23 Eylül 2016 Cuma

SA3462/TG206: Yeni Dünya Düzeni Tarihi-I

Sonsuz Ark'ın Notu:
Dünya'da her geçen gün artan ahlaksızlık ve katliam setleri Şeytan'ın Krallığı'na ulaşmak isteyenlerin ne kadar ilerlemiş olduklarını kanıtlamaktadır. Bu artık bir realitedir.
Seçkin Deniz, 23.09.2016


A history of the New World Order — Part I

1773 - Mayer Amschel Rothschild en etkili on iki arkadaşını bir araya getirerek kaynaklarını bir havuzda topladıkları takdirde dünyayı yönetebilecekleri konusunda onları ikna etti. Bu toplantı Frankfurt-Almanya’da gerçekleşmişti. Rothschild, arkadaşlarına planlamış olduğu organizasyonu yönetmek için olağanüstü bilgi ve yeteneğe sahip birini bulduğunu söyledi, bu kişi Adam Weishaupt ismini taşımaktaydı.  

Mayer Amschel Rothschild

1 Mayıs 1776 – Adam Weishaupt (Kod ismi; Spartacus) Illuminati adını verdiği gizli bir topluluk kurdu. Weishaupt, Almanya’nın Bavyera eyaletinde bulunan Ingolstadt Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyordu.


Adam Weishaupt

 Illuminati, bir Yeni Dünya Düzen oluşturmak istiyordu. Hedefleri şu şekildeydi:       

  1. Bütün düzenli hükümetlerin ortadan kaldırılması
  2. Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması
  3. Mirasın ortadan kaldırılması 
  4. Vatanseverliğin ortadan kaldırılması 
  5. Ailenin ortadan kaldırılması 
  6. Dinin ortadan kaldırılması 
  7. Bir dünya hükümetinin yaratılması 

Temmuz, 1782 – Illuminati Düzeni, Wilhelmsbad Kongresi’nde güçlerini Özgür Masonluk ile birleştirdi. Kongre katılımcılarından Comte de Virieu’nun çıkışta bariz bir şekilde titrediği görülmekteydi. Öğrenmiş olduğu trajik sırlar hakkında kendisine soru sorulduğu zaman şöyle diyecekti: 

“Bu sırları size söyleyemem. Size ancak şunu söyleyebilirim, her şey sizin düşündüklerinizden çok daha ciddi.” 

O günden sonra biyografisini yazan kişiye göre, “Comte de Virieu, Özgür Masonluktan ancak korkuyla bahsedebilmiştir.”  



Illuminati Düzeni'nin simgesi ilk kez 1933 senesinde bir Dolarlık banknotların arka yüzünde görüldü. 13 katlı piramidin tabanında 1776 yılı (Roma rakamlarıyla MDCCLXVI) yer almaktadır. Her yöne ışık saçmakta olan göz, “Her şeyi gözetleyen casus” anlamını taşır ve Weishaupt tarafından oluşturulan terörist, Gestapo benzeri kurumu temsil eder. Latin harfleri ile yazılmış olan “ANNUIT COEPTIS”  “Bizim girişimimiz (gizli düzenimiz) başarı ile taçlanmıştır” anlamına gelir. Bunun altındaki “NOVUS ORDO SECLORUM, kelimeleri girişimin doğasını açıklamaktadır: “Yeni Sosyal Düzen” ya da “Yeni Dünya Düzeni”.

1785 – Illuminati için çalışan Lanze adındaki bir kurye, Ratisbon’a doğru giderken yıldırım çarpması sonucunda ölür. Bavyeralı yetkililer bu kişiye ait çantayı incelerken Illuminati Düzeninin varlığını keşfederek bir süre sonra gerçekleşecek olan Fransız Devrimi’ne ait detaylı planlarını bulurlar. 

Bavyera hükümeti Fransa’yı yaklaşmakta olan felaket için uyarma teşebbüsünde bulunur, ancak Fransız hükümeti bu uyarıya aldırış etmez. Bavyeralı yetkililer ele geçirebildikleri tüm Illuminati üyelerini tutuklar fakat Weishaupt ve yakınındakiler bulunamaz. Masonluk karşıtı John Adams seçimleri kazanır, oğlu John Quincy Adams Mason localarının Amerikan ulusuna karşı sergilediği tehdit konusunda şu uyarıda bulunur: 

“Ben vicdanen ve içtenlikle şuna inanıyorum ki; Özgür Masonik Düzenin, ahlaken ve siyaseten en büyükleri olmasa bile en büyük kötülüklerden birisi olduğuna inanmaktayım.”  

1797 – İskoçya, Edinburgh Üniversitesi’nden Profesör John Robison, “Bir Komplonun Kanıtları” adını taşımakta olan kitabında, Adam Weishaupt tarafından organizasyona katılmaya çalışıldığını yazar. Kitapta Illuminati’nin şeytani hedeflerini tüm dünyaya ifşa etmektedir. 

1821 – George W. F. Hegel, Illuminati’nin hedeflerine ulaşmasını sağlayacak süreç olan Hegelci diyalektiği formüle eder. Hegelci diyalektiğe göre tez ve antitez birleşerek sentezi oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, ilk önce bir krizin oluşmasını sağlarsınız. Daha sonra, toplumdan bu problemin çözülmesi için bir şeyler yapılması gerektiği yönünde büyük bir talep gelir. Böylelikle gerçekleşmesini istediğiniz, ancak halkın önceden istekli olmadığı değişimleri sağlayacak bir çözüm önerirsiniz.    

1828 – Illuminati’yi finanse etmekte olan Mayer Amschel Rothschild, kendisi gibi Uluslararası Bankerlere düzenleme getirmeye çalışan ulusal hükümetlere karşı kesin nefretini dile getirdi: 

"Bana bir milletin parasını basma ve kontrol etme izni verin, artık o ülkede kanunları kimin yaptığı benim için önemli değildir.” 

1848 -Moses Mordecai Marx Levy diğer adıyla Karl Marx, “Komünist Manifesto’yu” yazdı. Marks, Adalet İçin Birlik (League of the Just) isimli Illuminati cephe organizasyonunun bir üyesiydi. Sadece ekonomik ve siyasi değişimleri değil aynı zamanda ahlaki ve dini değişimleri de savunmaktaydı. Ailenin ortadan kaldırılması ve tüm çocukların merkezi bir otorite tarafından yetiştirilmesi gerektiğine inanıyordu. 

Tanrı hakkındaki fikirleri ise şu şekildeydi: 

“Din, devlet, ülke ve vatanseverliğe ait tüm egemen fikirlere karşı savaşmamız gerekmektedir. Tanrı fikri sapkın bir uygarlığın temel düşüncesidir ve yıkılması gerekmektedir.”   

Karl Marx

Jan. 22, 1870 – Özgür Mason İskoç Riti Güney Hâkimiyet Alanı Yüce Başkanı olan Albert Pike, İtalyan devrimci lider Giuseppe Mazzini’ye yazmış olduğu bir mektupta gizli cemiyetin içinde başka bir gizli cemiyetin oluşumundan bahsediyordu: 

"Olağanüstü bir usul yaratmamız gerekiyor, gizli olarak kalacak, seçeceğimiz yüksek dereceli Masonların teşkil edeceği bir oluşum. Diğer Mason biraderlerimize nazaran bu adamlar mutlak gizlilik taahhüdünde bulunmalıdır. Bu yüce oluşum sayesinde tek uluslararası merkez haline gelecek olan Özgür Masonluk (birimleri) tarafımızdan yönetilecektir. İstikameti bilinmediği için bu oluşumun gücü daha fazla olacaktır.” 

Bu çok gizli organizasyon Yeni ve Reforme Edilmiş Paladian Riti olarak adlandırılmıştır. (Masonların %95’inin organizasyonun hedefleri hakkında bir şey bilmemelerinin sebebi budur. Onlar organizasyonun iyi işler yapmakta olan güzel bir topluluk olduğu yanılsaması içindedir.) 


Albert Pike

1875 – Rus okültist Helena Petrovna Blavatsky Teozofi Cemiyeti’ni kurar. Madam Blavatsky, Bilgeliğin Üstatları olarak tanımladığı Himalayalardaki Tibetli kutsal adamların, Londra’da kendisiyle telepati yoluyla iletişim kurdukları iddiasındadır. Hristiyanların her şeyi geriye götürdüğünü, Şeytan’ın iyi Tanrı’nın ise kötü olduğunu ısrarla savunmaktadır. 

Blavatsky şöyle yazmaktadır: 

"Hristiyanlar ve bilim adamlarının Hintlilere daha fazla saygı göstermesi sağlanmalıdır. Hindistan Bilgeliği, felsefe ve edinimlerinin Avrupa ve Amerika’da daha fazla bilinmesi gerekmektedir.“   


Helena Petrovna Blavatsky

1884 – Büyük Britanya’da sosyalizmi yaymak amacıyla Fabian Derneği kuruldu. Fabian Derneği ismini Romalı General Fabius Maximus’tan almaktadır. Maxiumus, Hannibal’in ordusu ile savaşmış, bu sırada belirleyici bir savaş yerine, küçük yıpratıcı saldırılar gerçekleştirmiştir. 

14 Temmuz, 1889 – Albert Pike, dünya çapındaki 23 yüce konseye yönelik talimatları belirleyerek kimin gerçek bir Mason olabileceğini ortaya koyar: 

“Size, Egemen Yüce Eğitmenlere, şunu diyoruz, siz de bunu 32., 31. Ve 30. Derecedeki Biraderlerinize tekrar ediniz: Masonik din, yüksek derecelerin başında bulunan bizler tarafından, Lucifer (çev: Şeytan, Sabah Yıldızı) doktrininin saflığında devam ettirilmelidir.”   
  
1890-1896 – John Ruskin’in hevesli bir öğrencisi olan Cecil Rhodes, o zaman İngiltere’nin sömürgesi olan Güney Afrika’nın Başbakanıdır. Rhodes Güney Afrika’nın altın ve elmas varlığını işletme ve kontrol etme imkânına sahiptir. Dünyanın tüm yaşanabilir bölgelerinin hâkimiyetinin yönetici bir elit tabakanın kontrolü altına girmesi için çalışmıştır. Bu amaçla geniş servetinin bir kısmını meşhur Rhodes Bursları için kullanır.  (*)






Tamer Güner, 23.09.2016, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri



(*)Bu makale, "Michael"in Ekim-Kasım-Aralık 2002 sayısında yayınlandı.
Metnin Orijinali:

http://www.michaeljournal.org/nwo1.htm



















Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı