11 Aralık 2019 Çarşamba

SA8197/KY13-AO320: Şehir Üniversitesi'nde Kıyamet Ne Zaman Kopacak?

"Bazı çevrelerin iddiasına göre elde edilen gelirlerin ve alınan kredinin büyük bir kısmı parti işleri için buharlaştırılmış.."


Şehir Üniversitesi, 1986 yılında aralarında Ahmet Davutoğlu, Mustafa Özel, Murat Ülker gibi bir grup kişiler tarafından kurulmuş olan Bilim Sanat Vakfına ait bir üniversitedir. Üniversite 31 Mayıs 2008 tarihinde kuruldu. 1 Haziran 2008’de Tophane’deki irtibat ofisinde faaliyete geçti.

Şu an ki mütevelli heyeti başkanı eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'dir. Ve bu görevi 2016 yılında Murat Ülker’den devralmıştır.

Daha önce kiraladıkları yerlerde eğitim veren Şehir Üniversitesi kendi üniversitesini kurmak ister ve Kartal/Dragos’taki ( bugün değeri 2,5 milyar civarında olan) Tekel özelleştirildiği için Özelleştirme İdaresi'ne devredilen Tekel’in arsasını talep eder. 

Bu dönemde Erdoğan Başbakan'dır ve diğer Vakıf Üniversitelerine yapıldığı gibi 49 yıllığına burasını Şehir Üniversitesi'ne tahsis eder. Üniversitenin kurucularından Ahmet Davutoğlu, Başbakan olunca tahsisle verilen araziyi Şehir Üniversitesi'ne mülkiyetiyle devreder.

Devletin arazisinin bir üniversiteye tapusuyla verilmesi usûlsüzdür ve bu kararın altında Davutoğlu’nun yanı sıra Babacan ve Şimşek’in de imzası vardır.

Şehir Üniversitesi bu tapuyla Halkbankası'na kredi talebiyle başvurur. Halkbankası tapulu araziyi teminat kabul edip, üniversiteye 300 milyon civarı kredi verir. Bu krediyle kampüsler yapılır ve 2017 yılında Üniversite buraya taşınır (Bu kredi yapılandırmalarla birlikte bugün 417 milyona ulaşmıştır).

Şehir Üniversitesi yetkilileri kredi alırken öğrencilerden elde edeceği gelirleri de düşünerek krediyi ödeyeceklerini taahhüt etmişlerdir. Ancak kampüs inşaatları başlarken öğrencilerden elde edilen gelirlerden ve krediden elde kalan parayla kredi geri ödemesi yapmazlar.

Bu arada CHP çizgisinde olan Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası arazinin Üniversiteye devrinin iptali için dava açar. Danıştay 13. Dairesi tarafından görülen davada, 27 Eylül 2018 tarihinde yürütmenin durdurulmasına, 04 Temmuz 2019 tarihinde de üniversiteye yapılan tapu devir işleminin iptaline karar verilir.

Üniversitenin aldığı krediyi geri ödememesi ve teminattaki arazinin devrinin iptaliyle birlikte banka kredinin ödenmesi için Şehir Üniversitesi'ni sıkıştırmaya başlar. Ve üniversite, Bankanın sürekli yeni yapılandırmaya gitmesine rağmen gerekli ödemeleri yapmaz. Sonunda da,“Biz bu parayı ödeyemeyiz, öğrencilerin gelirlerine ipotek koyun” derler. 

Ancak Dinçer döneminde üniversite iyi yönetilmediği ve öğrenci kapasitesi doldurulamadığı için buradan elde edilecek gelirle kredinin geri ödenmesi mümkün değildir. Halkbank, üniversiteye ihtiyati haciz koyar ve 18 Ekim 2019 tarihinde de ihtiyati haczin kesin hacze çevrilmesi için ilamsız takip sürecine start verir.

Olay krize dönüşür. Araya önceki Cumhurbaşkanı Gül sokulur. Gül, Erdoğan’dan kredinin geri ödenme talebinin durdurulmasını ister. Erdoğan buna,“Bankanın parasını hibe edemem” diye olumsuz cevap verince de kriz derinleşir.

Devlet alacağı karşılığında üniversiteye kayyum atamaya kalkınca üniversite çevresi bu sıkıştırmaların Davutoğlu’nun yeni bir parti kuracak olması nedenine bağlar. Bu yaygarayla kamuoyu oluşturmaya kalkar.

Böylece Üniversite ile Davutoğlu’nun partisi arasındaki bağ da kendi ağızlarından açığa vurulmuş olur. İş Ak Parti'yi ve Erdoğan’ı suçlamaya dönüşünce Erdoğan da yapılanların bir tür banka dolandırıcılık girişimi olduğunu söyler... Ardından da Davutoğlu , Erdoğan’a yazılı bir cevap vererek türlü imalarda bulunur.

Şu ana kadar, Devlet'ten aldığı krediyle, devletin arazisi üzerine üniversite yapan Şehir Üniversitesi yetkililerinin öğrencilerden elde ettiği gelirleri, aldıkları krediden artan miktarı ne yaptıklarıyla ilgili kamuoyuna hiçbir ikna edici açıklama yapılmış değil.

Bazı çevrelerin iddiasına göre elde edilen gelirlerin ve alınan kredinin büyük bir kısmı parti işleri için buharlaştırılmış..

Şimdi bu iddianın ne derece doğru olduğunu, paranın nereye harcandığını kayyum ortaya çıkaracak. Eğer böylesi bir durum tespit edilirse asıl kıyamet de o zaman kopacak..


Adnan ONAY, 11.12.2019, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Gündem'in Düşündürdükleri




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı