25 Nisan 2022 Pazartesi

SA9641/SD2389: Sıkıntı (Roman); 3. Bölüm-Cennet 24

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik içindi her şey. Ancak kendi içlerinde bile acımasızca üstünlük, rekabet ve çıkar savaşlarıyla meşgul oldukları açıktı. Kimler kardeşti, kimler, özgürdü, kimler eşitti. Bu kaostan başka bir şey vadetmeyen bir yalanlar dünyasıydı, sahte bir cennetti."



‘Cennet Yazarı’nın Mason Org’dan olduğu gibi, dokunmadan yaptığı alıntı göz yaşartıcı idi. Dünya’daki bütün sistemleri entrikalarla, maskelerle ele geçirmiş ve savaşlar çıkarmış, istedikleri imparatorlukları yıkmış olan Masonlar hep iyilik için çalışmışlardı, insanlara yardım etmişlerdi. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik içindi her şey. Ancak kendi içlerinde bile acımasızca üstünlük, rekabet ve çıkar savaşlarıyla meşgul oldukları açıktı. Kimler kardeşti, kimler, özgürdü, kimler eşitti. Bu kaostan başka bir şey vadetmeyen bir yalanlar dünyasıydı, sahte bir cennetti.

Kronolojik alıntının özenle taranmış saçları vardı; makyaj mükemmeldi. Hayır faaliyetleri, eğitime verdikleri destek çok alışık olduğumuz bir çalışma biçimiydi. FETÖ’nün ve benzerlerinin uyguladığı ele geçirme faaliyetleri tam olarak bu iki temel üzere inşâ edilmişti. 

Bürokrasiye, eğitime, akademiye, dinî kurumlara, askeri sisteme, emniyet ve yargı sistemine, ticarî sisteme ve nihayetinde hemen her siyasî partinin karar alma organlarına kadar sızma becerisi binlerce yıllık Masonik bir tecrübe ile beslenmişti. Halkın çocuklarını ve halkın parasını kullanarak ülkenin bütün atar damarlarında ve kılcal damarlarında etkin noktaları ele geçirerek yönetmekti asıl hedef. Bir kanser hücresinin yayılma biçimiydi bu.

‘Bekçi’nin yaptığı son alıntı her ülkenin iç mekanizmalarını ele geçiren masonların uluslararası ilişkilerdeki paralel uygulamalarını da somut bir şekilde ortaya koymaktaydı:

“Büyük Localar, tıpkı devletlerin birbirini tanımaları ve diplomatik ilişki kurmaları gibi, başka ülkelerde faaliyet gösteren Büyük Localarla tanışabilirler. İki Büyük Locanın birbirlerini tanımaları, birbirlerinin Masonluk anlayışını benimsedikleri ve birbirlerinin üyelerini Mason olarak kabul ettikleri anlamına gelir. Büyük Locaların birbirleriyle tanışma ilişkileri bunun ötesine geçmez. Dünya genelinde, birbirlerini tanıyan Büyük Localar olduğu gibi tanımayanlar da vardır. Zira her Büyük Locanın kendisine göre bir Masonluk anlayışı vardır. Türkiye'de faaliyet gösteren Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, dünyada yüz altmışa yakın Büyük Locayla tanışmaktadır.”

Hepsi kardeşti, ama nasıl bir kardeşlikti bu anlamak mümkün değildi. “1789’da başlamadılar” diyordu ‘Cennet Yazarı’. “1789’da dünya imparatorluklarından birini herkesin gözü önünde yıktılar, Fransa Kralını ve Kraliçesini boyunlarını giyotinle kopararak vahşice öldürdüler ve dünyanın geri kalan imparatorluk hanedanlarına gözdağı verdiler. Ve sonra sırayla Japon, Çin, Avusturya-Macaristan, Rusya, Osmanlı İmparatorluklarını paramparça ettiler.”

14. dereceden bir Mason’un Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’na bağlı Ankara Vadisi Şafak Locası’ndan ayrılışını beyan ettiği 2017 tarihli istifa dilekçesinde belirttiği gibiydi gerçek:

“Dünyada, özellikle de ülkemizde, başta “millilik” olmak üzere, kendisinde var olduğu savlara, ilkelere, erdemlere bu kadar zıt bir tarikat, cemiyet, kurum yoktur ve olması da olanaksızdır. İnsan doğasında var olan tüm olumsuz duygu ve davranışlar; iktidar hırsı, koltuk sevdası, bencillik, şişmiş egolar, yalan, sevgisizlik ve entelektüel birikimsizlik, masonluğun kurumsal ve bireysel davranışları içinde etkin olarak var.”

‘Bekçi’ yorumluyordu:

“1789 sonrası mason Napolyon’un Avrupa’yı istila ederek Moskova’ya kadar gidişi ile Kuzey Afrika’yı istila ederek Mısır’da Mason atalarının Firavunlar döneminden bıraktığı izlere ulaşmaya çalışma çabası ve Akka’da Osmanlı ordusu tarafından yenilene kadar ilerleyişi mevcut imparatorlukları ortadan kaldırmaya yönelik ilk büyük girişimdi. Fransa’nın bütün değerleri yok edilmiş, itiraz edecek olan insan unsuru eritilmişti. Hepsi kardeşlik içindi; kardeş olmayan ötekileri kardeşlik için dize getirme, aksi halde öldürmek amacını taşıyordu. 

III. Selim’in tahttan indirilişi ve öldürülüşü, II. Mahmud’un dayatılmış Masonik şartlarla Mısır’dan da kuşatılarak kontrol altına alınması ve 1839’da ölümü ile çocuk yaştaki oğlu Abdülmecid’in tahta geçişi ile imparatorluğun tamamen ele geçirilmesi büyük planın parçasıydı. 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 tarihleri arasında çıkarılan ve adı Kırım Savaşı olan Osmanlı-Rus savaşı Osmanlı hanedanı ile Romanov hanedanının sona ermesinin altyapısını sağlayan bir savaştı. Masonların yönettiği Birleşik Krallık, Fransa ve Piyemonte-Sardinya'nın (İtalya) artık Mason Paşalar tarafından yönetilen Osmanlı’yı destekleyerek savaşa dâhil olmasıyla, Avrupalı devletlerin Rusya'yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak amacıyla verdiği bir savaş halini almıştı.”

‘Cennet Yazarı’ kısa bir tarih dersi veriyordu:

“12 Nisan 1861- 9 Nisan 1865 arasında yaşanan ABD iç savaşı özgür Amerika kavramını sona erdiren bir projeydi. Krallık sonrası bir türlü durulamayan Katolik Paris’te, Paris Komünü deneyi yapıldı; 18 Mart'tan 28 Mayıs 1871’e uzanan kısa sürede iktidarda olan sosyalist hükûmet, Masonlara sonraki yüzyılda kurulacak ateist devlet sistemlerinin sosyolojik altyapısının nasıl hazırlanacağını ve korunacağını öğretmişti. 

I. Dünya Savaşı sonrası yıkılacak üç imparatorluktan biri olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nu yöneten Habsburg Hanedanının da sonu Osmanlı gibi hazırlanıyordu. Ancak tamamen Masonik bir proje olarak Alman İmparatorluğu, 18 Ocak 1871'de Prusya ve diğer küçük Alman devletlerinin özellikle Otto von Bismarck'ın katkılarıyla, birleşmesiyle oluşan I. Wilhelm'in taç giymesiyle resmen kurulmuştu. 

Hemen ardından 1876'da Abdülaziz öldürüldü, Mason V. Murad tahta çıkarıldı, ancak II. Abdülhamid’in olağanüstü zekâsı ve stratejisiyle tahtta kalamadı. II. Abdulhamid’in, Kânûn-ı Esâsî olarak bilinen ve Padişah’ın gücünü tamamen elinden alan 1876 Anayasasını kabul etmesiyle tahta çıkışı Masonlara karşı bir direniş ânı olarak tarihe geçti. Anayasa 23 Aralık 1876'da ilan edildi, 1878'de II. Abdülhamid tarafından askıya alındı, 24 Temmuz 1908’de İttihatçı Masonların darbesi sonucunda yeniden yürürlüğe sokuldu.” 


<< Önceki                      Sonraki>>


[(24.04.2022, (3/49 (273))]


Seçkin Deniz, 25.04.2022, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

   

Seçkin Deniz Twitter Akışı