30 Mayıs 2022 Pazartesi

SA9689/SD2424: Sıkıntı (Roman); 3. Bölüm-Cennet 29

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

‘Kıyamete kadar böyle güçlü mü kalacaklar peki?’ diye sordu Cevval. ‘Onların yaptıkları her planın nasıl yürüdüğünü ya da yürümediğini görmek için nasıl bakmalıyım? Çok uçuk şeyler söylüyorsun.’



Cevval nasıl düşündüğümü biliyordu, ama neyi nasıl yapacağımı asla tahmin edemediğini söylemişti her zaman. Virginia’yı anlama ve anlatma sebebimin yarınki toplantıyla doğrudan ilgisi olduğunu da anlamıştı. Önümüzdeki engeller ticarî değildi, tasarlanmış bir kuşatma ve boğma girişimiydi. O halde üç çeyrek asırdır bizi müttefik diyerek paçavraya dönüştüren rakiplerimizi iyi tanımalıydık.

Karanlık çevre hızla geriye doğru kayıp giderken, ‘Biliyor musun Cevval?’ diye sordum. ‘Virginia kurulduğu andan itibaren işleyen bir mason fabrikası var, erkek Amerikalıları ergenlikten itibaren alıp dönüştüren bir fabrika ve adı Kappa Alpha Order. 1865 yılında, Virginia’nın Lexington kentindeki Washington College'da kurulmuş. 1825'te kurulan, Yunan alfabesinin harfleriyle kendilerini temsil eden ve üniversitelerde örgütlenen Kappa Alpha Society’nin bir şubesi. Üçlü Amerikan Kardeşlikleri (Triad American fraternities)'nden biri olan Lexington Triad, Virginia'daki kolej öğrencileri tarafından kurulan üç kardeşlik grubunu temsil ediyor. Virginia Askeri Enstitüsü öğrencileri tarafından 1865 yılında Richmond'da kurulan Alpha Tau Omega ve yine aynı enstitüde kurulan Sigma Nu üçlünün son iki üyesi. Hem Kappa Alpha Order hem de Sigma Nu'nun ulusal merkezi Lexington'da. Açık kaynaklı bilgilere göre, 1 Haziran 1847'de New York Üniversitesi'nde kurulan, şu anda elli üç aktif bölümden ve yaklaşık elli bin kardeşi kapsayan; Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da 800'den fazla kampüste bulunan ve yaklaşık 350.000 lisans öğrencisi üyesi bulunan, 4.000 bölümden oluşan elli altı üye kuruluşu olan, 27 Kasım 1909'da New York'taki Üniversite Kulübü'nde kurulan Kuzey Amerika Kardeşlik Konferansı'nın (North American Interfraternity Conference- NIC) kurucu üyesi Zeta Psi kardeşliğinin bir benzeri. Kappa Alpha Order ABD Mason Birader derneklerinin en köklü ve etkili olanlarından biri ve günümüzde de ülke çapında aktif çalışıyor. Amerika'nın ırkçı geçmişini Konfederasyon işaretleri ile hatırlamaya ve diri tutmaya devam ediyor, bütün ruhuyla ve organlarıyla Özgür Masonlarla yakın bağlantı içinde; ünlü, etkili ve yetkili yaklaşık bir milyon Amerikalıya hükmediyor. Yarın görüşeceğimiz herkes, Virginia Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde akademisyenlik yapan, Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’yi tasarlayan ve terör devleti kurmaya çalışan özel Başkanlık elçisi Brett H. McGurk gibi, bu yapının iyi yetiştirilmiş bir elemanı.’

Cevval endişeli bir ruh astı yüzüne, ‘Ne yani, yarın imkansızı mı deneyeceğiz?’ dedi.

Gülümsedim ve telaşsız bir ses tonuyla, ‘Dünya'da sabitlenen satanist- mason yönetim şemasını gördüğünde, olacakları tahmin edebilirsin, umutsuzluğa da kapılabilirsin; ancak yaptıkları her planın onların istediği şekilde yürümediğini de gördüğünde -ki görmek için bakmalısın- Allah'ın gücünü hisseder, umut tazelersin. Tek hedefleri var, dünyada insana cehennemi yaşatmak; bu ahirette yaşayacakları cehennem azabının önceden alınmış intikamı olarak insanlığa karşı işledikleri suçların gerekçesi ve amacıdır... kıyamete kadar onlara zaman tanınmıştır.’ dedim.

‘Kıyamete kadar böyle güçlü mü kalacaklar peki?’ diye sordu Cevval. ‘Onların yaptıkları her planın nasıl yürüdüğünü ya da yürümediğini görmek için nasıl bakmalıyım? Çok uçuk şeyler söylüyorsun.’

‘Her şey bize bağlı, yani onlardan olmayanlara. Tarihte çok sık görüldüğü gibi eğer biz bilinçli, güçlü ve organize değil isek kıyamete kadar böyle güçlü kalırlar. Bak mesela, biz neden bugün buradayız, yarın onlarla neyi görüşeceğiz? Eğer yaptıkları her plan gerçekleşseydi, bizim bugün burada olmamamız, onlarla görüşecek herhangi bir nedenimiz ve gerekçemiz olmayacaktı. Niçin buradayız, onlardan olmadığımız ve onlarla pazarlık yapabildiğimiz için, onların birçok planının başarısız olduğu gerçeği bu kadar basit bir şekilde gözlemlenebilir. Türkiye Allah’a inananların ve ona güvenenlerin yönettiği bir ülke, doğal olarak Allah da onların planlarını akamete uğratacak planlar yapıyor, yapanlara da destek veriyor. Bu çok açık ve şu anda yeryüzünde Türkiye dışında bunu yapabilen ikinci bir ülke yok. 15 Temmuz, öncesi, sonrası hangi planlar başarılı oldu ya da olmadı, göremiyor musun? Uygulanan ambargo, şiddetle ve ısrarla tepemizde tutulan CAATSA çerçevesine alınan düşmanca yaptırımlar. CAATSA ne demek? ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası; biz hasım mıyız müttefik miyiz? Bize kurdukları tuzaklarla onları yüzleştirecek miyiz, korkacak mıyız? İşte yarın bunu çözüme kavuşturmaya çalışacağız. Gerisi çorap söküğü gibi gelir.’

Sözlerimi biraz dinlendirdim ve ona şu soruyu sordum: ‘Petra Antik Kentini bilir misin?’

‘Hayır’, dedi Cevval.

Kısaca anlattım Petra’yı: Ürdün'ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasında bir yerde. M.Ö. 400 ile M.S. 106 yılları arasında Nebatiler'e başkentlik yapmış. Ticaretle uğraşan Nebatilerin kurduğu ve çölde bulunmasına rağmen kayalara oyularak yapılan bir şehir. En güçlü olduğu dönemde yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı belirtilen Petra, Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olarak varlığını sürdürmüş. M.S. 400 yıllarından sonra deprem ve ekonomik sıkıntılardan dolayı kent gözden düşmüş ve zaman içinde unutulmuş; 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Ludwig Burckhardt tarafından kent tekrar bulunmuş.

‘İşte’ dedim. ‘Allah, Petra’ya elçisi Salih’i göndermiş, onlar da Salih’i öldürmek için plan yapmışlar. Neml Suresi 45- 53. ayetler olanları olduğu gibi anlatıyor: ‘Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.  Salih, onlara “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!” Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katındadır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi. Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı. Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: “Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; ‘Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’, diyeceğiz.” Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu. Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik. İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır. İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.’

Cevval, şüpheyle sordu: ‘Nereden belli Petra’nın o kent olduğu?’

Gülümsedim ve ona, ‘Petra antik kentinde tiyatro, tapınak, ev, gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmış’ dedim. ‘Ve Kur’an A’râf Suresi’nin 73-79. ayetlerinde bütün detayları kuşkusuz bir şekilde veriyor: ‘Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i elçi olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim elçi olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi… Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar. Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz” dediler. Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) elçilerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir” dediler. Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar. Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.’

Cevval şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. Richmond’un ışıkları yakınlaşıyordu ben anlatmak istediklerimi tamamlarken:

‘Tuzak kısmına tekrar dikkatini çekeyim. Enfâl Suresi 30. ayet şöyle der: ‘Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.’ Âl-i İmrân Suresi 54. ayet Allah’ın elçisi İsa’ya kurulan tuzaktan bahseder: ‘Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır’ Son olarak da İbrahim Suresi 46-48. ayetler: Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir). Sakın Allah’ın, elçilerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.  O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.’

‘Muhteşem!’ dedi Cevval heyecanla. ‘Kendi inancımızla ilgili pek bir şey bilmiyoruz gerçekten; tarihsel bağlar da kuracak bir bakıştan da yoksunuz.’

‘Sence, Ad-Semud Kavmi de mason muydu Cevval?’ dedim cesaret verici bir ses tonuyla.’Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi.’ diyor Allah Ankebût Suresi 38. ayette.’

Bu kez seslice güldü Cevval: ‘Galiba, evet!’

Son olarak Hac Suresi 40. ayeti okudum: ‘Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.’ 


<< Önceki                      Sonraki>>


[(28.05.2022, (3/58 (282))]


Seçkin Deniz, 30.05.2022, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

   

Seçkin Deniz Twitter Akışı