30 Mart 2019 Cumartesi

SA7547/SD1333: Türkiye Tarihî Rekreasyon Alanı'na Giriyor

"1 Nisan 2019 itibarı ile Türkiye, son stres alanından uzaklaşacak ve her görüşten, inanıştan, ideolojiden hemen herkes kendi hayat alanında değişiklikler yapmak için zaman bulacak ve kendisi ile ilgili tasarımlar yapma imkanına kavuşacaktır. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de tarihî rekreasyon alanına girecek, yürüdüğü yolda daha sakin, daha geniş ve daha derin bir analiz yapma imkanına kavuşacak; toplumun bütün kesimlerine ulaşmanın yollarını aramaya devam edecek, kendi iç bütünlüğünü tesis ettikten sonra ya da eş zamanlı olarak sınır komşusu olan ülkelerden başlayarak küresel alana yönelik stratejilerini güçlendirecek ve çeşitlendirecektir."


Bir medeniyet kolay inşâ edilmez, var olan bir medeniyet de kolaylıkla yok edilemez; ancak bir medeniyetin sürekliliği kendisini yenilemesiyle, hayatın hemen bütün ayrıntılarında incelikle çalışmasıyla mümkün; Türkiye bugün tarihî bir dönemeci aşıyor. 31 Mart 2019 seçimleri bu anlamda sonucu ne olursa olsun çok yoğun bir kaotik yakın iki, uzak dört yüzyıllık geçmişin sona erdiği dönemi temsil edecektir.

Yeni Medeniyet Dalgası'nın iki temel ayağı olan -değerleri ve ilkeleri önceleyen- iki siyasî partinin (Ak Parti-MHP) kurduğu Cumhur İttifakı, halktan yeterince destek alırsa, bu süreç kendi temel yeterliliğini sağlamış olarak ilerleyecektir, aksi durumda ise biraz daha uzayacak olan etkisiz bir gerilim dönemi sonrası ilerlemesini hızlandıracaktır. Çünkü Cumhur İttifakı'nın karşısında konumlanan yapıların herhangi bir medeniyet kaygısı yoktur; tam aksine değerler ve ilkelerle savaşan ve herhangi bir hırstan, intikam duygusundan başka hiçbir şey vaat etmeyen, kendi içinde çatışık-terör odaklı ve dış destekli konfigürasyonlarla yol alan bir yapıdır.

31 Mart akşamı sandıklardan çıkacak sonuçlar Cumhur İttifakı'na halk tarafından gösterilen teveccüh açısında önemli olmakla birlikte, Türkiye'nin devlet ve hükümet olarak değerleri ve ilkeleri önceleyen yaklaşımını engelleyecek ya da değiştirecek güce sahip değildirler. 1 Nisan 2019 itibarı ile Türkiye, son stres alanından uzaklaşacak ve her görüşten, inanıştan, ideolojiden hemen herkes kendi hayat alanında değişiklikler yapmak için zaman bulacak ve kendisi ile ilgili tasarımlar yapma imkanına kavuşacaktır. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de tarihî rekreasyon alanına girecek, yürüdüğü yolda daha sakin, daha geniş ve daha derin bir analiz yapma imkanına kavuşacak; toplumun bütün kesimlerine ulaşmanın yollarını aramaya devam edecek, kendi iç bütünlüğünü tesis ettikten sonra ya da eş zamanlı olarak sınır komşusu olan ülkelerden başlayarak küresel alana yönelik stratejilerini güçlendirecek ve çeşitlendirecektir.

31 Mart seçimlerinin bu sürecin önündeki son engel olması dış dinamiklerin iç politik süreçlere etkisinden ve hükümeti geriletmesinden dolayı önemlidir; Suriye'deki PKK-YPG varlığının ABD tarafından etkin bir şekilde sürdürülmesi ya da anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması seçim sonuçlarından elde edilecek ve ABD'nin çıkarları için kazanım sayılabilecek değerlendirmelere bağlıdır. Türkiye, 31 Mart akşamı muhtemel olumsuz sonuçların kendisini engellemesine izin vermeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Oysa, 31 Mart seçimlerinin muhtemel sonuçlarından ziyade önemli olan değeri halkın seçimlere olan ilgisinin düzeyidir. Cumhur İttifakı'nın avantajı, karşısında konumlanan, muhalefet olma yeterlilikleri taşımayan ve (ironik ve trajik bir çelişki sonucunda) Millet İttifakı olarak tanımlayan kukla yapıları geçmişte destekleyen seçmenin sandığa gitme oranının düşük kalması olacaktır. Bahse konu seçmen, partisi, ideolojisi ne olursa olsun doğrudan 'güdülen ve yönlendirilen bir bileşik' olarak, hayatı boyunca eleştirdiği ya da karşısında olduğu yapılarla yan yana durmayı hazmedemeyecektir. Doğal olarak bu durum seçime katılımı önemli oranda etkileyecektir.

Çünkü kendisini CHP'li olarak tanımlayan birçok seçmen PKK ya da FETÖ ile terörle yan yana durmakta olduğu gibi, Saadet Partisi gibi dini siyasetin temel istismar malzemesi haline getiren ideolojinin de yanında olmayı çok daha fazla kaldıramayacaktır;  her ne kadar vereceği oyun PKK-FETÖ terörünü destekleyeceği, Saadet Partisi gibi temellerinden çökmüş bir ruhla yapacakları bir işbirliğinin anlamsız olacağını düşünse de, sırf Cumhur İttifakı'nı zayıflatmanın elde edilecek bir kazanım olmayacağının da farkındadır; bu nedenle seçim sandığına gitmeyi anlamlı bulmayacaktır. Toplamda kaosun Türkiye'ye ödeteceği bedellerin kendisinin de sırtına bineceğini, son 17 yıllık süreçte elde ettiği deneyimlerden dolayı bilecektir.

Millet İttifakı olarak tanımlanmakta zorluk çeken CHP-HDP-İP-SP-PKK-FETÖ cephesi, karşısında sadece Cumhur İttifakını bulmayacaktır; aynı zamanda CHP'nin çözülüşüne tahammül edemeyen seçmenin alternatif olarak DSP'ye veya DP'ye yöneleceği, CHP yönetimine bir ders vereceği gerçeği de 31 Mart seçim sonuçlarını etkileyecektir.

Cumhur İttifakı'nın İstanbul, Ankara gibi metropollerde kaybetmeyeceği, İzmir gibi bir metropolü sürpriz bir şekilde kazanacağı, Van, Ağrı, Diyarbakır ve Batman gibi illerde sürpriz çıkışlar yapabileceği bir sonuç yakın ihtimal dahilindedir, birçok eski HDP seçmeni herhangi bir partiye oy vermeyerek Cumhur İttifakı'nın kazanmasını sağlayabilir; bu sonuç Türkiye'nin önündeki son engeli de kolaylıkla aşmasını sağlayacaktır.

31 Mart akşamı Cumhur İttifakı'nın alacağı herhangi bir istenmedik sonucun Türkiye'nin iç ve dış politik süreçlerini olumsuz etkilemesi beklenmemelidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi herhangi bir kaosu engellemek için üretilmiştir ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinin liderinden ya da ABD'nin liderinden çok daha yüksek oy oranı ile halkını temsil etmektedir; bu ülkelerin hiçbirinde mevcut durum erken seçim gerektirmediği halde, herhangi bir olumsuz sonuç Türkiye'de de erken seçimi gerektirmeyecektir...

Sonuç olarak 1 Nisan 2019 itibarı ile Türkiye, sorunlu ve kaotik bir geçmişi tümüyle geride bırakarak, kalıcı değerler ve ilkeler manzumesi olarak Yeni Medeniyet Dalgası'nın etkin bir şekilde sonuç almasını sağlayacak adımlar atacaktır...



Seçkin Deniz, 30.03.2019, Sonsuz Ark, Sistematik Analizler 145


Takip et: @Seckin_Deniz




Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı