24 Haziran 2019 Pazartesi

SA7776/KY13-AO270: 23 Haziran İstanbul Seçimleri'ne Dair...

"İnşallah bu sonuçlar ülke için, hepimiz için hayırlara vesile olur, iktidar da aklını başına toplar.. Nerede hata yaptıklarını sorgulayıp, toplumun beklentilerine uygun yeni bir yol haritası çizer."


İstanbul’un dünya metropolleri arasında parmakla gösterilen bir kent haline gelmesi için Binali Yıldırım’ın seçilmesini arzuluyordum.

Zira, en soldan oportünist sağa kadar birbirine benzemeyenlerin oluşturduğu ittifakın yönetimde sorun oluşturacağına inandığım gibi, bu ittifakın adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun da İstanbul’u hayal ettiğim bir kent haline getirebilmesi konusunda yetersiz bir isim olduğuna inanıyordum.

Ayrıca; bu düşüncemin yanı sıra geçmiş tecrübelerime dayanarak, iktidara mensup bir belediye başkanı olmanın önemli avantajlar sağladığını biliyordum.

Bütün bunlar ortada olsa da; seçmenin tercih yaparken bu gibi durumları dikkate almaktan ziyade genel siyaset üzerinden karar verdiğini bildiğim için de Ak partinin İstanbul’da neden zorlandığına önceki paylaşımlarımda kısmen değinmiştim.

Bunların üzerine seçim sürecinde yapılan hatalar, uygulanan yanlış stratejiler ve bazı yanlış söylemler eklenince seçmen kitlesel bir şekilde İmamoğlu’na yüklendi.

Öncelikle; İmamoğlu cephesi üzerinde iyi çalışılmış çok iyi bir seçim stratejisi ile yola çıktı; daha önceden başlayan seçim ittifakını 31 Mart seçimlerinde aşırı sol ve HDP’ye de açarak solun renklerini, çeşitli uçlarını kendine bağladı.

İmamoğlu’nu ise ağırlıklı olarak sağ ve bölgesel seçmene yönlendirdi.

Ak Parti ilçe belediye başkanlarını ağırlıklı olarak Trabzonlu ve Karadenizlilerden seçtiği için İstanbul’da önemli bir Karadenizliler potansiyeli oluşturdu. İmamoğlu bunun üzerine yöneldi. Onun için Karadenizlilerin milliyetçilik duygularını daha da kaşıyacak söylemlerin gündeme gelmesini son derece başarılı bir şekilde kullandı.

Demirel’in “hamsi kavağa çıkar mı?” sözünün nelere mal olduğunu bilen İmamoğlu cephesi, “Pontusluk” tartışmasının büyümesine imkânlar oluşturdu ve bilhassa Doğu Karadenizlileri etrafında kenetledi.Bayram kutlaması adıyla bölgeye yaptığı ziyaretleri coşkulu mitinge dönüştürdü.

Çok sık anketler yaptırarak halk nabzını ölçtü ve kendi imajına zarar verdiğini gördüğü Kılıçdaroğlu ve Kaftancıoğlu’nu sahadan uzak tuttu. Sürekli mağduriyete oynadı ve gerilimler üzerinden, “seçilmiş belediye başkanı” olduğunu vurgulayarak hakkının elinden alındığını vurguladı, çeşitli atraksiyonlar yaparak buradan çıkan tartışmalar üzerinden mağduriyet algısı oluşturdu..

İmamoğlu bunları yaparken; Ak Parti İmamoğlu cephesinin stratejisine karşı daha gelişkin bir strateji geliştirmek bir yana, İmamoğlu’nun stratejisinin tamamlayıcısı durumunda oldu.

Seçim çalışması adına ortaya çıkan herkes ayrı bir söylemle, hatta birbiriyle çatışır söylemlerle sahada (sözde) çalışma yaptılar.

HDP seçmenini kazanma adına Abdülkadir Aksu gibi unutulmuş eski bakan olan yaşlı bir isme görev verilmesi ve bazı Kürt siyasilere makamlar sunulması HDP cephesinde çaresizlik olarak değerlendirildi ve kullanıldı. O cephede ”Kürtleri şimdi mi hatırladınız?” gibi sözler dolaşır oldu. Bu atamalar Ak Parti içinde de rahatsızlık yarattı, MHP cephesinde de tepkilere yol açtı.

Binali Yıldırım’ın Diyarbakır ve G.Doğu gezisinde söylediği “Kürdistan mebusları“ gibi sözleri bu cephede tepkileri daha da büyüttü.

Toplumda, ”Bunlar, İmamoğlu’nu HDP işbirliği nedeniyle PKK üzerinden eleştirirken, şimdi kendileri aynısını yapıyorlar, o halde neden aylardır İmamoğlu’na saldırıyorlar” algısı oluştu.

Bardağı taşıran son damla ise Öcalan’ın tarafsızlık mektubu oldu. Seçime iki gün kala böyle bir yola başvurulması milliyetçi, muhafazakar sağ seçmeni karşı cepheye itti, HDP’den ise bir kopma sağlayamadı. Aksine HDP’liler, daha yararlı gördükleri İBB’den pay kapmayı daha yararlı gördüler.

Sonuçta; bu seçim bir strateji yarışı oldu ve oyunu iyi kuran İmamoğlu cephesi kazandı.

İnşallah bu sonuçlar ülke için, hepimiz için hayırlara vesile olur, iktidar da aklını başına toplar.. Nerede hata yaptıklarını sorgulayıp, toplumun beklentilerine uygun yeni bir yol haritası çizer.


Adnan ONAY, 24.06.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı