15 Nisan 2016 Cuma

SA2757/SD418: 'Dünya'nın En İyi Yazarı'

"Ben günlerce uyuyamadım.... "Yazdığım yazıdan nasıl para alırım?" diye... neyse..."


Çok uzun zaman önce bir roman yazmıştım, gençtim, heyecanlıydım; 17 yaşındaydım... Bir yayınevine gönderdim... Amacım para kazanıp babamın borçlanarak ödediği 12 Eylül darbe rejiminin koyduğu peşin 50 bin liralık verginin borç yükünden kurtulmaktı... 

Yayınevine daktiloyla yazdığım romanımın bir bölümünün, o zaman güç bela bulunabilen fotokopi ile kopyasını çekip göndermiştim.. Yayınevi bana cevap verme nezaketinde bulundu; biraz daha roman okumam lazımmış... Oysa binlerce roman okumuştum. Keşke saklasaydım o gönderilen yazıyı... Kızmış ve kağıdı yırtıp atmıştım ve 'Dünya'nın En İyi Yazarı' olacağım demiştim 17'imde... 

O günden sonra binlerce yazı yazdım; hâlen yazıyorum....ama babamın borcunu ailece çalışarak ödedik; yazılarımla bir tek kuruş kazanmadım... 

Bir gün bir dost bir dergide sinema eleştirilerimi yayınlamak istediğini ve telif ödeyeceğini söyledi... "Parayla yazamam" dedim... 

"Olmaz!" dedi, "Telif ödememiz lazım... bu işin bir piyasası var..."  

Dedim,"Sen biriktir ihtiyacı olana ver..."  

"Olmaz!" dedi. 

Ben günlerce uyuyamadım.... "Yazdığım yazıdan nasıl para alırım?" diye... neyse...

İlk yazıyı Sonsuz Ark'tan seçmişti, bana, "Yayından kaldır o yazıyı, dergiye alacağım!" dedi... "Olmaz" dedim, "Yayınlamışım bir kere... okuyucularıma ne derim..." 

Mesele orada öylece kaldı ve ben konu kapanınca rahatladım...Halen yazmak ve para yan yana geldiğinde hafakanlar basıyor... 

Yazılarımdan para kazanmadım, kazanmayacağım dostlar... Çocuklarıma vasiyetim var; "Gelecekte teliflik bir şey olursa ben öldükten sonra.... parayı alın ama ihtiyacınız yoksa yemeyin" diyorum... 

Öyle işte... bilin istedim. Dünyanın en iyi yazarı oldum mu? En iyi ne demek ki? Bunu kim belirleyecek? 

Yazarak geçimini sağlayan dostları hariç tutuyorum, ama ben yazarak para kazanmak istemiyorum dostlar...



Seçkin Deniz, 15.04.2016, Sonsuz Ark, 

Seçkin Deniz Twitter Akışı