27 Kasım 2016 Pazar

SA3688/KY35-YTK137: Şaşırma Duygumuzu Yok Eden Dünya

"Şimdi farkında değiliz ama hepimiz bütün olup bitenlere bakarken öğretmenlerimizin bize katabildiği ne varsa onunla da bakmıyor muyuz hayata, yaşananlara, gelişmelere?"


Bilmiyorum ki bizim öğretmen algımızla şimdiki çocuklarınki aynı mı? Gerçekten ikinci bir anne gibi sevdiğimiz o kadınlardan var mı yine ilkokullarda?

Öğretmen sevgisi çok erken tanışıp sonra ömür boyu taşıdığı bir pencere mi yeni kuşaklarda da? Bilmiyorum… Ara sıra çok çok kötü hatıraları nedeniyle öğretmenlerinden nefret eden insanlara rastladıkça şaşırırım. Büyük talihsizlik gerçekten. 

Kur'an'ın “Oku” emriyle başlamasından, Hazreti Ali'nin “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” demesinden alın öğretmen sayesinde yurttaş olabilme, alt sınıflardan olup da normal şartlarda ulaşması imkansız yerlere ulaşma imkanını vermesine kadar hem manevi hem somut çok değerli bir varlık öğretmen.

Umarım hala öyledir.

Yazı çıktığında bir Öğretmenler Günü daha geçmiş olacak, ben bunu o günde yazıyor olsam da.

Öğretmen, siyah beyaz fotoğraflar kadar anılarda da gittikçe flulaşan ama hatırası değerini koruyan bir şey benim ve kuşağımın geneli için.

Şimdi farkında değiliz ama hepimiz bütün olup bitenlere bakarken öğretmenlerimizin bize katabildiği ne varsa onunla da bakmıyor muyuz hayata, yaşananlara, gelişmelere?

Vatandaşlık bilgisinden coğrafyaya, matematikten tarihe, din ahlaktan beden dersine ne öğrendiysek onlar bizi biçimlendirmedi mi epeyce?

Şakalaşmayı ironiyi kötü şakayı sürprizi falan da genellikle asıl o tahta sıralarda öğrendik.

Sadece biz öğrenmedik, herkes, hepimiz, muhataplarımız, yanımızdaki karşımızda arkamızda olanlar da öğrendi.

Ama yetmiyor artık bu bilgiler. Hepsinin revize edilip güncellenip sonra.

Suriye-Irak haritaları şimdi bizim öğrendiğimiz gibi mi kalacak bilmiyoruz, ama 67 vilayetli yüz küsur devletli iki kutuplu o dünyanın yerinde koca bir karmaşa var şimdi.

Devlet veya mahkeme veya terör hakkında öğrendiklerimiz de açıklamıyor günümüzü.

Savaş hakkında öğrendiklerimiz de çok fazla yetmiyor olup biteni anlamaya.

Ortadoğu'da sınırların nasıl çizildiğini bilmek bundan sonra nasıl çizileceğini tahmine yaramıyor.

Sabah Suriye rejimine ait uçağın saldırısı ardından Adana ve Şırnak'ta terör saldırısı ve şehitler; arada Avrupa Parlamentosu'nun tavsiye kararı bir yerde Merkez Bankası'ndan gelen faiz artırımı ile düşer gibi yapıp yeniden yükselen dolar koca bir müfredatta ancak işlenip anlaşılacak yeküne bir günde, bir gün bile değil on iki saate sıkışıyor artık.

Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay tahliye edildi haberinin aynı davanın sadece yarısına tekabül ettiğini dolayısıyla tahliyenin yanlış anlama olduğunu öğrenmekle ertesi gün Ahmet Türk'ün tutuklanması haberi arasında da ancak on iki saat geçiyor.

Birbirinin düşmanı diye tanıtılan terör örgütlerinin eylemlerini birbirinden ayırmanın imkansız hale geldiği; neyin şaka, neyin kötü bir şaka olduğunu ayırmanın zor olduğu bir dönemin içinde ilerliyoruz öylece.

Espri anlayışının da gittikçe kaybolduğu bir ilerleyişle.

Ajanslar o yüzden akşama doğru Şanlıurfa'nın hemen altında, Suriye sınırları içinde bir tepeye Fransız askeri üssü kurulduğuna dair bir haber geçince şaşırmıyoruz bile.

Suriye'nin 1. Cihan Harbi sonrası Batı'da Fransa hesabına yazıldığını öğretmenlerimiz bize öğretti diye değil bu şaşırmama hali, şaşırma duygusunu kaybettiğimiz için muhtemelen.

Cengizhan yazıyor bir yandan da telefondan, 33 yıl muallimlik yapan dedesi hep dermiş ki “Ya hoca ya talebe olarak ölmeli…”

Sonra eklermiş, “Ama başka bir meslek de edinin…”

Başka meslek edindik işte ve ne hoca ne talebe olarak ölmeyi de becerecek gibi durmuyoruz.

Geçen yıl arayıp tarayıp telefonunu bulduğum ve sesini duyup mutlu olduğum ilkokul öğretmenim Fatma Semiha Yıldızbayrak başta bütün öğretmenlerimizin ellerinden öperim.

Şaşırma, hayret etme, ağzı açık kalmaya dair o en güzel günlerimizin kahramanlarının yani…


Yaşar Taşkın Koç, 27.11.2016, Sonsuz Ark, Konuk Yazar
Yaşar Taşkın Koç Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: Yaşar Taşkın Koç Beyefendi'nin yazılarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Seçkin Deniz, 16.07.2015


İlk yayınladığı yer: Yeni Şafak, 

http://www.yenisafak.com/yazarlar/yasartaskinkoc/sasirma-duygumuzu-yok-eden-dunya-2034360

Seçkin Deniz Twitter Akışı