30 Ağustos 2018 Perşembe

SA6738/KY47-OE20: Ekonomik Savaş; Tüketici Fiyat Endeksi Yönetimi ve Merkez Bankası

 "Yaşanan ekonomik savaşın doğrudan etkilediği veya etkilemediği mal ve hizmetlerde yaşanması muhtemel spekülatif ve manipülatif fiyat artışı hareketlerinin hanehalkı için doğrudan hayat pahalılığı anlamına geleceği çok açıktır." 


Son dönemlerde Lira'ya karşı doların silah olarak kullanılması ekonomik savaş olarak değerlendirilmektedir. 

Yabancı para birimi ile ithal edilen ana kalemlerin başında enerji tüketimi gelmektedir. Petrol ve türevleri, doğalgaz, elektrik gibi enerji ve yakıt kaynakları yabancı para birimi üzerinden ithal edildiklerinden kurdaki istikrarsız ve yukarı doğru hareketlenme ülkede yaşayan hanehalkı ile birlikte iş-üretim yapan tüm kesimleri etkileme gücüne sahiptir.


Yine aynı şekilde sağlıkla ilgili olarak, kullanılan ekipman ve benzeri ürünler ile ilaç grubunda yer alan ithal ürünler de yukarıda bahsedildiği şekilde kurun istikrarsız ve yukarı doğru hareketinden olumsuz etkilenmektedir.

Ülke savunmasında kullanılmak üzere tedarik edilen tüm ürün, yedek parça ve benzeri kalemlerde de aynı şekilde bir sıkıntı olması kaçınılmaz hale gelmektedir.


Son olarak gıda ve giyim gibi temel ihtiyaç grubunda yer alan ithal ürün veya girdi mallarında da benzer sıkıntıların olması muhtemel hale gelmiştir. Aynı şekilde konut fiyatlarının ve paralelinde de kira tutarlarının etkilenmesi durumu ortaya çıkmaktadır.


Peki devletler bu tip dönemleri yönetmek için ne yapar. Adam Smith’in liberal ekonomi taraftarlarının sloganı haline gelen meşhur sözü “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” bir devlet yönetimi anlayışı olabilir mi? 


Tabiki hayır.


Halkının gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan gelişmesini sağlamak, bunların sağlanması için iktisadi istikrarı (tam istihdam ve fiyat istikrarı) sağlayacak politikaların uygulanması, kişi başına düşen milli gelirin artırılması devletinlerin temel amaçlarındandır.


Tam rekabetçi ekonomik koşulların işlemesinin sağlanması demek bazı alanlarda regülasyon uygulamalarından vazgeçmek olarak anlaşılmamalıdır.


Regülasyon kurumlarının amaçlarının arasında  yapılacak işlerin en düşük maliyetlerle gerçekleştirilmesini sağlamak ve aşırı kâr elde edilmesini sağlayacak bir fiyatlama yapılmasını engellemekte bulunmaktadır.


Regülasyon kurum uygulamasını ilk yapan ülke olan Amerika'da halen faal olan regülasyon kurumlarından bazıları aşağıdaki gibidir:


Kurulun Adı, Kuruluş Yılı, Temel Görevi 


1- Eyaletler arası Ticaret Komisyonu (ICC), 1887, Eyaletlerarası demiryolları, taşımacılık,otobüs dahil ulaşımı düzenlemek.

2- Federal Enerji Düzenleyici Komisyonu (FERC), 1920, Su gücünü (water power), elektrik ve doğal gazın eyaletlerarası  satışını  düzenlemek.

3- Federal Komünikasyon Komisyonu (FCC), 1934, Radyo, televizyon, telgraf ve benzerlerinin eyaletlerarası ve yabancı komünikasyonunu düzenlemek.

4- Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), 1934, Sermaye ve diğer menkul değerler için piyasaları düzenlemek.

5- Sivil Havayolları Kurulu (CAB), 1938, Havayolları endüstrisini düzenlemek

6- Çevre Koruma Kurulu (EPA), 1970, Çevre politikasını koordine etmek, çevre kirliliği standartlarını saptamak, aksi taktirde çevre ile ilgili yasaları uygulamak

7- İş Güvenliği ve Sağlık Yönetimi (OSHA), 1970, İşyerleriyle ilgili kuralların çıkarılması ve uygulanması yoluyla çalışanların sağlık ve güvenliğini geliştirmek.


8- Tüketiciyi Koruma Komisyonu (CPSC), 1972, Güvenli Olmayan ürünlerden tüketicilerin zarar görmesini engellemek.
 
Aynı şekilde Avrupa Birliği bünyesinde yer alan ve merkezi olarak üye ülkelerdeki regülatör kurumlarla birlikte çalışacak şekilde organize edilen denetim yapısı aşağıdaki gibidir.



Türkiye’de ise 1981 yılından kurulan Sermaye Piyasası Kurumu’nu takiben 1994 yılında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Rekabet Kurulu kurulmuş, özelikle de 1999-2002 yılları arasında ilave 7 regülatör kurum daha kurularak devam etmiştir.

Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar, kendi sektörlerindeki görevlerini yerine getirme aşamasında “düzenleme, denetleme, kural koyma ve gerektiğinde hukuki yaptırımlara” başvurabilmektedirler. Bu görevlerini de T.C. 1982 Anayasası ve kendilerine ait kanunlarına bağlı kalmak kaydıyla yerine getirmektedirler.


Türkiye'deki regülatör kurumlar aşağıdaki gibidir:


1- RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU

https://www.rtuk.gov.tr/

2- BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU

https://www.btk.gov.tr/

3- SERMAYE PİYASASI KURULU

http://www.spk.gov.tr/

4- BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

http://www.bddk.org.tr/

5- ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU

http://www.epdk.gov.tr/

6- KAMU İHALE KURUMU

http://www.ihale.gov.tr/

7- REKABET KURUMU

http://www.rekabet.gov.tr/

8- TÜTÜN VE ALKOL PİYASASI DÜZENLEME KURUMU 

http://www.tapdk.gov.tr/tr.aspx

9- KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE VE DENETİM STANDARTLARI KURUMU

http://www.kgk.gov.tr/

10- KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURUMU

https://www.kvkk.gov.tr/

11- TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU (TİTCK)

https://www.titck.gov.tr/

Bu kurumların bazıları doğrudan ekonomik alanla ilgili düzenleme, denetleme ve gözetleme görevlerini yerine getirirken, bazıları da dolaylı olarak ekonomik alana etki etmektedirler.


Türkiye İstatistik Kurumu TÜFE ağırlıklarının hesaplanmasında ve enflasyon sepetinin oluşturulmasında temel veri kaynağı olarak Hanehalkı Bütçe Anketini kullanmaktadır. Bu ankette hanehalklarına hangi mal ve hizmetleri, ne kadar harcama yaparak satın aldıkları sorulmaktadır.


2017 TÜFE’de kullanılan ağırlıkların, 12 ana harcama grubu için 2016-2017 karşılaştırmalı ağırlık değerleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:



Siyah, regülatör kurum denetimi olanlar, Kırmızı, herhangi bir regülatör kurum denetimi olmayanlar

2017 yılında TÜFE’de her ay 27.386 işyerinden ve 4.275 haneden (kira maddesi için) 910 madde çeşidine ait yaklaşık 400.772 fiyat derlenerek hesaplama yapılmıştır. 2017 yılı için yaklaşık iş yeri, fiyat, kira sayıları Tablo 2’de verilmiştir.


Hanehalkının genel olarak yaşamına etki eden ekonomik olay işsizlik ve hayat pahalılığıdır (enflasyon).

Hanehalkı için ölçülen Tüketici Fiyat Endeksi içerisinde yer alan toplam 12 ana harcama gruplarından 4 tanesi, regülasyona tabi tutulan sektörlerdeki mal ve hizmetlerden oluşmaktadır. 


Geriye kalan 8 ana harcama grubu ise herhangi bir regülasyon kurum denetim, gözetimi altında olmayıp genel olarak mal ve hizmet kalite ve standartları ile ilgili düzenlemelere tabi tutulmaktadırlar, bu grubun toplam içindeki payı yaklaşık olarak %71’e denk gelmektedir.


Ekonomik savaşta cephe karargahı olarak konumlandırılacak olan Merkez Bankasının, hem para politikasını yönetmesi (faiz ve TL’nin değerini gibi) hemde enflasyonla (ÜFE ve TÜFE deki artışlar) mücadeleyi yönetmesi beklenmektedir.


Ekonomik alanın yönetilmesi için gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi yukarıda da bahsedildiği üzere ülkemizde de regülator kurum kültürü ve alt yapısı gelişmiş, fiili olarak da uygulamada hayatımızda önemli bir yer tutmaktadır. 


Bu regülatör kurumların fiyat disiplini, manipülatif ve spekülatif hareketlerin engellenmesi, rekabetin korunması gibi fonksiyonları yerine getirmesi sonucu ortaya çıkan fiili sonuç artı veya eksi yönde hükümetle birlikte ekonomi içerisinde yer alan merkez bankası gibi ekonomik kurumların performanslarını da artı veya eksi yönde etkilemektedir.


Yaşanan ekonomik savaşın doğrudan etkilediği veya etkilemediği mal ve hizmetlerde yaşanması muhtemel spekülatif ve manipülatif fiyat artışı hareketlerinin hanehalkı için doğrudan hayat pahalılığı anlamına geleceği çok açıktır. Bu etki, hanehalkının psikolojik olarak da etkisi altına alınmaya çalışıldığı ekonomik savaşta fiili olarak da etkilenmesi sonucunu doğuracak ve daha fazla etki ajanları tarafından kullanılabilir hale gelmesine yardımcı olacaktır.


Sonuç olarak Tüketici Fiyat Endeksine (ayrıca Üretici Fiyat Endeksine de dikkat etmek gerekiyor)  giren ve herhangi bir regülatör kurum tarafından yönetilmeyen diğer sektörlerin de bir şekilde bir regülatör kuruma bağlanması, denetim ve gözetim altında tutulması oldukça önem arz etmektedir. 


Yaşanan ekonomik saldırıların kısa vadeli olma ihtimalinin düşük olduğu, orta ve uzun vadeli olarak da devam etme ihtimali dikkate alındığın da bu regülatör kurumun önemi daha fazla ortaya çıkacaktır. Bu kurum aynı zamanda merkez bankasının enflasyonu yönetmesinde de çok ciddi katkı ve fayda sağlayacaktır.




Osman Ekiz, 30.08.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Ekonomi
Ekonomi Yazıları





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı