1 Temmuz 2015 Çarşamba

SA1476/KY28-ATA22: Kıbrıs’ın Kaderinde Dönüm Noktası

"Yunanistan bugün IMF’ye olan 1.6 Milyar Avroluk borcunu ödeyemezse, Türkiye- Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs sorunu yeni bir kulvara girecek, Türklerin güçlü, Helen’lerin zayıf olduğu yeni bir politik süreç başlayacak…"


Yunanistan’daki SYRIZA-ANEL (Milliyetçi Bağımsız Yunanlar) koalisyonunun, AB’nin ABD ile birlikte başını çektiği ve sıkı sıkıya uyguladığı “Kapital Düzen” içinde 'Sosyalist Bir Düzen' kurma çabaları duvara toslamakla sonuçlandı. Yunanistan bir şekilde IMF’ye olan 1.6 Milyar Avro’luk borç taksitini bugün saat 24:00’e kadar ödeyemezse, ister istemez ekonomik sona doğru yol alınacak.

Yunanistan’ın toplam borcu 323 Milyar Avro. Bunun yaklaşık; 142 Milyar’ı Avrupa Finansal İstikrar Fonuna, 53 Milyar’ı da AB’nin verdiği Borç Kredisi. Yani Yunanistan AB’yi toplamda 194 Milyar Avro çarpmış.

33 Milyar Avro’su Uluslararası Para Fonu’na (IMF), 19.5 Milyar Avro’su Avrupa Merkez Bankasına, 50 Milyar Avro’su diğer tahvillere, 26 Milyar Avro’su da diğer borçlara.



 Şimdi kreditörler bu paraları geri istiyor. Bunun için de Çipras’ın önüne bir dizi yakıcı tedbirler listesi koydular. Zengin şirketlerden ve varlıklı vatandaşlardan daha fazla vergi alınmasını, erken emeklilik olanaklarının kısıtlanmasını, emeklilik primlerinin yükseltilmesini ve KDV’nin de yüzde 5 daha arttırılmasını sadece istemekle kalmıyor, şart da koşuyorlar.

İktidardaki SYRIZA-ANEL hükümeti de seçim meydanlarında bol keseden atarak ve halkın zayıf tarafını yakalayarak verdikleri sözleri tutabilmek için başta AB, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve IMF’den oluşan alacaklılar heyetinin masaya koydukları bu tedbirler paketinin önünde mertçe duramadıkları için, çarıklı politikacılara yakışır bir açıkgözlülükle Yunan halkının önüne koydular.

Yunan halkı 5 Temmuz referandumunda bu koşulları kabul ederse, “Sizler oylarınızla kabul ettiniz” diyerek uygulamaya koyacaklar ve yeni vergiler ile zamlara karşılık yapılacak olası gösterilere referandum sonucunu gerekçe göstererek “Siz istediniz biz de mecburen zamları yaptık” diyecekler. Sonra da ilk seçimde koltuğu Yeni Demokrasi Partisi'ne veya da PASOK’a teslim edecekler.

Yok eğer referandumdan “Hayır” kararı çıkarsa, AB’ye “Yunan halkı bu tedbirleri almamızı istemiyor, havada bulut, sen bu borcu unut” diyecekler ve Yunanistan, halk dilinde adı “İflas” olan moratoryumu ilan edecek. Moratoryumun arkası ise hiçte iç açıcı olmayacak. Avro’dan çıkış, Drahmi’ye geçiş, 2 haneli enflasyon, çarşıda temel tüketim malları ve temel gıda maddelerinde eksiklikler sonuçların birkaç tanesi…

 Üçüncü olasılık ise referanduma katılım yüzde 40’ın altında olacak ve o vakit kabak SYRIZA-ANEL koalisyonunun başında patlayacak. Sonraki adım da kaçınılmaz bir erken seçim olacak.

Kreditörlerin talepleri içinde; KDV’nin yüzde 23’e çıkarılması, çiftçilere yapılan sübvansiyonun kaldırılması, çalışma süresinin uzatılması ve emekliliğin 67 yaşa çıkması, sosyal yardımların binde 5 azaltılması, Kurumlar vergisinin yüzde 28’e çıkarılması, emlak vergisinin arttırılması, KDV’den ayrı olarak konan Lüks Tüketim Vergisinin yüzde 10’dan 13’e çıkarılması var. Bunlardan daha önemlisi de askeri harcamaların her yıl 400 milyon Avro kısılması ve asker sayısının azaltılması ile Yunan devletinin elindeki tüm kurumların “Derhal” özelleştirilmesi, olmazsa olmaz koşullardan sadece ikisi.

Yunanistan bugün IMF’ye olan 1.6 Milyar Avroluk borcunu ödeyemezse, Türkiye- Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs sorunu yeni bir kulvara girecek, Türklerin güçlü, Helen’lerin zayıf olduğu yeni bir politik süreç başlayacak…


Ata Atun, 01.07.2015, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, KKTC Stratejileri




Seçkin Deniz Twitter Akışı