21 Temmuz 2014 Pazartesi

SA788/ Sonsuz Ark-YD3: Haaretz: “Bilim Adamları Aşkenaz Yahudileri’nde Şizofreniye Yatkınlık Geni Keşfetti”

DNA örneklerine katkıda bulunan 2500 İsrail Aşkenaz Yahudisi’nin 1000 tanesi Şizofreniye bağlı ruhsal bozukluklardan etkilenmiş, 1500 tanesinin ise sağlıklı olduğu görülmüştür.”


İsrailli ve Amerikalı bilim adamlarının keşfettikleri bir gen Aşkenaz(*) Yahudileri’nde ruhsal bozukluklara; şizofreni hem de şizoaffektif bozukluk ve manik depresyon yakalanma olasılığını artırıyor. Son zamanlarda Nature Communications yayınlanan bir araştırmaya göre, Aşkenaz Yahudileri’nde bulunan DNST3 geninin varyasyonları sebebiyle şizofreni ve benzeri hastalıklara yakalanma oranı yüzde 40 daha olası... Söz konusu gen, Aşkenaz Yahudilerinde bozuklukları yaşama olasılığını % 40, genel nüfusta ise % 15 oranında yükseltiyor.

Araştırma, Yaşam Bilimleri Fakültesi dekan yardımcısı Profesör Ariel Darvasi tarafından Kudüs İbrani Üniversitesi New York Tıp Araştırma Feinstein Enstitüsü'nden Dr Todd Lencz ile koordinasyon içinde yapılmıştır. Araştırmanın ilk bölümü Aşkenaz Yahudileri üzerinde şimdiye kadarki en büyük örneklem grubunu oluşturmaktadır… DNA örneklerine katkıda bulunan 2500 İsrail Aşkenaz Yahudisi’nin  1000 tanesi Şizofreniye bağlı ruhsal bozukluklardan etkilenmiş, 1500 tanesinin ise sağlıklı olduğu görülmüştür.

Mevcut tüm gruplardan araştırma konusu olarak Aşkenaz Yahudilerinin seçilme nedeni Aşkenaz Yahudilerinn genetik açıdan, homojen bir grup olarak kabul edilmesi gerçeğidir. Aşkenaz Yahudiler arasında sınırlı genetik varyasyon, sağlıklı ve etkilenen bireyler arasındaki farklılıkların kolay tanımlanmasını sağlamaktadır. Profesör Darvasi yıllarca Aşkenaz Yahudileri üzerinde çalışmış ve bu araştırma için alınan DNA örneklerini analiz etmek için en son teknolojiyi kullanmıştır.

Darvasi, Haaretz'e, "Mevcut teknoloji çok kapsamlı DNA analizi ve SNP noktaları-DNA zincirindeki temel bağlantılar – üzerinde milyonlarca okuma ve aynı zamanda DNA üzerinde çok etkili tarama yapma imkanı sağlıyor" dedi.

Araştırmanın ilk bölümünde, bilim adamları, nüfusun % 99.9’unda bulunan NDST3 geninin yaygınlığını kontrol ediyor. Darvasi, "Bu bozukluklara sahip olan kişilerde bu genin iki özel çeşidi vardır," dedi. Araştırmanın sonuçlarına göre varyasyonlara sahip Aşkenaz Yahudileri olmayanlara göre farklılıklar var. Aşkenaz Yahudilerinde, şizofreni ile ilgili bozuklukların gelişme olasılığının olmayanlara göre yüzde 40 daha muhtemel olduğu tespit edildi.

Aşkenaz Yahudilerinden toplanan örneklerin denetlenmesi araştırmanın sadece ilk aşamasıydı. Sonuçların derlenmesinin ardından, bilim adamları ikinci aşamaya geçti - Diğer nüfus gruplarında daha kapsamlı bir inceleme. Darvasi: “Biz ilk örnekte bir ilişki olduğunu gördükten sonra dünyadaki diğer popülasyonlar arasında bu gen ve belirtilen hastalıklar arasındaki bağlantıyı araştırmaya devam ettik. Sonunda, 25.000 'den fazla insandan alınan örnekler, Avrupa, Asya ve Afrika'dan gelen insanlar da dahil olmak üzere, kontrol edildi – ki bu insanlar insan ırkının temel etnisitelerini kapsamaktadır."

Daha büyük örneklem grubunda düşük sayıda olmakla birlikte şizofreni, şizoaffektif bozukluk ve manik depresyon ve NDST3 genin sıklığı arasında bir ilişki tespit edildi. Darvasi :"Büyük örnek grubunda, diğer toplumlarda aynı genin yaygınlığı incelenmiş ve ortalama % 15 oranında bu hastalıklara yakalanma şansını artırdığı tespit edilmiştir" dedi.

Araştırma yaklaşık üç yıl sürdü ve Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından başlangıç için 2.100.000 $lık hibe ile finanse edildi. İlk araştırma sonuçlarına dayanarak, bilim adamları araştırmalarına devam etmek için 3 milyon dolar daha hibe kazandı.

Nüfusun yaklaşık % 1'i şizofreniden etkileniyor. Hastalığa yakalananlarda çevrelerine karşı ilgi azalması, karanlık duyguların gelişimi ve bazen var olmayan hayali sesler duyma veya görüntüler görme gibi belirtiler görülüyor. Birçok bilim adamı, genlerin, diğer çevresel ve kalıtsal faktörlerin yanında hastalık üzerinde etkisinin büyük olduğuna inanıyor. Hastalıktan sorumlu birden fazla gen olduğu için bu genleri tanımlamanın zor olduğu kanıtlanmıştır.

Profesör Darvasi öncelikle Aşkenaz Yahudileri üzerinde yıllarca yaptığı araştırmalarla şizofreni ile genler arasındaki bağlantıyı aramıştır. 2002 yılında, onun liderliğindeki bilim adamları ekibi COMT denilen bir genin şizofreni vakalarının yaklaşık % 20'sinden sorumlu nedenlerden biri olduğunu iddia etti.

Darvasi: "Bilgimizi artırmaya ve başka genler keşfetmeye devam ediyoruz ve gelecekte daha büyük örnekler üzerinde yapacağımız çalışmalar sonucunda bu konuda daha fazla bilgi rapor etmeyi ümit ediyoruz. Şu anda yapmaya çalıştığımız budur.”

Ido Efrati, 26.11.13  


 Sonsuz Ark, 21.07.2014, Yayın Dünyası’ndan, Çeviri

Yayın Dünyası'ndan Yazılar



(*)Aşkenaz ve Sefarad Yahudiler kimlerdir?

Aşkenazlar Almanya, Fransa ve Doğu Avrupa'da yaşayan veya onların soyundan gelen Yahudilerdir. Sefaradlar ise İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Türkiye, kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşayan Yahudiler ve onların soyundan gelenlerdir.

1400'lere kadar İberik yarımadası, kuzey Afrika ve Ortadoğu, Yahudilerin seyahat etmelerini genel olarak serbest bırakan Müslümanların kontrolü altındaydı. Yahudiler 1492'de Hıristiyan hükümdarlar tarafından İspanya'dan kovulunca, birçoğu Hollanda, İtalya, Balkanlar, Türkiye (Osmanlı İmparatorluğu), kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerindeki toplulumlar tarafından kabul edildiler.

"Aşkenaz" terimi İbranicede "Almanya", "Sefarad" da "İspanya" kelimesinden türemiştir.

Sefaradların inancı temelde Ortodoks Yahudilikle bağdaştığı halde bazı dini kanunları (Alaha) yorumlama tarzı Aşkenazlarınkinden farklıdır. Bu farklardan birine örnek: Hamursuz (Pesah) bayramı boyunca doğulu Sefaradlar pirinç, mısır ve bakliyat yiyebilirlerken, Aşkenazların bu yiyeceklerden sakınmasıdır.

Sefaradlar tarih boyunca yaşadıkları bölgenin, (Yahudi olmayan) yerel kültürüyle Aşkenazlardan daha fazla kaynaşmışlardır. Aşkenaz Yahudiliğin geliştiği Hıristiyan yörelerde ise Hıristiyanlarla Yahudilerin arası genellikle gergin olup, Yahudiler kendi dinlerinden olmayan komşularından ayrı duruyorlardı. Sefarad Yahudiliğinin geliştiği İslam ülkelerinde ayrımcılık ve baskı çok daha seyrekti. Sefarad düşünce ve kültürü Müslüman ve Yunan felsefe ve biliminden çok etkilendi.

Sefarad dua ayinleri Aşkenazlardan değişiktir ve Sefaradlar farklı melodiler kullanırlar. Ayrıca Sefaradların bayram görenekleri ve geleneksel yemekleri de Aşkenazlardan farklıdır.

Birçok kişinin uluslararası Yahudi dili olarak bildiği Yidiş aslında Aşkenaz Yahudilerinin dilidir. Sefaradların kullandığı dil olan Ladino ise, kökleri İspanyolca ve İbranice'den gelen bir dildir. Tıpkı Yidiş'in Almanca ve İbranice'den geldiği gibi...



Original Metin

Scientists discover gene that predisposes Ashkenazi Jews to schizophrenia

Variations of the DNST3 gene make Ashkenazi Jews 40 percent more likely to develop schizophrenia and similar diseases.

Israeli and American scientists have discovered a gene among Ashkenazi Jews that increases their chances of developing the mental disorder schizophrenia, as well schizoaffective disorder and manic depression. 

According to a study recently published in Nature Communications, the gene in question raises...

Israeli and American scientists have discovered a gene among Ashkenazi Jews that increases their chances of developing the mental disorder schizophrenia, as well schizoaffective disorder and manic depression. 
According to a study recently published in Nature Communications, the gene in question raises Ashkenazi Jews’ chances of experiencing the disorders by roughly 40%, and by 15% in the general population.

The study was conducted by Professor Ariel Darvasi, assistant dean of the Faculty of Life Sciences at the Hebrew University of Jerusalem, in coordination with Dr. Todd Lencz from The Feinstein Institute for Medical Research in New York. The first portion of the study included the largest-ever sample group of Ashkenazi Jews ever researched. Of the 2,500 Ashkenazi Jews from Israel who contributed DNA samples for the study, 1,500 were healthy, while 1,000 were affected by mental disorders related to schizophrenia.

The reason for choosing Ashkenazi Jews as the subject for the study, of all groups available, is rooted in the fact that Ashkenazi Jews are considered to be a an especially homogenous group, in terms of genetics. The limited genetic variation among Ashkenazi Jews allows for easy identification of differences between healthy and affected individuals. Professor Darvasi has studied Ashkenazi Jews for many years and employed the latest technology available to analyze the DNA samples he received for the study.

“Current technology allows for very comprehensive DNA analysis and the ability to read millions of SNP points – basically, links in the DNA chain - at the same time, which makes for very effective scanning of DNA,” Darvasi told Haaretz. During the first part of the study, the scientists checked for the prevalence of the NDST3 gene, which exists in 99.9% of the population. "But there are two specific variations of it that stand out among those with these disorders,” Darvasi said. The results of the study found that Ashkenazi Jews who have the variations are 40 percent more likely to contract a schizophrenia-related disorder than those without it.

Checking the samples collected from Ashkenazi Jews was only the first part of the experiment. Following the compilation of thee results, the scientists began the second stage – a more comprehensive examination of other population groups. “After we saw that the first sample was relevant, we continued to investigate the connection between the gene and the diseases among other populations from around the world. In the end, samples from over 25,000 people were checked, including people from Europe, Asia and Africa – which basically covers all the primary ethnicities of the human race,” explained Darvasi.

The larger sample group also found a correlation between schizophrenia, schizoaffective disorder and manic depression and the prevalence of the NDST3 gene, although the numbers were lower. “In terms of the larger sample group, the prevalence of that same gene increased the chances of contracting the diseases by 15% on average, in the other populations that were studied,” continued Darvasi.

The study took roughly three years, and was funded by an initial grant of $2.1 million from the National Health Institute in the United States. Based on their results, the scientists earned another grant of $3 million to continue their research.

Roughly 1% of the population is affected by schizophrenia. Those with the disease lose interest in their surroundings, develop dark emotions and sometimes imagine hearing voices or seeing figures that do not exist. Many scientists believe that genes have a great deal of influence on the disease, alongside other environmental and hereditary factors. It has proven difficult to identify the genes associated with the disease, as there is clearly more than one gene responsible.

Professor Darvasi himself has been searching for the genetic connection to schizophrenia for years, primarily by researching groups of Ashkenazi Jews. In 2002, a team of scientists he led claimed that a gene called COMT is one of the causes of the disease, responsible for some 20% of all cases of schizophrenia. “We keep adding more information and discovering more genes, we hope to report in the future on more finds like this, with the help of larger samples. That’s what we’re working on now," said Darvasi.

To get the latest from Haaretz 

Like us on Facebook and get articles directly in your news feed

By Ido Efrati   | 10:20 26.11.13 | 



Seçkin Deniz Twitter Akışı