18 Eylül 2020 Cuma

SA8858/SD1813: Amerika Neden TikTok'tan Korkuyor?

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, "Superpower Interrupted: The Chinese History of the World and The Miracle: The Epic Story of Asia’s Quest for Wealth- Sekteye Uğrayan Süper Güç: Çin Dünya Tarihi ve Mucize: Asya'nın Zenginlik Arayışının Destansı Hikayesi" adı kitabın yazarı Michael Schuman'a aittir ve ABD'nin Çin orijinli video uygulaması TikTok'a yönelik stratejisine odaklanmaktadır. Twitter, Alphabet, Amazon ve Facebook gibi küresel şirketleriyle Türkiye dahil, dünyanın bütün ülkelerinde yaşayan insanlarını tek tek fişleyen ve bütün verilerini izinsiz olarak 'çalan' ve bu şirketler üzerinden elde edilen kazancın vergisini bile ödetmeyen (Google'un Türkiye'de vergi vermemek için ne kadar direndiğini ve Türkiye'yi tehdit ettiğini hatırlayın), bu amaçla bütün süper güçlerini baskı aracı olarak kullanan ABD'nin Çin'in TikTok'una yönelik engelleme yaklaşımlarının temelinde 'rakipsiz tek veri toplayıcı' olmak gibi bir amacı vardır. ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesindeki kolu herhangi bir Amerikan şirketine satılmadığı takdirde Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok'u 15 Eylül'de ülkede yasaklayacaklarını açıkladıktan sonra TikTok’un ABD, Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda’daki operasyonlarını satın almak için anlaşma yapmayı planlayan Microsoft'un teklifi reddedildi, Trump'ın verdiği süre dolmadan Microsoft geri çekildiğini duyurdu. 14 Eylül 2020'de, ABD Borsalarının başka bir teknoloji devi olan CIA ve NSA'nın yakın arkadaşı Oracle’ın TikTok’un ABD operasyonlarını yöneteceği açıklandı. 18 Eylül 2020'de ise, ABD Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Çin Komünist Partisi'nin ABD'nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomisini tehdit etmek için bu uygulamaları kullandığı, bu uygulamalara erişimin ortadan kaldırılması ve işlevlerinin önemli ölçüde azaltılmasıyla ABD'deki kullanıcıların korunacağına işaret edilen TikTok ve WeChat'in oluşturduğu tehditlerin aynı olmasa da benzer olduğu, her iki uygulamanın da kullanıcılardan konum, tarama ve arama geçmişleri de dahil olmak üzere veri topladığı belirtilerek, söz konusu şirketlerin Çin Komünist Partisi'nin istihbarat servisleriyle zorunlu iş birliği içinde olduğu ifade edildi ve "ulusal güvenliği koruma" gerekçesiyle Çinli şirketlere ait sosyal medya uygulamaları TikTok ve WeChat'in 20 Eylül'den itibaren ülkede indirilmesi yasaklandı. ABD, kendisine rakip olan 'Truva atlarını' tek tek etkisizleştiriyor ya da ele geçiriyor, ancak Türkiye bu hususta tamamen edilgen olmaktan kurtulmakta zorlanıyor...
Seçkin Deniz, 18.09.2020

Why America Is Afraid of TikTok
"Şirketin kurucusu bir röportajda bunun dünyaya "bir pencere" olmasını istediğini söylüyor. Cumhuriyetçi bir senatör, bunun bir "Truva atı" olduğunu söylüyor."

Zhang Yiming, ABD'nin Çin'in olmasını istediği şeyi somutlaştırıyor. Zhang Yiming son derece popüler bir sosyal medya platformu olan TikTok'un sahibi ByteDance adlı bir şirketin kurucusu ve genel müdürüdür. Birden çok uygulama ve arama motoru geliştirmiş bir seri girişimci. Zhang’ın hikayesi bir taklitçi veya maliyet düşürücünün -Çinli işletme sahibinin tek düze klişeleri- değil, bir yenilikçinin hikayesidir.

Geçtiğimiz yarım yüzyılın büyük bir kısmında Washington’un birincil dış politika hedeflerinden biri daha fazla Zhang yaratmaktı. Amerika Birleşik Devletleri, Komünist Çin'i daha çok kendi toplumuna dönüştürebileceğine inanıyordu; Zengin, özgür, yaratıcı ve açık, zeki ve kapitalizmin araçlarından biraz daha fazlasına sahip Zhang gibi kimselerin iş kurabileceği ve dünyayı değiştirecek fikirleri düşünebileceği bir yer.

(Arsh Raziuddin / The Atlantic)

Zhang, bir dereceye kadar ABD'nin başarılı olduğunun kanıtıdır. TikTok Çinli olabilir, ancak Amerikalılar tarafından kendilerindenmiş gibi benimsendi. Facebook bebek resimlerini paylaşmak için, Twitter siyasi ranting için ve Instagram ne kadar popüler olduğunuzu göstermek için olsa da TikTok'un aptalca bir sadeliği var; oturma odanızda dans edebileceğiniz, kötü şakalar yapabileceğiniz, hayvan tuhaflıklarını yakalayabileceğiniz ve kişisel hayatınızın diğer parçalarını paylaşabileceğiniz bir forum.

Amerika Birleşik Devletleri, yaşamlarımızı ve geçim kaynaklarımızı iyileştiren, herhangi bir yerden, herkese ve her şeye açık olmakla gurur duymaktadır. Amerikan söyleminde, girişimciler, cesareti ve dehası, nerede doğmuş olursa olsunlar her zaman hoş karşılanmış, hatta sevgiyle karşılanmıştır.

O halde Zhang'ın Washington'dan Wall Street'e Çin ve Amerika'nın en iyilerinin ve ortaklıklarının neler başarabileceğinin bir simgesi olarak karşılanacağını düşünürdünüz. Başkanlık seçimi yaklaşırken, hem Donald Trump hem de Joe Biden, genç seçmenleri etkilemek için TikTok'a başvurmalı, New York bankacıları, ByteDance'ın ABD borsalarındaki hisselerini listelemek için rekabet etmelidir.

Birkaç yıl önce bütün bunlar olmuş olabilir. Fakat şimdi öyle değil. Çevre Yolu'nun içindeki ve dışındaki çoğu Amerikalı artık Çin'i potansiyel bir ortak olarak değil, stratejik bir düşman olarak görüyor. Trump, Twitter'da ve haber konferanslarında Pekin'e saldırıyor. Eski sabırlı angajman politikası, otoriter bir düşmana zenginlik ve güç sağlamaktan başka bir işe yaramayan saf bir liberal fantezi olarak alaya alınıyor. Bu prizmadan bakıldığında Zhang ve TikTok, Çin'de neyin doğru gittiğini değil, neyin yanlış gittiğini somutlaştırıyor. TikTok- büyük ölçüde viral dans çılgınlarına ve kedilerine eşek şakası yapan gençlere ayrılmış bir uygulama- Çin tehdidinin bir parçası: Komünist rejimin sivri yüksek teknoloji ucu, Amerikan toplumunun derinliklerine nüfuz ediyor, sırlarını çalıyor, vatandaşlarını izliyor ve Pekin'in alçakça hedeflerine yardım ediyor.

Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Hazine Bakanlığı'nın bu hafta Washington'da Pekin'e karşı büyüyen bir konsensüsün yanı sıra Cumhuriyetçi Parti'deki şahinlerin de katıldığı, Hazine Bakanlığı'nın bu hafta uygulamaya karşı harekete geçilmesini tavsiye etmeye hazır olduğunu söyledi.

Missouri Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley, TikTok'taki Amerikalıların "Pekin'in bir gözetim aygıtı olduğu için bundan endişelenmeleri gerektiğini" söyledi. "İnsanların telefonlarındaki bir Truva atı."

İlk bakışta böyle bir alarm kulağa paranoya gibi gelebilir. Hip-hop müziği eşliğinde dans eden çocukların videoları nasıl olur da her şey için korkunç bir tehdit olabilir? Ancak Washington'da, TikTok'un algılanan ulusal güvenlik riskleri çok gerçektir ve son haftalarda şirkete yönelik tutumlar sertleşmiş durumda. TikTok, yükselen, teknoloji-etkin bir Çin'in sadece özgür bir topluma değil, teknoloji sektöründeki Amerikan hakimiyetine karşı yeni mücadelenin sembolü haline geldi. İnternet bugün - daha iyi ya da daha kötü bir şekilde- büyük ölçüde Alphabet, Amazon ve Facebook gibi Amerikan şirketleri tarafından yönetiliyor ve TikTok, Alibaba, Baidu ve Tencent de dahil olmak üzere diğer Çinlilerin henüz yapmadığı bir şeyi yapıyor, Amerikalılara ve küresel bilinçlerine gerçekten zarar veren ilk Çinli şirkettir.

ABD'de Pekin, büyüyen teknolojik gücü sayesinde Amerikan vatandaşlarını tanımlamak veya şantaj yapmak için kullanılabilecek ya da henüz düşünmediğimiz amaçlar için muazzam bir bilgi deposunu toplayabileceğine dair endişeler yaşıyor. Buradaki endişe, TikTok'un Pekin'in doymak bilmez iştahını beslemek için şüphesiz Amerikalıların resimlerini ve ayrıntılarını emen güçlü bir boşluk olabileceğidir.  Çin'in kendi halkı üzerindeki geniş çaplı veri toplama - ister Sincan'da inşa edilmiş olan gözetim durumu, uygulanmakta olan sosyal kredi sistemi veya koronavirüsün yayılmasıyla mücadele etmek için hareketlerin ve toplantıların müdahaleci takibi olsun - bu tür bilgileri kendi amaçları için yurt dışından toplama isteğinden korkuyor. Böylece TikTok, kendisini sadece Çin'in yükselişinin ve Amerika'ya girmesinin sembolü olarak değil, aynı zamanda ABD ve Çin arasındaki yeni bir savaşın ön saflarında buluyor.

Zhang, ByteDance'in Amerikalılar hakkındaki bilgileri Çinli yetkililere asla teslim etmediğini ve asla vermeyeceğini söylüyor. Zhang, "Çin hükümetinden asla böyle bir talep almadık ve böyle bir talep olacağını düşünmüyoruz" diyor. “Böyle bir talep alsak bile, razı olmamız mümkün değil”..

