27 Temmuz 2020 Pazartesi

SA8750/SD1761: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 43

"Gök Yazarı’nın anlattığı şeyler arasındaki ilişkilerin tüm zihinsel katmanlarda nasıl anlam kazandığı, nasıl tanımlandığı ABD örneğinde net bir şekilde görülebiliyordu. Görünen gerçeği, hafızamdaki ayetlerle ilişkilendirme ve analiz etmek bana düşüyordu."


Gök Yazarı’nın anlatısı devam ediyordu:

‘Ve daha ileride üç boyuttan daha büyük boyutlar var ve bu boyutların her birinde şeylerin birbirleri ile ilişkisi devam ediyor; gelecekteki insanları bekliyor.

Şeyler arasındaki ilişkilerin fizik-metafizik ayrımından bağımsız olduğu gerçeği, bize, şimdilik metafizik sayılan ruh ve fizik sayılan bedenin oluşturduğu 'insan'da açık bir şekilde birleşik durduğunu göstermektedir. Akıl, fizik alanına dair felsefî tartışmaların, bu tartışmalara bağlı olarak geliştirilen bilimsel, dinî, edebî-sanatsal fikirlerin oluşturduğu zeminin, metafizik alana dair yine fizik alanından taşınan şeylerle kurulmuş ilişkiler sınıfından olarak psikolojinin, sosyolojinin, siyasetin, ekonominin, tarihin ve yine dinin insanların tümünü birleştiren herkesin olduğu birinci katmanda bir 'savaş' inşâ etmekte olduğunu, bu savaştan beslenen güçlerin birinci katmanı her şeyin başladığı ve bittiği yer olarak kabul ettiğini görmemiz için işaret etmektedir.’

Bekçi tespitlerini yaptıktan sonra önerilerini inşâ ediyordu:

‘O halde, kendi değerlerimiz ve ilâhi olan doğruyla ilişkimizi gerçekleştirmiş bir bilinçle, sayılan uzmanlık alanlarında 'karşı taraf'ın hangi şeyleri hangi şeylerle ilişkilendirdiğini, tanımladığını ve ötekilere, bizlere dayattığını çok iyi bilmekle de mükellefiz. Aksi halde bize 'iyi, doğru ve güzel' olarak tanıtılan şeylerin, iyi, doğru ve güzel olup olmadığını sorgulamamız mümkün olmaz. Birinci katmandaki hepimiz zihinlerimizin sağlıklı işleyip işlememesinden sorumluyuz, madem birinci katman hem başlangıç noktası hem de varılacak olan nokta (biz inananlar için ahiret bilinci başka), aynı zamanda 'savaş'ın başladığı ve bittiği alan, o halde birinci zihinsel katmanda algılayabildiğimiz şeylerin diğer şeylerle ilişkisini doğru bir şekilde irdelemeliyiz.

Birinci zihinsel katman herkesin hangi zihinsel katmanda düşünürse düşünsün asla kopamayacağı, yediği, içtiği, konuştuğu, duygulandığı, sıradan ihtiyaçları için düşündüğü bir zihinsel katmandır. Doğal olarak diğer katmanlardaki değişim ve hareketlilik birinci zihinsel katmanı etkilemediği sürece bir anlam taşımaz, diğer katmanlardaki değişimlerin ürettiği kararlar birinci zihinsel katmana müdahaleyi gerektirir, müdahale de savaş demektir.

Yaşadığımız dijital çağda (ya da bilgi çağında) 'şeyler arasındaki ilişkilerde zihinsel katmanlar'a dair somut olarak milyonlarca örnek verebiliriz. Ancak en etkili örneklerden biri şu olabilir:

Amerikalı William Lederer ve Eugene Burdick'in birlikte yazdığı 1958 tarihli Çirkin Amerikalı adlı roman, birinci ve ikinci dünya savaşının acılarını dindirmekle meşgul birinci zihinsel katmanda yaşayan Amerikalıları hedeflemiş ve onları Amerika'nın yurt dışından gelebilecek tehditlerle karşı karşıya olduğuna ikna etmek için büyük korkular üretmişti. Yazarları bu kitapla Amerikalıları ve çevirilerle bütün Amerikan peyki ülkelerde yaşayan insanları risklerin yüksek olduğuna inandırdılar. Amerikalılar komünizmin bir tehdit olduğuna inandıkları ve sadece yurt dışındaki insanların kalplerini ve zihinlerini kazanmak için değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya çapındaki hedeflerine ulaşamazlarsa büyük savaşın ülkelerine taşınacağına da inandılar.

ABD ve SSCB arasındaki Soğuk Savaş 1989 yılına kadar sürerken, ABD Kamboçya-Vientam, Afganistan gibi ülkelere karşı savaşta milyonlarca insanı öldürdü, Türkiye dahil, İran, Yunanistan, İspanya, Güney Amerika ülkelerinin tümü ABD tarafından iç savaşlar ve askerî darbelerle sürekli çatışma alanı olarak tutuldu. 1990'lı yıllarda Sırplar Amerikan desteğiyle Müslüman Boşnaklara soykırım uyguladılar, yine ABD, 2001 sonrası Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Yemen, Mısır, Libya, Cezayir, Tunus, Ukrayna'da iç savaş, askeri darbeler, ayaklanmalarla milyonlarca insanı öldürdü, sakat bıraktı. ABD'nin ürettiği El Kaide, DAEŞ-IŞİD, Boko Haram, Şebab, PKK-YPG gibi terör örgütleri İslam Dini'ne ve müslümanlara karşı katliamlar gerçekleştirdiler.

Bütün bunlara karşılık ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Şubat 2018'de, yine kendisinin başlattığı iç savaş sürerken, "Büyük devletler arasında uzun süredir küresel çapta savaşlar yaşanmaması ABD'nin marifeti. Bu sayede can kayıpları ciddi ve kalıcı şekilde azaldı" diyecekti.’

Gök Yazarı’nın anlattığı şeyler arasındaki ilişkilerin tüm zihinsel katmanlarda nasıl anlam kazandığı, nasıl tanımlandığı ABD örneğinde net bir şekilde görülebiliyordu. Görünen gerçeği, hafızamdaki ayetlerle ilişkilendirmek ve analiz etmek bana düşüyordu. Şeyler arasındaki ilişkileri kesin olarak bilen Allah, bu anlam kaymasını yüzlerce yıl önce Bakara Suresi 11-13. ayetlerde bildirmişti:

‘Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir. Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.’




<< Önceki                      Sonraki>>


[(19.07.2020, (1/67 (91))]


Seçkin Deniz, 27.07.2020, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı
Takip et: @Seckin_Deniz




Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı