23 Temmuz 2018 Pazartesi

SA6536/ME38: Beğenilerin ve Arzuların Kıskacında

"Onu zamandaki yerine oturmuş, eline geçeni sizin için derleyip toparlarken görmüştüm eski bir zamanda. Zaman ki hiç değişmemiş insanı hiç değişmemiş ve değişmeyecek olan sözlerle tarif edilmiş bir hakikat üzere karşılıyor ve uğurluyor."


Birbirinizle konuşmuyorsunuz, birbirinizi anlamaya odaklanmıyorsunuz, böyle bir derdiniz yok çünkü... O kadar çok bencilsiniz ki, üstelik bunu hemcinslerinizle paylaşarak karşı cinse düşmanlık körüklemeye devam ediyorsunuz. Erkekler ve Kadınlar; Allah'a değil de şeytana itaat ettiğiniz için Allah'ın emriyle bazılarınız bazılarınıza düşman olarak indiniz yeryüzüne, o gün iki kişiydiniz. Dünyada doğacak, yaşayacak, ölecek ve diriltilecektiniz.

Sonra dedi Allah; "Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik)."

Sonra yine tembihledi Allah: "Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır."

Sonra tek tek izah etti sordu Allah; "Çirkin bir iş- fuhuş- işledikleri vakit, “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?”

Sonra emretti Allah: "De ki: 'Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.'"

Allah hep dedi, diyor, diyecek, çünkü Allah için zaman bağlayıcı, sınırlayıcı olamaz, ama insan için olur. İnsan hep aynı genetik üzere doğduğu için de zaman, Allah'ın emirlerinin zamana bağlı olmadığını anlamanızı sağlar. Dün, bugün değişmediniz hiç, yarın da değişmeyeceksiniz.

Ben? Bana beni sormayın, ben insan değilim, ben Allah'ın yarattığı bir zerreyim, ama bir insanın, bir erkek insanın size neler söylediğini anlatabilirim. O söylüyor, o anlatıyor, belki anlarsınız, belki birbirinizi anlayan, birbirinize düşman olmayacak olan Allah'a itaat eden bazı kadınlardan veya bazı erkeklerden olursunuz bir ihtimal. Çok çağdaş bir dil kullanıyor, çok farkında... siz de farkında olmak istemez misiniz?

Onu zamandaki yerine oturmuş, eline geçeni sizin için derleyip toparlarken görmüştüm eski bir zamanda. Zaman ki hiç değişmemiş insanı hiç değişmemiş ve değişmeyecek olan sözlerle tarif edilmiş bir hakikat üzere karşılıyor ve uğurluyor.

Tabi o biraz alay ediyor gibiydi o  eski zamanda sizlerle. Hakkı var mıydı buna bilemem, zira kendisi de insandı ve kendisi ile de alay ediyor olduğu kesindi. Onu bir sürü insana karşı konuşurken dinlemiştim, zamanın noktalarından birine konarak kulak vermiştim ona... siz birbirinizle konuşmazken o bunları size anlatmayı akletmişti... artık lafın neresinden başlaması, lafı nerede kesmesi gerektiğini siz de ben de bilemeyiz... her nasılsa anlayacak olan sizlerdiniz.

Şöyle demişti o erkek insan... Dinleyin;

"Kadınlar üstlerindeki genetik baskıyı aralayıp çıktıkları zaman muhteşem karakterler sergileyebiliyorlar. Ve tabi biz erkekler ne zaman kadına iştahla bakmazsak o zaman genetiğimizden âri, adam gibi durabiliyoruz.

Erkekler ve Kadınlar inanılmaz derecede genetik kodlarıyla kuşanmış durumdalar... Ve hayatları bununla dolu. Yani kadın erkeğe, erkek kadına meyilli genetiği dolayısıyla karşıdan bakmak üzere tanımlanmış... ve bu döngü ölene dek sürüyor.

Dolayısıyla bu genetik meyil, a'dan z'ye her şeyi doğrudan yönlendiriyor; giyim, bakım, dil, düşünce.... temel merkez güç beğeni... Moda'dan berbere kuaföre, boya sanayine kadar her şey temel merkez güç olan beğeni üzerinden inşa ediliyor.

Kabul; beğeni güzel, heyecan verici, iyi hissettiren bir duygu, ama ya tersi olursa? İşte asıl sorun burada başlıyor, savaşlar da. Hiçbir erkek veya kadın, hedef gözeterek beğeni inşa etmek istediğinde kendisine, beğenisine ortak istemez; buna genetiğiniz 'kıskançlık' diyor. Ama erkeğin ve kadının çelişkisi şurada... beğeni parametrelerini kuşandığın zaman sadece beğenen için yapacaksın bunu, herkes için değil.

Sonra?...

Kadın beğeni ihtiyacını genelleştirmeyi seviyor; herkes beğensin, peki herkes beğenince asıl beğenecek olan nasıl etkilenir bundan?

Her 'beğeni'nin temel itici gücü arzudur; başka beğenenlerin arzularını tetiklediğinde kadın, erkeğin nevri dönüyor..."

Bu erkek insan haksız mı? Erkeğin nevri döndüğünde neler oluyor? Düşman gibi davranıyor kadına. Bazılarınız bazılarınıza düşman olarak indiğiniz için ve bazı kadınlar bazı erkeklere karşı bir düşman olarak davrandıkları için, onları öfkeden ve kıskançlıktan deliye döndürdükleri için, erkekler de bu düşmanlığın karşılığını tam olarak veriyorlar.

Çözüm nasıl olacak bilmem, ben noktaların arasına dönerken size acıdığımı söylemek zorundayım... Allah'ın sizi nasıl tembihlediğini hepiniz çok iyi biliyorsunuz, sizi özgür bırakmış olması Allah'ın büyüklüğünden, özgürce düşmanlık etmemeniz de mümkün... 

Niye inatla kavga ediyorsunuz ki iman etmemişler gibi arzuların kıskacında şeytanla dost olup, nasılsa ölüp gideceksiniz? Anne-babanız da ölümsüzlük arzularının kurbanı değiller miydi? Hem bu beğeniler ve arzular için yapılan şeyler ölümsüzlükle yakından uzaktan ilgili bile değil. Basit çok basit... avret yerlerinizi şeytanın istediği gibi açıyorsunuz sadece...


Mustafa Ege – Pazartesi, 23/07/2018 –00:04/ İz Etki Ekinoksları 38

Kur'an'dan ilgili Ayetler A'râf Suresi 1-29

Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.




Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı