24 Eylül 2018 Pazartesi

SA6868/KY1-CÇ543: Dünü Yaşama Hevesi

"Yeni bir şeyi inşa etmenin zorlukları karşısında yılgınlığa düşüp kör inanlara sarılıp varlığını, varoluşunu sürdürebileceği sanısı kuşkusuz sayrıl bir zihnin en belirgin göstergesidir. Sayrıl bir zihnin yapıp etmelerinin ne kendisi ne başkaları için olumlu bir yanı olmayacaktır."


Dünü güne taşıma hevesi duymanın temelinde varlığa ve varoluşa ilişkin bir sorgu yapmayış olduğu kesindir. Böyle bir sorgulama yapmayışı sağlayan temel etmen de dünün yetkinliğine ilişkin kör inandır. İnsan ve insanlık kör inanlarla maluldür. 

Yapıp etmelerini kör inanların doğrultusunda sürdüren kişi elbette yeni bir yaşam, yeni bir dünya inşa etmek yerine yaşanmış bitmiş bir dönemi yeniden ihya etme hevesine düşecek ve bunun gerçekleştirilmesi için anlamsız bir uğraşı verecektir. Bu yapıp ettiklerinin anlamsız beyhude olduğuna ilişkin en ufak bir kuşku duymayacaktır. 

Kör inan dün için ‘mutluluk çağı’ demiştir öyle ise bu mutluluğu yeniden bu günde, bu devirde, bu çağda oluşması için çalışmaktan, uğraş vermekten daha doğal ne olabilir ki? İçinde yaşadığı zaman diliminde bütün sorunların kaynağının ‘dünden bir sapma’ olduğu çıkarımıyla çarpılmış bir zihnin yönlendirmesiyle elbette dünü ihya etme, dünü yeniden yaşanır kılma hevesinin neşvü nema bulması sağlanmış olacaktır. 

Günde doğan ‘bir önceki kuşağın kendisini bir sonraki kuşakta var etme’ kaygusuyla düne güzellemeler koşulduğunun ayrımında olmadığı için kendinden öncekileri yaşama dürtüsüne bu kör inanla kapılmaktadır. Bu dürtü kişiyi dünü yaşamaya zorlarken ister istemez aşılmaz engellerle karşılaşmakta ve sağlıklı tepkiler, sağlıklı kararlar, sağın ve pekin yargılardan uzaklaşmasına neden olmaktadır. 

Gündelik yaşamında saldırganlık, öfke, aşağılama ve hor görü başat olmaktadır. İlişkilerinde –hem kendi hem kendi olmayanlarla olan- bir yapaylık içine düşmekte suçlayıcı bir dil oluşturmaktadır. Dünü yaşama hevesinin zorunlu bir sonucu olan bu halden bir pişmanlık duymamaktadır da. Kendi yapıp etmelerinin sorgusunu yapmak yerine başkalarının yapıp etmelerini düşmanca bir tavır olarak görme kolaylığını, şeytanın iğvasına –dinsel argüman dışında söylenirse, karşı devrim, halk düşmanı, gerici bir düşüne- kapılmış kişilerin bir karışı çıkışı olarak değerlendirmekte zorlanmamaktadır. 

Kendi mutluluk çağını ihya etmek için yola çıkmış birinin önüne karşı çıkan başka ne olabilir? 

Madem dün mutluluk çağıdır, bu yalın gerçeği kabullenmeyen olsa olsa çarpık bir zihniyettir buna karşı da şiddet meşrudur. Ve fakat durup bunun böyle olup olmadığını, olması gerekenin niçin dünün ihyası olduğuna ilişkin bir sorgu yapmak aklına bile gelmemektedir. Düne ilişkin engin bilgisinin kör inanlardan kaynaklanan ezberlerden öte olmadığının ayrımında bile değildir. Kendi varlığına, varoluşuna sırt çevirmiş, kendisi olmasının gereğini belleyememiş kişi dünü yaşama hevesini gerçekleştirmek için yaptığı uğraşa karşı çıkanı çarpık zihniyetli biri olarak değerlendirmesi kendi açısından gayet doğaldır. Hastalıklı bir zihnin hasta olmayanlara karşı genel tutumu da böyledir. 

Burada ‘iyi de hangisi?’ sorusu akla düşse ve sorulsa biz ‘dünü yaşama hevesi’ duymanın sayrıl bir zihnin eseri olduğunu rahatlıkla söyleriz. Yeni bir şeyi inşa etmenin zorlukları karşısında yılgınlığa düşüp kör inanlara sarılıp varlığını, varoluşunu sürdürebileceği sanısı kuşkusuz sayrıl bir zihnin en belirgin göstergesidir. Sayrıl bir zihnin yapıp etmelerinin ne kendisi ne başkaları için olumlu bir yanı olmayacaktır. 



Cemal Çalık, 24.09.2018,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Deneme, Sözcüklerin Düş Hâli




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı