12 Nisan 2021 Pazartesi

SA9152/SD2026: Sıkıntı (Roman); 2. Bölüm-Yer 20

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"O halde Yahudilerin bilgeliğinin kaynağı olan İbrahim’le ilgili bütün sanrıları gerçek dışıydı; çünkü onun getirdiği bilgeliği tahrif etmişlerdi ve Allah’a ortak koşarak hak ile batılı karıştırıyor ve gerçeği bile bile gizleyerek kibrin karanlığında ‘ırkçılık’ yapıyorlardı."



Kendilerini ‘Çimenlerin Üstündeki Çiğ’ olarak tanımlayan ve ‘Üstün ve Seçilmiş Irk’ olarak gören, kökleri ve uzantılarıyla yaşayan tarihteki en eski ‘Irkçılık ve Üstünlükçülük’ hastalığıyla malûl olan Yahudiler’in psikolojik profilini kendi kitapları, araştırmaları ve yayınlarıyla ortaya koyan ‘Yer Yazarı’, "Ve Yakup'tan kalan, Rabbin çimenlerin üzerine yağdırdığı çiğ gibi birçok halkın arasında olacak... " (Tevrat, Mika 5:6) beyanına muhatap olan Yahudiler’in tarihte kaldığını, Haaretz’in yayınında olduğu gibi, Yahudilerin çoğunluğunun da bu gerçekle yüzleşme zamanının geldiğini söylüyordu.

‘Anti-Semitizm’ artık kullanışlı bir savunma alanı oluşturamıyordu. Siyonizm’in, Satanist Kabala’nın ve Masonluğun ruhundaki kötülük Yahudileri kuşatmıştı, onlara yardımcı olmak, çaresizlikle bunaldıkları yerden alıp onları iyiliğin olduğu yere götürmek gerekiyordu.

Ancak bunun için herkesin gerçeğin farkında olması şarttı. Önyargılara bina edilmiş, sanattan edebiyata, sinemadan televizyona, psikolojiden felsefeye, ekonomiden dine, eğitimden siyasete kadar her alanda Yahudiler’in insanlığa önderlik ettiği fikrini, şu an içinde bulunduğumuz ve yaşamaya çalıştığımız dünyanın Yahudiler’in önderliğinde ilerlediği halde neden bu kadar ‘kötülük’ barındırdığını sorgulayarak başlamalıydık.

‘Bekçi’ süregiden araştırma notlarında çok sakin, çok net bir dille ‘kibirli’ Yahudi kabullerini eleştiriyordu. Yaptığı alıntılar Yahudilerdeki önderlik kibrinin köklerini açığa çıkarıyordu:

Yayıncının izniyle Paul Johnson'ın A History of the Jews adlı kitabından uyarlanmıştır (Harper Collins, New York, © 1987, s. 585; http://www.harpercollins.com).

“Josephus, Antiquities of the Jews adlı kitabında, İbrahim'i "yaşadığı zamanda diğerlerinden daha yüksek erdem kavramlarına sahip olan "büyük bilgeliğe sahip bir adam" olarak tanımlar. Bu nedenle, "o zamanlar Tanrı hakkında sahip olduğu bütün görüşleri tamamen değiştirmeye karar verdi". 4.000 yıllık Yahudi tarihini özetlemenin yollarından biri, İbrahim büyük bir bilgeliğe sahip olmasaydı ya da Ur'da kalıp yüksek fikirlerini kendisine saklasaydı, insan ırkına ne olurdu diye kendimize sormaktır. Yahudi halkı ortaya çıkmıştı. Yahudilerin olmadığı dünya kesinlikle çok farklı bir yer olurdu. İnsanlık sonunda bütün Yahudi anlayışlarına karşı tökezlemiş olabilir. Ama emin olamayız. Aklın bütün büyük kavramsal keşifleri, ortaya çıkarıldıktan sonra aşikâr ve kaçınılmaz görünür, ancak bunları ilk kez formüle etmek özel bir deha gerektirir. Yahudilerin bu yeteneği vardı. Hem ilahî hem de insanî olarak kanun önünde eşitlik fikrini onlara borçluyuz; yaşamın kutsallığı ve insan saygınlığı; bireysel vicdan ve böylece kişisel kurtuluş; kolektif vicdan ve benzeri sosyal sorumluluk; soyut bir ideal olarak barış ve adaletin temeli olarak sevgi ve insan zihninin temel ahlaki donanımını oluşturan diğer birçok unsur, Yahudiler olmasaydı, çok daha boş bir dünya olabilirdi. Her şeyden önce, Yahudiler bize bilinmeyeni nasıl rasyonalize edeceğimizi öğretti. Sonuç tektanrıcılıktı…”

Elbette, her şeyi yaratan ‘Tek Tanrı’ya inanmak, onun bir elçisi olarak ‘büyük bilgeliğe sahip bir adam’ olmak ve insanları gerçeğe çağırmakla görevlendirilmek üstün vasıflı olmak demekti, ama bu onun soyundan gelecek olanların da aynı üstün erdemlere sahip oldukları anlamına gelmiyordu; ayrıca Allah’ın elçisi olarak görevlendirilen İbrahim’in yüksek fikirlerini kendisine saklamak gibi bir seçeneği yoktu.

Yukarıdaki alıntı, kaba bir şekilde bilgeliği ve bilginin, akıl yürütmenin, keşfetmenin kaynaklarını sadece insan unsuruna, özel olarak da sadece Yahudi ırkına hasretmesi, ‘Yahudi Kibri’nin besleyici yaklaşımından kaynaklanıyordu. Bugün Filistinli Müslümanların ve Siyonist komploların kurbanı olan bütün insanlığın hasret kaldığı şeylerle, “Hem ilahî hem de insanî olarak kanun önünde eşitlik fikrini onlara borçluyuz; yaşamın kutsallığı ve insan saygınlığı; bireysel vicdan ve böylece kişisel kurtuluş; kolektif vicdan ve benzeri sosyal sorumluluk; soyut bir ideal olarak barış ve adaletin temeli olarak sevgi ve insan zihninin temel ahlaki donanımını oluşturan diğer birçok unsur.” cümlesi tezat oluşturuyordu.

Dünya şimdi o kadar çok boş bir yerdi ki; bunu çoğunlukla Yahudi ırkından oldukları halde önce Yahudilere, sonra bütün insanlığa zarar vermeyi amaçlayan Satanist Samirîler’e borçluydu.

Açıklığa kavuşturulmuş bir gerçek daha vardı Kur’an’da. Yahudilerin kibirlerini dayandırdığı İbrahim, Âl-i İmrân Suresi 65-71. ayetlerde şöyle tanımlanıyordu:

‘Ey kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz. Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuz? İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz. İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi. Şüphesiz, insanların İbrahim’e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü’minlerdir. Allah da mü’minlerin dostudur. Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar. Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde, niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz? Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?’

O halde Yahudilerin bilgeliğinin kaynağı olan İbrahim’le ilgili bütün sanrıları gerçek dışıydı; çünkü onun getirdiği bilgeliği tahrif etmişlerdi ve Allah’a ortak koşarak hak ile batılı karıştırıyor ve gerçeği bile bile gizleyerek kibrin karanlığında ‘ırkçılık’ yapıyorlardı. 


<< Önceki                      Sonraki>>


[(11.04.2021, (2/40 (158))]


Seçkin Deniz, 12.04.2021, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

  

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı