7 Ocak 2015 Çarşamba

SA1082/TG85: ABD’nin Gizli Terörist İzleme Sistemi- I

"Kasım 2013 itibarıyla Terör Gözlem Veri tabanında yaklaşık 700.000 kişi bulunmaktadır."


BARACK OBAMA’S SECRET TERRORIST-TRACKING SYSTEM, BY THE NUMBERS

The Intercept tarafından ele geçirilen bir rapora göre [1] Amerikan Hükümetinin veri tabanında yer alan terör şüphelilerinin yaklaşık yarısının bilinen terör gruplarının hiçbiri ile ilişkisinin bulunmadığı ortaya çıktı.

Hükümetin Terörist Gözlem Veri tabanında -yerel emniyet teşkilatları, özel yükleniciler ve yabancı hükümetler ile paylaşılan “tanımlanmış veya şüpheli teröristleri” kapsayan bir izleme listesi- yer alan 680.000 insandan %40’dan fazlasının “terörist olarak tanımlanmış gruplarla ilişkisinin bulunmadığı” hükümet tarafından ifade edildi.

İstihbarat biriminde görevli bir kaynaktan elde edilen dokümanlar, terörist gözlem sisteminin daha önce hiç olmadığı kadar genişletilmesinde Obama Yönetimi’nin rolünü ortaya koymaktadır. Obama yönetime geldikten sonra George W.Bush zamanında uçuş yasağı bulunan kişi sayısını on katına çıkarmış ve tüm zamanların en yüksek rakamı olan 47.000 kişiye ulaştırmıştır.

Eski bir üst düzey FBI özel ajanı olan David Gomez ; “Eğer her şey terörizm ise hiçbir şey terörizm değildir” diyerek gözlem listesinin “kontrolden çıkmakta olduğunu” ifade ediyor.

Gizli dokümanlar uluslararası terörizm ile bağlantıları bulunan kişileri izleyen öncü kurum niteliğindeki Ulusal Terörle Mücadele Merkezi tarafından hazırlanmış.  Gizli (Secret) ve Noforn (yabancı hükümetlerle paylaşılması yasak) olarak etiketlenmiş belgeler, günümüze yönelik gözlem listesine dair en eksiksiz bilgileri sunuyor.

Dokümanlardan elde edilen bilgilerden bazıları:

*Hükümet tarafından terörist olarak belirlenmiş veya terör şüphelisi kişilerin en yoğun olduğu ikinci yer; 96.000 nüfuslu, ülkenin Arap-Amerikan nüfusunun en yoğun olduğu şehir olan Michigan’daki Dearborn’dur.

*Hükümet her gün veri tabanına 900 giriş yapmakta veya bilgi kaydetmektedir.

*CIA, daha önce bilinmeyen bir program olan ve Hydra kod adındaki bir programı kullanarak yabancı ülkelerin veri tabanlarına erişmekte buradan elde ettiği bilgileri gözlem listelerine eklemektedir.

Bir Amerikan terörle mücadele yetkilisinden edinilen bilgiye göre Kasım 2013 itibarıyla Terör Gözlem Veri tabanında yaklaşık 700.000 kişi bulunmaktadır. Yetkili kesin rakamları açıklamayı ret etmiştir.  Geçen ay Associated Press, federal mahkeme tutanaklarından elde ettiği bilgilere göre geçen beş yıl içerisinde gözlem listelerine 1.5 milyon kişinin ilave edildiğini bildirmiştir [2]. 

Hükümet yetkilisi ise bu rakamın yanlış yorumlamadan kaynaklandığını ifade ederek: “O tarihten itibaren listenin bir miktar genişlediği doğrudur fakat haberlerde yer aldığı gibi 1.5 milyon değildir” demektedir. Yetkiliye göre Associated Press tarafından belirtilen rakamların elde edilmesinde tanımlamalar, küçük istihbari veya biyografik bilgiler dolayısıyla listeye eklenen kişiler için bir ayrım yapılmamıştır.

ABD yetkilileri “gözlem listesi” dediklerinde istihbarat topluluğu ve ordu ile ve bunların yanı sıra yerel emniyet teşkilatları, yabancı hükümetler ve özel yükleniciler ile paylaşılan ve gizliliği bulunmayan bir bilgi havuzu niteliğindeki Terörist Gözlem Veri tabanını kastetmektedir. 

Geçen ay The Intercept’te yayınlanan [3] hükümetin gözlem listesi kurallarına göre yetkililerin bir kişiyi listeye gizlice ekleyebilmesi için “somut gerçeklere” ve “reddedilemez kanıtlara”  ihtiyacı yoktur bunun için müphem ve esnek bir standart olan “makul şüphe” yeterlidir.

Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi terörist gözlem sistemine ilişkin sorulara cevap vermemektedir. Bunun yerine bir ifadesinde sistemi överek bunun “terörle mücadele savunma sisteminin önemli bir katmanı” olduğunu ifade etmiş ve tehdit izleme noktasında “kart kataloglarına veya defterlere basılan veya bunlara el ile yazılarak” düzenlenen 9-11 öncesi izleme sürecine göre daha üstün bir sistem olduğunu belirtmiştir. Beyaz Saray bu konuda herhangi bir yorum yapmamaktadır.

Hükümetin izleme listesinde bulunan kişilerin çoğu daha önce Terörist Kimlikleri Data Marketi Ortamı [Terrorist Identities Datamart Environment] (TIDE) olarak adlandırılan daha geniş ve gizli bir sisteme dâhildi. Kişilerin izleme listesine eklenmesi için hâlihazırda kullanılmakta olan esnek standartlara göre TIDE veri tabanı çok daha az kanıt gerektiriyordu.  

Daha geniş ve yaygın bir veri tabanı olan TIDE’da bulunan bilgiler, Amerikan istihbarat topluluğu, Özel Operasyon Birimine bağlı komando birlikleri ve New York Polis Departmanı gibi yerel birimler arasında paylaşılmaktaydı. 

2006 senesinde CBS Kanalı, uçuş yasağı getirilen kişilerin oluşturduğu ve içlerinde Bolivya Başkanı Evo Morales ile Lübnan Parlamento başkanının da yer aldığı 44.000 kişilik bir liste ele geçirdi. Kamuoyundan gelen büyük tepki üzerine 2009 senesinin sonlarına doğru liste 4000 kişiye indirildi.

Bir sonraki sene Detroit’e giden bir ticari uçağın kaçırılması üzerine Obama uçuş yasağı listesi kriterlerini gevşetti. Bunun etkisi çok çabuk görüldü. Gizli dokümanlardan elde edilen bilgiye göre 2010 senesinden beri Ulusal Terörle Mücadele Merkezi tarafından “terörizmle bağlantısı bulunmayan ya da izleme listesi kriterlerini karşılamayan” 50.000 kişinin elenmesinin ardından, terörle bağlantısı bulunan 430.000’den fazla insanın kayıtları oluşturulmuştur. Aynı belgelere göre her gün 240’dan fazla TIDE “adayı” üzerinde işlem yapılmaktadır.

Eski bir FBI ajanı olan ve şu anda New York Üniversitesi Brennan Adalet Merkezi’nde çalışan Michael German konu hakkında şöyle diyor: “Bu birimler terörizmi kendileri için bir kazandıran kart olarak görmektedir. Bu sayede daha fazla kaynak elde ederler. Bu kartı sallayarak Amerikan halkını korkutabileceklerini ve bu şekilde Kongre’den ve mahkemelerden milli güvenlik şemsiyesi altına sığınarak ne isterlerse elde edebileceklerinin farkındadırlar.”



Tamer Güner, 07.01.2015, Sonsuz Ark, Çevirmen Yazar, Çeviri



Yazının tamamı ve orijinali için: 



Kaynaklar:





Seçkin Deniz Twitter Akışı