17 Kasım 2019 Pazar

SA8138/KY13-AO317: Liderler Satrancı; Trump, Erdoğan ve Dünya

"Duruma bakılırsa; Türkiye, kendi politikalarını uygulayabilecek dengeleri elinde tutacak güce eriştikçe ABD/Trump, Türkiye ile pazarlık kapılarını açık tutacak. Öyle görünüyor ki Türkiye şu anda o konuma doğru hızla ilerliyor ve birçok konuda ciddi mesafe almış durumda.."


Trump, ABD halkının kendisini neden tercih ettiğini iyi biliyor... ABD halkı, bir avuç sermayedarın çok kazandığı, ancak kendilerinin fakirleştiği, ABD askerlerinin başka ülkeleri işgal ederek ayakta durmaya çalışan bir ülke istemiyor.

Bir başka deyişle; ABD halkı güvenlik tehlikeleriyle karşı karşıya kalmadıkları, bütün gelirlerin zenginlere akmadığı bir ülkede, kendilerini düşünen iyi bir tüccar aradıkları için Trump'u seçtiler.

O nedenle Trump'un karşısında ABD'yi kuran sermaye güçlerinin oluşturduğu güçlü bir yapı var. Bu yapı Trump'un ABD halkını daha müreffeh hale getirmek adına uyguladığı dar kadrolu kişisel stratejilere tepkili ve Trump'u bundan vazgeçirmeye çalışıyor. Ellerindeki en büyük koz ise onu azletme gücüne dahi sahip görünmeleri.

Trump, siyonizme keskin hizmetler ederek yahudi desteğiyle önündeki engelleri aşmaya çalışıyor. Ancak, İsrail'in yayılmacı, savaşçı, şiddet politikaları onu zora sokuyor.

ABD'nin savaşsız kazanan, askeri güce ihtiyaç duymadan haraç toplayan, ülkelerin iç dengelerini kendi lehine şekillendirerek iç çatışmaları güçlendiren, bölgesel sorunları körükleyerek silah satışını, ekonomik talepleri köpürten politik lider konumu İsrail politikalarına ters.

Trump'un politikaları bu haliyle ne Bush, ne de Obama politikalarına uyan üçüncü bir yol. Bu politikayı yürütmek için düşman bellenenler dahil herkesle karmaşık bir birliktelik gerekiyor.
O nedenle Trump, birbirleriyle düşman görünen, ancak kendisine yarar sağlayacağını düşündüğü ülkelerin bir çoğuyla sınırları aşan, girift ilişkiler içerisinde. Bu ilişki ağı onun kazanmasına fırsat yaratıyor ama başını da ağrıtıyor, daha da ağrıtacağa benziyor..

Buradan bakıldığında; Erdoğan-Trump görüşmesinden nasıl bir sonuç çıkacağını kestirmek mümkün.. Türkiye, ABD'ye önemli yararlar sağlayacak imkanlar sunmadıkça Trump'un kısa vadede bölge politikalarında değişikliklere gideceğini beklememek gerek. 

Anlaşıldığı kadarıyla, Trump, hem gelecek gelişmeleri gözleyerek sağlam adım atmak hem de Avrupa'yı sıkıştırmak için Türkiye'yi bir koz olarak yanında tutmak istiyor.

Duruma bakılırsa; Türkiye, kendi politikalarını uygulayabilecek dengeleri elinde tutacak güce eriştikçe ABD/Trump, Türkiye ile pazarlık kapılarını açık tutacak. Öyle görünüyor ki Türkiye şu anda o konuma doğru hızla ilerliyor ve birçok konuda ciddi mesafe almış durumda..

Suriye ve Akdeniz konusunda izlenecek stratejiler ve sonuçları ABD, AVRUPA, TÜRKİYE ilişkilerini şekillendirecek..

Türkiye'nin elini güçsüz kılmak için bu politikaların belirleyicisi olan Erdoğan'ın siyaseten elini güçsüzleştirmek için içerideki çalışmaların sonuçları da son derece önemli..

Bölge bir liderler santrancı içerisinde yol aldığına göre Türkiye'nin Erdoğan'a olan ihtiyacı daha da artacak...



Adnan ONAY, 17.11.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı