi olmayan, başarısız bir kurum genel müdürünün getirilmesine sessiz kalıyor, destek veriyor ve hala onun bu ülkede başbakan olup, yararlı işler yapacağına inanıyorsun, kitleleri de buna inandırmaya çalışıyorsun..

Kendini başarısız bulup istifa eden, sonra yeniden partinin başına geçen, sürekli göze gelen kadrolarını öğüten, iktidar olmak gibi hiçbir çaba ve hedefi olmayan, onca önemli isim arasından piyango gibi genel başkanlık makamında oturmayı sürdüren birine tüm çelişkilerine rağmen sahip çıkıyorsun.

Kandil'in ve onun efendisi Avrupa'nın bir projesi olarak siyasete sokulan, silaha, şiddete ve etnik milliyetçiliğe yaslanan birine solculuk adına umut diye yapışıyorsun.

Yetmiyor; dün Yeşil Kuşak Projesi'nin, Gladio'nun, Batı oluşturması uysal/ılımlı mandacı İslamcılığın, Paralel Yapı olarak nitelendirdiğinin koruyucusu pozisyonuna giriyorsun..

Sandığı küçümsüyor, bu milleti işkencehanelerden geçirenlerin sözcülüğüne soyunup, postal yalayıcılığı yapıyorsun.

Sonra da; "Bu millet nasıl oluyor da hala Erdoğan ve onun kurduğu partisine oy veriyor" diyorsun..

Eğer amacın daha iyi bir iktidarı iş başına getirmek ise o zaman onu sağlayacak siyasi yapının oluşması için gayret sarfetsene.!

Neden koalisyon imkanını eline geçiren muhalefet partilerine yüklenmiyorsun ve yine de sürekli koalisyondan dem vuruyorsun. İyi de hem Ak partiden şikayetçisin hem de onunla koalisyon yapılmasını savunuyorsun. Ak Parti ve Erdoğan'ı alaşağı etmek isteyenlerin seçimde aynı deliğe şey etmesine ses çıkarmıyor, ama onların ayağına gelen koalisyonu ellerinin tersiyle itip, iktidarı Ak Parti'ye teslim etmesine ses çıkaramıyorsun.

Her şeye gözünü kapatarak, körü körüne önüne konana particilik, tarafgirlik adına sahip çıkıyorsan, bu tablodan şikayete hakkın yok.

O küçümsediğin, dudak büktüğün, Ak Parti'ye oy veriyor diye aptallıkla suçladığın halk yer yerinden oynasa o senin hala umut diye gördüğün partileri iktidara getirmez..

Bundan emin ol..

Belki de bundan emin olduğun içindir postal yalayıcılığınız, Haçlı ordularından medet umuşunuz!



Adnan ONAY, 30.10.2015, Sonsuz Ark, Konuk Yazar




Seçkin Deniz Twitter Akışı