22 Haziran 2018 Cuma

SA6359/KY1-CÇ515: Ayrılık

"Genç adam oturduğu banktan yavaşça kalktı. Çardaktan çıktı. Hızlı hızlı sitenin kapısına doğru yürüdü. Genç kızın hakaretleri ardı sıra geliyordu."

- Bu kadın hep böyle mi?
Dedi dağınık saçları dikilmiş, siyah tişört, şort pantolon giymiş genç adam.


- Hemen hemen! Dedi yırtık blucinli, gri renkli tişört giyen, tırnakları siyah ojeli genç kız.


- Neden?
Dedi aynı genç adam, sahte bir öğrenme merakıyla.


- Kocasından ayrıldığından beri böyle.. sanırım ayrılığı kaldıramadı.


- Çok oldu mu? Dedi genç adam.
 

- Sanırım iki ya da üç ay!
 

- Çok da olmamış!
 

- Evet.. aman boş ver! Dedi genç kız.. let’s go!
 

- Hiç canım çekmiyor? Dedi genç adam!
 

- İyi ama neden? Dedi genç kız, gitmeyi sen önermiştin!
 

- Haklısın da.. birden canım istemez oldu!
 

- Çok yanar dönersin! Dedi genç alaycı bir gülüşle kız.. bilseydim Ebru’lara söylemezdim, şimdi bizi bekleyip dururlar.
 

- Söylemeseydin! Dedi genç adam ciddi bir tonda.
 

- Sıkılırız demiştin!
 

- Biliyorum.. her dediğimi papağan gibi tekrarlamasan olmaz!
 

- Aaa.. üstüme iyilik sağlık? Neyin var? Ne oldu şimdi durup dururken! Diye çıkıştı genç kız.
 

- Bir şeyim olduğunu nereden çıkardın?
 

- Ne bileyim, ne desem tersliyorsun.
 

- Hiç de değil, dedi genç adam, sana öyle geliyor..
 

- Şuan bile ters ters konuşuyorsun!
 

- Alınganlığın üzerinde de onun için böyle diyorsun!
 

Genç kız bir şeyler yakalamak umduyla dik dik baktı genç adamın yüzüne. Yüzü her zamanki gibi soluk, çenesinde üç beş kıldan oluşan bir sakal. Yer yer sıkılıp patlatılmış ergenlik sivilceleri. “Bu adamda, bu suratta ne buluyorsam!” dedi genç kız kendi kendine. “Hani neredeyse anneme hak vereceğim.. meymenet yok ki suratında..” somurtuyordu. Dudaklarını asmış, genç adamın gözlerinin ta içine bakmaya başlamıştı.
 

Genç adam başını genç kızdan öteye çevirdi. Uzaklara bakıyordu. Kulaklarında üst kattaki kadının sahte gülüşler, sahte kahkahalar savurarak yaptığı konuşmaları yankılanıyordu. “Ne illet, ne çirkef, ne pespaye, ne şirret bir kadın ya!” dedi kendi kendine genç adam. Ya bu kız? Ne işi vardı şimdi bunun yanında? Tırnaklarını yemekten kendini alamayan, her sözün ardında başka bir erek olduğu sanısıyla kıvranan, her zamanki gibi yaptığı makyajıyla üçüncü sınıf korku filmlerinin figüranlarından farksız kafası kırık bu kızın yanında ne arıyordu? “Yine de anlaşılmaz bir çekimi var!” diye kendine istemeye istemeye de olsa itiraf etti. “Yalan yok.. mıknatıs gibi çekiyor!”
 

- Niye öyle sıklıyorsun? Dedi genç adam az biraz kızarmış gibiydi. Birinin kendisine bakmasından ötürü duyduğu utançtan kaynaklanan bir sıkıntı mıydı? Öfkeden miydi bu kızarma, anlaşılmıyordu.
 

- Niçin değiştiğini anlamaya çalışıyorum! Dedi genç kız ve, yukardakinin konuşmaları mı sıktı canını? Diye sürdürdü konuşmasını.
 

- İlgisiz, dedi genç adam. Birden sabahın köründe kafeye gitmek saçma geldi.
 

- Sabahın körü mü? Uyan birader, saat neredeyse üç..
 

- Çok da geç sayılmaz.
 

- Herhalde erken diyen de çıkmaz!
 

- İstiyorsan sen git! Dedi genç adam çekinerek.
 

- Hoppala.. bin bir dil döktün.. işim var, dedim, ısrar ettin.. üsteledin.. şimdi.. manyak mısın?
 

- Canım istemiyor?
 

- S.. rım canına! Senin oyuncağın mıyım?
 

- Ağzını topla..
 

Genç kız öfke ile ayağa kalktı. Burnundan soluyordu. Sanki biraz daha cesaret toplamaya çalışır gibiydi. Biraz daha cesaret toplasa sille tokat girişecekti genç adam. Genç adam biraz toparlandı. Yüzünü ekşitti.
 

- Özür dilerim, dedi ürkek bir sesle genç adam.. kendimi tutamadım birden.
 

- Kendini tutamamış, diye karşılık verdi genç kız.. acaba kendini tutup söylemediklerin nelerdir kimbilir.
 

- Özür diledim ya, dedi genç adam.
 

- Özür dilemişmiş.. günümün içine ettin pislik.
 

- Aaa.. yeter ama..
 

- Yetmez..
 

Genç adam sağ elini uzatıp genç kızın elini tutmaya kalkıştı. Genç kız hiddetle genç adamın elini geri itti.
 

- Hiçbir şey olmamış gibi yapacağımı sanıyorsan aldanıyorsun!
 

- Başka ne yapayım.. zamanı geri alamam ya..
 

- Sen ne yanar döner bir puştsun..
 

- Ağzını daha ne kadar bozacaksın..
 

- …iktir git pezevenk! Bir daha sakın aramaya kalkma!
 

“ Verilmiş sadakam varmış!” dedi genç adam kendi kendine. “Yukardaki kadından zerre kadar farklı değil.. aman Allahım.. bunca zaman nasıl katlanmışım bu şırfıntıya?”
 

- İçindekileri erkekçe yüzüme kussana, kim bilir şimdi neler saydırıyorsun? Dedi genç kız gözleri çakmak çakmak.
 

Genç adam oturduğu banktan yavaşça kalktı. Çardaktan çıktı. Hızlı hızlı sitenin kapısına doğru yürüdü. Genç kızın hakaretleri ardı sıra geliyordu.



Cemal Çalık, 22.06.2018,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü


Cemal Çalık Yazıları








Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı