1 Şubat 2018 Perşembe

SA5572/KY49-İTIĞLI87: Afrin Şehitleri Afrika’da Unutulmadı

"Türkiye Afrin harekâtı ile yeni bir açılımın da işaretini vermiştir. Artık Türkiye kendi sınırlarına hapsolan bir ülke değildir. Kendi sınırlarının güvenliğine tehdit eden bir unsur varsa nerede olursa olsun müdahale edebilecek bir ülkedir."


Afrin operasyonu artık Türkiye’nin küresel bir devlet olduğunun kanıtıdır. Türkiye’nin çok uluslu terör şebekelerine karşı içte değil dışta da müdahale edebildiğinin göstergesidir. Yeni oluşturulan emperyal hesaplara karşı Türkiye’nin bu oyunu bozduğunun işaretidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belirttiği gibi bu operasyonun hedefi adı ne olursa olsun teröre, bölme niyetlerine karşı milli bir cevaptır.

Afrin operasyonu başladığından beri özellikle Afrikalılardan destek haberlerini görüyoruz. Nijer, Çad, Güney Afrika, Sudan, Senegal, Kenya, Burkina Faso gibi ülkelerden Türkiye’ye destek mesajları geliyor. Çad’da, Sudan’da sabah namazı sonrası camilerde Fetih sureleri okunuyor. Güney Afrikalı Müslümanlar sosyal medya aracılığı ile Türkiye’ye desteklerini ifade ediyor.

Afrika halkının büyük bir bölümü Türkiye’yi takip ediyor ve her fırsatta Türkiye’nin yanında olduklarını seslendiriyor. Bu durum aslında Afrika için oldukça yeni bir durum. Genelde Afrika insanı kendi içine kapanıktır ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle diğer ülkelerle fazla ilgilenmezler. Fakat son on yılda Türkiye’nin Afrika’nın gündeminde olmasının siyasi olarak karşılığı olsa da sosyolojik olarak açıklamak kolay değil. Güney Afrika’da bir topluluk kalkıp Türkiye için dua ediyor, gözyaşı döküyor. Türkiye’deki gelişmeleri birebir takip ederek Türkiye için seviniyor, Türkiye için üzülüyor.

Artık Türkiye’nin Afrika’da azımsanamayacak dostları var. Kalpleri Türk halkı ile birlikte atanlar var. Tabii ki bunun nedeni kamu diplomasisi. Türkiye Afrika açılımı ile aynı zamanda bir kamu diplomasisi açılımı da yaptı. Hatta literatürümüze Afrika açılımı ile kamu diplomasisi eş zamanda girdi. Bir bakıma Türkiye kamu diplomasisini Afrika’da başlattı denebilir. Eğer Nijer’in bir kasabasında Afrin harekâtında şehit olan Türk askerleri için gıyabi cenaze namazı kılınıyorsa, Türkiye başarılı olmuş demektir.

Türkiye’nin Afrika açılımında diğer ülkelerin politikalarından farklı bir yaklaşım var. Bu farklılığın nedeni ekonomik değil, sosyal derinliklidir. Çünkü Afrika’ya sorun götürmek yerine sorun çözmeyi ilke edinen Türkiye, Afrika’ya yeni bir yük getirme yerine sorunların hafifletilmesinde rol üstlenmiştir.

Türkiye öncelikle Afrika insanını kazanıyor. Afrika insanı Türkiye’ye Çin, ABD ve Fransa’dan daha farklı bakıyor. Bunun en bariz örneğini seremonilerde görmekteyiz. Afganistan’da ölen bir ABD askeri için hiçbir Afrika kilisesinde tören düzenlenmezken Soma’da hayatını kaybeden işçilerimiz için sadece Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde üç camide gıyabi cenaze namazı kılındığına bizzat tanık oldum.

Artık Afrika insanının elleri Türkiye için kalkıyor. Encemine Hartum sokaklarında Türkiye’den gelen bir haberin sevinci veya üzüntüsü yaşanıyor. Bir bakıma solcuların dillerine doladığı “halkların kardeşliği” sloganı da ilk defa işlev kazanıyor. Mazlumlar ve mahrum bırakılmışlar aslında dünyanın en güçlü insanlarıdır. Çünkü Allah onların yanında ve onların seslenişlerine cevap verir. İşte şimdi bu yoksun bırakılmış insanların elleri Türkiye için kalkıyor ve binlerce kilometre uzaklıktan Türkiye için dua ediyor ve seferber oluyorlar.

Türkiye’nin Afrika’daki kamu diplomasisinin seferberliği TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Kızılay, Diyanet İşleri gibi devlet kuruluşları ile İHH, Yeryüzü Doktorları, Hasena vs. gibi sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla gerçekleşiyor. Artık Uganda’nın bir köyünde TİKA tarafından yapılan bir çeşmeyi ya da Johanesburg’ta Yunus Emre Enstitüsü sayesinde Türkçe öğrenmek için seferber olan Zululu gençleri görmek mümkün. Tüm bunlar 20 yıl önce Türkiye için bir lükstü fakat artık değil. Malavi’de en iyi sağlık hizmeti Yeryüzü doktorlarının açtığı bir sağlık kliniği ve Türk doktorlar tarafından veriliyorsa bu duaların nedenini daha iyi anlayabiliriz. Darfur’da yetim çocukların yardımına İHH koşuyorsa Türkiye’nin ne kadar güçlü ve kendine güveni yüksek olan bir ülke olduğunu görebiliriz.

Şimdi bu kamu diplomasi unsurlarına yeni bir güç ekleniyor: Maarif. Maarif Vakfı daha kuruluşu bir buçuk seneyi bulmasına rağmen Afrika’da bir eğitim açılımı başlattı. Bazı okullar FETÖ terör örgütünden alındı, bazı okulları ise kendisi bizzat açarak Afrika’da eğitim odaklı bir inisiyatif üstlendi. Eğitim, kamu diplomasisinin en önemli unsuru. İnanların kalplerinde devrim yapmak da ancak eğitimle gerçekleşebilir. Maarif, Afrika’ya göndereceği eğitime adanmış akıncılar sayesinde önemli bir boşluğu da giderebilecektir.

Kamu diplomasisinin ikinci önemli unsuru da basındır. Eğer Afrika’da basın olarak varsanız, en güçlü sizsiniz demektir. Gezi olaylarında Afrika’nın çoğu Türkiye’yi el Cezire ve İran’ın İngilizce yayın yapan kanalından seyretti. Afrin harekâtını da Türk basın kuruluşlarından seyretmenin vakti gelmiştir. Artık İngilizce yayın yapan TRT World’ün Afrikalıların evlerine girmesi gerekiyor. TRT World’ün Afrika insanının sesini dünyaya duyurması da aynı şekilde mühim ve elzemdir.

Karşımızda yeni bir dünya var artık. Savaşlar tek cephede yürütülmüyor. Afrin’de operasyon yaparken haklılığınızı dünyaya haykırmanız gerekiyor. Türkiye için daha fazla kalplerin oynaması gerekiyor. İşte bu da başarılı bir kamu diplomasisi sayesinde mümkün. Eğer siz daha fazla insana ulaşabiliyorsanız haklı olan savaşınızı kazanmışsınız demektir.

Türkiye Afrin harekâtı ile yeni bir açılımın da işaretini vermiştir. Artık Türkiye kendi sınırlarına hapsolan bir ülke değildir. Kendi sınırlarının güvenliğine tehdit eden bir unsur varsa nerede olursa olsun müdahale edebilecek bir ülkedir. Türkiye, Afrin harekâtı ile sadece askeri ve siyasi bir güç olmadığını, kalplere de girebilen bir güç olduğunu gösterebilmiştir. Senegal’in başkenti Dakar’a yüzlerce kilometre uzaklıkta bir köyde insanların elleri semaya Türkiye için kalkıyorsa, bunu iyi okumak gerekir. İşte şimdi bunun yolu daha fazla kamu diplomasisinden geçmektedir.



İbrahim Tığlı, 01.02.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Afrika'dan

İbrahim Tığlı Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: İbrahim Tığlı Beyefendi'den yazılarının yayınlanması için onay alınmıştır. Seçkin Deniz, 23.06.2016



Yazının İlk Yayınlandığı Yer: Gerçek Hayat




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı