2 Temmuz 2019 Salı

SA7797/SD1417: "fıtrî manifesto" /30.11.2004/ 292. patika



...şimdi insanların 'tanrılık' heveslerine merak sarma zamanı...
...her şeye şekil verme, var olan şekilleri değiştirme, yeni varlıkları diledikleri gibi şekillendirme vesaire gibi 'şekillendirme/yapılandırma' kaygılarından hareketle düşünelim...
...cansız varlıklar üzerindeki sınırlı özgürlüklerine yol vererek, canlı varlıklarla ilgili -özellikle insanla ilgili- detaylarda çalışalım...
...politik destekler de aramayacağız; soykırımcıların veya üstün ırkçıların, sömürücülerin monotip insan kaygılarından ve kısa, orta ve uzun vadeli planlarından da söz etmeyeceğiz...
...insanları eğiten insanların, insana şekil verme kaygılarına, kaygıyla bakacağız...
...anne-baba, öğretmen ve daha nice eğitici sınıfına ait fert var, ki; tek dertleri mevcut olan veya olmayan ütopik ya da yaşanan her sistem için 'uygun formatlı fertler' yetiştirmektir...
...bu hazin ve insan adına utanç verici durum, yeterli ve özgün yapılanma kapıları kapatılmış milyarlarca insanın varlık nedenini açıklıyor...
...açıklıyor ancak; tesbit edilen çözümlerin tamamını önemseyecek düzeyde etkili fertler etkili mekânlarda olamıyorlar...
...her neyse...
...fertler ve toplumlar arası ilişkilerdeki basit ve doğal ilişkilerin karmaşıklaştırılmasında esas olan unsur, insanın, insanı kendi hedefleri doğrultusunda yetiştirmek dolayısıyla yaşadığı kaygıları bertaraf etmek adına verdiği savaştır...
...bu savaş; farklı toplumları, farklı aileleri ve farklı fertleri ortaya çıkarır...
...hedefleri aynı olan bir toplumda farklı aileler ve farklı fertler ortaya çıkıyorsa bu bir çelişkidir...
...evet, kısaca; çelişki...
...ve bu çelişkinin oluşmasındaki en büyük sebeb de insanın -nasıl eğitilirse eğitilsin- mutlaka kendi 'fıtrî/doğumdan gelen' temel özelliklerinin ortaya çıkmasındaki baskın güçtür...
...yaratıcı'nın karşıkonulamaz ve değiştirelemez gücünü burada hissedersiniz...
...insanın, insana yaptığı/yapacağı en büyük kötülük, onu kendi istediği ölçülerde yetiştirmek, yetiştirmeye çalışmaktır...
...insan, diğer insan eliyle asla yeterince doyurulamaz ve yeteneklerine göre yetiştirilemez...
...çünkü; her insan farklıdır...
...ve hangi farkın üstünlük sebebi sayılacağını hiç bir eğitici insan bilme şansına sahip değildir..
...kuşkusuz; insan eğitilmelidir...
...yaratıcı insanı eğittiği için, insan insanı eğitmelidir...
...ve insan -tıpkı yaratıcı'nın yaptığı gibi- eğitilecek insana özgür iradesinin kanaatlerine ve kararlarına uygun değişimler yaşayacağı bir eğitim süreci yaşatmalıdır...
...onun fıtrî vasıflarının ortaya çıkışına temel serbestlikler vermelidir..
...engellememeli, kendi değişebilir doğrularını 'dayatmamalı', kendi bakış açılarını keskin ve eleştirilmez tutmamalıdır...
...ne kadar çok kesin doğrulara sahipseniz o kadar çok istikrarlı olduğunuzu sanarsınız, bu kısmen doğru olabilir...
...ancak unutmamalısınız ki; sizden sonra gelenler sizdeki kesin doğruların kesinliğini sorgulayacaklardır...
...ne siz sorgulanacak kadar katı olun, ne de onlar sorgulayacak kadar acımasız olsunlar...
...ne kadar dindar yahut idealist olursanız olun, asla mükemmel olamayacaksınız...
...o halde bırakın, sizden sonra gelenler nasılsa mükemmele sizden daha yakın olacaklardır...
...ve lütfen onları kendi daralmış görüş açılarınızın 'doğru' sandığınız sınırlarıyla sınırlamayınız...
...onlar için yapacağınız en büyük iyilik, onların kendi iradî sistemlerini kurabilecekleri ve kullanabilecekleri bir 'zaman ve ortam' hazırlamaktır...

seçkin deniz


pürüzsüz patikalar

Seçkin Deniz Yazıları






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı