31 Ağustos 2018 Cuma

SA6739/KY48-SY69: "Parodi"

"Hiç olmazsa bu "iç sorunumuz" bizi biraz düşündürsün. Yıllardır derimizin altında farkedemediğimiz bu kangreni, ilk irini derinin üzerine sızdığında görelim bari."


03 Şubat 2000, Perşembe

Siyaset, toplumsal hayat, eğitim.. bütün yaşama alanlarımız, "kendi"liğinden sıyrılıp yavaş yavaş "film"leşiyor.

Gani Müjde''nin indimde Müjde Ar kadar değeri yok. İtibar ettiği sanatsal(!) anlayış, medet umduğu mizahî sefalet bence dikkatle irdelenmeye değil; sıkıntıyla gülmeye değecek bir durum. Ancak "parodiyi" öyle bir zamanlama becerisiyle ortaya sürdü ki, hakkaten tebrik etmek lazım. Çünkü parodi, şu sıralar Türkiye''nin tek gerçekliği olarak durmaktadır. (Parodi: kısaca, konusu filmler olan film.) Siyaset, toplumsal hayat, eğitim.. bütün yaşama alanlarımız, "kendi"liğinden sıyrılıp yavaş yavaş "film"leşiyor. Yaşamın bütün aktörleri, o yaşamı oluşturan ve sürdüren etten kemikten insanlar değil de, sinirleri ağır işiten, bön birer seyirci konumuna doğru gerilemiş bulunuyor.

Kaç aydır Grozni''de birkaç bin delikanlı, Kızılordu''ya karşı savaşıyor: Yüreğinde iğne ucu kadar kımıldanma olmadan yaşayan milyonlarca insan var burada. 5 yıl önce böyle miydi oysa. Peki değişen nedir? Değişen şu; bir sihirli değneğin ucu bize değdi ve birden yaşam "beyaz perdeye aktarıldı."

"Parodi" başlıklı bu yazıyı, arşivde oturmuş gazetelerin arasında yazıyorum. Bakıp kenara koyduğum gazetelerden birisine gözüm takılıyor. Orada beyaz sakallı, muhtemelen torunlarını -her dede gibi- çok seven iyi bir ihtiyar var. Yanında kimliği, özgeçmişi... "Rahmetle anılacak" diyor, iri puntolu başlık. Eğer gerçekten böyleyse, ben yaşamıyorum bu memlekette demek ki. Yoksa o yazıyı görür görmez aklıma post-it tahtasına iliştirilmiş o küçük bloknot kağıtları gelir miydi? 

İzzettin Yıldırım''ın, "kardeşleri" tarafından "defnedilmiş" naaşı, polis köpekleri ve eroin arama filmlerinin çabalarıyla "mezarından" çıkarıldığında anladık, yıllardır kardeşlerimiz, kardeşlerimiz diyerek ırkçılığın ve bölücülüğün ocağına incir ağacı diktiğimizi düşündüğümüz Doğulu "kardeşlerimizin" yaşamı ne kadar da ürkütücü bir parodi düzleminde algıladıklarını! Seyyid Kutub, Mevdudi, Fethi Yeken, Ali Şeriati - gibi yazarlarla, Gani Müjde''nin filmini talihsiz bir kavşakta birleştirdiklerini de anladık.

Hiç olmazsa bu "iç sorunumuz" bizi biraz düşündürsün. Yıllardır derimizin altında farkedemediğimiz bu kangreni, ilk irini derinin üzerine sızdığında görelim bari. Yaşamı "motor!" nidasını duyar duymaz yaşamaya başlamadık biz. Parodi değil bu, görmüyor musunuz, yaşıyoruz...


Selahattin Yusuf, 31.08.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Yolda
Selahattin Yusuf Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf Beyefendi'nin 2006'den geriye doğru yayınladığımız yazılarının büyük bir kısmını Şimdiki Zamanın İzinde adlı kitabında bulabilirsiniz.




Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf  Beyefendi'ye, 'tamamen hür, tamamen geniş nefesler alarak' yazdığı yazıları bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz... Seçkin Deniz, 15.04.2016



İlk yayınlandığı yer: Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı