9 Mayıs 2019 Perşembe

SA7653/KY13-AO249: CHP Neden İstanbul’da Hiçbir İlçede İtirazda Bulunmadı?

"Bilindiği gibi Ak Parti, bütün ilçelerde oyların yeniden sayılmasını talep etmiş, bu taleplere CHP cephesinden itirazlar gelmiş, birçok ilçe seçim kurulu Ak Parti'nin itiraz talebini kabul etmeyerek reddetmişti."


İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin Yüksek Seçim Kurulu'nca iptalinin ardından en çok tartışma konusu olan, aynı zarfta olan 4 oy pusulasından neden sadece birinin iptal edildiği konusu, öyle anlaşılıyor ki CHP’nin propaganda için kullanacağı konuların başında geliyor.

Bu konuya değinmeden önce, öncelikle şunu sormak gerek;

CHP, Türkiye’nin birçok yerinde il, ilçe ve beldelerde seçimlere itiraz ederken, (en az oy farkı olan ilçeler dahil) neden İstanbul’da hiçbir ilçede itirazda bulunmadı?

Belediye Başkanlarının rahat çalışması, önüne diğer partilerin engel çıkarmaması için belediye meclis üyelerinin başkanın partisinden olması çok önemli olmasına rağmen neden belediye meclis üyeliklerine itiraz etmeyip kolayca tokmağın Ak Parti'nin elinde olmasını kabul etti?

Bu iki önemli sorunun cevabını ve neden sadece İBB seçimlerinin iptal edildiğini açıklamaya çalışayım;

YSK, sadece önüne gelen itiraz konularıyla ilgilenir. İtiraz edilmeyen bir konu hakkında re’sen karar vermez. Seçim zarflarında bulunan muhtarlık oyları dahil hangi oylara itiraz edilirse o oylamayla ilgili istem doğrultusunda karar verilir.

YSK’ya CHP’nin hiçbir konuda itirazı yokken, Ak Parti ve MHP’nin üç yerde itirazı söz konusuydu; İBB, Maltepe ve Büyükçekmece..

YSK, Maltepe ve Büyükçekmece itirazlarını reddedip sadece İBB seçimlerinin iptaline karar verdi. Kararın da seçim şekil şartı eksikliğinden verildiği açıklandı. Yani YSK, Cumhur İttifakı cephesinden gelen ancak CHP’nin karşı itirazlarının olduğu daha önce ilçe seçim kurullarınca 'red' edilmiş olan esasa ait itirazların bazılarını reddederek CHP’nin lehine olacak bir karar vermiş oldu.

Kararda şekil uygunluğunun yanı sıra, bunun sonuca etkileri dikkate alındı.

Bilindiği gibi Ak Parti, bütün ilçelerde oyların yeniden sayılmasını talep etmiş, bu taleplere CHP cephesinden itirazlar gelmiş, birçok ilçe seçim kurulu Ak Parti'nin itiraz talebini kabul etmeyerek reddetmişti. 

Bu taleplerden sadece 5 ilçede yeniden sayım yapılması kabul görmüş, buralarda parti yetkililerinin gözetiminde yapılan yeniden sayımda Ak Parti adayının hanesine yaklaşık 17 bin oy daha eklenmiş, ilk gece İmamoğlu’nun belirttiği 29 bin civarındaki oy farkı 13 bin civarına düşmüştü.

Yeniden sayılan sandıkların toplam sandıklara oranı % 10 civarında olduğu dikkate alınırsa orantısal bir hesaplamayla sandıkların % 100’ü sayıldığında Ak Parti adayı Binali Yıldırım’ın, CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na 150 bin civarında fark atması söz konusuydu.

Birbirine yakın oy almış iki adayın oyları sayıldığında, geçersiz veya hatalı oyların geçerli olarak kabulünden sonra her iki adayın bu oyları eşit paylaşması söz konusu olması gerekirken nasıl oluyordu da bu oyların tümüne yakını Ak Parti'nin adayının hanesine yazılıyordu?

Bu konuda görüştüğüm CHP’li bazı milletvekilleri, iptal oylarında bazı Ak Parti seçmeninin oylarını oy dairesi yerine, ampüle (ambleme) vurmalarının neden olduğunu belirtiyordu.

Bu yanıttan yola çıkıldığında dahi ilçe ve meclis üyesi oylarının yeniden sayılması halinde Ak Partinin oylarının artacağı açıktı.

Bu durumda CHP’nin İBB’yi kaybetmesi söz konusu olacağı gibi ilçelerde de Ak Parti oylarını artıracak, belki de meclis üyesi sayılarını daha da yükselmiş olacaktı.

CHP itirazlarından böylesi sonuçlar çıkmayacağı varsayılsa dahi, CHP’nin itirazlarda gerekçe olarak ileri süreceği her şey, tıpkı Ak Parti'nin itiraz gerekçelerine benzer olacağı için bu durumda iki partinin benzer nedenlere dayalı itirazları dikkate alınarak sandıkların tümünün sayılması veya seçimin tümüyle iptali kesin olacaktı.

İşte bu durumlardan dolayı, CHP hiçbir ilçeye itiraz etmeyip İBB’yi elinde tutmayı hedefledi. Bunun için kamuoyunda başkanlığı perçinletmenin yanı sıra YSK’ya da baskıları artırarak İBB seçimlerinin iptalini engellemeye çalıştı.

İmamoğlu seçim gecesi biosuna İBBB sıfatını ekledi, mazbata almadan Anıtkabir'e gidip deftere İBB Başkanı diye imza attı, başkanlığı kutlama adına mitingler düzenledi, düzenlenen etkinliklere katıldı, başkan sıfatıyla çeşitli yerlere ziyaretler yaptı.

İmamoğlu bunları yaparken, parti yetkilileri de habire açıklamalar yaparak YSK’nın seçim iptali kararı vermemesi için çeşitli yollarla YSK üzerinde baskılar kurdu. O kadar ki bazı parti sözcüleri İBB seçiminin iptali halinde, vatandaşların YSK üyelerinin yüzlerine tüküreceğini söyledi.

İptal kararının açıklanmasının ardından K.Kılıçdaroğlu’nun iptal yönünde oy kullanan 7 üye hakkında söylediği sözler, onlara yaptığı itham ve hakaretler dikkate alındığında neden iptal kararının oy birliğiyle değil de, oy çokluğuyla verildiğini anlamak mümkün!

Yasa, sandık başında olanların veya görev alanların en az birinin memur olmasını zorunlu görülürken nasıl oluyordu da sandık başkanlarının ve sandıkların üçte birinde memur bulunmaması ortadayken başta YSK Başkanı Sadi Güven olmak üzere 4 üye 'red' oyu veriyordu?

Üstelik kararda usulsüzlük yaptığı belirtilen ilçe seçim kurulları hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş olmasına rağmen..

Elbet bu sorular cevabını bulacak, gerekçeli karar açıklandığında 4 üyenin düştüğü şerhlerden bunun nedenlerini anlayacağız.

Eğer, bu üyelerin ileri süreceği gerekçeler hukuki açıdan kamuoyunda önemli doğrular olarak görülürse muhtemelen seçim iptali tartışmaları daha da derinleşecektir.

Bu atmosferde yapılacak yeni seçimde Ak Parti'nin seçimi kazanması halinde de bu kez CHP’den itirazlar gelecek, belki de yeniden iptal talebinde bulunulacaktır..



Adnan ONAY, 09.05.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı