6 Aralık 2018 Perşembe

SA7228/KY49-İTIĞLI149: İsrail’in Afrika’daki Yeni Oyun Kuruculuğu

"Afrika’nın İsrail’le iş birliğine ihtiyacı yok. İsrail’den gelecek sözde yardımların yarın silah olarak, bölünme olarak kendilerine dönme olasılığı var. Hiçbir İslam ülkesi, Suud yönetiminin İsrail’i meşrulaştırma oyununa payanda olmamalı ve İsrail dışında Türkiye gibi gerçek dostları ile yakınlaşmasını sürdürmelidir."


Çad Devlet Başkanı İdris Debi’nin İsrail ziyareti, Afrika için bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor. İsrail’in Afrika’ya yeniden dönüşünün başladığını söyleyebiliriz. Neredeyse 40 yıldan fazla bir süredir İsrail’le diplomatik ilişkisi bulunmayan Çad’ın bu hamlesi diğer Afrika ülkeleri için de bir örneklik teşkil edecektir. Kırılgan Afrika-İsrail ilişkilerinin daha görünür bir şekil alacağı anlaşılıyor.

Bir süredir Çad’la İsrail arasında alttan alta bir ilişki düzeyi başlamıştı. Hatta bu ilişkinin 2000’li yılların başından beri devam ettiğini söyleyebiliriz. Sudan’a karşı ayrılıkçı faaliyet yürüten Darfur bölgesindeki İsyancı güçleri destekleyenlerin başında İsrail ve Çad gelmekteydi. Bir bakıma Darfur iç savaşında Çad ve İsrail Sudan’a karşı müttefiklik içerisinde hareket etmişlerdi. İlişkiler her iki devlet açısından daha sessiz ve derinden gerçekleşiyor, diğer Afrika ülkelerini rahatsız etmiyordu.

Çad Devlet Başkanının ziyareti yalnız ikili ilişkilerin yenilenmesi olarak görülmemeli. Afrika’nın İsrail’e geri dönmesi olarak okunmalı. İsrail uzun süredir örtülü ilişkilerini daha bariz bir şekilde ortaya koymaya başladı artık. Benzer bir diyalog uzun süredir Sudan yönetimi ile de sürdürülmekte ve Beşir rejimi inkâr etse de İsrail’le alt düzey ilişkilerin Sudan hükümeti ile görüşmeye başladığı iddia edilmekte.

İsrail kaynaklı bir internet sitesi, İsrailli diplomatlar ile Sudanlı yetkililer arasında ikili ilişkilerin başlatılmasının görüşüldüğü, İsrail hükümetinin Sudan’a tarım, tıp ve ekonomi alanlarında destekte bulunmayı vaat ettiği iddia ediliyor. Başka bir kaynak, bir yıl önce Sudan istihbaratı ile İsrail Dış İşleri Bakanlığı yetkililerinin bir Ortadoğu ülkesinde buluştuğu ve ilişkilerin düzeltilmesinde anlaşmaya varıldığı belirtiliyor.

Çad Devlet Başkanının bu ziyareti İdris Debi’nin tek başına karar vereceği bir durum değil. Bir güç hem Çad’ı hem Sudan’ı; İsrail’le ilişkilerin tekrar kurulmasına zorluyor. İsrail’i bölgede meşrulaştıracak bir güç olmalı bu arabulucu devlet. Suudi Arabistan’la Sudan arasındaki ilişki gözetildiğinde, bu arabulucu devletin Suud yönetimi olma olasılığı yüksek. Şimdi ikinci bir hamle gelecektir. Nijer, Mali ve Moritanya ile Sudan örtülü ilişkilerini yavaş yavaş açığa çıkarmaya başlayacak, kapalı kapılar altında değil daha açık bir şekilde diyaloglar kurulacaktır.

Çad, İsrail açısından iyi bir test oldu!

Çad’ın seçilmesi tesadüfü değil. Çad jeostratejik bakımdan Orta Afrika’nın en önemli ülkesi. Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijer, Nijerya, Sudan arasında Çad bir bağlantı noktası konumundadır. Çad bir bakıma İsrail’le ilişkilerini düzeltmeye mecbur bırakılırken bir açıdan da bölgenin sorunlarında İsrail devreye sokulacaktır. Bu ziyaretin en önemli getirisi Çad’a finansal yardım, yatırımlar ve Boko Haram’a karşı silah desteğinin verilmesidir. Boko Haram tehdidi, bölge ülkelerinin İsrail’le yakınlaşmalarını sağlayacak ve güvenlik istihbarat gibi konularda dahi İsrail’in desteğinden faydalanmak isteyecektir. Bölge ülkeleri tarım ve sulama gibi alanlarda İsrail’in tecrübe ve birikiminden de faydalanmak amacındalar. Bu çalışmalar için Çad bariz bir örneklik oluşturacaktır.

Terör, Orta Afrika ülkelerinin yumuşak karnı. Nijer, Çad, Kamerun, Burkina Faso, Mali, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerin teröre karşı mücadelede yeterince etkin olamamaları İsrail’in teröre karşı savaş kozunu kullanmasına yol açıyor. Oysaki İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği terör suçlarıyla Afrika’ya nasıl bir katkısının olacağı görmezden geliniyor.

İsrail’in Afrika’daki en büyük amaçlarından biri Filistin’e verilen desteğin azaltılmasıdır. İsrail, Afrika’da Filistin’e verilen desteği yok etmek istiyor. Filistin’i Afrika’da yalnızlaştırarak, direniş ruhunu sona erdirme planı var. Filistin direnişine en büyük destek daima Afrika ülkelerinden geliyordu. Bazen Bu Afrika ülkeleri Uganda-İdi Amin örneğinde olduğu gibi cezalandırılıyordu.
İsrail’in amaçlarından biri de Afrika’daki büyükelçilik sayısını 10’dan 25’e çıkarmak. Yakın bir zamanda Gine, Çad ve Nijer’de büyükelçilikler açmayı planlıyor. Zaten Senegal, Nijerya gibi ülkelerde İsrail’in temsil kurumları var ve bu ağı daha da genişletmek niyetinde.

İsrail’in Afrika ülkeleri için en büyük kozu istihbarat ve güvenlik ağı. Bu yüzden İsrail ilişkilerde sorunlu ülkeleri tercih ederek kendine bağımlılığı sağlamak istiyor. İsrail’in Gana, Kenya, Uganda, Etiyopya gibi devletlere istihbarat desteği biliniyordu. Bu network daha da genişletilmek istenmekte.
Afrika’nın coğrafi ve tabiat zenginliklerinden İsrail faydalanmak istiyor. Bugün zaten başta Güney Afrika, Zambiya, Fildişi Sahilleri gibi ülkelerde enerji kaynakları ve tarımda İsrailli şirketlerin etkisinin olduğu gerçek. İsrailli şirketler birçok Afrika ülkesinde sürdürülebilir enerji ve modern tarımın gerçekleşmesi alanlarında özel bir çaba ve sermaye harcamaktalar. Afrika’nın geleceğinde rol oynayacak mavi ekonomi olarak bilinen balıkçılıktan, liman işletmeciliğine dair sahil ekonomisini geliştirmeye çalışmaya yönelik girişimleri bulunmakta.

İsrail’in Çad’dan başlayarak Orta Afrika’yı kendi sarmalına çekmesi Afrika’da yeni bir terör dalgalanmasını da sağlayacaktır. Çünkü İsrail terörle ayakta duran bir devlet olduğu için bölgedeki çatışmalara müdahil olmaya kalkacak. Nasıl Sudan’ın bölünmesinde isyancıları destekleyerek önemli bir rol oynadıysa, benzer parçalanma ve bölünmelerin gerçekleşmesinin kapısını açacaktır.

İsrail’in bölgeye çekilmesi yanlış bir tercih olacaktır. İsrail’in bölgeye çekilmesinin Müslüman ülkeler aracılığı ile gerçekleşmesi ayrı bir faciadır. Başta Sudan olmak üzere bölge ülkeleri İsrail’in kendilerine vaat ettikleri yeşil dolarlara kanmamalıdır. Eğer İsrail bölgeye tekrar çekilirse yeni bir ihanet yaşanacak ve bu ihanetin bedeli özellikle Sudan, Mali, Nijer gibi ülkelerde ağır olacaktır.

Afrika’nın İsrail’le iş birliğine ihtiyacı yok. İsrail’den gelecek sözde yardımların yarın silah olarak, bölünme olarak kendilerine dönme olasılığı var. Hiçbir İslam ülkesi, Suud yönetiminin İsrail’i meşrulaştırma oyununa payanda olmamalı ve İsrail dışında Türkiye gibi gerçek dostları ile yakınlaşmasını sürdürmelidir.



İbrahim Tığlı, 06.12.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, 
Dış Bakış
İbrahim Tığlı Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: İbrahim Tığlı Beyefendi'den yazılarının yayınlanması için onay alınmıştır. Seçkin Deniz, 23.06.2016



Yazının İlk Yayınlandığı Yer: Gerçek Hayat




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı