9 Şubat 2024 Cuma

SA10573/SD3008: Dûrira | Post-Analitik Bakışlar 1: Savaşların Ruhu ve Yeni Çağ

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Savaşların ruhu insanları ikna edemeyen düşünceleri ve ideolojileri yaymak için zorbalar tarafından beslenmektedir; Büyük Para’nın (Big Money) temsilcileri tarafından finanse edilen düşünce kuruluşları ve Büyük Medya (Big Media) insanların zihinlerinde sürdürdükleri savaşları kaybettikleri için bedenlerin savaşını aktif bir şekilde desteklemeye devam etmektedirler."

Birikmiş bütün tecrübelerden elde ettiğimiz bilgiyle artık biliyoruz: insan zihni bütün düşüncelerin ve ideolojilerin tek savaş alanıdır; diğer her şey bu savaşlara hizmet eder. Bedenlerin savaşı ise, insan zihninde yaşanan savaşlarda herhangi bir galibiyet elde edemeyenler için, daha güçlü olanın ikna edememenin ürettiği gerginliğin ve çaresizliğin etkisiyle fiziksel zorbalığa başvurduğunun apaçık bir kanıtıdır. Ki bu aynı zamanda zorbalığın da düşünce ve ideoloji açısından zayıflığın bir kanıtı olduğunu bize açıkça anlatır.

Esas olan boyun eğdirmektir; eğer tezleriniz karşınızdaki insanları ikna edemeyecek kadar güçsüzse onları itiraz edemeyecek hale getirmek için boyunlarını yumruğunuzla eğdirirsiniz. Savaşların Ruhu bu kadar basit bir içgüdü ile inşâ edilmiştir. Zorba güçsüz olandır, güçsüz olan zorbadır; güçlü olan değil.

‘Haklı Savaşlar’dan bahsedilebilir; ancak bu ‘hak’kın ne olduğunun tartışılmasını da gerektirir. Yaklaşık iki yüzyıldır dünyaya musallat olan Amerikan zorbalığının hangi ölçeklere göre haklı olduğunu savunabilirsiniz?

Kaynağı belirsiz emperyal Amerikan düşüncesinin ve insanların zihinlerine dayatılan karma Amerikan ideolojilerinin zorbalığa ihtiyaç duymasını ‘haklı’ olarak değerlendiremezsiniz, çünkü Amerika’nın zorbalığa ihtiyaç duyması bütün olarak Amerikan aidiyeti ile önümüze sürülen düşüncenin ve ideolojinin güçsüz olduğunu kanıtlamaktadır.

Bunun karşılığında Amerikan zorbalığına karşı savaşmak ‘haklı savaşlar’ın bir kanıtı olarak değerlendirilebilir. Çünkü bir zorbalığı engellemek her çağda ‘haklı bir savaş’ olarak tanımlanır. Tabi eğer zorbalığın gerçekten ‘zorbalık’ olduğu kanıtlanabilirse.

Ayrık ve önemli olarak bütün dünyada savaşların sona ereceği iddiası ve barışçıl mesajlarıyla atom bombası üreten ve Japonya’da kullanan, hemen arkasından kurduğu NATO ile ‘sonsuz savaşları’ başlatan ve sürdüren Amerikan zorbalığının zorbalık olduğunun kanıtlanması gerekmiyor; aynı zamanda Amerikan zorbalığına karşıt olarak ortaya konan zorbalık türlerinin de ‘haklı savaşlar’ın bir kanıtı olma özelliği olup olmadığı da tartışılmalıdır.

Sovyetlerin ya da Rusya Federasyonu’nun Amerikan zorbalığına karşıt olarak konumlandırdığı, ancak gerçekte herhangi bir Amerikan çıkarına zarar vermediği, aksine Amerikan zorbalığının küresel tabana yayılmasına aracılık ettiği düşünülürse, Rus zorbalığının da Rus düşünce ve ideolojilerinin zayıf olduğunu ve ‘haklı savaşlar’ın bir parçası olamayacağını kanıtlar.

Sonuç olarak, birbirleri ile doğrudan savaşmayan, ancak savaş masalarında ve sahalarda birer piyon olarak kullanılan ve parçalanan güçsüz devletlerin ya da ölen, yaralanan, tecavüze ve işkenceye uğrayan, yerlerinden edilen insan topluluklarının zorbalıkla boyun eğdirilmesi için Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya Federasyonu’nun birlikte çalıştıkları düşünülebilir.

Kore, Vietnam, Kamboçya ve Afganistan, Rus ve Amerikan zorbalığının kurbanları olan ülkeler olarak Soğuk Savaş’ın imkânsızlığının kanıtlarıdır. Bu ülkelerin halkları ‘haklı’ bir savaşın değil zorbalığın sonuçlarına katlanmak zorunda kalmıştır.

Kapitalizm ve Sosyalizm birer zorbalık aracı olarak kullanıldığı için insanların zihinlerinde herhangi bir kalıcı zafer elde etme olasılığı olan güçlü ideolojiler değillerdi, Amerikan ve Rus zorbalığı bu güçsüzlüğün bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Çin’in Amerikan zorbalığına karşı Rusya’dan sonra üçüncü bir güç olarak ortaya çıktığı düşüncesini yayanların da Çin’i kapitalizmin en büyük işçisi yapan ABD-Çin ilişkilerinin doğasına bakmayı kasıtlı olarak engelledikleri açıktır.

Çin zorbalığı, Amerikan ve Rus zorbalığına karşı ‘haklı savaş’ amacıyla ortaya çıkmadığı gibi, Çin’e karşı yürütülen herhangi bir Amerikan zorbalığına karşı ‘haklı’ bir savaş olarak da değil, doğrudan savaş yerine piyonlar üzerinden yürütülen stratejilerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Çin düşüncesi ve ideolojisi, düşünce ve ideoloji olarak değerlendirilmekten uzak olduğu gibi, Kapitalizm-Sosyalizm çiftleşmesinin bir ürünüdür ve insanları ikna edebilecek hiçbir özelliğe sahip değildir ve Çin, zorbalıklarla istedikleri etkiyi üretemeyen ABD ve Rusya’nın karşısında bir alternatif güç olarak konumlanma şansına da sahip değildir.

Amerikan ve Rus düşüncesi çökmüştür, birbiriyle savaşan birçok ırktan oluşan, savaş, din ve ahlak genleri sökülmüş ve barış büyüsü ile güdülenmiş bir topluluk üretmek için ABD tarafından başlatılan Avrupa Birliği projesi çökmüştür.

Savaşların ruhu insanları ikna edemeyen düşünceleri ve ideolojileri yaymak için zorbalar tarafından beslenmektedir; Büyük Para’nın (Big Money) temsilcileri tarafından finanse edilen düşünce kuruluşları ve Büyük Medya (Big Media) insanların zihinlerinde sürdürdükleri savaşları kaybettikleri için bedenlerin savaşını aktif bir şekilde desteklemeye devam etmektedirler.

Soğuk Savaş sonrası, ABD'nin Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de ve Rusya’nın Suriye ve Ukrayna’da, İsrail’in Filistin’de yürüttüğü açık soykırım, ABD, Rusya, İsrail-İran, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin ürettiği küresel zorbalıkları saklanamayacak bir iriliğe ve çirkinliğe ulaştırmıştır; bu ülkelerin ustalıkla pazarladığı hiçbir düşüncenin ve ideolojinin insan topluluklarını ikna etme özelliği kalmamıştır.

Amerikan-Rus etkisindeki terör örgütleri ile kirletilmesi insanlığın onurlu duruşlarını temsil eden haklı savaşları geciktirse de yok edememiştir. ABD ve Rusya dahil dünyanın bütün ülkelerinde 15 Temmuz 2016'da ABD-NATO askerî darbesini durduran Türkiye'de olduğu gibi, haklı ‘Kurtuluş Savaşları’nın başlayıp birleşerek insanlık için yeni bir dünyanın üretilmesi amacıyla hizmet edeceği çağa girmiş bulunuyoruz. 

Bu çağa liderlik etmek için Türkiye’nin tarih sahnesine ‘haklı’ çıkışı da dünyanın bütün mağdur halkları tarafından saygıyla alkışlanmaktadır. Boyun eğdirme sırası artık 'haklı savaşlar'dadır.


<<<Önceki                           Sonraki>>>


Seçkin Deniz, 09.02.2024, Sonsuz Ark, Dûrira | Post-Analitik Bakışlar


Dûrira | Post-Analitik Bakışlar

Seçkin Deniz Yayınları




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

Seçkin Deniz Twitter Akışı