20 Temmuz 2020 Pazartesi

SA8731/SD1753: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 42

"Bekçi’nin yaptığı çözümleme neredeyse mükemmeldi. Şeytan’ın insanla ilişkisinde insanın zamana bağımlılığı karşısında, zamana ve mekâna bağlı olmayan gücünün ne kadar dehşet verici olduğunu anlayabiliyordum."


Bu dikkat çekici tasnifi romanda işlerken mümkün olduğu kadar Bekçi’nin sözlerine müdahale etmemeye dikkat ediyordum:

‘Birinci zihinsel katmanda şeyler arasındaki, uzmanlık dışı ilişkileri hemen herkes biliyor, ihtiyaçlar hiyerarşisinin olağan akışının yaşandığı katman birinci zihinsel katmandır; yemek-içmekle, sevmekle, öfkelenmekle, çalışmakla, sağlık ve ibadetle ilişkili zihinsel devinimleri içerir.

İkinci zihinsel katmandaki ilişkileri karmaşık istihbarî ağı inşâ edenler ve ona vakıf olanlar biliyor; düşünce kuruluşları çalışanları, derin bürokrasî, devlet aklı bu katmanda çalışır.

Üçüncü zihinsel katmandaki ilişkileri birinci ve ikinci zihinsel katmandaki ilişkilerle iç içe olanlar, yani ancak uzmanları biliyor; şeytanların tanım yaptıkları ya da yapılmış tanımların çözülebildiği zihinsel katman burasıdır, ikinci zihinsel katmandaki her şeyi tasarlayan ve birinci zihinsel katmana sürükleyenlerin ya da buna karşı çıkanların bulunduğu katmandır.

Dördüncü zihinsel  katmanda ilk üç katmandaki ilişkileri, içeriği bilmeseler de, sonuçların somut varlığından yola çıkarak aklın işaret ettiği verilerle simülasyonlar oluşturarak şeyler arasındaki ilişkileri görebilenler var, dördüncü katman aktif güç sahibi olmayan şeyler olarak bizlerin sadece ve ancak görebildikleri, yorumlayabildikleri fakat doğrudan etkileyemedikleri şeyleri içeriyor; şeyler arasındaki ilişki dördüncü zihinsel katmanda buğulu bir hale geliyor, birinci zihinsel katmanda gerçekleşen şeyler arasındaki ilişkileri sorgulayan düşünürleri bu katmanda sayabiliriz.

Beşinci zihinsel katman ilk dört katmanda görülebilen şeyler arasındaki ilişkilerde zaman faktörünü devre dışı bırakan şeylerle dolu; dördüncü katmandaki buğu zihni beşinci zihinsel katmanda zamansızlıkta devinime sürüklüyor. Sanırım beşinci katmandan sonrasında şeylerin birbiri ile ilişkilerini izlemekten kopuyoruz biz birer üç boyutlu şey olarak; düşündüklerimizle gerçek arasındaki ilişkinin takibini kaybediyoruz (Beşinci zihinsel katmanda zamansızlık sizi birinci zihinsel katmandan koparır, düşünemez ve yazamaz hale gelirsiniz). Beşinci zihinsel katman Allah'a içtenlikle dua ettiğimiz veya "Allah belanızı versin" dediğimiz yerdir.’

Sistem mühendisiydim, bir sistemin nasıl kurgulandığını, nasıl işlediğini, çıkabilecek tasarım sorunlarını, bu sorunların çözümlerini, ham madde-ürün ilişkisini ve bütün bunların insan faktörü ile doğrudan ya da dolaylı ilişkilerini çok iyi biliyordum. Bekçi’nin yaptığı çözümleme neredeyse mükemmeldi. Şeytan’ın insanla ilişkisinde insanın zamana bağımlılığı karşısında, zamana ve mekâna bağlı olmayan gücünün ne kadar dehşet verici olduğunu anlayabiliyordum.

Allah, bu yüzden insanı başıboş bırakmamış ve sürekli elçiler ve kitaplar göndererek desteklemiş ve ona Şeytan’a karşı kendisinden yardım istemesini öğütlemişti. Fakat Şeytan insanın genetik olarak aktarılmayan öğrenilmiş bilgisinin ve tecrübelerinin sonraki nesillere aktarılmasını engelliyordu ve bu yüzden gönderilen elçiler, yine insan tarafından dışlanıyor, aşağılanıyor ya da öldürülüyordu ve onların getirdiği doğru bilgi çarpıtılarak sonraki nesillere aktarılıyordu.



< Önceki                      Sonraki>>


[(19.07.2020, (1/66 (90))]


Seçkin Deniz, 20.07.2020, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı
Takip et: @Seckin_Deniz




Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı