30 Temmuz 2021 Cuma

SA9309/KY1-CÇ780: Muhalefet'in İflâsı: Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi- 3. Bölüm (2)- Son

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Bu yeni partinin önceki çalışmalarından birisi, Osmanlı hükümetini terbiye için Rusya Çarı'na, İngiltere Kralı'na ve Fransa Cumhurbaşkanı'na telgraf çekmek ve dolayısıyla müdahalelerini istemek oldu. Yabancı gazetelere verdikleri ilanda: "Türkiye'de iktidar olan zalim baskıcı yönetim, muhalefete imkân bırakmadığı için, iktidar partisinin kurbanlarını etrafında toplamış olan İtilaf ve Hürriyet Partisinin Paris'te merkez kurduğu" bildiriliyordu. 

İttihat Partisi "Merkeziyet" taraftarıydı. Ve kendisine özel bir siyaset tavrı vardı. Son zamanlarda, bu tarzı değiştirme gereği duydu. Görüyoruz ki hükümet ve parti ileri gelenleri, bu özelliği takdir ediyor.

Umut edelim ki genel siyaset ve idaremiz, zamanın gerekleri ve gerçek ihtiyaçlar ile uygun bir şekil alır.

Ancak muhalefeti idare arzusunda olan vatandaşlarımız siyaset tarzında eski şeklin devam ettiğini büyük bir üzüntüyle görüyor, vatandaşlarımızı uyarmak istiyoruz.

Uyumsuz kişilerden oluşmuş, vefa üzerine kurulmamış partilerden hiçbir sonuç çıkmayacağını, muhalefetin aldığı şekiller sonunda kanıtlamıştır. Bu kadar acı deneyimler ve facialara rağmen yine eski hatalar yineleniyor. İtilaf Partisi'nin Paris’te bulunan artıkları, bu kere de Şerif Paşa'nın başkanlığında, Gümülcineli İsmail Bey'le Sadık Bey'in ikinci başkanlığı altında ve yine İtilaf adı altında yeni bir parti kurdular.

Bu yeni partinin önceki çalışmalarından birisi, Osmanlı hükümetini terbiye için Rusya Çarı'na, İngiltere Kralı'na ve Fransa Cumhurbaşkanı'na telgraf çekmek ve dolayısıyla müdahalelerini istemek oldu. Yabancı gazetelere verdikleri ilanda: "Türkiye'de iktidar olan zalim baskıcı yönetim, muhalefete imkân bırakmadığı için, iktidar partisinin kurbanlarını etrafında toplamış olan İtilaf ve Hürriyet Partisinin Paris'te merkez kurduğu" bildiriliyordu. Acaba Osmanlı hükümetinin bütün Avrupa müdahale ve işgaline karşı göğüs gerdiği, vatanın en kutsal bir bölümünü kurtarmaya uğraştığı şu sıralarda, muhalefet adına yapılan şu davranışlar, vatan için ve hatta siyasi bir çaba denebilir mi?

Biz, muhalefete hizmet ve yardım etmiş olmak nedeniyle vatan ve millet adına, bu hareketleri bütün ruhumuzla kınıyor ve protesto ediyoruz. Ve sanırız ki muhalefetin içinde ne kadar temiz ve samimi varsa bizimle beraberdir. Bugünkü milli durumumuz, hepimize mevcut hükümete "Osmanlı Hükümeti" gözüyle bakmamızı emrediyor.

Birçok kimselerin mevcut hükümetin ileri gelenleriyle görülecek hesabı olabilir. Ancak bugünkü duruma göre bu hesapları görmeğe kalkışmak ve hükümetin Avrupa’ya karşı olan zayıf konumundan yarar sağlamaya uğraşmak ve içteki sefalet ve yıkılmışlığın bunlara uygun olmadığını anlamamak, sanırız ki düşmanlık ve kişisel çıkarı milli çıkarlara üstün tutmaktır.

Bu tür hareketin ne derece kötü etki ettiğinin anlaşılması için bir örnek sunacağız.

İncelediğimiz Arap gazetelerinde o zamanki: Osmanlı birliğinin en samimi taraftarlarından olan Mir Şekib Reslan, Paris'te kongre yapan Suriye temsilcilerini eleştirmiş ve özellikle hükümet ileri gelenlerini kötülemişti. Arap hareketi yöneticilerinden biri Mir Reslana şu şekilde cevap veriyor:

“H. 1314 yılında Abdülhamid zamanında İtilaf Partisi ileri gelenlerinden Murad Bey değil miydi? El-Müeyyed gazetesinde Ermeni veya Roma patriğinin başkanlığında bir millet meclisi kurulması ve Konstantinopolis'teki ülkelerin büyükelçilerinin kontrolü ve koruması altında olması gerekmektedir. El-Müeyyed'in sahibi bu görüşü onunla tartıştı ve bu ifadeden dolayı cemiyetinden ilk ayrılan o oldu. Üyeleri zorda olan Araplardandır ve ben onlardanım.

Bir devletin Türklerden daha fazlasını terk etmesini kıskanan Ekselansları Batı Prensi'nin, Arap'ın asla adem-i merkeziyetçi olmadığını söylediği bu açık sözlü ifadeyle yaptığı açıklama nedir? Tanin gazetesinde geçen hafta Türk liderlerin hiçbirinin Avrupa ülkelerine gönderdiği bir telgrafla ilgili yorum yapan ve fikirlerini fotoğraflayan Tanin'in kendisi. Bütün bu Türklerin Türk devletine hain olduğunu söylüyor ve bunu söylüyorsa neden Araplardan Türklerin sadakatinden daha fazla samimiyet istiyor? El-Ehram gazetesi 1760.”

Bu cevabı veren kişi Ali El Talag Türk ve Osmanlı düşmanı değildir. Böyle iken bir karşıtına karşı ihtiyaç sadedinde Murat Bey'in bir zamanki yayınını ve Sadık Bey'in Rusya İmparatoruna başvurusunu göstererek soruyor:

"Türk hükümeti için Araplardan, Türklerden fazla mı sadık ve bağlantı bekleniyor. Türk yöneticilerinden Sadık Bey, Türk hükümeti aleyhine Rusya imparatoruna baş vurmuşken Arapların Paris’te  yaptığı Kongre neden çok görülüyor?"

Dost denilecek kişiler bile Türk unsuruna mensup siyaset yöneticisinin sözler ve eylemlerini hükümeti küçültme ve rezil etme için yol tutarsa yabancının daha önce yol tutacağı kuşkusuzdur.

Memleketi, yıkılıştan kurtaramazsak ne partilerin ne iktidarların ve ne de muhalefetlerin anlamı kalmaz. Bununla birlikte yalnız memleketin çıkarı adına değil hatta kendi çıkar ve ihtiraslarımız adına bile biraz daha düşünmemiz ve siyaseti çocuk oyuncağı zannetmememiz gerektiği, düşüncesindeyiz.




Cemal Çalık, 30.07.2021,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, 





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı