26 Temmuz 2014 Cumartesi

SA796/SD154: "tehdit ve terbiye" /29.09.2006/ 553. patika


...tehdit olmazsa, ne olur?...

...ceza koşulsuz herhangi bir tehdit düşünülemeyeceğine göre, ceza gerçeği olmadan terbiye olamaz mı?...
...tehdit, terbiye etmek için midir?...
...ve terbiye, gerçekte uyaran adına yönlendirilmiş olmak mıdır?...
...uyarılara kulak tıkayan biri, uyaranın cezalarını göze almıştır...
...uyarıların içeriği onu endişelendirse bile, kişi önemsemediği bir uyarıya yerleşik tehdidi, eylemlere bağlı olarak da cezayı, çok fazla umursamaz...
...bu durum, uyarıcının tazyiki arttırmasına neden olur; tehditler ve cezalar ağırlaşır...
...burada uyarıcı için herhangi bir tanımlama yapmak gerekmiyor...
...kişiler arasındaki ilişki de; minik bir mahalle kavgası, ebeveyn ile evlat, köle ile sâhip, âmir ile memur ilişkisinde...
...ve Allah ile yaratılan arasındaki özel durumda söz konusu uyarı-tehdit-ceza ve terbiye sistematiğinde aynı mekanizma işliyor...
...kişiler arasındaki ilişkilerde kısa süreli uyarılar ve bu uyarılar için gerekli olan kısa süreli itaatler, anlık tehdit ve anlık cezaları ertelese bile, derinlikli konularda anlık tehdit ve cezalardan bahsedilmeyebilir...
...kişiler, umumiyetle, anlık ve yüzeysel uyarılar için itaat beklemeye meyillidirler...
...yaratan ile yaratılan arasında olabildiği gibi, diğer ilişki türlerinin hepsinde de mümkün olan bir gerçek vardır; uzun ve geniş gerekçeli nedenlerle yapılan uyarıların aynı çerçevede takibi yapılır, uzun ve geniş araştırmalara ve kesin verilere dayanarak, uyarılan için gerekli olan ceza tâyin ve tatbik edilir...
...tehdidin, tâlim ve terbiye babında insan ve diğer mahluk için gerekli ve vazgeçilmez olduğunu söylemek, tehdidin her türlü hâlini de kabullenmek/makul karşılamak demek değildir...
...ceza, bir tehdidi geçerli ve etkili kılar...
...suç unsurlarının oluşmasını, suçun işlenmesini ve cezalandırmasını izleyen herhangi bir uyarılar/tehdit ve ceza bileşiğinin koşulsuz gerekliliği için, insan psikolojisi tüm verileri içermektedir...
...insan uyarılmadığı ve haberdâr edilmediği herhangi bir konuda sorumlu tutulmaz, tehdit ve ceza mekanizmasına tâbi olmaz...
...ancak insanı insan yapan her bir özelliği için, insan defalarca uyarılmıştır...
...ezelî ve ebedî uyarıların insan idrakine yerleştirildiği ve bu şekilde ilahî ölçülerin, insanın vicdan melekesine teslim edildiği açıktır...
...yani; insan için mazeret üretme kapıları kesinlikle kapalıdır...
...insan için vâki olan her şey, bazen insanın mâni olamadığı şeyleri de içerir...
...uyarıların etkisinin fazla hatırlanmadığı 'nefsi anlar' için insan, çoğunlukla, yeterince güçlü değildir...
...insanın yaratıcısı, insanın çâresizliklerini de, çâresizlik hâllerinde onun neler yapabileceğini de elbette bilir...
...ve uyarılarla güncel kalan tehditlerle belirginleşen cezaların dahi unutulduğu o 'bazı anlar', insan'ın zaaf anlarıdır ve bunun içinde Allah insana af dileme hakkı vermiştir...
...zaaflarına mahkûm kalmayanlar için ise, ödül mekanizmalarını haber vermektedir...
...ilahî tehditlerin diğer tehditlerden farkı, insanın (doğum öncesinde başlayan ve sonsuz yolculuk için kısa süreli olarak kalacağı yeryüzünde) 'terbiye' edilmesi gâyesi üzerine binâ edilmesinden kaynaklanmaktadır...
...ki; bu terbiye, diğer terbiyelerle mukayese edilemez...
...ve bu terbiye, diğer terbiyelerin tümünü kapsar...
...tehditlerin dayanıp geldiği diğer tahakküm ve menfaat emelli terbiyelerin bu hususta hiçbir yeri yoktur...
...insan, tehdit edilmeden terbiye edilemez...
...her tehdit kendi ceza ve mükafat sistemini de içermek zorundadır...
...ancak her tehdit (ilahî değilse) doğru ölçülerdedir, demek imkânsızdır...

seçkin deniz

pürüzsüz patikalar

Seçkin Deniz Yazıları

Seçkin Deniz Twitter Akışı