Muhtemelen tamamen samimidir. Komünist Parti için çalıştığına dair kesin bir kanıt yok, en azından halka açıklanmadı. (Zhang, parti üyesi olmadığını söyledi.) Ancak Çin'e karşı artan güvensizliğin ortasında, Zhang’ın vaatleri ve sözleri çok az anlam ifade ediyordu. Rejim, 1,4 milyar vatandaşının tamamının partiye sadık veya sadık hale getirilebileceği izlenimini uyandırdı. O halde teoride bu, Çin pasaportuna sahip herhangi birinin casus olabileceği veya casus olmaya mecbur edilebileceği anlamına gelir. Muhaliflere işkence eden ve bir gün yüzlerce Müslümanı gulag'a kilitleyen bir hükümeti, bir gün Zhang'ı teklifini kabul etmeye zorlamaktan ne alıkoyacaktı?

Zhang'ın gelecekte yapacağı ya da yapabileceği şey ne olursa olsun cevaplanamaz sorulardan oluşan bir tavşan deliğidir. Onlara soruyor olmamız, ABD ile Çin arasında işlerin ne kadar kötü olduğunun bir göstergesi. Tuhaf bir şekilde, gençleri hedefleyen bu saçma video paylaşım uygulamasının başına gelenler, iki ülkenin, huzursuz olsa da yenilenmiş bir işbirliğine mi yoksa dünya barışı ve refahı için potansiyel olarak feci sonuçlara yol açabilecek bir süper güç açmazına mı doğru ilerlediğinin bir göstergesidir. TikTok’un kaderi ayrıca Çin’in tarihsel yükselişini devam ettirip ettiremeyeceğini ve Amerika’nın siyasi ve ekonomik önceliğine meydan okuyabileceğini de söylüyor: Çinli liderler, yeni ekonomik başarı ve diplomatik nüfuz zirvelerine ulaşmak için ülkelerini teknolojik bir güç merkezine dönüştürmeleri gerektiğini biliyorlar. Jeopolitik rüzgârlar Zhang’ın emellerini bastırırsa, Çin’i de yok edebilirler.

Ancak en önemlisi, TikTok konusundaki tartışma, bu önemli anda Amerikan ve Çin toplumlarına ve nereye gidebilecekleri konusunda bir bakış açısı sunuyor. TikTok, modern Çin'in en iyi ve en kötüsünü gösteriyor; hem herkese fayda sağlayabilecek zenginlik ve fikirler üretme konusundaki sınırsız potansiyeli hem de genişleyen ve yayılan otoriterliğinin neden olduğu korku ve çatışmayı. Başka hiçbir Çinli şirket kendisini bu kadar yakından Amerikan yaşamına dahil etmemiştir. Müdahaleci teknolojiler, Büyük Veri ve artan yabancı tehditler çağında, ideallerimiz, bu tek uygulamayla nasıl başa çıktığımıza göre test ediliyor.

Çin ve New America düşünce kuruluşunda siber güvenlik uzmanı olan Samm Sacks bana "Bu dönüm noktasındayız" dedi. “En büyük güçlerimizden biri olan açıklığı sürdürürken, her şeyde teknoloji ile kendimizi koruyabilir miyiz? Şu anda kurallar gerçek zamanlı olarak yazılıyor. "

(Arsh Raziuddin / The Atlantic)

Çoğu gazeteci gibi ben de büyük röportajları bizzat yapmayı tercih ederim: Birinin karakterine bir göz atarsınız; nasıl giyiniyorlar, vücut dilleri, başkalarının onlarla nasıl etkileşime girdiğine. Zhang'la görüşmeyi ilk görüşmeye başladığımda fikir buydu. Ama sonra pandemi yüz yüze konuşma umuduna izin verdi. Onunla Zoom'da konuşmaya başladım, bu da pencereyi birinin kişiliğine göre önemli ölçüde daraltıyordu.

Yine de her zaman ipuçları vardır. Görüşmeleri planlarken (kendisiyle iki kez görüştüm), e-postalarda ona “Mr. Zhang." diyordum. Onu tanımıyordum ve Çin'de iş adamları bu tür konularda resmi tarafa yönelme eğilimindeydiler. Ama TikTok’un iletişim şefi güldü ve bana "Ona Bay Zhang diyen tek kişi sensin" dedi. ByteDance içinde ilk adıyla tanınıyor, bu yüzden ona sadece Yiming diyorlar. Teklifsizlik onun ayırt edici özelliği gibi görünüyor. İlk görüşmemizin başlangıcında Zhang, salgının ortasında ByteDance'i sanal olarak nasıl yönettiğini anlattı. “Bana çok fazla ihtiyaç duymuyorlar,” diye fısıldadı, Çinli iş liderleri arasında ender rastlanan bir imparatorluk havası olmadığını göstererek,
Çin'deki 18 yılımda sadece birkaç kez gördüm.

Zhang’ın söylediğine göre, Çin’in güneydoğusundaki Fujian eyaletindeki az bilinen Longyan kasabasında doğmuş sıradan bir adam. Babası yerel bir bilim derneğinde kütüphaneciydi, annesi bir hemşireydi. Çocukluğunun çoğunu - romandan müzik dergilerine kadar her şeyi - ebeveynlerinden aldığı küçük bir harçlıkla teşvik edilen bir okuma alışkanlığı ile geçirdi. 37 yaşındaki Zhang, yeni fikirleri keşfetmenin revaçta olduğu dönemde Çin’in kapitalist devriminin çocuğu olduğu için şanslıydı. Deng Xiaoping, ekonomik reformlarını Zhang’ın doğumundan kısa bir süre önce başlatmıştı ve şans eseri Fujian dünyaya açılan ilk illerden biriydi ve dolayısıyla reformlardan ilk faydalananlar arasındaydı. Zhang ortaokuldayken, ebeveynlerinin bir bilgisayara yatırım yapacak kadar parası vardı (babası, yeniden açılan Şangay borsasında hisse senedi alım satımındaki şansını denemek istemişti). Zhang, Windows 3.1'i ve bazı temel programlamayı nasıl kullanacağını öğrendi. “Birçok şeyi kendi başınıza yapabilirsiniz. Bir şeyler yaratma özgürlüğüne sahipsiniz ”dedi. "Bence bilgisayarların büyüsü bu."

Yine de, üniversiteye gelene kadar kariyer olarak teknolojiye bağlı kalmadı. Mezun olduktan bir yıl sonra, sonunda Tripadvisor tarafından satın alınan bir seyahat arama motoru geliştirmek için bir grup işadamına katıldı. Daha sonra Microsoft'a gitti, ancak orada sadece altı ay kaldı ve büyük şirketler için uygun olmadığına ikna oldu. Başka bir girişimde kısa bir süre bekledikten sonra, Philadelphia yakınlarındaki bir finans şirketi olan Susquehanna International Group'un (SIG) desteğiyle bir emlak arama motoru kurdu.

Zhang, 2011'de yeni bir şeye yeniden hazırdı. Teknolojinin geleceği üzerine düşünmeye başladı ve onu cep telefonunda buldu. "Mobil cihazlar için dönüm noktası çok yakındı," diye hatırlıyor. Zhang, yine SIG'nin yardımıyla, kendi küçük katkısı da dahil olmak üzere 2 milyon dolar topladığını ve fonları 2012'de ByteDance'ı kurmak için kullandığını, altı eski çalışanını kaçırdığını ve Pekin'deki bir daireyi gelişecekleri geçici bir ofise dönüştürdüğünü söyledi. Mobil uygulamalar. (Bugün ByteDance, SoftBank, KKR, Hillhouse Capital Group ve Sequoia gibi yüksek profilli yatırımcılara sahiptir. Hissedarı olmaya devam eden SIG, Zhang ile iş anlaşmaları hakkında yorum yapmıyor.) ByteDance'in piyasaya sürdüğü ilk uygulamalar arasında bir haber toplama platformu olan Toutiao, kelimenin tam anlamıyla "Manşetlere" dönüştü. Bu bir hit oldu ve bugün Çin'de popülerliğini koruyor.

Birkaç yıl sonra, 2017'de TikTok geliştirildi. Zhang, "Dikkatleri videoya daha fazla kaydırdık" dedi. "Sonra sıradan kullanıcıların video oluşturmasının zor olduğunu fark ettik. Sonra bunu nasıl çözeceğimizi düşündük." Fikir, ortalama bir insanın teknolojiyi daha erişilebilir hale getirerek kendini ifade etmesine yardımcı olmaktı.

Başlangıçta, TikTok’un popülaritesi büyük ölçüde Japonya ve Filipinler gibi Asya pazarlarıyla sınırlıydı. Yayınlandıktan aylar sonra ByteDance, Çin'in dudak senkronizasyonu uygulaması Musical.ly'yi 1 milyar dolara satın aldı. Musical.ly, ABD'de zaten oldukça büyük bir kullanıcı tabanına sahipti ve ByteDance, hem uygulamayı hem de kullanıcı tabanını TikTok ile birleştirdi.

Amerikan pazarına bu girişle bile, hiç kimse TikTok'un dönüşeceği çılgınlığı tahmin edemezdi. Araştırma firması Sensor Tower'a göre uygulama, yalnızca ABD'de 165 milyon kez indirildi ve dünya çapında 2 milyarı aşarak indirilerek dünyanın en popüler uygulamaları arasına girdi. Amerikalılar - ve başka yerlerdeki kullanıcılar - kendilerinin dudak senkronizasyonu, dans etme, şakalar yapma ya da herhangi bir sayıdaki diğer çılgın, yaratıcı, şaşırtıcı derecede kişisel (ve muhtemelen utanç verici) şeylerin videolarını kaydediyor ve paylaşıyorlar. Kullanıcıların birbirlerinin sesini ödünç alıp yeniden düzenleyebilmesi, uygulamada önemli bir farklılaştırıcıdır ve giriş engelini daha da azaltmaktadır.

Zhang, "Onun bir pencere olmasını istiyoruz" dedi. "Daha büyük bir dünyaya bakmak için bir pencere. Platformun daha büyük ve daha büyük bir dünyaya açılan bir pencere olmasını istiyoruz. "

(Bu noktada itiraf etmeliyim ki, bu hikayeyle ilgilenmeye başlayana kadar, TikTok ve nasıl çalıştığı hakkında hiçbir deneyimim ve en küçük bir bilgim yoktu. Onu indirdim ve dipsiz kısa videolarını gözden geçirdim, hemen anlamadığımı fark ettim. Dünyaya dans edemediğimi gösteremeyecek kadar özelim ve görünüşe göre iyi bir video yapmak için gereken zaman ve çaba göz korkutucuydu. Ancak Z Kuşağının TikTok'ta hakim olduğunu görmek çok fazla gözden geçirmeyi gerektirmiyor ve diyelim ki ben birkaç harf daha yaşlıyım.)

Amerikalılar normalde bu tür bir girişimcilik öyküsüne bayılırlar ve geçmişte Çinli iş liderleri onların kalbini kazandılar. Alibaba'nın kurucusu Jack Ma,2014 yılında e-ticaret devini New York Borsası'nda listelediğinde kraliyet ailesi muamelesi gördü. Emlak geliştiricisi Wanda Group'un kurucusu Wang Jianlin, tiyatro zinciri AMC'yi ve prodüksiyon şirketi Legendary Entertainment'ı kaparak 2016'da Spotlight filmi ile bir Oscar ödülü aldı.

Ancak şimdi görüldüğü üzere, o dönem Çin ile barışçıl işbirliğinin mutluluk şarkılarının çalındığı dönemlerdi. Trump'ın yükselişi ve ateşli saldırıları, Pekin'i (sıkıntılı da olsa) bir ortaktan, Amerikan işlerini, teknolojisini ve demokrasisini gizlice çalmaya çalışan bir düşmana dönüştürdü. Aynı derecede önemli olan, ülkeyi ABD'nin küresel egemenliğine ve iç güvenliğine çok daha fazla bir tehdit gibi gösteren Çin'in politikasındaki dramatik değişiklikti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ülkesinin dış ilişkilerinde iddialı bir şekilde kaslarını esnetirken, evde veri toplamadan yüz tanımaya ve ayrıca Sincan ve Hong Kong'daki baskılara kadar yeni teknolojilerle devlet kontrolünü yoğunlaştırdı.

Xi’nin gündemi, ByteDance gibi küreselleşmeye çalışan Çinli şirketlere ciddi bir darbe indirdi. Önceleri, Amerikan ve Çinli işletmeler, Çin’in insan hakları ihlallerinden neredeyse ayrı bir alanda mutlu bir şekilde ticaret ve yatırım yapabiliyordu. Ancak Xi, ticareti otoriterlikten zayıf bir şekilde ayıran duvarı yıktı. Yeni yüksek teknoloji gözetim durumu ve kullandığı korkunç yollar, Pasifik'in her iki tarafındaki şüphesiz yöneticileri, profesyonel sporcuları, video oyunu oyuncularını ve sanatçıları politik kargaşaya sürükledi.

Zhang, TikTok'u başlattığında Çin'in içinde ve dışında bir uygulama çalıştırmanın potansiyel tuzaklarını fark edemeyecek kadar akıllı. Başlangıcından itibaren, onu uluslararası bir platform olarak tasavvur etti. TikTok, Çin'de hiç faaliyet göstermedi. (ByteDance'in Douyin adında neredeyse aynı bir uygulaması var.)

TikTok ile Çin arasındaki bu ayrılık, Zhang’ın Washington’da kendisi ve şirketi hakkındaki endişeleri hafifletme kampanyasının büyük bir parçası oldu. ABD'li politikacılar baskıyı artırırken Zhang, uygulama ile Pekin arasında olabildiğince fazla mesafe koymaya çalıştı. TikTok’un ABD yönetim ekibi Çin’den çeşitli Amerikan ofislerine taşındı ve uygulamanın ABD genel müdürü Vanessa Pappas, Zhang’ın yönetim ekibine ABD işini uygun gördükleri şekilde yürütmek için neredeyse tam özerklik verdiğinde ısrar etti. ByteDance ile genel strateji ve fikirler hakkında konuşmasına rağmen, "tüm günlük kararlar bağımsız olarak benimdir" dedi. 2019'da şirkete katıldığından beri, "İnsanlar bana sık sık Çin'e kaç kez geldiğimi soruyor ve ben sadece bir kez gittim."

Zhang ayrıca, güveni artırmak için bir dizi etkileyici ismi işe aldı. Mart ayında, TikTok, iyi bağlantıları olan Washington lobicisi Michael Beckerman'ı Hawley gibi kişilerle ilgilenmesi için işe aldı ve uygulamanın içerikle ilgili kararlarına rehberlik edecek akademisyenler ve diğer uzmanlardan oluşan bir danışma konseyi oluşturdu. Ancak en göze çarpan işe alım, Mayıs ayında, Disney'in en üst düzey yöneticisi Kevin Mayer'ın TikTok’un yeni CEO'su ve ByteDance’ın operasyon müdürü olarak seçilmesiyle geldi. Zhang, "Kevin'i işe almamızın nedeni, Çin dışı pazardaki işimizin çok iyi gitmesi ve pazarı bilen birine ihtiyacımızın olmasıdır" dedi. “Biz genç bir şirketiz. Her zaman bazı deneyimli yöneticileri yönetime getirmeyi düşünüyorum. "

Endüstride, Mayer ve diğerlerinin eklenmesi, Çinli şirketin vitrinine güvenilir Amerikalı yüzler koyma girişimi olarak algılandı. New York'taki Hunton Andrews Kurth hukuk firmasının siber güvenlik uygulamasına başkanlık eden Lisa Sotto, "Yapabilecekleri başka bir şey düşünemiyorum," dedi.

Yine de açıkça görülüyor ki, yapılanların hiçbiri Washington'daki şahin sürüsünü yatıştırmadı. Hawley ile konuştuğumda, Zhang’ın baştan yaratma girişimiyle "gülünç" olarak alay etti ve ekledi: "Çin merkezli bir şirket." Görünüşe göre önemli olan tek şey bu.

Zhang Yiming, ByteDance’in Pekin’deki merkezinde fotoğraf çektirdi. 
(Giulia Marchi / Gettyberg ,Bloomberg)

Bazı açılardan, TikTok, Washington için diğer Çin şirketlerinden daha çok baş ağrısıdır; hatta rutin olarak siyasi hedef Huawei'den de daha fazla. Huawei'ye karşı ulusal güvenlik davası çok daha doğrudandır. Firma, kritik altyapı olarak bilinen, kablosuz sistemlerin somun ve cıvatalarını sağlıyor. Herhangi bir hükümet, bu tür hayati iletişim ağlarının potansiyel yabancı düşmanlara karşı savunmasız olabileceğine karşı ihtiyatlı olmalı ve davranmalıdır. Ancak Huawei'nin ürettiği ekipman, İsveç’in Ericsson'u gibi daha dost ülkelerden diğer şirketler tarafından kolaylıkla sağlanabilir ve İngiltere’nin yapmak istediği gibi teçhizatı kolayca sökülüp değiştirilebilir.

TikTok çok farklı bir muamma sunuyor. Birincisi, uygulama zaten milyonlarca Amerikan akıllı telefonunda. Washington’un Çin ile ilgili veri güvenliğiyle ilgili endişeleri, son zamanlarda yapılan iki saldırı nedeniyle arttı: 2017'de kredi raporlama şirketi Equifax ve 2015'te federal hükümetin Personel Yönetimi Ofisi. Her iki durumda da güvenlik uzmanları Pekin'i suçluyor. Varsayım, Çinli yetkililerin bilinmeyen, ancak muhtemelen uzlaşmacı amaçlarla ABD vatandaşları hakkında dosyalar derlediğidir. TikTok, dosyaları sulu yeni ayrıntılarla doldurmak için kullanışlı bir cihaz olabilir. Dahası, TikTok içerik işinde. Bilgiyi toplamak kadar yaymak için bir kanal görevi görebilir; ve bu nedenle Çin devleti için bir propaganda aracı olabilir.

Ancak bunların hepsi teoride. TikTok'un Amerikalılarla ilgili özel verileri Çin ile paylaştığına dair tartışılmaz bir kanıt yok gibi görünüyor. Platform, ABD ve Singapur'daki Amerikalılar hakkındaki verilerini sakladığını ve bu nedenle Çin hükümetinin erişiminin dışında olduğunu söylüyor. Geçen yıl Kaliforniya'da açılan bir dava, TikTok'un özel verileri kaldırdığını ve bunları Çin'deki sunuculara gönderdiğini iddia ediyor, ancak davacının hangi kanıtı olduğu belirsiz. (TikTok, devam eden bir dava hakkında yorum yapmıyor.) Hawley’in ofisine ByteDance veya TikTok aleyhine herhangi bir somut kanıt olup olmadığı konusunda baskı yaptığımda, iddiasının esas olarak bir varsayıma dayandığını gördüm: senatör bana gönderilen bir cevapta Çin'deki yasanın Çinli şirketlerin verileri hükümete teslim etmesini gerektirdiğini vurguluyordu. Oradan, TikTok'un en azından potansiyel bir tehdit olduğu sonucuna varıyorlar.

Yine de Çinli bir şirket olarak ByteDance'ın Amerikan verilerini Pekin ile paylaşmak zorunda olup olmadığı tam olarak belli değil. Hawley'in argümanı, Çin yasalarının hükümete Çinli şirketler tarafından tutulan veriler üzerinde tam yetki verdiğine dair yaygın bir inancı yansıtıyor, ancak bazı uzmanlar, özellikle Çin dışında tutulan veriler söz konusu olduğunda konunun o kadar basit olmadığına inanıyor. Ayrıca Çinli teknoloji şirketlerinin hükümetin veri taleplerini reddettiği durumlar da var.

Oldukça basit bir hukuki noktanın ne olması gerektiğine dair bir uzlaşmanın olmaması, gerçek sorunu göstermektedir: Çin yasaları, memurların kıpır kıpır bir şekilde istedikleri gibi yapmalarına izin vermek için gevşek bir şekilde yazılmıştır. Bundan da öte, Komünist Parti her zaman yasal süreçlerin inceliklerine uymaz. Çin'in bağımsız bir yargı sistemi yok ve şirketlerin ve bireylerin kendi hükümetlerine karşı koyma gücü çok az. Yani yetkililer bir şey istiyorlarsa - örneğin Amerikalılarla ilgili veriler gibi - bunu elde etmenin bir yolunu bulacaklarına bahse girebilirsiniz.

Bu hesaplamayla, TikTok'a veya herhangi bir Çinli şirkete güvenilemez, çünkü Çin'e güvenilemez. “Muhtemelen TikTok'ta sadece kârlı bir şirket işletmek isteyen birçok kişi var. Ama yapamazlar, ”diyor, Çin'de iş konusunda uzmanlaşmış hukuk firması Harris Bricken'in kurucusu Dan Harris. “Çin'in nasıl çalıştığını biliyorsanız TikTok'un güvenli olduğunu iddia edemezsiniz.”

Zhang, geçmişte de Pekin'le anlaşmazlıklar yaşadı. 2019'da, uygulamalarından biri, bir Komünist kahramanı karalayan arama sonuçları oluşturduğu iddiasıyla sıkıntılı bir süreç yaşadı. Bir yıl önce Hükümetin lanet sansürcüleri içeriğini "kaba-vulgar" olarak tanımlayınca şaka değiş tokuşu yapan bir platformu kapattı. Zhang, Çin'deki yetkililerden ortak bir özür dileme biçimi olan "özeleştiri" yazmak zorunda kaldı.

Bir dereceye kadar, bu olaylarda özellikle sıra dışı hiçbir şey yok. Çin'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketler, algılanan siyasi hatalar nedeniyle tekrar tekrar ince tenli yetkililerle bu tür tartışmalara giriyorlar. Ancak bu tür bir müdahaleler, TikTok’un içerikle ilgili kararlarının incelenmesini artırdı. Tüm sosyal medya araçlarının içerik denetleme konusunda zorlukları var, ancak TikTok ile eleştirmenler, uygulamada neyin olması ve olmaması gerektiği konusunda Çinli sansürcüleri memnun etmek için seçim yapıldığını varsayıyor. Elbette TikTok bunu reddediyor ve kararların ABD ekibi tarafından alınmasında ısrar ediyor.

Kaçınılmaz tartışmalar yine de ortaya çıktı. Eleştirmenler TikTok'u, Pekin'in "terörist" olarak nitelendirdiği Hong Kong'daki demokrasi öncüsü protestocuları destekleyen videoları düzeltmekle ve Çin hükümetinin ülkenin azınlık Uygur toplumuna kötü muamelesini eleştiren bir video paylaşan bir gencin hesabını kilitlemekle suçladı. (Şirket her iki suçlamayı da reddetti. Önceki davada, BuzzFeed News tarafından yapılan bir soruşturma TikTok'un iddiasını destekledi ve ikincisinde TikTok, videonun hesabın dondurulmasının nedeni olmadığını söyledi ve özür diledi ve kullanıcının erişimini yeniden etkinleştirdi.) ABD'de, George Floyd'un ölümünün ardından TikTok, Black Lives Matter ile ilgili videoları ve polis vahşeti ve ırkçılığına karşı protestoları bastırdığı iddiasıyla eleştirilere muhatap oldu. Şirket bunun geçici bir teknik aksaklık olduğunu söyledi.

Çin'den algılanan tehditlere karşı Kongre ve Beyaz Saray, Amerikan yetkililerinin daha önce kaçınmayı tercih ettikleri işletmeler ve insanlar üzerindeki kısıtlamalar gibi önlemlerle bu tehditlere karşı koyma eğiliminde oldular. Çinli araştırmacılar için vize kısıtlandı. Amerikan şirketlerinin yurtdışından satın almalarını inceleyen hükümet organı olan ABD'deki Yabancı Yatırım Komitesi'ne (CFIUS), Çin'in doğrudan göz önünde bulundurulmasıyla, arttırılmış yetkiler verildi. Kongre, Çinli firmaların ABD hisse senedi piyasalarına erişimini engellemek için çalışıyor. Zhang, bu yeni kontrol ağına kapılan tek büyük Çinli iş lideri olmaktan çok uzak. CFIUS, fintech firması Ant Financial'ın Dallas tabanlı ödeme hizmeti MoneyGram'ı satın almasına izin vermeyi reddettiğinde, bir zamanlar sevilen Jack Ma bile 2018'de engellendi. Ant, Alibaba'nın yaptığı gibi New York borsasında listelenmek yerine, bu ay Şangay ve Hong Kong'da hisse sunmaya karar verdi.

Washington da TikTok ile benzer şekilde ilgileniyor. Hawley, Mart ayında hükümet çalışanlarının TikTok'u kullanmasını engelleyen bir yasa tasarısı sundu ve ayrıca TikTok gibi şirketlerin Çin'e veri göndermesini ve  kullanıcılarından toplayabilecekleri bilgi türlerini sınırlandırarak Çin ile ABD arasında sağlam bir güvenlik duvarı kuracak bir yasa önerdi. Pentagon zaten askeri personele uygulamayı telefonlarından silmelerini söyledi. Senatör Marco Rubio'nun beğenilerinin çağrısı üzerine CFIUS, ByteDance’ın Muscial.ly’yi satın almasıyla ilgili geriye dönük bir soruşturma başlattı ve bu da yatırımın geri çekilmesine neden olabilir. Hawley, "En iyisi, ByteDance'in TikTok'u satması ve bunun Amerikalılara ait olması ve burada yerleşik olması" dedi. (TikTok, ByteDance'ten ayrılma olasılığı hakkında yorum yapmıyor.) Diğerleri daha da ileri gitti: Hindistan - daha önce TikTok'un en büyük pazarı - Haziran ayında TikTok'u yasakladı ve Avustralya'daki politikacılar aynı şeyi yapmayı tartışıyorlar.

Amerikan Girişim Enstitüsü'nde siber güvenlik konusunda uzmanlaşmış bir akademisyen olan Claude Barfield, TikTok'un başına neler geleceğine yönelik olarak, "büyük ölçüde TikTok'un dışındaki sorunlara bağlı olacak" diyor.

Gerçek şu ki, sunucularını nerede konumlandırmış olursa olsun, kaç tane Amerikan hotshot kurmuş ya da yöneticilerini nasıl organize etmiş olursa olsun, Zhang, Amerika'nın Çin'e olan güvenini tek başına yeniden kuramadı ve sonunda asıl sorun da buydu. Yükselen Çin'e karşı sağlam durmak, muhtemelen ABD'de sağ ve solun şu anda üzerinde anlaşabileceği tek şey. Başka ne gibi bir sorun, hükümetin istihbarat uzmanlarını TikTok'un getirdiği güvenlik risklerini soruşturmaya çağıran muhafazakar itfaiyeci Senato Demokrat lideri Chuck Schumer ve Senatör Tom Cotton'un garip çiftini bir araya getirebilirdi.

Amerika'da Zhang'e kapılar kapandığında, sonuçlar servetinin ve şirketinin ötesine geçebilir. Muhtemelen ByteDance’ın Çin’deki muazzam takipçiliğinden oldukça hoş bir şekilde kurtulacaktır. Gerçek hasar, Çin’in özlemlerine ve ekonomik geleceğine verilecek. TikTok, tamamen yaratıcılığa dayanan ve dünyanın her yerinden insanlara kendini sevdirebilen Çin’in tek küresel teknoloji başarı öyküsü olmaya devam ediyor. Üzücü bir son, Pekin'in genişleyen otoriterliğinin ve uluslararası çatışma eğiliminin girişimcilerini ve daha geniş anlamda Amerikalı rakiplerle rekabet edebilen ve dünyanın kullandığı teknolojiyi etkileyebilen bir teknoloji lideri olma umutlarını zayıflattığına işaret edecektir. Baskın bir küresel teknoloji oyuncusu olmadan, artan maliyetler ve yaşlanan bir nüfusla boğuşan Çin, ekonomisini dünyanın en zenginleri arasına taşıyamayacak şekilde takılıp kalabilir.

Ancak Washington, TikTok'u yasaklamak için sert bir adım atarsa, ABD de acı çekecektir. Bu, Amerikalıların sürekli değişen teknoloji karşısında değerlerini ve güvenliklerini korumak arasında orta bir yol bulamadığı anlamına gelir. Bu nedenle, New America'dan Sacks, Amerikalıların internette neler yapabileceğini kontrol etmek için kapsamlı ulusal güvenlik kaygılarını ileri sürerek TikTok'u kapatmayı "korkunç bir fikir" olarak nitelendirdi.

Bu, internetin dünyayı bir araya getirmek ve diğer toplumlarla iletişimi güçlendirmek gibi ana amaçlarından birini yok etmek gibi çirkin bir olasılık üretiyor. Uygulamaları yasaklamaya veya erişimi kısıtlamaya başlarsak, bir araya gelmekten çok bölünme olasılığı daha yüksek olan birçok ayrı internetle karşılaşacağız. Bu pek çok insanın istediği türden bir internet değil. Sensor Tower'a göre, tüm korkunç manşetlere ve korkunç uyarılara rağmen, TikTok yılın ilk üç ayında dünyanın her yerinde 300 milyon kez (yalnızca ABD'de 20 milyon kez) indirildi.

Belki de TikTok (ve bu konuda, tüm veri toplama teknoloji firmaları) mahremiyetimiz ve güvenliğimiz için bir tehdit oluşturuyor. Ama korktuğum şey, otoritercilikle onun yöntemlerini kopyalayarak yüzleşeceğimizdir.

Çin diktatörlüğü Facebook, Twitter ve diğer yabancı sosyal medyayı engelliyor çünkü liderliği, halkının ne söylemek, göndermek veya izlemek istediğine karar vermesine izin verecek cesarete sahip değil.

ABD'de TikTok'u engelleme motivasyonu elbette çok farklı ama bizi aynı yere götürüyor; devletin internette ne yapıp ne yapamayacağımızı belirlediği yer. Bu, Amerikan hükümetini değerlerimizi zayıflatarak savunmak gibi imkansız bir duruma sokuyor. Korkularımızla yüzleşmenin en iyi yolu bu olamaz.

Michael Schuman, 30 Temmuz 2020, The Atlantic

(Michael Schuman, "Superpower Interrupted: The Chinese History of the World and The Miracle: The Epic Story of Asia’s Quest for Wealth- Sekteye Uğrayan Süper Güç: Çin Dünya Tarihi ve Mucize: Asya'nın Zenginlik Arayışının Destansı Hikayesi" adlı kitabın yazarıdır.)


Seçkin Deniz, 18.09.2020, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar


Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı