4 Temmuz 2020 Cumartesi

SA8696/KY1-CÇ732: Yok M Kuşağı

Ad verme hevesiyle ada kavuşan henüz egemen olmayan kuşağa 'Z Kuşağı' denilmesini de anlamış değiliz. Acep bu kuşaktan sonra bir kuşağın olmayacağı “Tarihin Sonu” türünden bir kehanet sevdalısı olarak mı verildi? 


Korkularımızı, hayranlıklarımızı adlandırmada pek bir mahiriz. Allayıp pullamada da öyle. Yenilerde olmasa da şimdi de daha çok insanın diline pelesenk olan bir adlandırma var; Z Kuşağı.

Kerameti kendinden menkul kalpazan ermişlerin etrafında örülen haleden farkı yok bu kuşak için söylenen. Oysa doğal bir şey bu. Tuhaf olan adlandırma hevesi. Sanki yeni bir şeymiş gibi. Toplumsal varlık vücut bulduğundan beri kuşaklar var oldu, farklılıkları da oldu. Olacak.

Dediğimiz gibi adlandırma yeni. Sonraki kuşağa bir ad verme hevesi nasıl uyandı bilmiyoruz. Halef kuşağın selefinden farklılığı bugüne özgü değil. Öyle ki sosyoloji de bu hali adlandırmak için bir çerçeve bir kavram bile kullanılmakta; kuşak çatışması.

Bu bugüne özgü değil. Her yeni kuşak bir önceki kuşaktan farklı değerler üretiyor, böyle olması da doğal. İnsanların oluşturduğu toplum da canlı bir varlık. Değişen, gelişen, dönüşen ve dönüştüren bir varlık. Kendinden önceki kuşağı yansılayan olsaydı kuşaklar bir değişimden, bir gelişimden söz etmemiz mümkün olamazdı. Canlılıktan söz etmenin bir anlamı kalmazdı.

Ad verme hevesiyle ada kavuşan henüz egemen olmayan kuşağa 'Z Kuşağı' denilmesini de anlamış değiliz. Acep bu kuşaktan sonra bir kuşağın olmayacağı “Tarihin Sonu” türünden bir kehanet sevdalısı olarak mı verildi?

Bu adı verenleri bulup sormalı. Sosyolojinin verilerinden uzak olunca böyle olunuyor, dense fazla bir şey demiş olmayız. Sözün özü aptalca bir girişim yeni kuşağı adlandırma girişimi, hevesi. Kuşaklar hep var oldu, hep var olacak. Ve çatışma da kaçınılmaz olacak.

Sonraki kuşak elbette kendinden önceki kuşağın değerlerinden farklı değerler oluşturacak, bu değerlerin hükümranlığı için uğraşacaktır. Hadi bir hevesin neşvüneması adlandırmayı kabul edip soralım; Z Kuşağı ne istiyor? 

Ne isteyecek kendi değerlerinin egemenliğini isteyecek. Egemen kuşak elbet sızlanacak, elbet veryansın edecek Z kuşağının değerlerine. Zira kendinin ölümü demek bu. Bu sızlanmalar da bu karşı çıkmalar da normal. Zira hangi canlı ölümü ister ki? Gelen gideni tahtından edecek ama hiç sanılmasın ki, tüm değerler yok edilecek. Binlerce yıllık değişmez değerler yine korunacak. Bu da doğal olandır.

Z Kuşağı istismarı kaçınılması gereken bir sapkınlık olarak görmüyor mudur? Elbette istismardan kaçınılması gerektiğini biliyor. Ya da Z Kuşağı cana kıymanın, nesli yok etmenin, nefretin kötü şeyler olduğunu, her birinin bir sapkınlık olduğunu bilmiyor, görmüyor mudur? Elbette biliyor, görüyor. Çokça değişmez değer örnekleri vermek olası. Ancak örnekleri çoğaltmaya gerek yok.

Her yeni kuşakta görülmesi doğal kimi olumsuzluklar Z kuşağında -kendilerini böyle adlandırıyorlar mı bilmiyorum- da var mı? Olmaması eksikliktir, olması değil. Benim gördüğüm eksiklik bilgilerinin güvenilirliği konusunda vurdum duymazlar. Öyle bir dertleri yok gibi. Bilgiye ulaşmada bu denli kolaylık görmeyen insanlığın güvenilirlik konusunda vurdum duymaz olması tuhaf. Zamanla bu konuda duyarlılık kazanacaklarını sanıyorum. Kendi meşreplerine, kendi kliklerine, kendi heveslerine uygun herhangi bir bilginin doğruluğundan asla kuşku duymuyorlar. Elbet karşıtlarının hakkındaki bilgilerden de -oluşturulmuş, sahte- kuşku duymuyorlar.

Bu nakıslıktan kurtulacaklarını ummamak haksızlık olur. Hem ilginç olan bu tavrı bizden, kendilerinden önceki kuşaktan tevarüs ediyorlar. Ne kötü bir miras. Ne kötü bir sahiplenme. Z kuşağı kişi kültü konusunda da malul gibi. bunu da aşacaklarını sanıyorum. Bunu da kendilerinden önceki kuşaktan aldılar. Aldıklarının ayrımında değiller. Bu kötülükten de kendilerini koruyacaklarını, kurtaracaklarını umuyorum. Hatta ucun ucun görüyorum.

İyi yönleri, aferini hakkeden yönleri mi? Çok! Hem sayılamayacak kadar çok. Benim gözlemlediğim ve şapka çıkardığım bir özellik ki, hakikaten gelmiş geçmiş tüm kuşaklardan daha ilerde. Gelen kuşak daha merhametli. Hem de her varlığa karşı bizden ve bizden önceki kuşaktan daha merhametli.

Siyasal pencerelerden -gündelik siyasal değerlendirmeler- bakarak bu kuşağı analiz edip anladıklarını sananlar havanda su dövmekle meşgul olduklarını göremeden terk-i dünya edecekler.. bu da bizim kuşak için -devri tamamlanmak üzere olan- oldukça eksi puan. Gündelik siyaset bizi kubura mahkum eder. Ahir ömrümüzde pislik koklamanın ne alemi var?

Yaşanan doğal bir süreçtir. Her kuşağın (ümmetin desek daha isabetli olur) bir eceli vardır. O eceli ne bir dakika geciktirebiliriz, ne bir dakika öne alabiliriz.. (Araf; 34)


Cemal Çalık, 04.07.2020,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Deneme, Sözcüklerin Düş Hâli


Facebook 



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı