10 Şubat 2020 Pazartesi

SA8351/ TG278: Amerika'nın Neo-Nazi Teröristlerinin Güçlü Yeni Bir Patronu Var: Vladimir Putin

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz İsrailli Haaretz yazarı Alexander Reid Ross'a aittir ve Putin liderliğindeki Rusya'nın ABD'nin çöküşünü hızlandırmak ve ABD'yi yıkmak için Beyaz Irk'ın üstünlüğüne inanan çeşitli ülkelerdeki şiddet yanlısı Neo-Nazi gruplara yardım ve yataklık ettiğini iddia etmektedir. Yazarın, dünyaya iç savaş, terör, paramiliter-ırkçı teröristler, proxy savaşçılar- paralı askerler, ırkçılık ve nefret dahil her türlü istikrarsızlaştırıcı unsuru ihraç eden ABD'nin, artık Rusya'nın bu tür şeyleri ihraç ettiği bir ülke haline geldiğini iddia etmesi ilginçtir ve eksik bir çıkarımdır.. Bu iddianın gerçeği tam olarak ifade edebilmesi, ABD-Rusya-AB-Çin-Hindistan gibi büyük ülkeler ve İsrail, Suud-BAE de dahil olmak üzere yeryüzünün satanist-siyonist-masonik bir yapı tarafından kontrol edildiği gerçeği nedeniyle mümkün değildir. Yazar, "Atomwaffen ve The Base'in varlığına dair kanıtlar Rusya'nın, ABD paramiliter faşist örgütleri ve küresel faşist ağlar için güvenli ve merkezi bir örgütlenme odağı haline geldiğini ortaya koyuyor. Putin rejiminin son 15 yılda liberal ve Batı karşıtı bir politik ideolojiyle hareket ettiği göz önüne alındığında, Rus güvenlik servislerinin Rusya'daki faşist paramiliterleri desteklediğini ve aşırı sağdaki ağ merkezlerini bulmalarına ve geliştirmelerine yardımcı olduklarını ileri sürmek garip olmaz." diyerek Rusya'yı hedefe koymaktadır. İsrail'le sıkı işbirliği yapan Putin, bahse konu faaliyetlerle Suriye, Libya'da acımasızca müslüman kanı döktüğü için suçlanmakta haklıdır, ancak, yazar mağdurlar müslüman olunca konu ile ilgilenmemektedir, dolayısıyla, "Ve açık bir şekilde görülüyor ki, ABD'nin liberal demokrasisini devirmeyi ümit eden faşistler, muhtemelen Rusya'da kendilerini daha fazla desteklenmiş hissediyorlar. (Rusya) dünya çapındaki faşistlerin ziyaret edebileceği, organize olabileceği ve uluslar arası ağ kurabilecekleri bir yer haline gelmiştir." ifadesi yetersizdir ve yahudileri koruma güdüsüne matuf bu değerlendirmesiyle bir tür etnik savunma yaparak aynı yöntemlerle Rusya'ya karşılık verilmesi gerektiğini önermektedir: "Geçmişte ABD, geleneksel kolluk kuvvetleri kullanarak aşırı sağcı yerel terörizme aman vermiyordu. Fakat şimdi, aşırı sağcı şiddetin ürettiği küresel tehdit arttıkça, asimetrik savaşa yönelen ulus ötesi şiddet yanlısı faşistler nedeniyle uluslararası işbirliğine yeni sorumluluklar düşüyor."
Seçkin Deniz, 10.02.2020

America's neo-Nazi Terrorists Have a Powerful New Patron: Vladimir Putin
"Amerika'yı istikrarsızlaştırmaya adanmış şiddet yanlısı aşırı milliyetçiler (‘The Base gibi paramiliter ırk savaşı kışkırtıcıları) Putin’in Rusya'sında ideolojik ortak bir zemin, yardım ve barınak buluyor."

Son haftalarda FBI, "The Base" (Üs) olarak bilinen faşist paramiliter ağın üyelerine yönelik operasyon başlattı. Bu kelime (The Base) el-Kaide kelimesinin İngilizcedeki karşılığı. Kolluk kuvvetleri, grubun hedefinin "ABD’nin çöküşünü hızlandırmak, bir ırk savaşını kışkırtmak ve beyaz bir etnik-devlet kurmak" olduğunu belirtiyor.

Virginia eyaletinin Richmond kentinde gerçekleşen büyük bir ‘silah taşıma hakları’ mitingi öncesinde FBI, antifaşist aktivistleri yataklarında öldürmeyi planlayan Base üyelerini ele geçirdi. Diğer bazı üyeler ise polis memurlarını ve silah savunucularını öldürerek bir iç savaş başlatmayı planladıkları için tutuklandılar. 


Solda: Liderinin şimdi Rusya'da yaşadığı bildirilen ABD neo-Nazi 'The Base' paramiliter grubu tarafından üretilen broşür. Sağda: Kremlin'in Moskova Vasilievsky Spusk, 24 Ocak 2020  
Kaynak: Dimitar DILKOFF / AFP

Bir diğer Base üyesi, 2019'da “Operasyon Kristallnact” adını verdiği, sinagogları gamalı haçlarla "etiketleme" kampanyası nedeniyle tutuklanmıştı. Başka bir şüpheli üye tarafından sosyal medyada yayınlanan bir fotoğrafta ise Davut Yıldızı ile boyanmış hedefi vuran maskeli bir adam görülmekteydi.

Ancak, şaşırtıcı bir şekilde, bu aşırı milliyetçi faşist ağ Amerika Birleşik Devletleri'nde üslenmemişti. The Guardian ve BBC tarafından yürütülen iki bağımsız araştırmaya göre, The Base lideri Rinaldo Nazzaro Rusya'da yaşıyor.

ABD aşırı sağ paramiliterlerin kırsal Amerika'da kök saldığı bir zaman vardı. Ünlü 1995 Oklahoma City bombacısı Timothy McVeigh, New York'taki Lockport'tan gelmişti ve Arizona ve Michigan'ın kentsel olmayan bölgelerindeki milis hareketlerinde yer almıştı. 1980'lerde neo-Nazi terörist grubu The Order, zırhlı araç soygunlarını ve suikastları Kuzey Idaho’dan organize etti.

David Duke 1970'lerde Ku Klux Klan'ı yeniden canlandırdığında, bunu Leningrad'dan değil Louisiana'dan yaptı. ABD beyaz milliyetçileri Karayip adası Dominika'yı istila etmeye çalıştıklarında, yabancı hükümetlerle bağlantılarını övünç kaynağı olarak görmemişlerdi. Başlangıçta The Base, sadece üyeleri arasında yasal eylemleri teşvik etmeye çalışırken, kısa süre sonra beyaz üstünlükçülüğe dayalı kitle terörizm stratejilerini açıkça paylaşan paramiliter hücrelere dönüştü.

Değişen şey Aleksandr Dugin, Eduard Limonov ve arkadaşları gibi Kremlin'e yakın Rusların başarılı faşist evanjelizmi ve ABD aşırı sağ grupların finansal ve kutsal alanda artan ihtiyaçlarıydı. Bir zamanlar müphem olan aşırı milliyetçiliğin ideolojik türleri, artan uluslararası işbirliği yoluyla yayılarak, Vladimir Putin’in ABD’nin sosyal ve politik istikrarını ve normlarını gizlice bozma konusundaki artan ilgisinde kendine yönelik faydalı bir teşvik buluyor.

Ama önce Amerikan paramiliterleri ve Rus aşırı milliyetçilerinin nasıl ortak bir zemin bulduğunu ve bunun üzerine nasıl yapılandıklarını anlamamız gerekiyor.

Soğuk Savaştan sonra, Rus toplumunun siyasi pozisyon alması birçok yönde hareketlendi. Sosyalizmi milliyetçilik, Ortodoks kilisesi ve liberalizmle baş döndürücü biçimde çelişkili yöntemlerle kaynaştıran yeni eğilimler, yeni oligarkların da desteğiyle ortaya çıkmıştı.

Bu iklimde faşist Dugin ve Limonov, Sovyet tarzı sosyalizmi aşırı milliyetçi jeopolitikle sentezleyen aşırı bir Rus faşizm biçimi olan "Ulusal Bolşevizmi" kayda değer bir başarı ile yaymaktaydılar. Ulusal Bolşevizm, Hitler’in ikinci komutanı Gregor Strasser ve kardeşi Otto’dan sonra yaygın olarak "Strasserizm" olarak da bilinen ‘Üçüncü Konumlandırma’ (pozisyonizm) ile geniş ölçüde uyumludur.


"Ulusal Bolşevizmi" yayan Rus ideologu Alexander Dugin - aşırı milliyetçi jeopolitik ile Sovyet tarzı sosyalizmi sentezleyen şiddetli bir Rus faşizm biçimi

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Otto Strasser, Hitler'den değil, kardeşinin daha fazla sınıf farkı gözeten ideolojisinden ve diğer sözde "sol faşistlerden" gelen yeni bir faşizm varyantını savundu. Var güçleriyle Sovyetleri veya NATO'yu savunmak yerine aşırı milliyetçiliği ve sosyalizmi sentezleyen "üçüncü bir yol" istiyorlardı. Bu aşırı sol / aşırı sağ ideolojik sentezi, 'Üçüncü Konumlandırma’yı ve 'Ulusal Bolşevizm'i eş anlamlı hale getirmekteydi.

Dugin ve Limonov’un "Ulusal Bolşevizmi", üçüncü yol gruplarını köprü olarak kullanarak Batılı faşist gruplar ile önemli ilişkiler kurmaya başladı. Batı liberalizmine ve Sovyet enternasyonalizmine Yahudi kontrolünün çökmekte olan ürünleri olarak gören ve karşı çıkan Fransa'nın Yeni Direnişi'nden Christian Bouchet ve Amerikan Cephesi'nden Robert Heick gibi Üçüncü Konumcu ve Ulusal Devrimci ortaklar, Dugin’in öğretilerinin yayılmasına yardımcı oldular.

Putin 2004 yılında Turuncu Devrim'e bağlı protestolar konusunda o kadar endişeliydi ki, vekili Vladislav Sarkov'u sokak düzeyinde bir muhalefet hareketinin gelişimini engellemek için görevlendirdi. Sarkov bunun için kas gücüne ve coşkuya ihtiyacı olduğunu biliyordu; bu yüzden faşist sokak çetelerine (Dugin’in Avrasya Gençlik Hareketi dâhil) başvurdu. Bu durum, Rusya'nın aşırı sağına büyük bir destek sağladı.

Putin’in Gürcistan, Orta Asya ve Ukrayna’da yayılmacılığa yönelmesi, gücünü yurtdışında savunan ve yansıtan bir Rusya’ya inanan isyancı sağ tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. Putin, “ulus devlet” kavramına karşı “medeni devlet”e ait aşırı sağcı bir dili benimseyerek Amerikan karşıtı bir siyaseti güçlendirdi ve Dugin’in arkadaşı Sergei Glazyev'i Avrasya entegrasyon danışmanı olarak Kremlin'e getirdi.


Rusya çeşitli neo-Naziler ve aşırı sağ figürler için güvenli bir alan haline geldi, eski KKK başkanı David Duke yıllarca Rusya'da yaşadı ve kitabını Duma'nın lobisinde sattı.

Bu iklim, Rusya'yı çeşitli neo-Nazi gruplar ve aşırı sağ figürler için güvenli bir alan haline getirmişti. Yıllarca Rusya’da yaşayan eski KKK başkanı David Duke, en çok satanlar arasında yer alan kitabının Duma kitapçısında da satıldığını görecekti. Kimlik hareketinden Guillaume Faye konferanslar için önde gelen Ruslara katıldı. ABD ve Avrupa'daki faşistler Rus siyasetine girerken; Rusya, Amerika'nın aşırı sağ sahnesine dâhil olmaya başlamıştı. 

2011 yılında, gizemli kökenlere sahip Alisher Mukhitdinov adlı genç bir faşist, ‘Uluslararası Üçüncü Pozisyon Federasyonu’ adlı çevrimiçi bir forumun oluşturulmasına yardımcı oldu. Forumda "Alexander Slavros" adını kullanan Mukhitdinov, 2013 yılında, bir İngiliz aşırı sağ ağı olan Ulusal Eylem'i geliştirmiş olan İngiliz faşistlerini de içeren, dünyadaki diğer benzer görüşteki insanların arasına katıldı. Daha sonra Uluslararası Üçüncü Pozisyon Federasyonu forumu devre dışı kaldı ve Mukhitdinov ve arkadaşları Iron March adlı yeni bir forum oluşturdular.

Yeni forum, Atlantik ötesi aşırı işbirliğini hızlandırdı ve ABD'de şiddete ve ayaklanmaya bağlı grupları artırdı. Mukhitdinov, 2015 yılında Floridalı Brandon Russell ve Devon Arthurs tarafından başlatılan özellikle şiddet yanlısı bir neo-Nazi grubu olan Atomwaffen Division'ın kurucuları da dahil olmak üzere faşistlerin Iron March sayfalarında örgütlenmelerine ve ağ oluşturmasına yardımcı oldu ve cinayetler, bir suikast girişimi ve başarısız bomba patlatma girişimleriyle ünlendi.


Aşırı sağ neo-Nazi Gelenekselçi İşçi Partisi'ni kuran Matthew Heimbach, Rusya'nın Ulusal Bolşevik ideologu Eduard Limonov'un 'Üçüncü Pozisyoncu' ideolojisi anlaşmasını dile getiriyor.

Lideri Iron March'a katılan bir grup olan Gelenekçi İşçi Partisi, Dugin ile doğrudan bağlar geliştirdi ve Iron March forumları Rus ideolojisi üzerine tartışmalarla doldu.

Atomwaffen (*) içinde, çok sayıda ölüme ve Duginizm ile bağlantılı Tempel ov Blood (**) adlı senkretik (***) bir Satanist külte bağlanan çatlaklar ortaya çıktığında, üyeler The Base adlı yeni bir gruba geçmeye başladı. ABD doğumlu Rinaldo Nazzaro adlı bir faşist tarafından yönetilen The Base, Pasifik Kuzeybatı'da ilk olarak ideolog Harold Covington tarafından önerilen Aryan etnostat fikrini benimseyen küçük bir farkla, Atomwaffen'in ortaya koyduğu Üçüncü Pozisyonist ideolojinin çoğunu devam ettirdi.

Covington, hayatta kalma ve milis kültürüne bağlı beyaz ayrılıkçı gerilla mücadelesi ile ilgili neo-Nazi yanlısı kurgusal eserler yazdı. İcat ettiği kurgusal milislerden birinin sloganı “Özgürlük Kılıçtan Gelir” anlamına gelen "Ex Gladio Libertas" idi. Bu slogan The Base tarafından da benimsenmişti. Covington Rusya'yı "son büyük Beyaz imparatorluk" olarak nitelendiriyordu.

The Base, yürüttüğü savaşı köklü ve ekolojik olarak bilinçli bir beyaz bölge; suikastlar, bombalamalar ve kitlesel katliamlarla elde edilecek bir etnik devlet mücadelesine dönüştürmüştü. Ancak bu arada Nazzaro'nun Rusya’da yaşadığına dair söylentiler yayılmaya başlamıştı.

The Guardian ve BBC araştırmaları, Nazzaro'nun 2018'de New York City'den Rusya'ya eşi ve çocuğu ile birlikte, The Base'i kurduğu dönemde taşındığını gösteriyor. Fotoğraflarda ise, Putin'i kararlı bir şekilde desteklediği ve Rus devlet politikasını destekleyen en az bir sergiye katıldığı görülüyor.

Atomwaffen ve The Base'in varlığına dair kanıtlar Rusya'nın, ABD paramiliter faşist örgütleri ve küresel faşist ağlar için güvenli ve merkezi bir örgütlenme odağı haline geldiğini ortaya koyuyor. Putin rejiminin son 15 yılda liberal ve Batı karşıtı bir politik ideolojiyle hareket ettiği göz önüne alındığında, Rus güvenlik servislerinin Rusya'daki faşist paramiliterleri desteklediğini ve aşırı sağdaki ağ merkezlerini bulmalarına ve geliştirmelerine yardımcı olduklarını ileri sürmek garip olmaz.

Bu siyasi coğrafya açıkça Rusya'nın komşuları için ideal değil. Son zamanlarda İsveçli yetkililer, Rus doğumlu bir silah kaçakçısını Rus İmparatorluk Hareketi'nin paramiliter grubu Partizan'dan, İsveç faşist grubu İskandinav Direniş Hareketi'ne silah aktarması nedeniyle tutukladı. Partizan grubunun Gelenekçi İşçi Partisi ile bağlantıları bulunuyor, Donbass’da Ukrayna’ya karşı savaşıyor ve 2017 yılında mültecileri havaya uçurmaya çalışan İskandinav Direniş Hareketi üyelerini Petersburg'da bulunan bir kampta eğitiyor.

Iron March'ın mesajlarına göre, İskandinav Direniş Hareketi aynı zamanda Atomwaffen ile ve geçen yıl bir kundakçılık saldırısı düzenleyen, The Base bünyesinde faaliyet gösteren İsveçli eko-faşist bir grup ile bağlantılı.


Sam Woodward, Pennsylvania Yahudi Üniversitesi öğrencisi Blaze Bernstein'in öldürülmesinden dolayı yargılanıyor; şiddet yanlısı neo-Nazi örgütü 2017 yazında Teksas'ta 

Iron March, uluslararası aşırı sağ işbirliğini geliştirmeye adanmış Rusya merkezli tek forum değil. Hem Doğu Ukrayna'daki Rus savaşında aktif olarak yer alan ve mevcut jeopolitik amacı bir "Uluslararası Sağ Kanat" oluşturmak olan aşırı milliyetçi Rus Emperyal Hareketi örgütü hem de Dugin tarafından kurulan Rodina partisi, İskandinav Direniş Hareketi ve Gelenekçi İşçi Partisi gibi gruplarla birlikte, uluslararası faşistler ve aşırı sağ popülistlerin dâhil olduğu bir ağ oluşturma gayesiyle, Dünya Ulusal Muhafazakâr Hareketinin yaratılmasına yardımcı oldular.

Doğrudan ilişkileri henüz kanıtlanmamış olsa bile, Rus gizli servislerinin burunlarının dibinde çalışan ABD’li faşist liderden habersiz kalması imkânsız olmasa da; özellikle Duginist, Üçüncü Pozisyoncu, Ulusal Devrimciler ve terörist şiddeti açıkça kucaklayan diğer grupların bu kadar yaygın bir ağına bağlı bir grubun lideri için bu pek ihtimal dâhilinde görünmüyor.

Bu bizi belki de bu efsaneye yönelik en sağlam sonuca götürüyor: ABD paramiliter faşist ağlarının organizatörleri, Rusya'da kendilerini daha güvende hissediyorlar.

Devlet tarafından kontrol edilen Rus medyası, Dugin taraftarlarına platform sağlayarak, liberalizme ve Batı’ya karşı sol ve sağ birleşimini açıkça teşvik ettiğinde ve RT ve Sputnik gibi İngilizce yayın yapan devlet medyası, Putin'in [gerek ABD seçimlerine müdahale eden çevrimiçi troller ve dezenformasyon kampanyaları gerekse korkuyu ve istikrarsızlığı yayan sahadaki isyancılar aracılığıyla] ABD siyasi sistemini ve sosyal bütünlüğünü baltalayacak açık gündemiyle birlikte Üçüncü Konumlandırmaya yaklaşabilecek görüşler sunduğunda, bu güvenlik hissi anlaşılabilir görünüyor.

Ve açık bir şekilde görülüyor ki, ABD'nin liberal demokrasisini devirmeyi ümit eden faşistler, muhtemelen Rusya'da kendilerini daha fazla desteklenmiş hissediyorlar. (Rusya) dünya çapındaki faşistlerin ziyaret edebileceği, organize olabileceği ve uluslar arası ağ kurabilecekleri bir yer haline gelmiştir. Gerçekten de Sahil Güvenlik üyesi ve aşırı bir faşist olan Christopher Hasson'ın devam eden davası, (Hasson'ın) Sputnik, Dugin yanlısı Fort-Russ, beyaz milliyetçi Unz Review gibi senkretik Rusya yanlısı sitelere ve tabii ki Dugin’in görüşlerine yönelik ilgisi kadar, The Base ile aynı etnik devlet ideolojisine sahip olduğunu da ortaya koymuştur.

Ancak şiddet içeren aşırı sağ gruplara barınma ve hatta rehberlik sağlama farklı bir şey, bu grupların nefret ve dehşetlerini ABD'ye geri ihraç etmeye yardımcı olmak başka bir şeydir. Rusya, şiddet yanlısı faşist paramiliter grupların Amerikan topraklarında terör kampanyalarına katılacaklarını bildiği halde onları destekleyerek ABD'yi aktif olarak yıkmaya çalışacak mı?

Rus İmparatorluk Hareketi, dezenformasyonun teşvik edilmesi ve Avrupa çapında [Macaristan’da Jobbik; Fransa’da Ulusal Ralli; İtalya’da Lega; Almanya’da Almanya İçin Alternatif (AfD) ve Avusturya’da Özgürlük Partisi gibi] aşırı sağcı partilere verilen destek göz önüne alındığında bu, olmayacak bir şeymiş gibi görünmüyor.

Geçmişte ABD, geleneksel kolluk kuvvetleri kullanarak aşırı sağcı yerel terörizme aman vermiyordu. Fakat şimdi, aşırı sağcı şiddetin ürettiği küresel tehdit arttıkça, asimetrik savaşa yönelen ulus ötesi şiddet yanlısı faşistler nedeniyle uluslararası işbirliğine yeni sorumluluklar düşüyor.

Genel tehditle yüzleşmenin tek yolu ve aynı zamanda bu şiddet yanlısı aşırılıkçı milliyetçilerle, özellikle de günümüzde Rusya'yı Sanctum sanctorum (kutsalların kutsalı) ve Amerikayı da hedef olarak görenlerle savaşmanın kritik bir parçası bu işbirliğidir.

Alexander Reid Ross, 2 Şubat 2020, Haaretz




Tamer Güner, 10.02.2020, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri





(*) Atomwaffen:  Atomwaffen Bölüğü, bir neo-Nazi terörist ağıdır
(**) Tempel ov Blood: İngiliz Satanist neo-Nazi Grubu

(***) Senkretik: Çeşitli düşünce okullarının uygulamalarını ve yollarını karıştırarak ayrı veya çelişkili inançları birleştirmek veya birleştirmeyi denemek



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı